CMK 158 İhbar ve Şikâyet: Nereye, Nasıl, Süresi Ne Kadar?
CMK 158 madde metni ve açıklaması: ihbar ve şikâyet nereye, nasıl yapılır, şikâyet süresi 6 ay, soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ve 2 haftalık itiraz, örnek süre hesabı ve Yargıtay kararları.
CMK 158 madde metni (güncel)
İhbar ve şikâyet
(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
(6) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158 — son değişiklik: 694 sayılı KHK (7078 sayılı Kanunla aynen kabul)
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
CMK 158’deki tek değişiklik 2017’de geldi: 6. fıkra eklendi ve savcılığa, açıkça suç olmayan ya da soyut başvurularda soruşturma açmadan dosyayı kapatma yetkisi verildi.
| Tarih | Değiştiren düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 4.12.2004 (kabul), RG 17.12.2004, yürürlük 1.6.2005 | 5271 sayılı Kanun (ilk metin) | İhbar ve şikâyet mercileri, yazılı veya sözlü başvuru, kovuşturmada şikâyete bağlı olduğu anlaşılan suç |
| 15.8.2017, RG 25.8.2017 | 694 sayılı KHK m. 145 | 6. fıkra eklendi: soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı; eski 6. fıkra 7. fıkra oldu |
| 1.2.2018 (kabul) | 7078 sayılı Kanun m. 140 | 694 sayılı KHK’daki bu değişiklik aynen kabul edilerek kanunlaştı |
2017’den önce savcı, en soyut başvuruda bile soruşturma numarası verip kişiyi şüpheli sıfatıyla kayda geçirmek zorunda kalıyordu. 6. fıkra bu kaydı önlemek için getirildi: soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez ve karar ayrı bir sisteme kaydedilir.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
İhbar, suçtan zarar görmeyen birinin bir suçu yetkili makama bildirmesidir. Şikâyet ise suçtan zarar görenin, failin cezalandırılmasını istediğini bildirmesidir. Şikâyete bağlı suçlarda soruşturmanın başlaması için şikâyet şarttır; diğer suçlarda savcı suçu herhangi bir yolla öğrendiğinde kendiliğinden araştırma başlatır (CMK 160/1).
1. fıkra: savcılık veya kolluk
Başvurunun asıl adresi Cumhuriyet başsavcılığı ve kolluktur. Savcılığa dilekçeyi elden verebilir, adliyedeki ön büroya bırakabilir ya da avukatınız aracılığıyla UYAP’tan gönderebilirsiniz. Karakola veya jandarmaya yapılan başvuru tutanağa bağlanır ve savcılığa iletilir. Suçun işlendiği yer dışındaki bir savcılığa da başvurabilirsiniz; yetkili olmayan savcılık dosyayı yetkisizlik kararıyla yetkili savcılığa gönderir.
2. ve 3. fıkra: valilik, kaymakamlık, mahkeme, konsolosluk
Valilik, kaymakamlık veya bir mahkemeye verilen dilekçe de geçerli bir ihbar ya da şikâyettir; bu makamlar dilekçeyi savcılığa göndermek zorundadır. Yurt dışında işlenip Türkiye’de takibi gereken suçlarda Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına başvurulabilir. Yurt dışında yaşayan ve Türkiye’ye gelemeyen kişiler için bu fıkra pratik bir kapıdır.
4. fıkra: kamu görevlisi hakkında kuruma başvuru
Suç bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılıysa, başvuru doğrudan ilgili kurumun idaresine de yapılabilir; idare başvuruyu gecikmeksizin savcılığa gönderir. Memurlar hakkında görev suçlarında savcılığın soruşturma yapabilmesi için çoğu zaman 4483 sayılı Kanuna göre soruşturma izni gerekir; bu süreci memur hakkında soruşturma açıldı yazısında anlattım. Kurumlara, Cumhurbaşkanlığı iletişim kanallarına ya da HSK gibi kurullara verilen dilekçeler de içeriğine göre ihbar veya şikâyet sayılabilir.
5. fıkra: yazılı ya da sözlü, kalıp şartı yok
Başvuru dilekçeyle yapılabileceği gibi, karakolda ya da savcılıkta sözlü olarak da yapılabilir; sözlü başvuru tutanağa geçirilir ve imzalanır. Kanun belli bir kalıp aramaz. “Şikâyetçiyim”, “davacıyım”, “cezalandırılmasını istiyorum” gibi ifadeler ya da faili cezalandırma iradesini açıkça gösteren bir anlatım yeter. Şikâyet hakkını vekil sıfatıyla avukat da kullanabilir.
