İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır? Adım Adım Örnek Yapı

İstinaf dilekçesi nasıl yazılır? Dilekçenin bölümleri, gerekçe yazma yöntemi, sık yapılan hatalar ve dilekçe verildikten sonraki süreç anlatılıyor.

İstinaf dilekçesi nasıl yazılır sorusu, elinde gerekçeli kararı tutan hemen herkesin ilk sorusudur. Ceza mahkemesi hükmü verdikten sonra dosya kendiliğinden üst mahkemeye gitmez; siz yazılı olarak istemek zorundasınız. Bu dilekçe, dosyanızın bölge adliye mahkemesinde nasıl okunacağını belirleyen tek metindir. Kötü yazılmış bir dilekçe başvuruyu geçersiz kılmaz ama sizi savunmasız bırakır. Aşağıda dilekçenin nasıl kurulacağını, hangi cümlenin nereye yazılacağını ve nelerden kaçınmanız gerektiğini anlatıyorum.

Dilekçeyi Yazmadan Önce Elinizde Bulunması Gereken Tek Belge: Gerekçeli Karar

Duruşmada hâkimin okuduğu kısa karar, cezanın ne olduğunu söyler ama nedenini söylemez. Gerekçeli karar ise mahkemenin hangi delile inandığını, hangi savunmayı neden reddettiğini yazılı olarak açıklar. İstinaf dilekçesi, işte bu metne itiraz eden bir metindir. Gerekçeli kararı okumadan yazılan dilekçe, göremediğiniz bir hedefe ateş etmeye benzer.

Süre de bu belgeye bağlıdır. CMK 273/1 süreyi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlatır.

CMK 273/1: (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Gerekçeli karar elinize ulaşmadıysa süreniz kural olarak işlemeye başlamaz. Yine de bazı dosyalarda kısa karardan sonra süre tutum dilekçesi verilir; bu, “istinaf hakkımı kullanıyorum, gerekçemi gerekçeli kararı görünce sunacağım” anlamına gelen kısa bir başvurudur. Uygulamada güvenli yol budur. Tebligatı aldığınız zarfı ve üzerindeki tarihi mutlaka saklayın.

Dikkat: Gerekçeli kararı adliyeden elden aldığınızda da tebliğ gerçekleşmiş sayılır ve süre o gün işlemeye başlar. “Nasılsa posta gelmedi” diye beklemek, en sık karşılaştığım hak kaybı sebebidir.

İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır: Dilekçenin İskeleti ve Bilgilerin Yeri

Dilekçenin biçimi kanunda tek tek sayılmaz. Ama mahkeme kaleminin ve bölge adliye mahkemesi heyetinin alışkın olduğu bir düzen vardır. Bu düzene uyarsanız dilekçeniz doğru dosyaya, doğru zamanda ulaşır.

  • Üst kısma dilekçenin gideceği mahkemeyi yazın: kararı veren asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi. Yanına parantez içinde “Bölge Adliye Mahkemesi’ne sunulmak üzere” ibaresini ekleyin.
  • Dosya esas ve karar numarasını, karar tarihini yazın. Bu üçü yoksa dilekçeniz hangi dosyaya ait belli olmaz.
  • Sıfatınızı belirtin: sanık, katılan, şikâyetçi ya da suçtan zarar gören.
  • Adınızı, T.C. kimlik numaranızı, adresinizi ve varsa vekilinizin bilgilerini yazın.
  • “Konu” satırına tek cümlelik amacı koyun: hükmün istinaf incelemesi yoluyla kaldırılması istemi.
  • “Açıklamalar” başlığı altında olayı ve itirazlarınızı anlatın.
  • “Sonuç ve İstem” başlığı altında ne istediğinizi net yazın, altını imzalayın, tarihi atın.

