TCK 191: Uyuşturucu Kullanma Suçu, Madde Metni ve Cezası
TCK 191 madde metni ve fıkra fıkra açıklama: kullanmanın cezası 2-5 yıl, zorunlu 5 yıllık erteleme, denetimli serbestlik, ihlal, 191/8 HAGB, değişiklik geçmişi ve Yargıtay kararları.
TCK 191 madde metni (güncel)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191 — son değişiklik: 7445 sayılı Kanun
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
TCK 191, 2004’teki ilk metninden bu yana altı kanunla değişti; bugünkü sistem 28 Haziran 2014’te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla kuruldu, son değişiklik 7445 sayılı Kanunla 5 Nisan 2023’te yapıldı. 2014’ten önce ceza 1 ila 2 yıl hapisti ve tedbir kararını mahkeme veriyordu; bugün ceza 2 ila 5 yıldır ve erteleme kararını savcı zorunlu olarak verir.
| Tarih | Değiştiren düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 26.9.2004 (kabul), RG 12.10.2004 | 5237 sayılı Kanun (ilk metin) | Kullanmak için satın alma, kabul etme ve bulundurma 1-2 yıl hapis; kullanan kişi hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri; kendi kullanımı için uyuşturucu bitki yetiştirme de 1. fıkradaydı |
| 29.6.2005 (kabul), RG 8.7.2005 | 5377 sayılı Kanun m. 24 | Bitki yetiştirme cümlesi 1. fıkradan çıkarıldı; 2. fıkraya göre kullanmadan bulunduran kişiye yalnız denetimli serbestlik tedbiri öngörüldü |
| 6.12.2006 (kabul), RG 19.12.2006 | 5560 sayılı Kanun m. 7 | Madde yeniden yazıldı: ceza 1-2 yıl kaldı; mahkeme hüküm vermeden önce tedbire karar verebilir, tedbire uyan kişi hakkındaki dava düşer hâle geldi |
| RG 14.4.2011 | 6217 sayılı Kanun m. 20 | 2. fıkraya tedbir kararının durma kararının hukuki sonuçlarını doğuracağı cümlesi eklendi |
| 18.6.2014 (kabul), RG 28.6.2014 | 6545 sayılı Kanun m. 68 | Madde ve başlığı baştan yazıldı: “kullanan” fiili eklendi, ceza 2-5 yıl oldu, beş yıllık zorunlu erteleme, ihlal, tekrar ve 191/8 HAGB kuralları getirildi |
| 27.3.2015 (kabul), RG 4.4.2015 | 6638 sayılı Kanun m. 12 | 10. fıkra eklendi: okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane çevresinde 200 metre içinde yarı oranında artırım |
| 28.3.2023 (kabul), RG ve yürürlük 5.4.2023 | 7445 sayılı Kanun m. 18 | 2. fıkraya kolluğa bildirim cümlesi eklendi; 3. fıkrada uzatma “üçer aylık, en fazla bir yıl” iken “altışar aylık, en fazla iki yıl” oldu, müdürlüğün teklifi ve yılda en az iki test sevki eklendi |
Bu geçmiş eski dosyalarda hâlâ önem taşır. TCK 7/2’ye göre suç tarihindeki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır; bu lehe kanun ilkesidir. 28 Haziran 2014’ten önce işlenmiş bir bulundurmada eski 1-2 yıllık aralık karşılaştırmaya girer. 6545 sayılı Kanun ayrıca 5320 sayılı Kanuna eklediği geçici 7. maddeyle, o tarihte kovuşturma evresinde olan dosyalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmamış kişiler için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını zorunlu kıldı.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
TCK 191 on fıkradır: 1. fıkra suçu ve cezayı, 2-7. fıkralar soruşturmadaki erteleme sistemini, 8. ve 9. fıkralar kovuşturma evresini, 10. fıkra yer artırımını düzenler. Maddenin büyük kısmı ceza vermekten çok dosyayı cezasız kapatmanın yolunu tarif eder.