6. fıkra: soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı
Savcı iki durumda soruşturma açmadan dosyayı kapatır: anlatılan fiilin hiçbir araştırmaya gerek kalmadan açıkça suç olmadığı anlaşılıyorsa ya da başvuru soyut ve genel nitelikteyse. “Bütün yöneticiler yolsuzluk yapıyor” gibi somut olay, tarih ve kişi göstermeyen başvurular ikinci gruba girer. Bu durumda şikâyet edilen kişi şüpheli olmaz, ifadesine çağrılmaz ve kayıt yalnız savcı, hâkim ve mahkemenin görebildiği ayrı bir sistemde tutulur.
Karar ihbar edene veya şikâyetçiye bildirilir ve CMK 173’teki usulle itiraz edilir: tebliğden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine. İtiraz kabul edilirse savcılık soruşturmayı başlatır. Fiilin suç olup olmadığı araştırma gerektiriyorsa ya da başvuru somut bir olay anlatıyorsa bu yol kullanılamaz; savcı soruşturma yapıp gerekirse kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek zorundadır.
7. fıkra: davada suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa
Savcılık bir fiili şikâyete bağlı olmayan suç olarak dava etmiş, yargılamada ise suçun şikâyete bağlı bir türü olduğu anlaşılmış olabilir. Örneğin nitelikli hâl iddiası düşer ve şikâyete bağlı temel hâl kalır. Bu durumda mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmedikçe yargılama devam eder; ayrıca yeni bir şikâyet dilekçesi aranmaz. Vazgeçme hâlinde ise TCK 73/4 gereği dava düşer.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Uygulamada en çok sorulanlar
Şikâyetçilerin pratikte en çok takıldığı nokta, verdikleri dilekçenin geçerli bir şikâyet sayılıp sayılmadığı ve sürelerin hangi günden başladığıdır; savcılığın dosyayı araştırmadan kapattığı durumlarda ne yapılacağı da sık sorulur.
Yazdığım dilekçe şikâyet sayılır mı?
Faili cezalandırma iradesi açıkça anlaşılıyorsa sayılır; dilekçenin adının “şikâyet dilekçesi” olması gerekmez. Duruşmada müvekkiline hakaret edildiğini belirterek aynı gün HSK’ya dilekçe veren avukatın başvurusunu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu dilekçenin mağdur adına vekil sıfatıyla verilmiş süresinde bir şikâyet olduğunu kabul ederek düşme hükmünü bozdu. Dilekçenize yine de “şikâyetçiyim, cezalandırılmasını talep ediyorum” cümlesini açıkça yazın; tartışmayı baştan kapatır.
6 aylık şikâyet süresi ne zaman başlar?
Suç tarihinden değil, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlar (TCK 73/2). Güveni kötüye kullanmada bu an, eşyanın iade edilmediğinin belli olduğu tarihtir. Şikâyet süresi geçti diye kurulan düşme hükmünü inceleyen Yargıtay, sanığın eşyayı iade etmediğinin belirlendiği tarihe göre şikâyetin süresinde olduğunu belirterek kararı bozdu. Süreyi kaçırma riskini şikâyet süresi 6 ay yazısında örneklerle anlattım.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı geldi, ne yapmalıyım?
İki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edin ve başvurunuzun neden somut olduğunu, hangi araştırmanın yapılması gerektiğini gösterin. Vekâletname ve azilname iddiası bulunan bir bono dosyasında savcılık bu kararı vermiş, itiraz da reddedilmişti; Yargıtay, şikâyetin soyut olmadığını ve fiilin suç olmadığının araştırma yapılmadan anlaşılamayacağını belirterek itirazın kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. İtiraz dilekçesinde dinlenmesi gereken kişileri ve getirilmesi gereken belgeleri tek tek sayın.
Takipsizlik ile soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı aynı şey mi?
Hayır. Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı araştırma yapılmadan verilir; takipsizlik kararı (kovuşturmaya yer olmadığı kararı) ise soruşturma yapılıp delil toplandıktan sonra verilir (CMK 172/1). Fiilin suç olup olmadığı araştırma gerektiriyorsa savcı dosyayı 158/6 gerekçesiyle kapatamaz; kovuşturmaya yer olmadığı kararını da araştırma yapmadan veremez. Avukat olan şikâyetçinin, müvekkili olan şüphelinin kendisi adına vekâlet ücreti alacaklarından vazgeçtiğine dair sahte belgeler düzenlediğini iddia ettiği dosyada savcılık, kovuşturmaya yer olmadığı kararını araştırma yapmadan 158/6 gerekçesine dayandırmıştı; Yargıtay, şikâyetin soyut olmadığını ve fiilin suç olmadığının açıkça anlaşılamadığını belirterek itirazı reddeden kararı kanun yararına bozdu.