Dilekçeyi kararı veren mahkemenin kalemine verirsiniz, doğrudan bölge adliye mahkemesine değil. Kaleme verirken evrak kaydını yaptırın ve üzerine tarih düşülmüş bir örneğini kendinize alın. Tutukluysanız ceza infaz kurumu idaresine vermeniz yeterlidir; kurum kaydı, mahkemeye verilmiş sayılır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Sebep Yazmak Zorunda mısınız, Yazmazsanız Ne Kaybedersiniz

Kanun burada sanık ile savcı arasında ayrım yapar. Sanık ve katılan tarafındaki kişiler için sebep göstermek zorunlu değildir.

CMK 273/4: (4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.

Savcı için durum farklıdır. CMK 273/5, Cumhuriyet savcısının istinaf sebeplerini gerekçesiyle birlikte açıkça göstermesini şart koşar; bu istem ilgililere tebliğ edilir ve karşı taraf yazılı cevap verebilir. Yani savcı gerekçesiz istinafa gidemez, siz gidebilirsiniz.

Peki gerekçesiz gitmek işinize yarar mı? Pratikte hayır. Bölge adliye mahkemesi önüne yüzlerce dosya gelir ve inceleme, tarafların işaret ettiği noktalar üzerinden derinleşir. Siz hangi tanığın neden yanlış değerlendirildiğini yazmazsanız, o tanık ifadesi dosyada sıradan bir kâğıt olarak kalır. Sebep yazmak zorunlu değil; ama sebep yazmamak, dosyanın en güçlü savunmasını kendi elinizle susturmaktır.

Gerekçe Bölümünü Doldurmak: Neye İtiraz Ettiğinizi Somutlaştırma Yöntemi

“Haksızlık yapıldı” cümlesi hukuki bir sebep değildir. Bölge adliye mahkemesi bu cümleden hiçbir şey çıkaramaz. Onun yerine itirazınızı üç ayrı kategoriye ayırın ve her birini ayrı paragrafta yazın.

Usule ilişkin aykırılıklar

Duruşmada dinlenmesini istediğiniz tanık dinlenmedi mi? Savunmanız için istediğiniz süre verilmedi mi? Bilirkişi raporuna itirazınız karara bağlanmadan hüküm mü kuruldu? Uzlaştırma yapılması gereken bir suçta uzlaştırmaya hiç gidilmedi mi? Bunların her biri somut usul aykırılığıdır. Uzlaştırmanın uygulanmaması CMK 280/1-f, savunma hakkının hükme etkili biçimde kısıtlanması CMK 289 ve 280/1-e uyarınca bozma sebebidir; diğer eksiklikler ise CMK 280/1-g uyarınca bölge adliye mahkemesinin duruşma açarak davayı yeniden görmesine yol açar.

Delil değerlendirmesindeki hatalar

Burada delili adıyla anın. “Dosyadaki kamera görüntüsü” değil, “olay yerine ait 14.20’de kaydedilmiş güvenlik kamerası görüntüsü” yazın. Sonra o delilin mahkemece nasıl okunduğunu, sizin nasıl okunması gerektiğini düşündüğünüzü açıklayın. İki tanık ifadesi çelişiyorsa çelişkinin tam olarak hangi cümlelerde olduğunu gösterin. Bu bölümü yazarken gerekçeli kararın ilgili sayfasına atıf yapmanız işi kolaylaştırır.

Hukukun yanlış uygulanması

Eylem doğru kabul edilmiş olabilir ama nitelendirme yanlış olabilir. Kasten yaralama sayılan fiil tehdit olabilir, tek suç sayılan eylem zincirleme suç olabilir. Ayrıca haksız tahrik, iyi hâl indirimi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi lehinize olan kurumların hiç tartışılmaması da bir hukuka aykırılıktır. Mahkeme bu kurumları reddederken gerekçe göstermek zorundadır; göstermemişse bunu ayrıca yazın.

Talep Kısmı: Bozma mı, Yeniden Yargılama mı, Ceza İndirimi mi İstiyorsunuz

Bölge adliye mahkemesinin verebileceği kararlar CMK 280’de sayılıdır. Bunları bilmeden yazılan talep bölümü havada kalır. Mahkeme başvuruyu esastan reddedebilir, hukuka aykırılığı düzelterek reddedebilir, hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilir ya da duruşma açıp davayı yeniden görebilir.