1. fıkra: kullanmak için satın alma, kabul, bulundurma ve kullanma
Birinci fıkra dört fiil sayar: satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak. İlk üçünde belirleyici olan “kullanmak için” ifadesidir; madde kişinin kendisi tarafından tüketilmek üzere edinilmiş olmalıdır. Ceza 2 ila 5 yıl hapistir ve fıkrada adli para cezası yoktur. 2014’te eklenen “kullanan” fiili sayesinde, üzerinde madde çıkmayan ama idrar veya kan testi pozitif gelen kişi hakkında da bu maddeden işlem yapılır.
Aynı fiiller, yani satın almak, kabul etmek ve bulundurmak, TCK 188/3’te de yazılıdır. İki madde arasındaki tek ayrım amaçtır ve sonuç farkı büyüktür: TCK 188’de alt sınır 10 yıl hapistir. Savcı ve mahkeme amacı miktar, paketleme, hassas terazi, mesaj ve para hareketlerinden çıkarır; bu göstergelerin nasıl okunduğunu bulundurma ile ticaret farkı yazısında örnekleriyle anlattım. Kesin bir gram sınırı kanunda yoktur. Birlikte kenevir yetiştirdiği ileri sürülen ve net 78 gram esrarın ele geçtiği bir dosyada Yargıtay Ceza Genel Kurulu, satış izi bulunmadığı için eylemi kullanmak için bulundurma saydı.
2. fıkra: zorunlu kamu davasının açılmasının ertelenmesi
İkinci fıkra savcıya seçim hakkı bırakmaz: soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. CMK 171’deki genel şartlar, örneğin daha önce kasıtlı suçtan hapis cezası almamış olmak, burada aranmaz. Savcı şüpheliyi ihlalin sonuçları konusunda uyarır ve karar 2023’ten beri kolluğa da bildirilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez (CMK 171/4, 191/9 yoluyla).
Karar şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeli ve itiraz yolu, mercii ve süresi doğru yazılmalıdır. İtiraz tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK 171/2, 173/1). Bu şekil şartı sanıldığından önemlidir: itiraz süresini yanlış gösteren ve usulsüz tebliğ edilen bir erteleme kararında Yargıtay beş yıllık sürenin hiç başlamadığını ve buna dayanılarak açılan davada durma kararı verilmesi gerektiğini kabul ediyor. Kararın nasıl işlediğini kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedir yazısında ayrıca anlattım.
3. fıkra: denetimli serbestlik, tedavi ve test
Erteleme süresinin içinde en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Müdürlüğün teklifi ya da savcının kararıyla bu süre altışar aylık dilimlerle en çok iki yıl daha uzatılabilir; yani denetim en fazla 3 yıl sürer, erteleme ise 5 yıldır. Gerekirse kişi tedaviye alınır ve savcı yılda en az iki kez test için sevk kararı verir. İmza, eğitim programı ve testin pratikte nasıl yürüdüğünü uyuşturucuda denetimli serbestlik yazısında adım adım gösterdim.
4. fıkra: dava açılmasına yol açan üç ihlal
Dördüncü fıkra erteleme süresinde dava açılmasını gerektiren üç durumu sayar: (a) yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmek, (b) tekrar kullanmak için madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak, (c) madde kullanmak. “Israr” kelimesi yalnız (a) bendinde geçer. Bir imzayı kaçırmak tek başına ısrar sayılmaz; uygulamada Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’ndeki uyarı sistemine bakılır. İki yazılı uyarıdan sonra bir yıl içinde üçüncü ihlali tespit edilen kişide Yargıtay ısrar şartını gerçekleşmiş sayıp durma kararını bozuyor.
(b) ve (c) bentlerinde ise tek bir fiil yeter. Erteleme süresinde tekrar kullanan kişide Yargıtay ısrar koşulunun aranmayacağını açıkça belirtiyor. Bu yüzden testlere temiz girmek, imza disiplininden daha kritiktir.
