Başkasının İşlediği Suçtan Ceza Alır mıyım? TCK 20

Başkasının işlediği suçtan ceza alır mıyım? TCK 20 şahsilik ilkesi; şirket sahibi, anne baba, eş, kefil, hesap ve çek örnekleri ve sorumluluk tablosu.

Başkasının işlediği suçtan ceza alır mıyım sorusunun kısa cevabı hayırdır: Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamaz. Şirket sahibi çalışanının, anne baba çocuğunun, eş eşinin, kefil borçlunun suçundan yalnız bu ilişki yüzünden ceza almaz. Ancak suça bir biçimde katıldıysanız, yükümlü olduğunuz bir önlemi almadıysanız ya da adınıza açılan hesabı, hattı veya çeki bilerek başkasına bıraktıysanız, sorumluluk sizin kendi davranışınızdan doğar. Aşağıda bu sınırın nerede çizildiğini, şirket, aile ve hesap örnekleriyle anlatıyorum.

Başkasının İşlediği Suçtan Ceza Alır mıyım, Kural Ne?

Hayır; TCK 20/1 açıkça “kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz” der ve savcılık her şüphelinin kendi fiilini ayrı ayrı göstermek zorundadır. Bir kişinin şüpheli sayılması için suçla kendi davranışı arasında bağ kurulmalıdır.

TCK 20/1: (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Bu ilkenin pratik sonucu şudur: aynı evde yaşamak, aynı şirkette çalışmak, aynı araca binmek ya da fail ile akraba olmak tek başına suç değildir. Uygulamada sorun, savcılığın ilk aşamada geniş bir şüpheli listesi oluşturmasından çıkar. Bir dolandırıcılık dosyasında şirketin bütün ortakları, bir uyuşturucu aramasında evdeki herkes şüpheli olarak ifadeye çağrılabilir. Bu çağrı, sizin suçlu kabul edildiğiniz anlamına gelmez; ifadede rolünüzün olmadığını açıklamanız ve bunu belgelemeniz gerekir.

Ceza sorumluluğunun şahsi olması, ölümle de kendini gösterir. Sanık ölürse dava düşer, hükümlü ölürse hapis ve henüz ödenmemiş adli para cezası ortadan kalkar (TCK 64); ceza mirasçılara geçmez. Kesinleşmiş müsadere ve yargılama gideri ise infaz edilir.

Suça Katıldıysanız Sorumluluk Nasıl Değişir?

Suçu başkası işlemiş olsa bile ona azmettiren, yol gösteren, araç sağlayan veya önceden yardım vaat eden kişi o suçtan cezalandırılır; buna suça iştirak denir. Sorumluluk yine kişiseldir: herkes kendi rolüne ve kusuruna göre ceza alır (TCK 40/1).

Başkasının işlediği suçta sorumluluğun sınırı
Durum Ceza sorumluluğu Dayanak
Suçu başkasıyla birlikte işlemek Fail olarak, suçun tam cezası TCK 37/1
Başkasını suç işlemeye ikna etmek Azmettiren olarak, işlenen suçun cezası TCK 38/1
Araç sağlamak, yol göstermek, kolaylaştırmak Yardım eden olarak, kural olarak cezanın yarısı indirilir TCK 39
Suçtan haberi olmamak, katkı vermemek Ceza yok TCK 20/1
İşlenmekte olan suçu bildirmemek Ayrı suç: bir yıla kadar hapis TCK 278/1
Suç işleyeni saklamak, kaçmasına imkân sağlamak Ayrı suç: 6 ay-5 yıl hapis; üstsoy, altsoy, eş, kardeşe ceza verilmez TCK 283
Suçtan elde edilen eşyayı bilerek almak Ayrı suç: 6 ay-3 yıl hapis ve adli para cezası TCK 165
Tüzel kişi (şirket, dernek) Ceza yok; güvenlik tedbiri ve idari para cezası olabilir TCK 20/2, TCK 60
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Rolün hangi gruba girdiğine mahkeme dosyadaki delillere göre karar verir.

