Adli Sicil Kaydı İşe Girmeye Engel mi?

Adli sicil kaydı işe girmeye engel mi? Özel sektör, memuriyet ve meslek başvurularında hangi kayıt sorulur, HAGB ve arşiv kaydı ne zaman çıkar.

Adli sicil kaydı işe girmeye engel mi sorusunun tek bir cevabı yok; işin kamu mu özel sektör mü olduğuna, suçun türüne ve cezanın niteliğine göre değişiyor. Adli sicil kaydı, halk arasındaki adıyla sabıka kaydı, kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin tutulduğu resmi kayıttır. Bu kayıt silindiğinde bile bazı hallerde arşiv kaydına (silinmiş ama belirli kurumlarca görülebilen eski kayıt) dönüşür. Kamu kadrolarında belirli suçlar doğrudan atama engeli oluştururken, özel sektörde işveren kendi takdirini kullanır. Aşağıda hangi durumda ne olacağını ve elinizde hangi seçenekler bulunduğunu tek tek anlatıyorum.

İşveren Sizden Sabıka Kaydı İsteyebilir mi

İşveren sizden adli sicil belgesi isteyebilir, ama bunu her iş için sınırsız biçimde yapamaz. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat, ceza mahkumiyetine ilişkin verileri özel nitelikli veri kabul eder. Yani işveren bu belgeyi ancak yapılacak işin gerçekten gerektirdiği hallerde ve ölçülü biçimde talep edebilir.

Güvenlik görevlisi alımında, bankada kasa sorumluluğu olan bir pozisyonda ya da çocuklarla temas gerektiren bir işte belge istenmesi makul karşılanır. Buna karşılık depoda paketleme yapacak bir işçiden sabıka kaydı istenmesi çoğu zaman ölçüsüzdür. Uygulamada işverenler yine de standart evrak listesine bu belgeyi koyuyor ve çoğu aday itiraz etmeden veriyor.

Dikkat: “Adli sicil kaydı” ile “adli sicil ve arşiv kaydı” farklı belgelerdir. Özel işverene verilecek belge arşiv kaydını içermez (5352 m.10); arşiv kaydını da içeren belgeyi vermek, aslında silinmiş bir dosyanızın karşı tarafa görünmesine yol açar.

Özel Sektörde Kayıt Çıkarsa Başvurunuz Otomatik Reddedilir mi

Hayır. Özel sektörde işe alım, işverenin sözleşme özgürlüğü içindedir. Kanun ona “şu suçtan kaydı olanı işe alamazsın” demez; birkaç istisnai sektör dışında karar tamamen işverenindir. Bu da şu anlama gelir: kaydınız otomatik bir eleme sebebi değil, sadece bir değerlendirme unsurudur.

Pratikte belirleyici olan, suçun yapılacak işle bağlantısı. Trafikte taksirle yaralama kaydı olan bir yazılımcının başvurusu genelde sorun olmuyor. Aynı kişi şoförlük başvurusu yapsa tablo değişir. Zimmet ya da dolandırıcılık kaydı olan birinin muhasebe pozisyonuna alınmaması da anlaşılabilir bir tercihtir.

Bazı sektörlerde ise özel mevzuat işverenin elini bağlar. Özel güvenlik, silah ruhsatı gerektiren işler, bankacılık ve sigortacılık, havalimanı giriş kartı gerektiren görevler bunların başında gelir. Buralarda belirli suçlardan mahkumiyet, işverenin isteğinden bağımsız olarak çalışma iznini engeller.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Kamu Kadrosunda Sizi Eleyen Suçlar Hangileri

Kamu görevine atanmada iki ayrı süzgeç var. Birincisi memuriyete girişi düzenleyen mevzuattaki genel şartlar, ikincisi ceza mahkemesinin verdiği hak yoksunluğu. İkincisi doğrudan Türk Ceza Kanunu’ndan doğar.

TCK 53/1: (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

  • a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
  • b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),
  • c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
  • d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
  • e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.

Dikkat: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.

Bu hüküm şunu söylüyor: kasten işlediğiniz bir suçtan hapis cezasına mahkum olduysanız, kamu görevi üstlenme hakkınız cezanın kanuni sonucu olarak elinizden alınır. Devlet, il, belediye ya da bunların denetimindeki kurumlarda atamayla veya seçimle gelinen hiçbir görevde çalışamazsınız. Bu yoksunluk süresizdir denemez; TCK 53/2’ye göre mahkum olduğunuz hapis cezasının infazı tamamlanana kadar sürer.

Genel şartlar tarafında ise devlete karşı işlenen suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık gibi suçlar öne çıkar. Bu suçlardan mahkumiyet, ceza affa uğrasa bile memuriyete engel kabul edilir. Yani infazı bitirmeniz her zaman kapıyı açmaz.