5. ve 6. fıkra: ihlal yeni dosya değildir, ama ikinci erteleme yoktur
Beşinci fıkraya göre erteleme süresindeki yeni kullanma ya da bulundurma ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz; yalnız ihlal sebebidir ve eski dosya canlanır. Yargıtay bu kuralı kanuni zorunlulukla verilmiş HAGB kararlarına da uygular: denetim süresinde işlenen yeni eylem için ayrı dava açılmasını kanuna aykırı buluyor ve düşme kararı verilmesini istiyor.
Altıncı fıkra ise sınırı çizer: ihlal nedeniyle dava açıldıktan sonra tekrar aynı suç işlenirse yeni soruşturmada erteleme kararı verilemez; savcı doğrudan iddianame düzenler. Erteleme hakkı tek seferliktir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin yerleşik hesabı da bu sisteme dayanır: erteleme kararı kesinleşene kadar işlenen eylemler tek suç sayılır; kesinleşmeden sonraki eylem ayrı dosya değil ihlal sebebidir; ihlalden sonra iddianameye kadar işlenenler zincirleme suça esas alınır, iddianameden sonrakiler ise ayrı suçtur ve 6. fıkra uyarınca doğrudan dava konusu olur.
7. fıkra: kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Beş yılı ihlalsiz tamamlayan şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dava hiç açılmaz, mahkûmiyet kurulmaz. Erteleme kararı adli sicile değil, yalnız savcı ve hâkimin soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak görebildiği ayrı bir sisteme kaydedilir (CMK 171/5).
8. ve 9. fıkra: ticaret davası kullanmaya dönerse
Sekizinci fıkra, TCK 188 (ticaret) veya TCK 190 (kullanmayı kolaylaştırma) iddiasıyla açılmış bir davada fiilin yalnız 191 kapsamında kaldığı anlaşılırsa mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bırakacağını söyler. Bu karar takdire bağlı değildir. Yargıtay bu HAGB’yi soruşturmadaki ertelemeyle aynı nitelikte görür: denetimli serbestlik zorunludur ve usulüne uygun kesinleşmiş bir erteleme kararı varsa 191/8 HAGB’si verilemez. Dokuzuncu fıkra, maddede hüküm bulunmayan konularda CMK 171 ve CMK 231’e gönderme yapar.
10. fıkra: okul, hastane ve ibadethane çevresi
Onuncu fıkra, 1. fıkradaki fiiller okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi binaların sınırına 200 metreden yakın, umumi veya umuma açık bir yerde işlenirse cezayı yarı oranında artırır; aralık 3 ila 7,5 yıla çıkar. İki şart birlikte aranır: mesafe ve yerin niteliği. Mesafe tartışmalıysa polis krokisiyle yetinilmemeli, mahallinde keşif istenmelidir. Fiil 200 metre içinde olsa bile konut gibi umumi veya umuma açık olmayan bir yerde işlendiyse artırım uygulanmaz.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Ceza tablosu
TCK 191’in temel cezası 2-5 yıl hapistir; 10. fıkra artırımıyla 3-7,5 yıl olur, takdiri indirimle (TCK 62) alt sınır 1 yıl 8 aya iner.
| Fıkra | Fiil veya aşama | Hapis | Adli para cezası | Artırım / sonuç |
|---|---|---|---|---|
| 191/1 | Kullanmak için satın alma, kabul, bulundurma; kullanma | 2-5 yıl | Yok | 10. fıkra |
| 191/10 | 1. fıkra fiilinin okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane sınırına 200 metreden yakın umumi veya umuma açık yerde işlenmesi | 3 yıl – 7 yıl 6 ay | Yok | Yarı oranında artırım |
| 191/2-3 | Soruşturma evresi | Dava açılmaz | – | 5 yıl erteleme; en az 1 yıl, en çok 3 yıl denetimli serbestlik |
| 191/4-5 | Erteleme süresinde ihlal | 191/1 cezası | – | Eski dosyada dava açılır; yeni dosya açılmaz |
| 191/6 | Dava açıldıktan sonra tekrar | 191/1 cezası | – | Yeniden erteleme yok, doğrudan dava |
| 191/7 | Süreyi ihlalsiz tamamlama | Ceza yok | – | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| 191/8 | 188 veya 190 davasında fiilin yalnız 191’e girmesi | 191/1 cezası | – | HAGB zorunlu |
| TCK 192/2, 192/4 | Maddenin kaynağını haber verme; soruşturmadan önce tedavi başvurusu | Ceza verilmez | – | Etkin pişmanlık |
Hesabı somutlaştırayım. Dava açılan bir kullanma dosyasında mahkeme alt sınırdan başlarsa 2 yıl, takdiri indirimle 1 yıl 8 ay hapis verir. Bu süre 1 yılın üstünde olduğu için kısa süreli hapis sayılmaz ve paraya çevrilmez (TCK 49/2, 50/1). Okul çevresinde işlenmişse alt sınır 3 yıla çıkar ve takdiri indirimden sonra bile 2 yıl 6 ay kalır; bu durumda HAGB ve erteleme için gereken 2 yıl eşiği aşılır.
