Tutukluluk İncelemesi Kaç Ayda Bir Yapılır?
Tutukluluk incelemesi kaç ayda bir yapılır, kim karar verir, siz talep etmeden yapılır mı? Süreler, duruşmalı inceleme hakkı ve itiraz yolu.
Tutukluluk incelemesi kaç ayda bir yapılır sorusunun kanundaki cevabı nettir: en geç otuzar günlük aralıklarla. Yani hâkim, sizin ya da avukatınızın hiçbir talebi olmasa bile dosyanıza belirli aralıklarla bakmak ve tutukluluğun devam edip etmeyeceğine karar vermek zorundadır. Uygulamada bu incelemeler çoğu zaman dosya üzerinden, kısa gerekçelerle yapılır. Tutuklu yakınlarının en sık yaşadığı şaşkınlık da buradan doğar: kararlar verilir ama kimse haber vermez.
Hâkim Dosyanıza En Geç Ayda Bir Bakmak Zorunda
Tutuklama, cezanın kendisi değildir. Geçici bir tedbirdir ve koşulları her an ortadan kalkabilir. Kanun bu yüzden hâkime düzenli denetim yükümlülüğü getirmiştir. CMK 108/1’e göre soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi otuzar günlük aralıklarla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine karar verir.
Dava açıldıktan sonra iş mahkemeye geçer. CMK 108/3, mahkemenin sanığın tutukluluk halini her oturumda değerlendirmesini öngörür. Duruşmalar arasında uzun boşluk varsa mahkeme yine otuz günü aşmadan dosyayı ele almak zorundadır.
CMK 108/3: (3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re’sen karar verir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Adlî Kontrol
Bu süre bir üst sınırdır, bir hedef değil. Koşullar gerektiriyorsa hâkim daha erken de karar verebilir. Örneğin tutuklamaya dayanak olan tanık beyanı çürütülmüşse, otuz günü beklemek gerekmez.
Siz Hiçbir Şey Yapmasanız da İnceleme Yapılır, Ama Sonuç Değişmez
Resen inceleme, “kendiliğinden inceleme” demektir. Kimse dilekçe vermese bile hâkim bu görevi yerine getirir. Bu, kağıt üzerinde güçlü bir güvencedir. Pratikte ise şunu görüyorum: talep gelmeyen dosyalarda karar çoğu zaman matbu bir kalıpla, birkaç satırda yazılır.
Bunun sebebi kötü niyet değil, iş yükü. Hâkimin önünde yüzlerce dosya vardır ve hiçbiri lehe yeni bir bilgi getirmemiştir. Dosyaya somut bir şey koymadığınızda, hâkimin önündeki tablo bir önceki ayla aynı kalır. Aynı tablodan aynı karar çıkar.
Bu yüzden avukatlar resen incelemeye güvenmez. CMK 108/2 zaten şüphelinin de bu süre içinde inceleme isteyebileceğini söyler. Ayrıca CMK 104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme talebinde bulunabilirsiniz. Yani ayda bir kendiliğinden yapılan inceleme, sizin ayrıca talep hakkınızı ortadan kaldırmaz.
Dikkat: Her ay otomatik inceleme yapılıyor diye beklemeye geçmeyin. Dosyaya yeni belge, yeni adres bilgisi, sabit iş ve ikamet kanıtı, sağlık raporu girmedikçe kararın değişme ihtimali düşüktür.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İnceleme Dosya Üzerinden mi, Yoksa Karşısına Çıkarak mı Olur
Otuz günlük periyodik incelemeler kural olarak dosya üzerinden yapılır. Yani sizi cezaevinden alıp hâkimin karşısına çıkarmazlar. Hâkim dosyadaki delilleri, savcının görüşünü ve varsa avukatınızın dilekçesini okuyup karar verir.
Talep üzerine yapılan incelemede durum farklıdır. CMK 105/1’e göre tahliye talebi geldiğinde merci; savcının, şüphelinin, sanığın veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gün olarak uygulanır. Aynı fıkra, duruşma dışında karar verilirken bu görüşlerin alınmayacağını da söyler.
CMK 105/1: (1) 103 ve 104 üncü maddeler uyarınca yapılan istem üzerine, merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra, üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adlî kontrol uygulanmasına karar verilir. 103 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yapılan istemler hariç olmak üzere örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır. Duruşma dışında bu karar verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşü alınmaz. Bu kararlara itiraz edilebilir.