Aldığınız Cezanın Türü Sonucu Nasıl Değiştiriyor

Adli para cezası

Adli para cezası da bir mahkumiyettir ve sicilinize işler. Ancak hapis cezası olmadığı için TCK 53/1’deki hak yoksunlukları kural olarak doğmaz. Parayı ödeyip infazı tamamladığınızda kayıt adli sicilden silinip arşive geçer.

Ertelenen ve kısa süreli hapis cezası

Hapis cezanız ertelendiyse denetim süresi işler; süre sorunsuz geçerse ceza infaz edilmiş sayılır. Kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi halinde durum daha lehinizedir.

TCK 53/4: (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Bu fıkra sayesinde kısa süreli hapis cezası ertelenen kişi, birinci fıkradaki hak yoksunluklarına uğramaz. Suçu işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar da aynı korumadan yararlanır. Bu ayrım memuriyet başvurularında sık sık gözden kaçıyor.

Taksirli suçlar

Trafik kazası gibi taksirle işlenen suçlarda hak yoksunluğu kendiliğinden doğmaz. Mahkeme takdir ederse meslek icrasını yasaklayabilir ya da sürücü belgesini geri alabilir; bu da TCK 53/6’da düzenlenmiştir. Böyle bir karar yoksa taksirli mahkumiyet kamu görevine giriş bakımından genelde engel oluşturmaz.

HAGB Kararı Belgenizde Görünür mü

Hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiyse, ortada açıklanmış bir mahkumiyet hükmü yoktur. Bu kararın anlamını kanun açıkça tarif ediyor.

CMK 231/5: (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Görüldüğü gibi HAGB, kurulan hükmün sizin hakkınızda hukuki sonuç doğurmaması demektir. Bu nedenle karar normal adli sicil belgenizde görünmez. CMK 231/13’e göre bu kararlar kendilerine mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hakim ya da mahkeme istediğinde kullanılabilir. Yani işveren bu kaydı göremez.

Kritik nokta denetim süresidir. CMK 231/10 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsanız, dava düşer ve dosya kapanır. Buna karşılık denetim süresinde kasten yeni bir suç işlerseniz mahkeme hükmü açıklar; işte o zaman ortadaki mahkumiyet sicilinize işler. HAGB’yi “beraat” gibi görmek bu yüzden yanlıştır.

Belgeye Bakmadan Önce Kaydınızı Kendiniz Kontrol Edin

İşverene belge vermeden önce mutlaka kendi kaydınızı görün. e-Devlet üzerinden adli sicil kaydı sorgulaması birkaç dakika sürer ve ücretsizdir. Adliyelerdeki adli sicil birimlerinden ve kaymakamlıklardan da alabilirsiniz.

Sorgulama yaparken belgenin ne amaçla alındığını seçmeniz istenir. “Resmi kurum” ve “özel kurum” seçenekleri farklı içerik üretir. Özel kuruma verilecek belgede arşiv kaydı kural olarak yer almaz; resmi kuruma verilecek belgede yer alabilir. Bu ayrımı bilmeden yanlış seçenek işaretleyip kendi aleyhinize belge çıkaran çok kişi gördüm.

Kaydınızda tanımadığınız bir dosya çıkarsa panikle işveren karşısına gitmeyin. Bazen kimlik bilgisi karışıklığı, bazen infazı tamamlandığı halde silinmemiş eski bir kayıt söz konusu olur. Bu tür hataları düzelttirmek için önce ilgili adli sicil birimine, gerekirse mahkemeye başvurmak gerekir.

Kayıt Sildirmek İçin Elinizde Hangi Yollar Var

Adli sicil kaydınız cezanın infazı tamamlandığında silinir ve arşiv kaydına aktarılır. Yani hapis cezanızı çektiyseniz, para cezanızı ödediyseniz ya da erteleme kararındaki denetim süresi sorunsuz geçtiyse, kaydın adli sicilden çıkması gerekir. Bu işlem çoğu zaman kendiliğinden yapılır ama gecikmeler olur.

Kayıt hâlâ duruyorsa Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne dilekçeyle başvurun. İnfazın tamamlandığını gösteren belgeyi ekleyin; infaz savcılığından alacağınız yazı yeterli olur. Talebiniz reddedilirse ya da cevapsız kalırsa, yargı yoluna gitme imkanınız var.

Arşiv kaydının silinmesi ayrı bir aşamadır ve belirli bir sürenin geçmesine bağlıdır. Kural olarak bu süre beş yıldır. Anayasa m.76’da veya TCK dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde ise süre otuz yıldır; memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı aldırırsanız on beş yıla iner (5352 m.12). Bunun için cezanın infazından itibaren kanunda öngörülen süreyi beklemeniz ve bu süre içinde yeni suç işlememiş olmanız gerekir. Talebi hükmü veren mahkemeye ya da ikametinizin bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye yaparsınız.

Dikkat: Anayasa m.76’da veya TCK dışındaki kanunlarda (örneğin 657 sayılı Kanun m.48) hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde arşiv kaydı on beş veya otuz yıl tutulur. Bu suçlarda “kaydım nasılsa silinir” beklentisiyle hareket etmeyin, dosyanızı bir avukata inceletin.

