Yüzde Sabit İz ve Hayati Tehlike Cezası: TCK 87 Hesabı
Yüzde sabit iz ve hayati tehlike cezası: TCK 87'de bir kat artırım, 4 ve 6 yıl alt sınır, 7550 değişikliği, rapora itiraz ve iki örnek hesap.
Yüzde sabit iz ve hayati tehlike cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 87/1. maddesinde düzenlenir: kasten yaralama yüzde kalıcı bir ize ya da mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma yol açtıysa, 86. maddeye göre belirlenen ceza bir kat artırılır. Artırımdan sonra ceza, basit yaralamada 4 yıldan, silahla ya da yakına karşı işlenen nitelikli yaralamada 6 yıldan az olamaz. Bu hâllerde şikâyet aranmaz, uzlaştırma yoktur ve dosya yalnızca adli tıp raporundaki birkaç kelimeyle bambaşka bir yöne gider. Aşağıda raporda bu ifadeleri gördüğünüzde cezanın nasıl hesaplandığını, rapora nasıl itiraz edildiğini ve dosyada nelere dikkat etmeniz gerektiğini örneklerle anlatıyorum.
Yüzde Sabit İz ve Hayati Tehlike Cezası Nasıl Hesaplanır?
Hesap iki adımdır: hâkim önce TCK 86’ya göre temel cezayı belirler, sonra 87’deki sonuca göre artırır ve kanundaki alt sınırın altına inmez. Kanun metni şöyledir:
TCK 87/1: (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
- a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
- c) Yüzünde sabit ize,
- d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Burada “birinci fıkraya giren hâller” TCK 86/1’deki basit kasten yaralamayı, “üçüncü fıkraya giren hâller” ise 86/3’teki nitelikli yaralamayı (silahla, eşe veya boşanılan eşe, üstsoya, altsoya, kardeşe karşı, kamu görevi nedeniyle vb.) ifade eder. Alt sınır kuralı, artırım yapıldıktan sonraki cezaya uygulanır. Haksız tahrik ya da takdiri indirim gibi sebepler bu aşamadan sonra devreye girer ve sonucu alt sınırın altına çekebilir.
| Rapordaki sonuç | Dayanak | Artırım | En az ceza |
|---|---|---|---|
| Yüzde sabit iz | TCK 87/1-c | Bir kat | 86/1’de 4 yıl, 86/3’te 6 yıl |
| Yaşamı tehlikeye sokan durum (hayati tehlike) | TCK 87/1-d | Bir kat | 86/1’de 4 yıl, 86/3’te 6 yıl |
| Duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflama, konuşmada sürekli zorluk | TCK 87/1-a, b | Bir kat | 86/1’de 4 yıl, 86/3’te 6 yıl |
| Yüzün sürekli değişikliği | TCK 87/2-d | İki kat | 86/1’de 6 yıl, 86/3’te 9 yıl |
| Organ işlevinin yitirilmesi, iyileşmeyen hastalık, bitkisel hayat | TCK 87/2-a, b, c | İki kat | 86/1’de 6 yıl, 86/3’te 9 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkık | TCK 87/3 | Yarısına kadar | Ayrı alt sınır yok |
| Ölüm | TCK 87/4 | Doğrudan ceza | 10 – 14 yıl; 86/3’te 14 – 18 yıl |
Kemik kırığı ayrı bir hesaptır: TCK 87/3’e göre ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır ve rapordaki kırık derecesi belirleyicidir. Ayrıntıları kemik kırığında ceza hesabı yazısında anlattım. Kasten yaralamanın genel tablosu ve basit hâlleri için kasten yaralama suçu cezası yazısına bakabilirsiniz.
Raporda “Yüzde Sabit İz” Yazıyorsa Ne Olur?
Raporda “yüzde sabit iz niteliğindedir” ibaresi varsa yaralama TCK 87/1-c’ye girer ve ceza en az 4 yıla çıkar. Yüzde sabit iz, yaralanmanın yüzde iyileşmeden sonra da kalan, kalıcı bir iz bırakmasıdır. Dikiş izi ya da yanık izi gibi sonuçlar bu kapsamda değerlendirilir. İzin yüzün görünümünü kalıcı biçimde bozacak ağırlıkta olması ise ayrı bir sonuçtur: bu durumda “yüzün sürekli değişikliği” söz konusu olur ve TCK 87/2-d gereği ceza iki kat artırılır.
