Uyuşturucu Ticareti Yargıtay Kararları (2024-2026)
Uyuşturucu ticareti Yargıtay kararları 2024-2026: satma kastı, saf miktar, HTS, etkin pişmanlık, tercüman ve okul yakını için 13 karar ve etkisi.
Uyuşturucu ticareti Yargıtay kararları, dosyası olan biri için en somut yol haritasıdır: aynı soruyu daha önce Yargıtay nasıl cevaplamış, görmek mümkündür. Bu sayfada 2024, 2025 ve 2026 yıllarında verilmiş Ceza Genel Kurulu ve ceza dairesi kararlarını konu konu topladım. Her kararın altında olayın kısa özeti, Yargıtay’ın kendi cümlesi ve bu kararın sizin dosyanızda ne işe yarayacağı var. Satma kastı, miktar ve ekspertiz, telefon kayıtları, etkin pişmanlık, yabancı uyruklu sanık ve nitelikli hâller başlıklarından ilginizi çekene doğrudan gidebilirsiniz.
Satma Kastı mı, Kullanma mı: Yargıtay Hangi İzlere Bakıyor?
Yargıtay, bulundurmanın amacını miktar, paketleme, bulunduğu yer, kişinin kullanıcı olup olmadığı ve satışa yönelik bir davranışın varlığıyla birlikte değerlendiriyor. Bu ölçütlerin hiçbiri tek başına karar vermez; kararlar, ölçütlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığına bakıyor. Otuz paket ve uzun süreli aracılığı gösteren yazışmalar bir araya gelince Ceza Genel Kurulu ticaret kabulünü yerinde buldu; kullanım sınırındaki madde ve geri alınmış beyanlar söz konusu olunca daire 191’e yöneldi. Kanunda ticaretin alt sınırı on yıl, kullanmak için bulundurmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir; madde metinleri için TCK 188 sayfasına ve TCK 191 sayfasına bakabilirsiniz.
İki suç arasındaki fark yalnız alt sınırlarda sekiz yıldır; kullanma suçunun temel fıkrası şöyle:
TCK 191/1: (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 09.09.2026 tarihli, 2021/18916 E., 2026/10954 K.
Kullanıcı olarak yakalanan dört kişi, soruşturmada müdafi olmadan verdikleri ifadelerde sanığı satıcı olarak gösterdi; bu beyanlar üzerine sanığın evinde arama yapıldı ve kişisel kullanım sınırındaki madde bulundu. Kullanıcılar kovuşturmada beyanlarından döndü. İlk derece mahkemesi ticaretten mahkûmiyet kurdu, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Yargıtay hükmü bozdu ve fiilin kullanmak için bulundurma olduğunu belirtti.
… haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan …, …, …. ve ….’nin soruşturma aşamasında müdafisiz alınan ve kovuşturma aşamasında döndükleri aleyhe beyan ve teşhisleri dışında delil bulunmadığı, tüm aşamalarda yüklenen suçu inkar eden sanığın savunmalarının aksine, adı geçen kullanıcı şahısların aleyhe beyanları nedeniyle sanığın ikametinde yapılan arama sonucu ele geçen ve net miktarı itibariyle kişisel kullanım sınırı içerisinde olan uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. …
Dosyanızdaki tek aleyhe delil, başkasının kendi cezasını hafifletmek için verdiği ve sonra geri aldığı bir beyansa, bu karar savunmanın merkezine konabilir. Kararın iki dayanağı birlikte okunmalıdır: beyanların müdafisiz alınıp sonra geri alınması ve evde çıkan maddenin net miktarının kullanım sınırında kalması. Miktar yüksekse ya da beyanı destekleyen başka delil varsa sonuç değişebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.12.2025 tarihli, 2023/70 E., 2025/549 K.
Satış ihbarı bulunan bir bölgede park hâlindeki aracın yanında yakalanan sanığın bagajında net 15,3 gram sentetik madde, yanındaki kişilerin üzerinde otuz paket çıktı. İlk derece mahkemesi ticaretten mahkûmiyet kurdu; Özel Daire, gerekçe yetersizliği nedeniyle verdiği ilk bozmadan sonra kurulan yeni hükmü onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı fiilin kullanmak için bulundurma olduğunu ileri sürerek itiraz etti; Ceza Genel Kurulu itirazı oy birliğiyle reddetti.