Yanlış ihbarda bulunursam başıma ne gelir?
Şikâyet ettiğiniz kişinin suçu işlemediğini bildiğiniz hâlde onun hakkında soruşturma ya da idari yaptırım başlatılmasını sağlamak için başvurursanız iftira suçu oluşur; ceza 1-4 yıl hapistir (TCK 267/1). Bu sonuç savcılığa değil, idareye yapılan başvurular için de geçerlidir. Bir PTT çalışanını Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa hitaben yazdığı dilekçeyle suçlayan ve hakkında idari tahkikat yapılmasına yol açan sanık hakkında Yargıtay, iftiradan kurulan mahkûmiyeti onadı. Gerçekten yaşadığınız bir olayı iyi niyetle bildirmek ise iftira değildir; ispat edilememesi tek başına suç doğurmaz.
İlgili maddeler
CMK 158’den sonra dosyanın nasıl ilerleyeceğini aşağıdaki maddeler belirler.
- CMK 160: Savcının suçu öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlama yükümlülüğünü düzenler.
- CMK 172: Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve yeni delille yeniden dava açılmasını düzenler.
- CMK 173: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ve 158/6 kararına itirazın usulünü düzenler; süre iki haftadır.
- CMK 234: Şikâyetçinin ve mağdurun soruşturmadaki haklarını, örneğin delil toplanmasını isteme hakkını düzenler.
- TCK 73: Şikâyete bağlı suçlarda 6 aylık süreyi ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenler.
- TCK 267: Bilerek yapılan yanlış ihbar ve şikâyeti iftira olarak cezalandırır.
- TCK 278 ve 279: İşlenmekte olan suçu ve kamu görevlisinin görevle öğrendiği suçu bildirmemeyi cezalandırır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 12.09.2023 tarihli, 2023/119 E., 2023/419 K.
Bir hâkimin duruşmada sanık olarak yargıladığı kişiye hakaret ettiği iddia edilmişti. O davada yargılanan mağdurun avukatı aynı gün HSK’ya sunulmak üzere verdiği dilekçede söylenen sözleri yazıp gereğinin yapılmasını istemiş, ilk derece sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi ise süresinde şikâyet bulunmadığı gerekçesiyle düşme kararı vermişti. Ceza Genel Kurulu, şikâyetin belli bir kalıbı olmadığını, kovuşturma iradesini yansıtan içeriğin yeterli olduğunu, avukatın dilekçesinin mağdur adına vekil sıfatıyla verilmiş süresinde bir şikâyet sayılacağını belirterek oy çokluğuyla düşme hükmünü bozdu.
… Şikâyetin belli bir formülü de yoktur. Şikâyet dilekçesinde veya tutanağa geçirilen beyanda belirli bir ifade biçiminin kullanılması gerekmez. Ancak şikâyetin kovuşturma talebinde bulunmak iradesini yansıtan bir içeriğe sahip olması gerekmektedir. Böyle bir iradeyi ortaya koymak kaydıyla “şikâyetçiyim”, “davacıyım”, “cezalandırılmasını istiyorum” şeklindeki ibarelerle şikâyetin gerçekleştirilmesi mümkündür. Hatta şikâyetçinin “ihbar ediyorum” demesi de şikâyet koşulunu gerçekleştirir …
… tanık …’in Hakimler Savcılar Kuruluna sunduğu dilekçesinin mağdur … adına vekili sıfatıyla verilmiş bir şikâyet dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ve dolayısıyla mağdur vekili tarafından 25.04.2019 tarihinde yapılan şikâyetin süresinde olduğu anlaşıldığından …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 01.04.2026 tarihli, 2021/24560 E., 2026/3626 K.
Güveni kötüye kullanma davasında mahkeme, şikâyetçinin 6 aylık süre geçtikten sonra şikâyette bulunduğunu kabul ederek davanın düşmesine karar vermişti. Yargıtay, sürenin sanığın eşyayı iade etmediğinin belirlendiği tarihten başlatılması gerektiğini ve şikâyetin süresinde olduğunu belirterek hükmü bozdu; ancak bu arada olağan dava zamanaşımı dolduğu için davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine kendisi karar verdi.