En sık gördüğüm hata, olaydan hemen sonra alınan ilk raporun kesin sanılmasıdır. Yara taze iken izin kalıcı olup olmayacağı bilinemez. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada, adli tıp raporunda yüzde sabit iz değerlendirmesi için ameliyattan en az altı ay sonra muayene gerektiği belirtilmiş, mağdur bu süreden sonra yeniden muayene edilmiş ve kalıcı iz tespit edilmişti. Aynı raporda organ işlevi değerlendirmesi için daha uzun bir süre öngörülmüştü. Süreler dosyaya ve yaranın türüne göre değişir; kendi dosyanızdaki rapor ne diyorsa ona bakmak gerekir.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hafif bir yaralanma da yüzde iz bırakabilir. Kanun metnine göre 87/1’deki 4 ve 6 yıllık alt sınırlar yalnız 86/1 ve 86/3 için yazılmıştır; 86/2’ye giren hafif yaralamada ceza 86/2’ye göre belirlenip bir kat artırılır, ancak bu alt sınır kuralı uygulanmaz. Rapor derecelerinin anlamı için basit tıbbi müdahale ne demek yazısına bakabilirsiniz.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Hayati Tehlike Raporu Davayı Nasıl Değiştirir?
Raporda “yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmuştur” yazıyorsa yaralama TCK 87/1-d’ye girer ve ceza bir kat artırılır. Hayati tehlike, tıbbi müdahale yapılmasaydı mağdurun ölebileceği durumu anlatır: iç kanama, göğüs veya karın boşluğuna nüfuz eden yara, ciddi kafa travması gibi. Hayati tehlikenin gerçekleşmiş olması gerekir; “tehlike yaratabilirdi” gibi bir ihtimal yetmez.
Hayati tehlike raporu, savcılığın suçu kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirmesine de yol açabilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında bu ayrım; kullanılan silah, darbenin sayısı ve şiddeti, hedef alınan bölge, failin olaydan önceki ve sonraki davranışları ve eylemi kendiliğinden bırakıp bırakmadığına bakılarak yapılır. Öldürmeye teşebbüs kabul edilirse ceza yaralamanın çok üzerine çıkar; bu yüzden savunmada ilk tartışılması gereken konu çoğu zaman kastın ne olduğudur. Bıçak ve benzeri aletlerin rolü için silahla yaralama cezası yazısına bakabilirsiniz.
İki Örnekle Ceza Hesabı
Aşağıdaki iki hesapta temel ceza alt sınırdan belirlenmiş ve yalnız takdiri indirim uygulanmıştır; gerçek dosyada hâkim temel cezayı alt sınırın üzerinde de belirleyebilir.
Yumrukla vurma, yüzde sabit iz (86/1 + 87/1-c)
Temel ceza 86/1’den 1 yıl 6 ay. 87/1-c gereği bir kat artırımla 3 yıl olur; ancak kanun 86/1’e giren hâllerde 4 yıldan az ceza verilmesini yasakladığı için ceza 4 yıla çıkarılır. TCK 62’deki takdiri indirimle (altıda bir) sonuç ceza 3 yıl 4 ay hapis olur.
Bıçakla yaralama, hayati tehlike (86/1 + 86/3-e + 87/1-d)
Temel ceza 86/1’den 1 yıl 6 ay. Silahla işlendiği için 86/3-e gereği yarı oranında artırımla 2 yıl 3 ay olur. 87/1-d gereği bir kat artırımla 4 yıl 6 ay olur; 86/3’e giren hâllerde alt sınır 6 yıl olduğu için ceza 6 yıla çıkarılır. Takdiri indirimle sonuç ceza 5 yıl hapis olur.
Bu hesaplar sonucu değiştiren indirimleri göstermez. Haksız tahrik varsa TCK 29’a göre ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir ve sonuç bambaşka olur; oranlar için haksız tahrik cezayı ne kadar düşürür yazısına bakabilirsiniz. Ceza Genel Kurulu, 87/1’in son cümlesindeki alt sınırın ayrı bir artırım maddesi olmadığını, iddianamede gösterilen bendin doğal sonucu olduğunu kabul etti; iddianamede 87/1’in son cümlesi ayrıca yazılmasa bile alt sınır kuralı ek savunma alınmadan uygulanabilir.
Rapora İtiraz: İki Rapor Çelişirse Ne Olur?
Raporlar arasında çelişki varsa mahkeme, Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden rapor almadan karar vermemelidir. Yargıtay, mağdurun yüzündeki izin kalıcı olup olmadığı konusunda adli tıp şube müdürlüğü ile üniversite hastanesinin raporları çeliştiği bir dosyada, ihtisas dairesinden rapor alınmadan verilen hükmü eksik araştırma gerekçesiyle bozdu. Rapora itiraz bu nedenle dosyanın en etkili savunma araçlarından biridir.