İtirazınız ağır bir usul ihlaline dayanıyorsa bozma talep edersiniz. CMK 280/1-e, kanunda sayılan mutlak hukuka aykırılık hâllerinde hükmün bozulup dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini öngörür. İtirazınız delil değerlendirmesine ilişkinse asıl istediğiniz duruşma açılmasıdır; çünkü tanıkların yeniden dinlenmesi ancak duruşmalı incelemede mümkün olur.

CMK 280/2: (2) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.

Talebinizi kademeli yazın. Önce asıl istediğinizi, sonra “kabul edilmediği takdirde” diyerek ikinci seçeneği belirtin. Örneğin: hükmün bozulmasına, aksi hâlde duruşma açılarak beraatime, o da kabul edilmezse cezada indirim uygulanarak hükmün düzeltilmesine karar verilmesini isterim. Böyle yazdığınızda mahkemenin önünde birden fazla kapı açık kalır.

Dilekçeyi Zayıflatan Yaygın Hatalar

En sık gördüğüm hata, dilekçeyi duygu diliyle yazmaktır. “Mahkeme bana kin besledi”, “hâkim beni dinlemedi bile” gibi cümleler hiçbir işe yaramaz. Hâkimin tarafsızlığına gerçekten itirazınız varsa bunun ayrı bir usulü vardır ve CMK 25’te sürelere bağlanmıştır; istinaf dilekçesine sıkıştırılacak bir konu değildir.

İkinci hata, ilk derecedeki savunmayı kopyalayıp yapıştırmaktır. Bölge adliye mahkemesi o savunmayı zaten dosyada okuyor. Sizden beklenen, mahkemenin o savunmayı neden yanlış değerlendirdiğini göstermektir. Üçüncü hata, dilekçeyi imzalamayı ya da eklerini koymayı unutmaktır; imzasız dilekçe kalemde bekletilir, süre ise işlemeye devam eder.

Dördüncü hata, istinaf yolu kapalı bir karara istinaf başvurusu yapmaktır. CMK 272/3, hapisten çevrilenler hariç sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk Lirası dahil adli para cezalarına, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümlerine ve kanunda kesin olduğu yazılı hükümlere karşı istinaf yolunu kapatır. Böyle bir kararda başvurunuzu mahkeme kendisi reddeder.

CMK 276/1: (1) İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder.

Dikkat: Mahkeme dilekçenizi reddederse iş bitmiş değildir. CMK 276/2’ye göre ret kararının size tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden bu konuda karar vermesini isteyebilirsiniz. Ancak bu itiraz, hükmün infazını durdurmaz.

Dilekçeyi Verdikten Sonra: Karşı Tarafın Cevabı ve Dosyanın Yolculuğu

Dilekçeniz kaleme girdikten sonra mahkeme önce süreyi ve başvuru hakkınızı denetler. Sorun yoksa dilekçenizin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir. CMK 277/1 uyarınca karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verebilir. Karşı taraf sanıksa cevabını zabıt kâtibine beyanla da bildirebilir.

Cevap verildikten ya da süresi dolduktan sonra dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Orada önce ön inceleme yapılır. Heyet, dosyayı duruşma açmadan karara bağlayabileceği gibi duruşma hazırlığına da başlayabilir. Duruşma açılırsa size tebligat gelir ve o duruşmaya katılmanız önemlidir.

Bu süreçte cezanın infazı konusunda sık bir yanılgı var. İstinaf başvurusu yapıldığında hüküm kesinleşmemiş olur; kural olarak kesinleşmeyen hüküm infaz edilmez. Ancak tutukluluk gibi ayrı kararlar başvurudan bağımsız yürür. Adresiniz değişirse mahkemeye bildirin; tebligatı alamamak, sonraki aşamalarda süre kaçırmanın en yaygın nedenidir.