… Dolasıyla sanığın, görevlilerce inceleme dışı sanıkların üzerlerinden ele geçirilen otuz paket hâlinde ve günlük kullanım miktarının oldukça üzerinde olan sentetik uyuşturucu maddelerden de sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. WhatsApp programı üzerinden yaptığı yazışmalara ilişkin 28.04.2020 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında sanığın, satıcılar ile uyuşturucu madde almak isteyen kişiler arasında uzun zamana yayılan bir aracılık/başkalarına temin rolü üstlendiği hususunda da kuşku bulunmamaktadır. …
Kendi üzerinde az madde çıkan kişi, birlikte hareket ettiği kişilerdeki paketlerden de sorumlu tutulabilir. Kurul burada üç şeyi birlikte gördü: maddelerin aynı türden olması, birlikte temin edildiğini gösteren telefon kayıtları ve uzun döneme yayılan aracılık yazışmaları. Savunmada bu üç bağın her birini ayrı ayrı sorgulamak gerekir; yalnız “ben kullanıcıyım” demek bu tabloda yetmez.
Bu iki karar arasındaki farkı belirleyen ölçütleri ve savunmada nasıl karşılandıklarını bulundurma ile ticaret farkı yazısında ayrıntılı anlattım. Fiil kullanma olarak nitelenirse uygulanacak kurallar ise uyuşturucu kullanmanın cezası yazısında.
Miktar, Saflık ve Ekspertiz Raporu Cezayı Nasıl Etkiler?
Yargıtay’a göre maddenin niteliğini laboratuvar raporu belirler, saf miktar ise cezanın alt sınırdan ne kadar uzaklaşacağında rol oynar. Ancak saflık oranının hiç ölçülmemesi her dosyada bozma sebebi değildir. Büyük miktarlı bir kokain dosyasında daire saf miktara bakarak alt sınırın aşılmasını yerinde buldu; başka bir dosyada ise saf miktarın tespit edilmemesini eksik araştırma saymadı, çünkü diğer deliller yeterliydi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 28.05.2025 tarihli, 2023/89 E., 2025/235 K.
Kargoyla gönderilen bir kot pantolonun ceplerinde yedi paket, net 11,7 gram sentetik kannabinoid çıktı. Madde suç tarihinde Bakanlar Kurulu listesinde yoktu, bir ay sonra listeye alındı. Özel Daire mahkûmiyeti onadı, Başsavcılık eksik araştırma gerekçesiyle itiraz etti. Ceza Genel Kurulu itirazı oy çokluğuyla reddetti: laboratuvar maddenin uyuşturucu etkisini tespit etmişse listede olmaması önemli değildir.
… Dolayısıyla bir maddenin uyuşturucu ya da uyarıcı etkisinin bulunduğu, bu bağlamda kişinin algılama, muhakeme ve irade yeteneği üzerinde tahrip edici bir etkiye neden olduğu laboratuvar olanakları bulunan ve bilimsel analiz yapabilen uzman kurum ya da kuruluşlar tarafından tespit edilmesi hâlinde, söz konusu bu maddenin ayrıca herhangi bir listede yer alıp almadığının bakılmaksızın, TCK’nın 188 ve devamı maddelerinde tanımlanan suçların konusunu oluşturacağının kabulü gerekir. …
Yeni çıkan sentetik maddelerde “bu madde o tarihte yasak listesinde yoktu” savunması tek başına sonuç vermez. Savunmanın asıl hedefi raporun kendisidir: hangi laboratuvar, hangi yöntemle, hangi etken maddeyi tespit etti. Rapor maddenin etkisini bilimsel olarak ortaya koymuyorsa ayrıntılı rapor ya da bilimsel mütalaa istemek gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 18.09.2025 tarihli, 2025/2138 E., 2025/8396 K.
Sanık 6.244,79 gram saf kokainle ilgili yeniden yapılan yargılamada ithal suçlamasından değil, değişen nitelendirmeyle ülke içinde ticaretten mahkûm edildi ve temel ceza alt sınırın üzerinde belirlendi. Sanık müdafii hükmü temyiz etti. Yargıtay, saf miktar gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşmanın doğru olduğunu, hatta cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğini belirtti; aleyhe temyiz olmadığı için bunu bozma sebebi yapmadı ve hükmü onadı.