Tablonun son satırlarına dikkat edin: başkasının suçunu öğrendikten sonra yaptıklarınız, o suça ortak olmasanız bile sizi ayrı bir suçun faili yapabilir. Çalıntı olduğunu bildiğiniz telefonu satın almak ya da arandığını bildiğiniz bir kişiyi evde saklamak bunun en sık örnekleridir. Rollerin ayrıntısını ve hangi rolün ne kadar indirim getirdiğini suça ortak olmanın cezası yazısında anlattım.

İştirak için kast gerekir. Arkadaşına araba ödünç veren kişi, arkadaşının o arabayla suç işleyeceğini bilmiyorsa yardım eden sayılmaz. Bilmek ile bilmemek arasındaki ince çizgi, yani olası kast ve bilinçli taksir ayrımı için kast ve taksir farkı yazısına bakabilirsiniz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Şirket Sahibi veya Yöneticisi Çalışanın Suçundan Sorumlu mu?

Hayır, şirket sahibi ya da yöneticisi çalışanın suçundan yalnız unvanı nedeniyle ceza almaz (TCK 20/1). Talimat vermiş, suça göz yummuş, suçtan bilerek yarar sağlamış ya da yükümlü olduğu önlemi almamışsa kendi davranışından sorumlu olur. Şirketin kendisine ise ceza verilmez (TCK 20/2).

Tüzel kişi hakkında uygulanabilecek yaptırımlar sınırlıdır. Bir kamu izniyle faaliyet gösteren şirketin organ veya temsilcileri bu izni kötüye kullanarak şirket yararına kasıtlı suç işlerse iznin iptaline karar verilir; şirket yararına işlenen suçlarda müsadere de şirkete uygulanabilir (TCK 60). Ayrıca dolandırıcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerini aklama, uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık gibi suçlar şirket yararına işlenirse şirkete ayrıca idari para cezası verilir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.43/A). Bunlar ceza değil, şirkete yönelik yaptırımlardır; yöneticinin hapis cezası alması için yine kendi fiili gerekir.

Yöneticinin “kendi fiili” çoğu zaman bir ihmalden doğar. İş kazalarında iş güvenliği önlemlerini almayan işveren ya da vekili, ölüm veya yaralanmadan kendi kusuru oranında taksirle sorumlu tutulur; ayrıntıları iş kazasında işverenin ceza sorumluluğu yazısında. Vergi suçlarında ise Vergi Usul Kanunu 333. maddesi, sahte fatura gibi 359. maddedeki fiiller için cezanın “bu fiilleri işleyenler” hakkında verileceğini söyler. Yani şirketin kâğıt üzerindeki müdürü, faturaları başkası düzenlemiş ve kendisinin bundan haberi olmamışsa bunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir; sahte fatura dosyalarında bu savunma sık tartışılır.

Dikkat: Şirkete adını veren ama yönetime hiç karışmayan “kâğıt üzerinde ortak veya müdür” kişiler, imzalı belgeler nedeniyle ilk aşamada fail gibi görünür. Yönetimde fiilen kimin karar verdiğini gösteren yazışma, banka talimatı ve tanık beyanları bu dosyalarda belirleyicidir.

Çocuğumun İşlediği Suçtan Ben Ceza Alır mıyım?

Hayır; çocuğun işlediği suç nedeniyle anne babaya ceza verilmez, ama çocuğun verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü olabilirler. Ceza ve tazminat ayrı yollardır.

Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesine göre ev başkanı, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, onu gerektiği gibi gözetim altında tuttuğunu ya da özen gösterseydi bile zararın önlenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. Bu sorumluluk hukuk mahkemesinde açılan tazminat davasında konuşulur; ceza davasında anne babadan tazminat istenmez. Çocuğun yaşına göre ceza alıp almayacağını ve hangi tedbirlerin uygulanacağını 18 yaşından küçük suç işlerse ne olur yazısında anlattım.

Anne babanın ceza sorumluluğu, kendi fiili olduğunda başlar. Çocuğu suça azmettiren üstsoyun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK 38/2). Çocuğun evde uyuşturucu sakladığını bilen ve bunu birlikte gizleyen ebeveyn de kendi davranışından dolayı yargılanabilir.

Hesabımı, Hattımı veya Çekimi Başkası Kullandıysa Ne Olur?