Dava aşamasındaysanız tablo değişir. Duruşmada zaten hâkimin karşısındasınız ve tutukluluğunuz o oturumda değerlendirilir. Duruşmada söz alıp tahliye talebinizi sözlü olarak dile getirmeniz, tutanağa geçmesi bakımından önemlidir. Ayrıca CMK 102/3, tutukluluk süresinin uzatılmasına ilişkin kararların savcının, şüpheli veya sanık ile müdafiin görüşleri alındıktan sonra verileceğini düzenler.
Kararda ‘Kuvvetli Suç Şüphesi Devam Ediyor’ Yazması Yeterli mi
Hayır, yeterli değil. Kanun bu konuda oldukça açık. CMK 101/2, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedenlerinin, tedbirin ölçülü olduğunun ve adli kontrolün (tutuklanmadan, imza atma veya yurt dışı yasağı gibi yükümlülüklerle serbest kalma) yetersiz kalacağının somut olgularla gerekçelendirilmesini ister.
CMK 101/2: (2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
- a) Kuvvetli suç şüphesini,
- b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
- c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
- d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
Dikkat: Kanun metinleri http://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.
Uygulamada karşılaştığımız kararların önemli bir kısmı bu ölçüyü karşılamaz. “Suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi” şeklindeki kalıp ifadeler somut olgu değildir. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurularda en sık kabul edilen ihlal gerekçelerinden biri de budur.
Sizin açınızdan bunun pratik anlamı şu: itiraz dilekçenizde sadece “müvekkil suçsuzdur” demeyin. Kararın hangi somut olguyu göstermediğini tek tek yazın. Sabit ikametiniz varsa tapu veya kira sözleşmesini, düzenli işiniz varsa SGK dökümünüzü ekleyin. Kaçma şüphesi iddiasını çürüten belge, soyut itirazdan çok daha etkilidir.
Otuz Günlük İnceleme ile Sizin Tahliye Talebiniz Çakışırsa
Bu ikisi birbirini engellemez. Periyodik inceleme hâkimin görevi, tahliye talebi ise sizin hakkınızdır. Aynı hafta içinde her ikisi de gündeme gelebilir.
Uygulamada hâkim çoğu zaman iki konuyu tek kararda birleştirir. Yani “tahliye talebinin reddine ve tutukluluğun devamına” şeklinde tek bir karar çıkar. Bu hukuka aykırı değildir; ancak kararın gerekçesinde talebinizde ileri sürdüğünüz hususlara ayrıca cevap verilmiş olması gerekir. Dilekçenizde ileri sürdüğünüz somut bir olgu hiç tartışılmadan geçiştirilmişse, itirazda bunu vurgulayın.
Dosya istinafa ya da Yargıtay’a gitmişse merci de değişir. CMK 104/3’e göre dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, ilgili daire veya Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde inceleme yapıldıktan sonra verilir. Bu karar resen de verilebilir. Dosyanın hangi aşamada olduğunu bilmeden dilekçeyi yanlış yere vermek, haftalarca gecikmeye yol açar.
İnceleme Sonucunu Nasıl ve Ne Zaman Öğrenirsiniz
Kanun burada da net bir kural koyar. CMK 101/2’nin son kısmı, kararın içeriğinin şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirileceğini, ayrıca bir örneğinin yazılı olarak kendisine verileceğini ve bu hususun kararda belirtileceğini düzenler. Tutuklu kişiye tebligat cezaevi idaresi aracılığıyla yapılır.
Sorun genellikle yakınlar tarafında çıkar. Eşe, anneye, kardeşe tebligat yapılmaz; çünkü onlar dosyanın tarafı değildir. Avukat varsa kararlar avukata da tebliğ edilir ve avukat UYAP üzerinden dosyayı anlık takip edebilir. Avukat yoksa bilgi akışı tamamen tutuklunun kendisine kalır.
Dikkat: Tutuklu yakınıysanız ve haftalardır hiçbir haber almadıysanız, dosyaya bakılmadığı sonucunu çıkarmayın. Büyük olasılıkla kararlar verilmiş, size ulaşmamıştır. En hızlı çözüm bir avukata vekaletname verip dosyayı inceletmektir.
Ret Kararı Çıktığında Yedi Gün İçinde İtiraz
Tutukluluğun devamı ve tahliye talebinin reddi kararları kesin değildir. CMK 104/2 bu kararlara itiraz edilebileceğini açıkça söyler. CMK 101/5 de tutuklama kararlarına karşı itiraz yolunu düzenler.