İtirazda dikkat ettiğim noktalar şunlardır: rapor yaralanmadan ne kadar sonra düzenlendi, muayene yüz yüze mi yapıldı yoksa evrak üzerinden mi, iz fotoğraflandı mı, iz gerçekten yüzde mi, hayati tehlike tespiti hangi bulguya dayanıyor. Hastanenin acil kayıtları, tomografi ve ameliyat notları rapordaki sonucu desteklemiyorsa bunu dilekçede somut olarak göstermek gerekir. Genel itiraz yöntemi için bilirkişi raporuna itiraz yazısına bakabilirsiniz; ilk raporun alınma süreci ise darp raporu aldılar, ne olur yazısında.
Dikkat: Kesin rapor alınmadan verilen kararlar istinaf ve temyizde bozulabilir. Mağdursanız kontrol muayenesine gitmemek, kalıcı izin dosyaya hiç girmemesine yol açabilir.
Uzlaştırma, Şikâyet, HAGB ve Tutuklama Var mı?
87. maddedeki ağırlaşmış yaralamada uzlaştırma yoktur; CMK 253/1-b’deki listede kasten yaralama yalnız 86 (üçüncü fıkra hariç) ve 88 ile yer alır. 87’de kural olarak şikâyet şartı aranmaz; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen bir yaralanmanın yüzde iz bırakması gibi 86/2 ile 87/1’in birlikte uygulandığı hâllerde ise şikâyet ve uzlaştırma tartışmalıdır. Kural olarak mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi ya da taraflar arasında barışma, ceza davasını düşürmez; ancak takdiri indirim ve hükmün bireyselleştirilmesinde dikkate alınabilir. Hangi suçların uzlaştırmaya girdiğini uzlaşmaya tabi suçlar yazısında listeledim.
HAGB ve erteleme için sonuç cezanın 2 yıl veya daha az olması gerekir (CMK 231/5, TCK 51/1). 4 ve 6 yıllık alt sınırlar nedeniyle bu sınıra ancak haksız tahrik gibi güçlü indirimlerle inilebilir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, CMK 100/3’teki katalog suçlardandır; kuvvetli şüphe varsa tutuklama ihtimali yükselir.
Mahkûmiyette koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısının cezaevinde geçirilmesi yeterlidir. İstisna yüzün sürekli değişikliğidir: 5275 sayılı Kanun’un 107/2-b maddesine göre 87/2-d’den mahkûm olanlar cezanın üçte ikisini çekmelidir. Gerçek yatar hesabını kasten yaralama yatarı yazısında örneklerle anlattım.
7550 Sayılı Kanunla Değişen Alt Sınırlar
4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun 87’deki alt sınırları yükseltti. 87/1’de 3 yıl 4 yıla, 5 yıl 6 yıla; 87/2’de 5 yıl 6 yıla, 8 yıl 9 yıla çıktı. Aynı Kanun 86/1’deki temel cezanın alt sınırını da 1 yıldan 1 yıl 6 aya çıkardı. Ölüm hâlindeki 87/4 cezası da 8-12 yıldan 10-14 yıla çıktı; nitelikli hâlde alt sınır 12 yıldan 14 yıla yükseldi.
Bu tarihten önce işlenmiş bir yaralama için dava hâlâ sürüyorsa TCK 7/2 gereği fail lehine olan kanun uygulanır. Yani olay 4 Haziran 2025’ten önceyse hesap eski sınırlarla yapılır. Dosyalarda iddianamedeki ya da kararlardaki hesabın suç tarihine uygun yapılıp yapılmadığını mutlaka kontrol ediyorum.
Yaşanmış Olaydan
Bir düğün sonrası çıkan kavgada müvekkilim, karşı taraftaki gence kırık bir bardakla vurmakla suçlanıyordu. İlk raporda yanakta dikiş gerektiren bir kesi vardı ve hekim “yüzde sabit iz yönünden kontrol muayenesi önerilir” diye not düşmüştü. İddianame bu ilk rapora dayanarak 87/1-c ile açıldı; ayrıca bardak silah sayıldığı için 86/3-e de istendi.
Duruşmada ilk iş, kesin raporun alınmadığını ileri sürmek oldu. Mağdur aylar sonra yeniden muayene edildi; adli tıp raporu izin kalıcı olduğunu doğruladı, ama yüzün sürekli değişikliği düzeyinde olmadığını belirtti. Biz de kavganın karşı tarafın müvekkilimin nişanlısına yönelik hakaretiyle başladığını tanık beyanlarıyla gösterdik.
Mahkeme 86/1, 86/3-e ve 87/1-c’yi uyguladı, ancak haksız tahrik indirimi yaptı. Sonuç ceza 2 yılın üzerinde kaldığı için HAGB mümkün olmadı; müvekkilim hapis cezası aldı ve karar istinafta onandı. Haksız tahrik indirimi olmasaydı ceza çok daha yüksek olacaktı; tanık beyanlarını erken toplamak bu dosyada belirleyici oldu.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.01.2026 tarihli, 2025/347 E., 2026/11 K.