Uygulamada en çok sorulanlar
Kullanma dosyalarında müvekkillerin soruları çoğunlukla kullanma ile ticaretin ayrımı, testin delil değeri, etkin pişmanlık, dava açıldıktan sonra HAGB ve erteleme, tutuklama ile zamanaşımı üzerinde toplanır.
Uyuşturucu kullanmak suç mu, ilk seferde ne olur?
Evet, TCK 191/1’e göre kullanmak da suçtur; ama ilk kez yakalanan kişi hakkında dava açılmaz, beş yıllık erteleme kararı verilir. Dosyanın kapanıp kapanmayacağını bu beş yıldaki davranışınız belirler. İlk günden itibaren neyle karşılaşacağınızı uyuşturucu kullanmak suç mu yazısında baştan sona anlattım.
Test pozitif, üzerimde madde yoktu: dosya açılır mı?
Açılır, çünkü 1. fıkra kullanmayı ayrıca suç sayar. Ancak numunenin usulüne uygun alınıp alınmadığı, kime ait olduğu ve zincirin belgelenip belgelenmediği tartışılabilir. Madde ele geçtiyse türünü tutanak değil, kriminal laboratuvar veya Adli Tıp raporu belirler. Hangi maddenin vücutta kaç gün iz bıraktığını uyuşturucu testi kaç gün gösterir yazısında topladım.
Maddeyi kimden aldığımı söylersem ne olur?
TCK 192/2’ye göre resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman aldığını bildiren ve bu bilgiyle yakalamayı ya da ele geçirmeyi kolaylaştıran kişiye ceza verilmez. Soruşturma başlamadan önce resmi makama veya sağlık kuruluşuna başvurup tedavi isteyen kullanıcıya da ceza verilmez (192/4). Haber alındıktan sonraki yardımda ceza dörtte birden yarıya kadar indirilir (192/3); ayrıntı uyuşturucuda etkin pişmanlık yazısında.
Dava açıldıysa HAGB veya erteleme alınır mı?
Alınabilir. 191/1’de alt sınır 2 yıl olduğu için hükmedilen ceza çoğu dosyada 2 yıl veya altında kalır; bu da hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231/5) ve erteleme (TCK 51/1) sınırının içindedir. Bu imkânlar otomatik değildir; CMK 231/6 ve TCK 51/1’deki şartlar ayrıca aranır. Dava açıldıktan sonra savunmanın nasıl kurulduğunu uyuşturucu kullanma savunma dilekçesi sayfasında örnekle gösterdim.
Tutuklama ve zamanaşımı
191/1’in üst sınırı 5 yıl olduğu için CMK 100/4’teki tutuklama yasağı bu suça uygulanmaz; ancak suç katalogda değildir ve uygulamada yalnız kullanma şüphesiyle tutuklama nadirdir. Dava zamanaşımı TCK 66/1-e gereği 8 yıldır ve erteleme süresince işlemez. Dava, asliye ceza mahkemesinde görülür.
İlgili maddeler
TCK 191 tek başına okunmaz; aşağıdaki maddeler suçun niteliğini, cezayı ve erteleme sistemini doğrudan etkiler.
- TCK 188: Uyuşturucu imal ve ticaretini düzenler; ülke içinde satış, nakil ve ticaret amaçlı bulundurmada alt sınır 10 yıl hapistir.