… Suç konusu net 6.244,79 gram saf kokainin miktarına bağlı olarak önem ve değerine göre, temel cezaların alt sınır aşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK’nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olarak, temel cezaların üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. …
Temel ceza, TCK 61’deki “suçun konusunun önem ve değeri” ölçütüyle belirlenir ve uyuşturucuda bu ölçüt saf miktar üzerinden okunuyor. Brüt ağırlık yüksek ama saflık düşükse bu, cezanın alt sınıra yakın tutulması için önemli bir argümandır. Kararın bir uyarısı da var: yalnız sanık temyiz ettiğinde Yargıtay daha ağır cezayı gerekli görse bile bozmaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 30.05.2024 tarihli, 2022/12153 E., 2024/19429 K.
Sanık hakkında ticaretten kurulan hüküm, bölge adliye mahkemesinde duruşmalı incelemeyle kaldırıldı ve TCK 62 indirimiyle 13 yıl 9 ay hapis verildi. Sanık eksik araştırma yapıldığını ve fiilin kullanma suçu olduğunu ileri sürdü; temyizden sonra da maddenin yakalanamayan başka birine ait olduğunu söyledi. Yargıtay delillerin yeterli olduğunu, parmak izi incelemesi yapılmamasının ve saf miktarın tespit edilmemesinin eksik araştırma sayılamayacağını ve sonradan değişen savunmaya itibar edilemeyeceğini belirterek hükmü onadı.
… Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamındaki delillerin, eylemin sübutu ve nitelendirilmesi açısından yeterli olduğu, bu nedenle parmak izi incelemesi yapılmamasının ve ele geçen maddenin içerdiği saf uyuşturucu miktarının tespit edilmemesinin eksik araştırma nedeni olarak değerlendirilemeyeceği; …
Saflık raporu ya da parmak izi talebi, ancak dosyanın kaderini değiştirebilecek bir sorunun cevabıysa bozma sebebine dönüşür. Talebi ilk derece mahkemesinde, gerekçesiyle ve zamanında yapmak gerekir. Hükümden sonra ortaya çıkan “madde başkasınındı” savunması bu kararda olduğu gibi inandırıcılığını kaybeder.
Dikkat: Kriminal raporda brüt ve net ağırlık, paket sayısı ve etken madde ayrı ayrı yazılır. Tutanaktaki paket sayısı ile laboratuvara giden paket sayısı uyuşmuyorsa bu farkı ilk duruşmada tutanağa geçirtin; temyizde ilk kez ileri sürülen eksiklik çoğu zaman sonuç vermez.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
HTS, Telefon Görüşmesi ve Fiziki Takip Tek Başına Yeter mi?
Hayır; Yargıtay, içeriği farklı anlamlara gelebilen telefon görüşmelerini ve alışverişin görülmediği takip tutanaklarını tek başına mahkûmiyete yeterli bulmuyor. Buna karşılık teslim anı görülmüş, telefon rehberi ve yazışmalar takip tutanağını doğruluyorsa Ceza Genel Kurulu beraat hükmünü bozdu. Fark, iletişim kaydının başka bir maddi bulguyla desteklenip desteklenmediğindedir. İletişim kayıtlarının ne olduğunu ve nasıl istendiğini HTS kaydı nedir yazısında, gizli soruşturmacı ve teknik takibi gizli soruşturmacı ve teknik takip yazısında anlattım.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 02.03.2026 tarihli, 2026/353 E., 2026/2336 K.
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi ticaretten mahkûmiyet kurdu. Dosyadaki deliller, içeriği farklı yorumlanabilecek telefon görüşmeleri ile sanığın biriyle buluştuğunu gösteren ama herhangi bir alışverişin görülmediği bir fiziki takip tutanağından ibaretti. Yargıtay, tebliğnameye uygun olarak hükmü bozdu ve sanığın beraat etmesi gerektiğini belirtti.
… Tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine, içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri ve taraflar arasında herhangi bir alışverişin görülmediği buluşmaya dair fiziki takip tutanağı dışında mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması …
Dinleme tutanağında “geliyorum”, “hazır mı”, “akşam görüşelim” gibi sözler varsa ve ele geçen madde ya da görülen bir teslim yoksa bu karar doğrudan kullanılabilir. Savunmada her görüşmenin başka bir anlama da gelebileceğini somut olarak göstermek gerekir. Takip tutanağında elden ele bir şey verildiği yazmıyorsa bunun altını çizin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.05.2025 tarihli, 2023/80 E., 2025/208 K.