Süre konusunda önemli bir ayrım var. Genel itiraz süresi, CMK 268/1’e göre kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır. Yani “yedi gün” diye bilinen süre, kanundaki genel kural değildir; itiraz süresi iki haftadır. Dilekçeyi kararı veren mercie verirsiniz. Hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse CMK 268/2 uyarınca en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.
CMK 268/1: (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.114
İtirazı kimin inceleyeceği de kanunda yazılıdır. CMK 268/3-b’ye göre sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Asliye ceza mahkemesi kararlarına itirazı ise ağır ceza mahkemesi değerlendirir.
Süre sınırlarını da aklınızda tutun. CMK 102/1’e göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise CMK 102/2 iki yıllık bir üst sınır öngörür; uzatma süreleri de aynı fıkrada sınırlanmıştır. Çocuklar bakımından CMK 102/5 bu sürelerin indirimli uygulanacağını söyler.
Yaşanmış Olaydan
Büroma gelen bir kadın, eşinin sekiz aydır tutuklu olduğunu ve o güne kadar dosyaya hiç bakılmadığını düşünüyordu. Elinde tek bir belge vardı: ilk tutuklama kararının fotokopisi. “Kimse aramıyor, kimse bir şey söylemiyor, sanki unuttular” dedi. Cezaevi görüşlerinde eşi de aynı şeyi söylüyormuş; ona da bir kağıt verilmiş ama ne olduğunu anlamamış.
Vekaletnameyi aldıktan sonra ilk iş dosyayı inceledim. Ortaya çıkan tablo şuydu: sekiz ay boyunca her ay düzenli olarak tutukluluğun devamına karar verilmişti. Kararların hepsi neredeyse aynı cümlelerden oluşuyordu. Aynı üç satır, tarih değişerek tekrarlanmıştı. Somut hiçbir olgu tartışılmamış, adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hiç yazılmamıştı. Yani inceleme yapılmıştı ama içi boştu.
Ayrıntılı bir tahliye dilekçesi hazırladım. Müvekkilin on bir yıldır aynı adreste oturduğunu tapu kaydıyla, kesintisiz sigortalı çalıştığını hizmet dökümüyle, pasaportunun bulunmadığını emniyet yazısıyla belgeledim. Delillerin toplanmış, tanıkların dinlenmiş olduğunu da vurguladım. Reddedilince iki hafta içinde itiraz ettim. İtirazı inceleyen merci, adli kontrol uygulanmak üzere tahliyeye karar verdi. Sekiz ayın kaybı, tek bir dosya incelemesiyle görünür hale gelmişti.
Sık Sorulan Sorular
Tutukluluk incelemesi kaç ayda bir yapılır?
En geç otuzar günlük aralıklarla yapılır. Soruşturmada sulh ceza hâkimi savcının istemi üzerine, davada ise mahkeme her oturumda ve oturumlar arasında bu değerlendirmeyi yapar.
Tutukluluk incelemesi için dilekçe vermem gerekir mi?
Gerekmez, inceleme kendiliğinden yapılır. Ancak dosyaya lehinize somut belge koymadığınızda kararın değişme ihtimali düşük olduğu için dilekçe vermek pratikte önemlidir.
İnceleme sırasında hâkimin karşısına çıkarılır mıyım?
Periyodik incelemeler kural olarak dosya üzerinden yapılır ve sizi hâkim önüne çıkarmazlar. Dava aşamasındaysanız duruşmalarda zaten hazır bulunur ve talebinizi sözlü olarak dile getirebilirsiniz.
Her ay ‘devamına’ kararı çıkıyorsa ne yapabilirim?
Kararların gerekçesini inceleyip somut olgu içerip içermediğini kontrol ettirin. Aynı kalıp cümleler tekrarlanıyorsa bu, itiraz ve bireysel başvuru için güçlü bir dayanaktır.
Tutukluluğun devamı kararına kim, ne kadar sürede itiraz edebilir?
Şüpheli, sanık ve müdafi itiraz edebilir; kanuni temsilci ile eş de bu haktan yararlanır. Süre, CMK 268/1 uyarınca kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır.
Tutuklulukta azami süre dolarsa kendiliğinden tahliye olur muyum?
Süre dolduğunda tutukluluk hukuka aykırı hale gelir ve tahliye kararı verilmesi gerekir, ancak kapı kendiliğinden açılmaz. Avukatınızın süre dolumunu takip edip derhal başvuru yapması gerekir.