Banka hesabınızı, telefon hattınızı veya çek karnenizi başkasına kendi rızanızla bıraktıysanız, onunla işlenen suçtan yardım eden ya da fail olarak sorumlu tutulabilirsiniz. Hesap izinsiz kullanıldıysa sorumluluğunuz yoktur; ispat yükü savcılıktadır, ama izinsiz kullanımı gösteren şikâyet ve banka kayıtlarını dosyaya koymanız savunmanızı güçlendirir.

Uygulamada en sık gördüğüm dosya, dolandırıcılık parasının “kira”, “iş” veya “küçük bir komisyon” vaadiyle başkasının hesabına aktarılmasıdır. 7589 sayılı Kanun’la TCK 158/4’e eklenen hükme göre iştirak yalnız hesap veya kart bilgisini vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir; yani bu kişiler cezasız kalmıyor. Ayrıntıları banka hesabımı kullandırdım yazısında, hesabınıza haberiniz olmadan para geldiyse yapılacakları hesabıma gelen parayı çektim yazısında bulabilirsiniz.

Çekte kural farklıdır ve şahsilik ilkesi burada sertleşir. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesine göre çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendi adına çek düzenlemek için başkasını temsilci veya vekil yapamaz; başkası onun adına çek düzenlerse hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir. Çek karnesini eşine ya da ortağına bırakan kişi, karşılıksız çıkan çekten kendisi yargılanır; süreç karşılıksız çek suçu yazısında.

Eşimin, Ortağımın veya Kefil Olduğum Kişinin Suçundan Sorumlu muyum?

Hayır; eşin, ortağın veya borçlunun işlediği suç size ceza sorumluluğu yüklemez. Kefalet de dahil bu ilişkiler hukuk alanındadır ve en fazla borç ya da tazminat sorumluluğu doğurur.

Kefil, borçlunun ödemediği borçtan kefalet sözleşmesinin sınırları içinde sorumludur; borçlunun dolandırıcılık veya karşılıksız çek gibi bir suç işlemesi kefili sanık yapmaz. Aynı şekilde eşinizin evde bulunan yasak bir maddesi, siz bilmiyorsanız ve kullanmıyorsanız sizin suçunuz değildir. Buradaki zayıf nokta ispat: aynı evde bulunan eşya için savcılık ilk aşamada her iki eşi de şüpheli yapabilir. Kimin odasında, kimin çantasında bulunduğu ve parmak izi gibi deliller bu ayrımı yapar.

Hayvan ve araç sahipliği de benzer işler. Köpeğinizin saldırısında sorumluluğunuz kendi gözetim eksikliğinizden doğar; bu konuyu köpek saldırısında sahibinin sorumluluğu yazısında ele aldım. Aracınızı kullanan kişinin trafik suçundan ise ceza sürücüye verilir. Plakaya göre araç sahibi adına düzenlenen trafik idari para cezaları adli ceza değil, kabahat yaptırımıdır; adli sicile işlenmez ama ödenmesi veya 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmesi gerekir. Aracı ehliyetsiz birine kullandırmak ise sizin kendi kabahatinizdir (KTK 36).

Suçu Bilip Bildirmemek Beni Suçlu Yapar mı?

Geçmişte işlenmiş bir suçu bildirmemek kural olarak suç değildir. İşlenmekte olan bir suçu ya da sonuçları hâlâ sınırlandırılabilecek bir suçu yetkili makamlara bildirmemek ise bir yıla kadar hapis gerektirir (TCK 278).

Örneğin komşunuzun evinde o anda birinin alıkonulduğunu biliyor ve sessiz kalıyorsanız bu madde gündeme gelir. Mağdur on beş yaşından küçük bir çocuk ya da kendini savunamayacak durumdaki biriyse ceza yarı oranında artar. Suç işleyen kişiyi saklamak ise daha ağır bir suçtur (TCK 283), ama failin üstsoyu, altsoyu, eşi veya kardeşi bu suçtan cezalandırılmaz. Kanun, yakınını polise teslim etmeyen kişiyi bu noktada anlayışla karşılar; yine de onun suçuna ortak olmak bu muafiyetin dışındadır.

