Kayyım
Ceza muhakemesinde kayyım bir koruma tedbiridir: şirket yönetiminin delilleri yok etmesini ya da şirketi suçun aracı olarak kullanmaya devam etmesini önlemek için atanır. Kayyım atanınca şirket kapanmaz, faaliyetini sürdürür; ama yönetim organının kararları kayyımın onayına bağlanır ya da yönetim tamamen kayyıma geçer. Kayyım atanması mahkûmiyet ya da mülkiyetin kaybı anlamına gelmez.
Kanundaki yeri
CMK 133/1’e göre suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe varsa ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, hâkim ya da mahkeme şirket işlerinin yürütülmesi için kayyım atayabilir. Tedbir yalnız sayılan suçlarda uygulanır: göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, parada sahtecilik, fuhuş, kumar için yer ve imkân sağlama, zimmet, suç gelirlerini aklama, silahlı örgüt, casusluk ve kaçakçılık suçları gibi (CMK 133/4). Atama kararı ticaret sicili gazetesinde ilan edilir. Kayyım ayrıca el konulan malvarlığının yönetimi (CMK 128/10) ve kaçak sanığın mallarının idaresi için de atanabilir (CMK 248/1).
Uygulamada ne anlama gelir
Kayyımın ücreti şirket bütçesinden ödenir; ancak soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da dava beraatle biterse, ödenen ücret kanuni faiziyle Hazineden karşılanır (CMK 133/2). Şirket ortakları ve diğer ilgililer kayyımın işlemlerine karşı Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabilir (CMK 133/3). Kayyımın görevi sırasındaki işlemlerinden doğan zarar için tazminat davası Devlete karşı açılır (CMK 133/5). Sulh ceza hâkimliğinin atama kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir. Yasa dışı bahis gelirlerinin şirketler üzerinden aklandığı şüphesiyle yürütülen soruşturmalarda da bu tedbire başvurulabilir; suçun cezası için yasa dışı bahis oynatmanın cezası yazısına bakabilirsiniz.
Örnek
Bir şirketin hesapları üzerinden uyuşturucu gelirlerinin aklandığı şüphesiyle soruşturma başlatılır. Sulh ceza hâkimliği, şirketin yönetim yetkilerinin tamamını kayyıma verir. Şirket açık kalır ve çalışanlar maaş almaya devam eder; ancak her ödeme kayyımın onayıyla yapılır ve kayyım şirket kayıtlarını soruşturmaya sunar. Soruşturma sonunda ortaklardan biri hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse, onun bakımından tedbirin kaldırılması istenebilir.
Sık karıştırılan
Ceza muhakemesindeki kayyım, Medeni Kanun’daki kayyımlıkla, örneğin işlerini göremeyen bir kişi için atanan temsilciyle, ya da belediyelere görevlendirilen kayyımla aynı kurum değildir. Bunların dayanağı, amacı ve atayan merci farklıdır.
Sık sorulan sorular
Kayyım ile el koyma arasındaki fark nedir?
El koymada malvarlığı dondurulur ve kullanılamaz; kayyımda ise şirket çalışmaya devam eder, yalnız yönetimi değişir. Kalıcı mülkiyet kaybı ancak hükümle verilen müsadere ile olur.
Kayyım atanan şirketin ortakları suçlu sayılır mı?
Hayır. Kayyım bir koruma tedbiridir; ortaklar hakkında ayrıca şüphe ve delil yoksa ceza sorumluluğu doğmaz.
Kayyım ne zaman görevden alınır?
Hâkim ya da mahkeme tedbiri kaldırdığında veya dosya kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararıyla sonuçlandığında kayyımın görevi sona erer. Soruşturma sürerken de tedbirin gereksiz hâle geldiği belgelenerek kaldırılması istenebilir.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