Yaşanmış Olaydan

Bir dosya bana istinaf aşaması başladıktan sonra geldi. Müvekkil asliye ceza mahkemesinde bir yıl hapis cezası almış, gerekçeli kararı tebliğ aldıktan sonra avukatsız şekilde kaleme gitmiş ve tek cümlelik bir dilekçe vermişti: “Kararı kabul etmiyorum, bana haksızlık yapıldı.” Ne hangi tanığın yanlış değerlendirildiğini yazmıştı, ne de lehine olan bir belgeye işaret etmişti. Süresi içinde verdiği için başvuru geçerliydi; ama dilekçe, dosyaya hiçbir şey eklemiyordu.

İlk yaptığım iş gerekçeli kararı satır satır okumak oldu. Mahkeme, olay anına ilişkin iki tanığın çelişen ifadesinden yalnızca birini esas almış, diğerinin neden dikkate alınmadığını hiç tartışmamıştı. Ayrıca dosyada müvekkilin lehine olan bir işyeri kayıt belgesi vardı ve gerekçede bu belgeden tek kelimeyle bahsedilmiyordu. Dosya henüz bölge adliye mahkemesine gönderilmemişti; ek beyan dilekçesi hazırladım, çelişkiyi tanık ifadelerinin hangi cümlelerinde olduğunu göstererek yazdım ve talebi kademelendirdim.

Dosya bölge adliye mahkemesine gittiğinde duruşma açılmasına karar verildi. Duruşmada tanık yeniden dinlendi, çelişki tutanağa geçti ve sonuçta ceza miktarı üzerinde lehe bir değişiklik sağlandı. Şunu söylemek isterim: eğer o ek dilekçe hiç verilmeseydi, dosya büyük ihtimalle evrak üzerinden esastan reddedilecekti. Tek cümlelik dilekçe hakkı korumuştu, ama savunmayı yapmamıştı.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf dilekçesinde hiç sebep göstermezsem başvurum reddedilir mi?

Hayır; CMK 273/4’e göre sanık ve katılan tarafındaki kişilerin dilekçesinde sebep gösterilmemiş olması incelemeye engel değildir. Ancak inceleme sizin işaret ettiğiniz noktalar üzerinden derinleşeceği için sebep yazmamak ciddi bir dezavantajdır.

İstinaf dilekçesini avukat olmadan kendim yazabilir miyim?

Yazabilirsiniz, kanun avukat zorunluluğu getirmez ve zabıt kâtibine beyanda bulunarak da başvurabilirsiniz. Ancak gerekçe bölümü teknik bilgi gerektirdiği için, en azından bir kez avukata okutmanızı öneririm.

Dilekçeyi hangi mahkemeye vermem gerekiyor, doğrudan bölge adliye mahkemesine gönderebilir miyim?

Dilekçe, kararı veren ilk derece mahkemesine verilir; dosyayı bölge adliye mahkemesine o mahkeme gönderir. Doğrudan bölge adliye mahkemesine yollamak süre kaybına yol açabilir.

Dilekçeyi verdikten sonra yeni bir sebep eklemem mümkün mü?

Dosya bölge adliye mahkemesinde karara bağlanmadan önce ek beyan dilekçesi sunabilirsiniz ve uygulamada bu sık yapılır. Yine de asıl sebepleri süresi içindeki dilekçeye yazmak en güvenli yoldur.

İstinaf dilekçesi verince cezam infaz edilmeye başlar mı?

İstinaf başvurusu yapıldığında hüküm kesinleşmez, kesinleşmeyen hüküm de kural olarak infaz edilmez. Ancak tutukluluk kararı gibi ayrı kararlar başvurudan bağımsız olarak yürürlüğünü korur.

Süreyi kaçırdıysam dilekçemi yine de verebilir miyim?

CMK 40/1, kusuru olmaksızın süreyi geçiren kişiye eski hâle getirme isteminde bulunma hakkı tanır; kanun yolu başvuru hakkı size bildirilmemişse kusursuz sayılırsınız. Bu durumda vakit kaybetmeden hem eski hâle getirme istemini hem istinaf dilekçesini birlikte sunun.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.