- TCK 190: Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak için yer, donanım, malzeme veya bilgi sağlamayı 5 ila 10 yıl hapisle cezalandırır.
- TCK 192: Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlığı düzenler; 2. ve 4. fıkraları doğrudan kullanıcıya yöneliktir.
- TCK 54/4: Bulundurulması suç olan eşyanın, yani ele geçen maddenin müsaderesini emreder.
- TCK 7/2: Suçtan sonra değişen kanunlarda failin lehine olanın uygulanmasını öngörür.
- CMK 171: Kamu davasının açılmasının ertelenmesinin genel kuralıdır; 191/9 yoluyla boşlukları doldurur.
- CMK 231: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenler; 191/8 ve 191/9 bu maddeye bağlanır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 30.10.2025 tarihli, 2025/180 E., 2025/445 K.
İhbar üzerine başka bir şüphelinin evinde 21 kök kenevir ele geçirilmiş, bu kişi keneviri sanıkla birlikte yetiştirdiklerini söylemişti; ikisi de esrarı kendileri kullanmak için ektiklerini anlattı. Ceza Genel Kurulu, kolluğun ticaret araştırmasının sanıkla ilgili olmadığını, net 78 gram esrarın kullanma sınırları içinde kaldığını, maddenin tek parça olduğunu, terazi ve ambalaj malzemesi bulunmadığını belirtti. Şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek eylemi kullanmak için bulundurma saydı; Başsavcılığın itirazı oy çokluğuyla reddedildi.
… Ele geçirilen suç konusu uyuşturucu madde, net 78 gram olup bu bağlamda miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalmaktadır. Olay tutanağı içeriğinden; suç konusu esrarın paketçikler hâlinde değil tek parça olarak ele geçirildiği ve arama yapılan konutta hassas teraziye ya da paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerine rastlanmadığı anlaşılmıştır. …
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 12.05.2026 tarihli, 2025/1703 E., 2026/6768 K.
Şüpheli hakkında 2015’te erteleme kararı verilmiş, karar usulsüz tebliğ edilmiş ve itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmişti. Yeni bir kullanma eylemi ihlal sayılarak dava açılmış ve sanık mahkûm edilmişti. Yargıtay, usulsüz kararla denetimli serbestliğin infazına başlanamayacağını ve beş yıllık sürenin işlemeyeceğini, bu yüzden 191/4’teki dava açma şartının oluşmadığını, mahkemenin durma kararı vermesi gerektiğini belirterek hükmü kanun yararına bozdu. Aynı gerekçeyle 191/6’ya dayanılarak doğrudan açılan sonraki davayı da bozdu.
… şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı …
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 28.04.2026 tarihli, 2025/588 E., 2026/5807 K.
Şüpheli hakkında erteleme ile birlikte denetimli serbestlik ve tedavi kararı verilmişti. Hastaneye başvurmadığı için bir kez, kontrol randevularına gitmediği için ikinci kez yazılı olarak uyarılmış, ardından bağımlılık programının randevularına yine gitmemişti. Mahkeme ısrar şartı gerçekleşmedi diyerek durma kararı vermişti. Yargıtay, bir yıl içinde mazeretsiz üç ihlal ve iki uyarıdan sonra üçüncü ihlal bulunduğu için ısrarın gerçekleştiğini, davaya devam edilmesi gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
… sanığın yükümlülüklerini bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal etmesi nedeniyle yükümlülüğe uymamakta ısrar ettiği, ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi nedeniyle dosyanın kapatıldığı, kovuşturma şartının gerçekleştiği anlaşıldığından; …
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 03.02.2026 tarihli, 2025/611 E., 2026/961 K.
Şüpheli hakkında 2021’de erteleme kararı verilmiş, erteleme süresinde birden fazla bulundurma eylemi tespit edilince dava açılmıştı. Mahkeme, savcılığın kesinleşme şerhini itiraz süresi dolmadan düzenlediği gerekçesiyle durma kararı vermişti. Yargıtay, şerh düzenleme zorunluluğu olmadığını, tedbirin itiraz süresi dolduktan sonra infaz edildiğini ve tekrar bulundurma ya da kullanmada ısrar şartının aranmadığını belirterek durma kararını kanun yararına bozdu.