İşe Alınmadıysanız veya İşten Çıkarıldıysanız Ne Yapabilirsiniz

İşe alınmama halinde elinizdeki hukuki imkan sınırlıdır. İşveren kimi işe alacağını seçmekte serbesttir ve bu tercihi gerekçelendirmek zorunda değildir. Ancak ayrımcılık yasağına aykırı, keyfi bir uygulama varsa tazminat talebi gündeme gelebilir. Silinmiş bir kaydınızın hukuka aykırı biçimde elde edilip kullanıldığını ispatlarsanız, kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında Kurum’a şikayet edebilirsiniz.

Çalışırken çıkarılma halinde durumunuz çok daha güçlüdür. İşe girerken sabıka kaydınızı gizlediyseniz ve bu, işin niteliği bakımından esaslı bir yanılgı oluşturuyorsa, işveren haklı fesih iddiasında bulunabilir. Ama sabıka kaydınız işle ilgisizse ve işveren yıllar sonra bunu öğrenip sizi çıkardıysa, feshin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürebilirsiniz.

Bu durumda iş güvencesi kapsamındaysanız, fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir. Süreyi kaçırırsanız işe iade hakkınız yanar. Kıdem ve ihbar tazminatı talepleriniz için de zamanaşımı süreleri işler; oyalanmayın.

Yaşanmış Olaydan

Bana gelen bir dosyada, kırklı yaşlarında bir mühendis büyük bir şirketten iş teklifi almıştı. Sözleşme aşamasında insan kaynakları kendisinden adli sicil belgesi istedi. Adam e-Devlet’ten belgeyi çıkarırken arşiv kaydını da içeren seçeneği işaretledi; arşiv kaydı bölümünde yıllar önce aldığı bir kasten yaralama mahkumiyeti göründü. Belgeyi teslim ettikten üç gün sonra teklif geri çekildi. Beni aradığında sesinden anladım, adam yıkılmıştı; olay üniversite yıllarında bir kavgadan ibaretti ve cezayı ödeyip kapatmıştı.

İlk yaptığım iş, kaydın hukuken hangi aşamada olduğunu tespit etmek oldu. İnfaz savcılığından cezanın tamamen infaz edildiğine dair yazıyı aldık. Süre bakımından memnu hakların iadesi talebinde bulunabilecek durumdaydı; ikametinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvuru yaptık. Bu süre içinde yeni bir suç işlemediğini gösteren belgeleri de dosyaya koyduk. Mahkeme talebi kabul etti, ama kaydı silen bu karar olmadı: beş yıllık silinme süresi (5352 m.12) çoktan dolmuştu ve Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne başvurunca arşiv kaydı silindi.

Kaybettiği iş geri gelmedi, bunu söylemem gerekiyor. Ama birkaç ay sonra başka bir şirkete başvurduğunda belgesinde “kayıt yoktur” yazıyordu ve süreç sorunsuz ilerledi. Bu dosyadan çıkardığım ders şu: belgeyi işverene vermeden önce mutlaka kendiniz bakın. Adam belgeye önceden bakmış olsaydı, teklifi kabul etmeden önce kaydı sildirecek zamanı bulabilirdi.

Sık Sorulan Sorular

İşveren benim adli sicil kaydımı kendisi sorgulayabilir mi?

Hayır, işveren sizin adınıza doğrudan sorgulama yapamaz; belgeyi ancak sizden isteyebilir. Bu talebin de yapılacak işin niteliğiyle bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

HAGB verilen dosya adli sicil kaydımda görünür mü?

Görünmez; HAGB kararları CMK 231/13 uyarınca ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca savcı, hakim veya mahkeme tarafından bir soruşturma ya da kovuşturma bağlantılı olarak istenebilir. İşverene verdiğiniz belgede bu kayıt yer almaz.

Arşiv kaydı ne kadar sürede silinir?

Süre suçun türüne ve memnu hakların iadesi kararı alıp almadığınıza göre değişir. Genel kural beş yıldır; TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde süre otuz yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa on beş yıldır.

Sabıka kaydım var diye işten çıkarılabilir miyim?

Kaydın işle doğrudan ilgisi yoksa ve işe girerken kasten gizlenmiş esaslı bir husus değilse, tek başına geçerli fesih sebebi sayılmaz. Böyle bir fesihte işe iade davası açma imkanınız olabilir.

Adli sicil belgesinde ‘kayıt yoktur’ yazması için ne yapmam gerekir?

Önce cezanın infazının tamamlandığını belgeleyip adli sicil kaydının silinmesini sağlamalısınız. Arşiv kaydı ise 5352 sayılı Kanun m.12’deki süre dolunca silinir; yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı arşiv kaydını silmez.

Devam eden soruşturma adli sicil belgesine yansır mı?

Yansımaz; adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri işlenir. Hakkınızda soruşturma veya devam eden bir dava bulunması belgede görünmez.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.