Muhbir bilgisi üzerine takibe alınan sanık, bir kişiden otuz tablet alıp başka bir sokakta bekleyen arkadaşına teslim etti. Sanık maddeyi birlikte kullanmak için aldığını söyledi, idrarında esrar çıktı ve hakkında kullanma suçundan kamu davasının açılması ertelendi. İlk derece mahkemesi bu gerekçeyle beraat verdi ve Özel Dairenin bozmasına direndi. Ceza Genel Kurulu, rehberdeki “C Vitamini” kaydı, yazışmalar ve teslimi gören görevlilerin beyanıyla ticaretin sabit olduğunu kabul ederek direnme hükmünü oy birliğiyle bozdu.
… Tanık olarak dinlenen tutanak düzenleyicilerince doğrulanan olay tutanağında; inceleme dışı sanık … ile buluşup adı geçenden suç konusu tabletleri satın alan sanığın, kendisini başka bir sokakta bekleyen inceleme dışı sanıklar … ve …’ın yanına giderek suç konusu tabletleri inceleme dışı sanık …’a teslim ettiği belirtilmiştir. İnceleme dışı sanık …’ın kullandığı telefonun rehberinde sanığın kullandığı 05** *** ** ** numaralı hat, uyuşturucu maddelerden amfetamini çağrıştıran “C Vitamini” ibaresiyle kayıtlıdır. …
Kullanıcı olmanız, aynı olayda başkasına madde teslim ettiğiniz görülmüşse ticaret suçlamasını ortadan kaldırmaz. Kurul, idrardaki esrarın ayrı bir kullanma suçunun delili olduğunu, otuz tabletin teslimini ise ayrı değerlendirdi. Telefonunuzdaki rehber adları ve yazışmalar da delil sayılır; bunların hangi anlama geldiğini ilk ifadeden önce avukatınızla konuşun.
Uyuşturucu Ticareti Yargıtay Kararları Etkin Pişmanlık Hakkında Ne Diyor?
Etkin pişmanlık indirimi için Yargıtay, verilen bilginin doğru, daha önce bilinmeyen ve sonuca etkili olmasını arıyor; indirim TCK 192/3’e göre dörtte birden yarıya kadardır. Bilgi soyut kalırsa ya da suçu başka bir sebebe bağlıyorsa indirim yoktur. Buna karşılık başka delille çantayla ilişkisi kurulamayan iki sanık maddenin kime ait olduğunu anlatınca Ceza Genel Kurulu indirimi kabul etti. Hangi bilginin ne kadar indirim getirdiğini uyuşturucuda etkin pişmanlık yazısında ayrıca anlattım.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.02.2025 tarihli, 2024/51 E., 2025/47 K.
Taksi şoförü sanık, aracına binen kişiye 200 TL karşılığında metamfetamin sattı; görevliler takibi yaptı, alıcı sanığı teşhis etti, HTS kayıtları görüşmeyi doğruladı. Sanık 200 TL’yi taksi borcu olarak aldığını söyledi. Bölge adliye mahkemesi bu sözü kendi suçunu ortaya çıkaran bir açıklama sayıp üçte bir indirim yaptı ve Özel Dairenin bozmasına direndi. Ceza Genel Kurulu, açıklamanın sonuca etkili olmadığını belirterek direnme hükmünü oy birliğiyle bozdu.
… Buna göre, yakalanan kimsenin uyuşturucu maddeyi açık kimliğini bilmediği bir şahıstan aldığını söylemesi ya da hayalî isimler vermesi veya daha önceden uyuşturucu işine karıştığını bildiği kişinin adını vermesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli görülmemeli, failin bildirdiği kişi yakalanmış ise mahkûm edilmiş olması ya da yakalanamamışsa kimliği ve varlığının belirlenmesi, failin bildirdiği kişiye suç atması için bir neden bulunmadığının anlaşılması, mevcut delillerin o kişinin suçluluğunu kabule yeterli bulunması ve verilen bilginin daha önce görevliler tarafından öğrenilmemiş olması durumlarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır. …
Suç diğer delillerle zaten ispatlanmışsa, sonradan yapılan kısmi ve suçu başka sebebe bağlayan açıklama indirim getirmez. Kurulun saydığı ölçütler, savunma için kontrol listesi gibidir: bildirilen kişi gerçek mi, kimliği belirlendi mi, delil onu suçlu göstermeye yetiyor mu, bilgi görevliler için yeni mi? İsim vermeden önce bu sorulara olumlu cevap verebilecek misiniz, bunu avukatınızla değerlendirin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.06.2026 tarihli, 2025/358 E., 2026/344 K.