Sanık, mağduru bıçakla hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamış; iddianamede TCK 86/1, 86/3-e ve 87/1-d istenmişti. Asliye ceza mahkemesi, iddianamede yazmayan 87/1’in son cümlesindeki alt sınırı da uygulayarak haksız tahrik ve takdiri indirimden sonra 2 yıl 9 ay 22 gün hapis verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu alt sınır için sanığa ek savunma hakkı tanınmadığı gerekçesiyle hükmü bozdu. Ceza Genel Kurulu oy çokluğuyla Başsavcılığın itirazını kabul etti: alt sınır kuralı suç vasfını değiştirmeyen, 87/1-d’nin doğal sonucu olan bir ceza belirleme kuralıdır; ek savunma gerekmez. Bozma kaldırıldı ve hüküm onandı.
… Sanık hakkındaki sevk maddesi doğrultusunda suç vasfını değiştirmeyen, sırf cezanın belirlenmesi amacıyla uygulanan TCK’nın 87/1-son maddesi, cezanın artırılmasını gerektiren bir durum olarak ilk kez duruşmada ortaya çıkan bir hâl de değildir. Kanun koyucu TCK’nın 87. maddesinde yer alan bentlerden uyuşmazlık konusunu ilgilendiren (d) bendi de dâhil bazılarına ilişkin hapis cezalarının alt sınırını diğer bentlerden daha ağır olacak şekilde TCK’nın 87/1-son maddesinde belirlemiştir. Suçun unsurlarında herhangi bir değişiklik öngörmeyen söz konusu maddenin bir artırım maddesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.02.2026 tarihli, 2025/3987 E., 2026/1380 K.
Kasten öldürmeye teşebbüs davasında tebliğname, yaralamanın sonuçları yönünden eksik inceleme bulunduğunu ileri sürerek bozma istemişti. Yargıtay, adli tıp raporunda yüzde sabit iz değerlendirmesi için ameliyattan en az altı ay sonra muayene gerektiğinin belirtildiğini, katılanın bu süreden sonra muayeneye gönderildiğini ve kalıcı iz tespit edildiğini belirterek bu konuda eksik inceleme görmedi. Organ işlevi için raporda en az 18 ay sonra muayene istendiği hâlde bu rapor alınmamıştı; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmadı ve hüküm onandı.
… katılanın yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için ameliyat tarihinden en az altı ay sonra muayene edilmesi gerektiğinin belirtildiği, katılanın muayene için sevkinin yapıldığı, 15.03.2022 tarihli rapora göre katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği, bu yönde eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 11.03.2020 tarihli, 2020/1979 E., 2020/4981 K.
Basit yaralama dosyasında, mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz bırakıp bırakmadığı konusunda adli tıp şube müdürlüğünden ve bir üniversite hastanesinden alınan iki rapor birbiriyle çelişiyordu. Yerel mahkeme bu çelişkiyi gidermeden hüküm kurdu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü eksik araştırma nedeniyle bozdu.
… mevcut yaralanmanın yüzde sabit iz bırakıp bırakmadığı ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, …
Sık Sorulan Sorular
Yüzde sabit iz cezası kaç yıl?
Basit kasten yaralamada temel ceza bir kat artırılır ve en az 4 yıl hapis verilir. Yaralama silahla ya da eşe, anne veya babaya, çocuğa veya kardeşe karşı işlendiyse en az 6 yıldır; haksız tahrik ve takdiri indirim sonucu bunun altına indirebilir.
Hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamanın cezası nedir?
TCK 87/1-d’ye göre yüzde sabit izle aynı cezadır: temel ceza bir kat artırılır, alt sınır 4 yıl, nitelikli hâlde 6 yıldır. Kast öldürmeye yönelikse suç kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilebilir.
Yüzde sabit iz olan yaralamada uzlaşma olur mu?
Hayır. Ağırlaşmış yaralama uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
İlk raporda sabit iz yazıyor, itiraz edebilir miyim?
Evet. Kesin rapor için belirli bir süre sonra kontrol muayenesi istenebilir; raporlar çelişirse Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden rapor alınması talep edilir.
Yüzde sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği arasındaki fark nedir?
Sabit iz, yüzde kalan kalıcı izdir ve ceza bir kat artırılır. Sürekli değişiklik, yüzün görünümünün kalıcı ve belirgin biçimde bozulmasıdır; ceza iki kat artırılır ve alt sınır 6 ya da 9 yıldır.
Yüzde sabit iz davası hangi mahkemede görülür?
87/1 dosyaları kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Eylem kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilirse dava ağır ceza mahkemesine gider.