… her ne kadar erteleme süresi zarfında yükümlünün yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması halinde kovuşturma şartı olarak ısrar şartı aranmakta ise de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra yine aynı erteleme süresi içinde sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/4-b ve 191/4-c maddeleri uyarınca da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde “satın almama”, “kabul etmeme” veya “bulundurmama” ve “kullanmama” yükümlülüğünün de birlikte devam ettiği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK’nın 191/4-b ve 191/4-c maddeleri ihlalinin gerçekleştiğinin anlaşılması halinde “ısrar” koşulunun da aranmayacağı …
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 28.04.2026 tarihli, 2025/1140 E., 2026/5817 K.
Sanık eski bir kullanma suçundan kanuni zorunluluk nedeniyle HAGB almış, karar kesinleşmişti. Denetim süresi içinde işlediği yeni bir bulundurma eylemi için ayrı dava açılmıştı. Yargıtay, zorunlu HAGB kararının erteleme kararıyla benzer sonuç doğurduğunu, yeni eylemin 191/5 uyarınca ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını, HAGB’yi veren mahkemeye ihbar edilip davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek itiraz merciinin kararını kanun yararına bozdu.
… kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 12.08.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan …
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 26.02.2026 tarihli, 2025/9004 E., 2026/2275 K.
Ticaret iddiasıyla görülen bir davada ilk derece mahkemesi bir sanığın eylemini kullanmak için bulundurma saymış, bölge adliye mahkemesi ise ticaretten mahkûmiyet kurmuştu; sanık hakkında aynı suçtan başka dosyalar da bulunuyordu. Yargıtay, erteleme kararı kesinleşene kadarki eylemlerin tek suç sayıldığını, 191/8 HAGB’sinin erteleme kararıyla aynı nitelikte olduğunu ve usulüne uygun kesinleşmiş bir erteleme varken verilemeyeceğini hatırlattı. Önceki dosyalar getirtilip tek suç ya da zincirleme suç tartışılmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma sayarak bozdu.
… Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. …
… Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen KDAE kararı var ise 5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesi doğrultusunda HAGB kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen HAGB kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir KDAE kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. …
Sık Sorulan Sorular
TCK 191’e göre uyuşturucu kullanmanın cezası kaç yıl?
Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanmanın cezası 2 ila 5 yıl hapistir. Okul, hastane veya ibadethane çevresinde 200 metre içinde umuma açık yerde işlenirse ceza yarı oranında artar.
İlk kez yakalanan kişi hakkında dava açılır mı?
Hayır, savcı TCK 191/2 gereği beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler. Süre ihlalsiz biterse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Denetimli serbestlik kaç yıl sürer?
En az bir yıldır ve altışar aylık dilimlerle en çok iki yıl daha uzatılabilir. Erteleme süresi ise denetim bitse bile beş yıl devam eder.
Erteleme süresinde tekrar kullanırsam ne olur?
Ayrı bir dosya açılmaz, ama ilk dosyada erteleme kaldırılıp dava açılır (191/4-c, 191/5). Bu ihlalde ısrar şartı aranmaz.
İkinci kez erteleme kararı verilebilir mi?
İhlal nedeniyle dava açıldıktan sonra tekrar aynı suç işlenirse yeni soruşturmada erteleme kararı verilemez (191/6). Savcı doğrudan iddianame düzenler.
Ticaretten yargılanırken kullanma kabul edilirse ne olur?
Mahkeme fiilin yalnız 191 kapsamında kaldığını kabul ederse 191/8 gereği hükmün açıklanmasını geri bırakır ve denetimli serbestlik uygular. Önceden kesinleşmiş usulüne uygun bir erteleme kararı varsa bu yol kapanır.
Erteleme kararı adli sicilde görünür mü?
Hayır, adli sicile değil, yalnız savcı ve hâkimin erişebildiği ayrı bir sisteme kaydedilir (CMK 171/5). Kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla dosya kapanır.