Narkotik köpeği otobüsteki bir çantaya tepki verdi; çantada net 353,54 gram metamfetamin çıktı. Ayrı koltuklarda oturan iki sanıktan biri çantanın diğerine ait olduğunu, öteki çantayı kendisinin koyduğunu ama maddenin arkadaşına ait olduğunu söyledi. Çanta üzerinde iz yoktu ve iki sanığı çantaya bağlayan başka delil bulunmuyordu. Özel Daire etkin pişmanlık uygulanmadığı için bozdu, Başsavcılık itiraz etti; Ceza Genel Kurulu itirazı oy çokluğuyla reddetti.
… Tüm bu hususlar dikkate alındığında; isnat edilen suçtan mahkûmiyet kararı verilebilmesi için tek başına yeterli olmayan, soyut nitelikteki istihbarat bilgisinin varlığına rağmen, içinde suç konusu uyuşturucu madde bulunan çanta ile ilgi ve irtibatları tespit edilemeyen sanıkların, gerek olay tutanağındaki beyanları gerekse aşamalardaki savunmaları ile çantanın ve suç konusu uyuşturucu maddenin aidiyetine ilişkin sonuca etkili ayrıntılı açıklamalarda bulunduklarının ve birbirlerinin suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiklerinin, bu bağlamda sanıklar hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin kabulü zorunluluk arz etmektedir. …
Etkin pişmanlık, delilin zayıf olduğu dosyada en çok değer kazanır: sizin anlatımınız olmadan maddeyle bağınız kurulamıyorsa açıklamanız “sonuca etkili” sayılabilir. Kararın oy çokluğuyla verildiğini ve altı üyenin karşı görüşte olduğunu bilmek gerekir; somut olay biraz farklı olduğunda sonuç değişebilir. Açıklamanın zamanı, kapsamı ve doğruluğu her şeyi belirler.
Dikkat: Etkin pişmanlık beyanı dosyada delil olarak kalır; sonradan dönülmesi ya da doğru çıkmaması indirimi kaybettirir. Beyanı vermeden önce hangi bilginin doğrulanabileceğini avukatınızla tek tek konuşun.
Yabancı Uyruklu Sanıkta Kimlik ve Tercüman Neden Bozma Sebebi?
Yargıtay, yabancı uyruklu sanığın kimliği resmî kayıtlarla kesin belirlenmeden ve gerektiğinde tercüman atanmadan kurulan hükmü bozuyor. Havalimanında kokainle yakalanan bir sanıkta, yalnız onaysız pasaport fotokopisine dayanılması üzerine Ceza Genel Kurulu hükmü bozdu. Tercüman konusunda ise Türkçe bilip bilmediği sorulmadan tercümansız savunma alınmasını daire savunma hakkının kısıtlanması saydı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.04.2026 tarihli, 2025/518 E., 2026/210 K.
Etiyopya’dan gelen uçakla İstanbul Havalimanı’na inen Özbekistan uyruklu sanığın valizinde brüt 2.088 gram kokain çıktı. Bölge adliye mahkemesi ithal suçundan 27 yıl hapis verdi. Özel Daire, kimlik bilgileri ülkesinden ve uluslararası kanallardan temin edilmeden hüküm kurulduğu için bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi. Dosyada pasaport, ifade ve Özbek makamlarının yazısı arasında doğum tarihi ve pasaport numarası çelişkiliydi; Ceza Genel Kurulu direnme hükmünü oy birliğiyle bozdu, tutukluluğun devamına karar verdi.
… Bu kapsamda nüfus ve sabıka kayıtları temin edilmeli, ayrıca sanığın Türkiye’de sabıka kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve elde edilen belgeler CMK’nın 209. maddesi uyarınca duruşmada sanığa anlatılmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin sadece onaysız pasaport fotokopisindeki bilgilere ve sanığın anne adına ilişkin beyanına dayalı olarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. …
Kimlik meselesi, sanığın suçsuz olduğu anlamına gelmez ve tahliye de getirmez; bu dosyada tutukluluk devam etti. Ama yanlış kimlik üzerine kurulan hüküm infazda, adli sicilde ve iade süreçlerinde sorun çıkarır. Yabancı müvekkilin dosyasında nüfus ve sabıka kaydının resmî yoldan istenip istenmediğini her aşamada kontrol etmek gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 29.04.2026 tarihli, 2026/2749 E., 2026/5952 K.
