Hukuk terimi

Akıl hastalığı

Ceza hukukunda önemli olan, kişinin bir psikiyatrik tanı almış olması değil, hastalığın suç anında o fiil üzerindeki etkisidir. Aynı tanıyı taşıyan iki kişiden biri hiç ceza almayabilir, diğeri tam ceza alabilir. Bu yüzden dosyada “akıl sağlığı raporu” ya da “cezai sorumluluk raporu” diye anılan bilirkişi incelemesi çoğu zaman sonucu belirler.

Kanundaki yeri

TCK m. 32/1’e göre akıl hastalığı yüzünden fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da o fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmış kişiye ceza verilmez; bunun yerine güvenlik tedbirine hükmedilir. Yetenek bu derecede olmasa da azalmışsa (m. 32/2) ceza verilir ama indirilir: ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl hapis verilir, diğer cezalar altıda bire kadar indirilebilir. Güvenlik tedbirinin nasıl uygulanacağını TCK m. 57 düzenler.

Uygulamada ne anlama gelir

Şüpheli veya sanığın akıl sağlığından şüphe edilirse savcılık ya da mahkeme rapor ister. Gerekirse kişi, uzman hekimin önerisiyle resmi bir sağlık kurumunda gözlem altına alınır; gözlem her seferinde en çok üç hafta, toplamda en çok üç ay sürer ve bu karara itiraz edilebilir (CMK m. 74). Rapor 32/1’deki durumu doğrularsa mahkeme kusur yokluğu nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verir (CMK m. 223/3-a) ve kişinin yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına hükmeder.

Kurumda kalış süresi baştan belli değildir. Sağlık kurulu, kişinin toplum için tehlikeliliğinin ortadan kalktığını veya önemli ölçüde azaldığını bildirirse infaz hâkimi serbest bırakabilir; ancak müebbet gerektiren suçlarda en az bir yıl, üst sınırı on yılı aşan suçlarda en az altı ay kurumda kalınır (TCK m. 57/2). Yani “ceza verilmedi” sonucu, kişinin hemen serbest kalacağı anlamına gelmez. Bu indirimin diğer indirim sebepleriyle hangi sırayla uygulandığını ceza indirimi sebepleri yazısında bulabilirsiniz.

Örnek

Uzun süredir psikiyatrik tedavi gören bir kişi, komşusunun kendisini zehirlediğine inanarak ona bıçakla saldırıyor. Bilirkişi raporu, saldırı anında fiilin anlamını algılayamadığını tespit ediyor. Mahkeme ceza vermiyor, kişinin yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavisine karar veriyor. Rapor yalnızca davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bir ölçüde azaldığını söyleseydi, mahkeme ceza verecek ama indirecekti.

Sık karıştırılan

Hasta tutuklu veya hükümlünün tahliyesi farklı bir konudur: orada kişi suçtan sorumlu tutulmuştur, ancak tutukluluk ya da infaz sırasında ortaya çıkan hastalık nedeniyle cezaevinde kalıp kalamayacağı tartışılır. Akıl hastalığı ise suç anındaki kusur yeteneğiyle ilgilidir. İnfaz aşamasındaki durum için hasta tutuklu ve hükümlü tahliyesi yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Akıl hastalığı ile alkol veya uyuşturucu etkisinde suç işlemek arasındaki fark nedir?

Kendi isteğiyle alkol veya uyuşturucu alıp suç işleyen kişi, algılama yeteneği kaybolmuş olsa bile bu hükümden yararlanamaz (TCK m. 34/2). Akıl hastalığında ise yetenek kaybı kişinin iradesi dışındadır; ceza ya hiç verilmez ya da indirilir.

Psikiyatri raporum varsa ceza almaz mıyım?

Hayır, rapor tek başına yetmez. Belirleyici olan, hastalığın suç anında o fiil üzerindeki etkisidir ve bunu dosya için yapılan bilirkişi incelemesi ortaya koyar.

Akıl sağlığının incelenmesini kim isteyebilir?

Şüpheli veya sanık, müdafii ve savcı bu incelemeyi isteyebilir. Savcılık ya da mahkeme akıl sağlığından şüphe ederse incelemeyi kendiliğinden de yaptırır.

Akıl hastalığı hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkarsa ne olur?

Hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır ve iyileşinceye kadar sağlık kurumunda tedavi altına alınır; kurumda geçen süre cezadan sayılır (5275 m. 16/1).

Bu terimin geçtiği rehberler
Ceza Hukuku alanındaki diğer terimler

Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?

Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.

Danışma Talebi