… Sanığın suça konu eşyayı iade etmediğinin belirlendiği tarih itibariyle şikayetin süresinde olduğu gözetilmeden şikayetçinin 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunduğundan bahisle kamu davasının TCK’nın 73/1. maddesi, 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.09.2025 tarihli, 2025/1906 E., 2025/11391 K.
Şikâyetçi, kendi adına vekâleten imzalanan bir bonoya dayanılarak hakkında icra takibi başlatıldığını, vekile bono düzenleme yetkisi vermediğini ve vekâleti sonradan azlettiğini ileri sürmüştü. Savcılık soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmişti. Yargıtay, fiilin suç olmadığının araştırma yapılmadan açıkça anlaşılamadığını ve şikâyetin soyut olmadığını, ifadelerin alınması ve vekâletname ile azilnamelerin incelenmesi gerektiğini belirterek itirazın kabulü gerekirken reddedilmesini kanun yararına bozdu.
… şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılamadığı, ayrıca şikâyetin soyut ve genel nitelikte de olmadığı gözetilerek …
… itirazın kabulüne karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 02.03.2026 tarihli, 2025/5173 E., 2026/2262 K.
Avukat olan şikâyetçi, müvekkili olan şüphelinin kızı ve damadıyla birlikte, şikâyetçinin vekâlet ücreti alacaklarından vazgeçtiğine dair sahte belgeler düzenleyip başka bir savcılık dosyasına sunduğunu iddia etmişti. Savcılık, başvurunun soyut olduğu gerekçesiyle 158. maddeye dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz reddedilmişti. Yargıtay, şikâyetin soyut olmadığını, ifadelerin alınması, belge aslı üzerinde imza incelemesi yapılması gibi işlemler yapılmadan karar verilemeyeceğini, gerekçe ile karar arasında çelişki bulunduğunu belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.
… şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılamadığı, ayrıca şikâyetin soyut ve genel nitelikte de olmadığı gözetilerek …
… 5271 sayılı Kanun’un 158. maddesi dayanak gösterilip gerekçe ile karar arasında çelişkiye neden olunmak suretiyle, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup …
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 03.03.2026 tarihli, 2024/109 E., 2026/3000 K.
Sanık, PTT kartıyla para çekmek istediğinde soyadı tutmadığı için ödemeyi yapmayan PTT şefini, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa hitaben yazdığı ve BİMER aracılığıyla PTT Başmüdürlüğüne iletilen dilekçede suçlayıcı sözlerle şikâyet etmiş, şef hakkında idari tahkikat yapılmıştı. Bozma üzerine mahkeme, 65 yaşını bitirmiş sanığın cezasını adli para cezasına çevirerek mahkûmiyet kurmuştu. Yargıtay, sanığın iftira suçunu işlediğine dair kabulde ve yaptırımın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onadı.
… sanığın, iftira suçunu işlediğine dair Mahkemenin kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle …
Sık Sorulan Sorular
CMK 158’e göre şikâyet nereye yapılır?
Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Valilik, kaymakamlık, mahkeme, yurt dışında elçilik ve konsolosluk ile kamu görevlisi hakkında ilgili kurumun idaresi de başvuruyu alıp savcılığa gönderir.
Şikâyet süresi kaç gün?
Şikâyete bağlı suçlarda fiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 aydır; hakarette her hâlde fiilden itibaren 2 yılı geçemez (TCK 73). Şikâyete bağlı olmayan suçlarda süre yoktur, ihbar dava zamanaşımı dolana kadar yapılabilir.
Şikâyet için avukat şart mı, dilekçe nasıl olmalı?
Avukat şart değildir. Düz bir kâğıda olayı, tarihi, bildiğiniz kişileri, delilleri ve cezalandırma talebinizi yazmanız yeter; sözlü başvuru da tutanağa geçirilir. Kavramın kısa tanımı suç duyurusu sözlük maddesinde.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına itiraz süresi kaç gün?
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
Hakkımda soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildi, sicilime işler mi?
İşlemez. Bu kararda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilmez ve kayıtlar yalnız savcı, hâkim ve mahkemenin görebildiği ayrı bir sistemde tutulur.
Şikâyetimin akıbetini nasıl öğrenirim?
Soruşturma numaranızla e-Devlet’ten, UYAP Vatandaş Portalından ya da savcılık ön bürosundan öğrenebilirsiniz. Adımları şikâyetimin akıbetini nasıl öğrenirim yazısında anlattım.