Yabancı uyruklu sanığın kollukta tercüman eşliğinde ifadesi alındı, ancak hâkim önündeki sorguda ve mahkemedeki savunmada tercüman bulunmadı. İlk derece mahkemesi ticaretten mahkûmiyet kurdu, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Yargıtay, sanığa Türkçeyi yeterince bilip bilmediği ve tercüman isteyip istemediği sorulmadığı için hükmü diğer yönlerini incelemeden bozdu; salıverilme talebini ise reddetti.
… 02.11.2024 tarihinde kolluk aşamasında tercüman eşliğinde savunması alınan, 03.11.2024 tarihinde sorguda ve 03.02.2025 tarihinde mahkemede kovuşturma aşamasında tercümansız olarak savunması alınan yabancı uyruklu sanığın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-a maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 202. maddesi uyarınca meramını ifade edecek derecede Türkçe bilip bilmediği ve tercüman isteyip istemediği sorulmadan tercümansız olarak savunmasının alınması ve kovuşturma aşamasında tercüman bulundurulmadan yargılamaya devam edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. …
Kollukta tercüman kullanılmışsa bu, sanığın Türkçeyi yeterince bilmeyebileceğine dair bir işarettir; sonraki aşamalarda sanığa Türkçe bilip bilmediği ve tercüman isteyip istemediği sorulmadan tercümansız devam edilmesi bozma sebebi olur. Duruşmada sanığa bu sorunun sorulduğunun ve cevabının tutanağa geçtiğinin kontrol edilmesi gerekir. Bozma tahliye anlamına gelmez; dosya ilk derece mahkemesinde yeniden görülür.
Yabancı uyruklu kişi hakkında cezadan sonra gündeme gelen sınır dışı etme ve TCK 59 meselesi bu kararların konusu değildir; o sürecin işleyişini ceza alan yabancı sınır dışı edilir mi yazısında ele aldım.
Okul Yakını ve Üç Kişi: Nitelikli Hâllerde Sınır Nerede?
Okul veya hastane yakınındaki artırım için iki yüz metre içinde kalmak yetmez; Ceza Genel Kurulu fiilin umuma açık bir yerde işlenmesini arıyor. Nakil ve bulundurmada ise fiil ile o yer arasında ayrıca bir bağ kurulmalıdır. Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlemede ise iş bölümü yeterli görülüyor: Kurul herkesin aynı seçimlik fiili yapmasını şart saymadı. Her iki artırım da cezayı yarı oranında yükselttiği için bu ayrımlar yıllarla ölçülür. Umuma açık yer şartı tartışılmadan uygulanan 188/4-b artırımına karşı yazılacak temyiz sebebini uyuşturucu ticareti kararına temyiz dilekçesi örneğinde seçmeli madde olarak verdim.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.07.2025 tarihli, 2024/403 E., 2025/311 K.
Sanık, hastaneye iki yüz metreden yakın yerde duran bir aracın camından uzanarak içerideki kişiye metamfetamin verdi. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi TCK 188/4-b artırımını uyguladı. Özel Daire, özel aracın umuma açık yer olmadığını ve bu artırıma dayanılarak alt sınırdan uzaklaşılamayacağını belirterek bozdu, Başsavcılık itiraz etti. Ceza Genel Kurulu itirazı oy çokluğuyla reddetti.
… Sanık tarafından tanık …’a yapılan uyuşturucu madde satışının, hastaneye iki yüz metreden yakın mesafe içinde gerçekleştiği anlaşılmakta ise de sanığın eyleminin umumi veya umuma açık yer olarak kullanılmayan (köfte/kokoreç gibi gıda satışı yapılan bir araç vs) ve bu vasıfta kabulü mümkün bulunmayan araç içinde icra edilmesi karşısında TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli hâlin uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmelidir. …
… Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında böylesi bir bağın kurulamadığı durumlarda TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılamaması doğru bir uygulama olacaktır. …
İddianamede 188/4-b varsa ilk bakılacak şey satışın tam olarak nerede yapıldığıdır: sokakta mı, bir aracın ya da konutun içinde mi? Nakil ve bulundurmada ise kişinin o yerden yalnızca geçip geçmediği önemlidir; Kurul, yolu o yerin yakınından geçerken yakalanan kişiye artırım uygulanmasını haksız sonuç olarak gördü. Mesafenin keşifle ölçülmesi meselesi ayrıca uyuşturucu ticareti suçu cezası yazısında var.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 19.02.2025 tarihli, 2023/32 E., 2025/78 K.