Adınıza Soruşturma Açıldıysa Ne Yapmalısınız?

Başkasının suçuyla bağlantılı bir dosyada ifadeye çağrıldıysanız, önce suçlamanın ne olduğunu ve size hangi rolün yüklendiğini öğrenin, sonra rolünüzün olmadığını belgelerle gösterin. Susma hakkınız her aşamada vardır.

Hazırlıkta şu belgeler işe yarar: şirkette fiilî görev dağılımını gösteren yazışmalar ve imza yetkileri, hesap veya hattın izinsiz kullanıldığını gösteren şikâyet ve banka yazıları, olay tarihinde başka yerde olduğunuzu gösteren kayıtlar. İfade öncesi süreç ve haklarınız için ifadeye çağrıldım ne olur yazısına bakabilirsiniz. Suçtan zarar gördüyseniz, örneğin adınıza açılan hesapla borçlandırıldıysanız, zararınızı ceza davasında tazminat yazısında anlattığım hukuk yoluyla isteyebilirsiniz.

Yaşanmış Olaydan

Bir süre önce küçük bir inşaat malzemesi firmasının kurucu ortağı bana geldi. Firmanın satış sorumlusu, müşterilerden peşin para alıp mal teslim etmemiş ve parayı kendi hesabına aktarmıştı. Şikâyetçiler hem satış sorumlusunu hem de firmanın iki ortağını dolandırıcılıktan şikâyet etmişti; müvekkil, şirket sahibi olduğu için kendisinin de ceza alacağından korkuyordu.

İlk iş olarak şirketin banka hareketlerini ve satış sözleşmelerini inceledik. Paraların şirket hesabına hiç girmediği, satış sorumlusunun kendi adına açtığı bir hesaba yatırıldığı ve müvekkilin olaylardan şikâyetler gelince haberdar olduğu belgelerden açıkça anlaşılıyordu. Müvekkil, durumu öğrenir öğrenmez çalışanı işten çıkarmış ve savcılığa kendisi de suç duyurusunda bulunmuştu; bu belgeleri ifadesine ekledik.

Savcılık, ortaklar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; satış sorumlusu hakkında dava açıldı. Ancak şirket, çalışanının iş sırasında verdiği zarar nedeniyle müşterilerin açtığı tazminat davalarından kurtulamadı ve zararın bir kısmını ödedi. Bu dosya, ceza ile hukuki sorumluluğun ayrı işlediğini çok iyi gösterir: müvekkil hapisten değil, ama paradan sorumlu tutuldu. Bu ayrımın dayanağı, Anayasa’nın 38. maddesinde de yer alan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesidir.

Sık Sorulan Sorular

Babamın suçu yüzünden bana ceza verilir mi?

Hayır. Ceza sorumluluğu şahsidir (TCK 20/1); babanızın suçuna katılmadıysanız akrabalık tek başına size ceza getirmez.

Şirket ceza alır mı?

Hayır, tüzel kişilere ceza verilmez (TCK 20/2). Şirkete izin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri ile bazı suçlarda idari para cezası uygulanabilir.

Çalışanım müşteriyi dolandırdı, ben de yargılanır mıyım?

Talimat vermediyseniz, suçtan haberiniz yoksa ve yarar sağlamadıysanız ceza almazsınız. Ancak şirket, çalışanın iş sırasında verdiği zarardan hukuken sorumlu olabilir.

Ölen birinin cezası mirasçılara geçer mi?

Hayır. Hükümlünün ölümüyle hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezası ortadan kalkar (TCK 64/2); kesinleşmiş müsadere ve yargılama giderleri infaz edilir.

Suç işleyen kardeşimi evimde saklarsam ceza alır mıyım?

Suçluyu kayırma suçundan ceza almazsınız; kardeş, eş, üstsoy ve altsoy bu suçta cezasızdır (TCK 283/3). Suçun işlenmesine katkınız varsa bu muafiyet sizi korumaz.

Kefil olduğum kişi karşılıksız çek yazdı, bana ceza gelir mi?

Hayır. Kefalet hukuki bir sorumluluktur; çekten cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.