Üç sanık maddeyi almak için kiralık araçla birlikte İstanbul’a gitti; dönüşte biri maddeyi otobüsle taşıdı, diğer ikisi araçla gelip onu karşılayacaktı. İlk derece mahkemesi 188/5 artırımını uyguladı; Özel Daire, sanıkların aynı yönde hareket etmediği gerekçesiyle bozdu. İlk derece mahkemesi direndi. Ceza Genel Kurulu direnmeyi isabetli buldu; aynı seçimlik fiilin şart olmadığı konusunda üç üye karşı oy kullandı.
… bu kapsamda iradeleri aynı amaç doğrultusunda birleşen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bakımından müşterek fail olarak fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle aralarındaki iş bölümü gereğince aynı yönde hareket eden sanıklar hakkında TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının ve söz konusu düzenlemenin tatbiki bakımından TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığının kabulü gerekmektedir. …
Birlikte plan yapıp işi bölüşen kişilerde, biri taşıyıp diğerleri yönlendirse de üç kişiyle işleme artırımı uygulanabilir. Savunma için asıl soru, ortak bir karar ve iş bölümü olup olmadığıdır. Aynı kişiden ayrı ayrı mal alan, birbirinden habersiz kişiler bu kararın kapsamına girmez.
Sık Sorulan Sorular
Bu Yargıtay kararları benim dosyama da uygulanır mı?
Kararlar bağlayıcı kanun değil, benzer olaylarda yol gösteren örneklerdir. Ceza Genel Kurulu kararları dairelerin ve alt mahkemelerin genellikle izlediği çizgiyi belirler; yine de sonuç, sizin dosyanızdaki miktar, delil ve olay örgüsüne göre değişir.
Emsal karar nasıl bulunur ve dilekçeye nasıl yazılır?
Kararlar Adalet Bakanlığının içtihat sisteminde daire, tarih ve kelimeyle aranabilir. Dilekçede daire, karar tarihi, esas ve karar numarası tam yazılır, kararın olayınıza benzeyen yönü bir iki cümleyle gösterilir; hazır örnek için savunma dilekçesi ve istinaf dilekçesi sayfalarına bakabilirsiniz.
Yargıtay bozma kararı verirse hemen tahliye olur muyum?
Hayır, bozma kendiliğinden tahliye demek değildir. Bu sayfadaki tercüman ve kimlik kararlarında Yargıtay bozmasına rağmen tutukluluğu sürdürdü; kullanma suçuna dönüşen dosyalarda ise yeni ceza sınırına göre tahliye gündeme gelebilir.
Kullanıcı olduğumu gösteren kan veya idrar sonucu ticaret suçlamasını düşürür mü?
Tek başına düşürmez. Ceza Genel Kurulu, idrarında esrar çıkan sanığın başkasına tablet teslim ettiği olayda ticareti kabul etti; kullanıcı olmanız ancak satışa yönelik bir davranış ispatlanmamışsa lehinize sonuç doğurur.
Ceza Genel Kurulu kararı ile daire kararı arasında fark var mı?
Ceza Genel Kurulu, bir dairenin kararına alt mahkemenin direnmesi ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine uyuşmazlığı çözer ve kararları uygulamada daha ağırlıklıdır. Oy çokluğuyla verilmiş bir Kurul kararında karşı oy sayısı, meselenin hâlâ tartışmalı olduğunu da gösterir.
Bu kararlar cezanın infazını, yani yatarı değiştirir mi?
Bu kararlar suçun niteliği ve ceza miktarıyla ilgilidir; infaz oranı ayrı kurallara bağlıdır. Ticaret suçunda ne kadar yatılacağını uyuşturucu ticareti yatarı yazısında hesapladım.
Bu sayfadaki her karar kendi somut olayına dayanır; bir kelimelik fark, örneğin satışın sokakta değil araçta yapılması ya da beyanın müdafi yanında alınıp alınmaması, sonucu tamamen değiştirebilir. Bu yüzden kararı dosyanızla birebir karşılaştırmadan sonuç çıkarmayın. Dosyanızı ve elinizdeki kararları birlikte değerlendirmek isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz.
