Cinsel Saldırı ve İstismar Davasında Savunma Dilekçesi

Cinsel saldırı ve çocuk istismarı davasında savunma dilekçesi: indirilebilir örnek, yaş hatası, beyan çelişkisi, sarkıntılık ve 105 ayrımı, ceza tablosu.

Cinsel saldırı ve çocuk istismarı davasında savunma dilekçesi, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladıktan sonra sanığın ya da müdafiinin TCK 102, 103, 104 veya 105 kapsamındaki suçlamaya yazılı olarak cevap verdiği metindir. Bu dosyalarda hüküm çoğu zaman mağdurun anlatımına ve onu destekleyen rapor, mesaj ya da tanık beyanına dayanır. Savunmanın işi, bu delillerin her birini ayrı ayrı tartmak ve nitelikli hâllerin ispatını sorgulamaktır. Aşağıdaki örnek, dosyanıza göre seçeceğiniz savunma paragraflarını ve kademeli talepleri hazır verir; mağdura saygılı, ölçülü bir dille yazılmıştır ve sizin dilekçenizde de bu dil korunmalıdır.

Dilekçe Örneği

DilekçeCinsel Saldırı ve İstismar Davasında Savunma Dilekçesi

[İL] [NO]. [AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA / ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE / ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA / ÇOCUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE]

DOSYA (ESAS) NO: [Yıl/Sıra]

SANIK: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [………..], Adres: [………..]

[varsa: MÜDAFİİ: Av. Ad Soyad]

MAĞDUR / KATILAN: [Dosyada gösterildiği biçimde; mağdur çocuksa yalnız ad ve soyadının baş harfleri]

SUÇ: [İddianamedeki suç ve madde: TCK 102/1, 102/2, 102/3-…, 103/1, 103/2, 103/3-…, 104/1 ya da 105]

MÜTALAA: Cumhuriyet savcısının [gg.aa.2026] tarihli oturumda [sözlü / yazılı] açıkladığı esas hakkındaki mütalaa

KONU: Cinsel dokunulmazlığa karşı suç isnadına ilişkin mütalaaya karşı savunmalarımızın, delil taleplerimizin ve kademeli (terditli) taleplerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1. Mütalaanın içeriği ve suç vasfı: Cumhuriyet savcısı, sanığın [TCK 102/… / 103/…] uyarınca, [102/3-… / 103/3-… / 103/4] nitelikli hâli ve [varsa: TCK 43 zincirleme suç] artırımıyla cezalandırılmasını istemiştir. [Mütalaa iddianameden ayrılıyorsa: İddianamede [madde] gösterilmişken mütalaada [organ sokma / mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması / hısımlık / zincirleme suç] ileri sürülmüştür.] Sanığa bu değişiklik bildirilip ek savunma süresi tanınmadan yeni vasıfla hüküm kurulamaz; bu nedenle öncelikle ek savunma süresi talep ediyoruz.

2. Vücut dokunulmazlığına temas unsuru: TCK 102 ve 103, mağdurun bedenine yönelen ve cinsel amaç taşıyan bir davranışı arar. Dosyada, mağdurun anlatımı dışında böyle bir temasın gerçekleştiğini gösteren bağımsız bir delil bulunmamaktadır. [Somut olarak yazın: adli muayene raporunda temas bulgusu bulunmadığı / olayın geçtiği söylenen yerin ve saatin buna elverişli olmadığı / aynı ortamda bulunan [tanık sıfatı] bir şey görmediğini söylediği.] Temas şüpheden uzak biçimde ispatlanamadıkça bu suçların maddi unsuru oluşmaz.

3. Organ veya cisim sokma iddiası (TCK 102/2, 103/2): Mütalaada istenen ağır hâl, vücuda organ veya cisim sokulduğunun ayrıca ve kesin biçimde ispatını gerektirir. [gg.aa….] tarihli adli tıp muayene raporunda [bu yönde bir bulgu bulunmadığı / tespit edilen bulgunun eski tarihli olduğu / muayenenin olaydan […] gün sonra yapıldığı için bulgu aranamadığı] belirtilmiştir. Biyolojik örnek ve DNA incelemesi [yapılmamıştır / sonucu sanıkla eşleşmemiştir]. Bu tablo karşısında nitelikli hâl uygulanamaz; eylem en fazla temel hâl kapsamında tartışılabilir.

4. Mağdur beyanının tutarlılığı ve desteklenmesi: Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında cinsel suçlarda mağdur beyanı önemli bir delildir; ancak hükme esas alınabilmesi için kendi içinde tutarlı olması ve dosyadaki başka olgularla desteklenmesi gerekir. Mağdurun [kolluk / savcılık / adli görüşme odası / duruşma] beyanları arasında [olayın tarihi, yeri, saati, eylemin biçimi, kaç kez yaşandığı, ortamda kimlerin bulunduğu] bakımından şu farklar vardır: [her farkı tutanak tarihi ve sayfasıyla yazın]. Bu farklar zamanla unutulabilecek ayrıntılara değil, olayın özüne ilişkindir. Anlatımı destekleyen [rapor / mesaj / tanık / kamera kaydı] bulunmamaktadır. Bu değerlendirme mağdurun kişiliğine yönelik değildir; ceza yargılamasında mahkûmiyetin şüpheye yer bırakmayan delile dayanması zorunluluğundan kaynaklanır.

5. Adli görüşme kaydı ve soru sorma hakkı: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mağdur çocuksa ya da beyanı özel ortamda alındıysa] Mağdurun beyanı [gg.aa….] tarihinde [adli görüşme odasında / çocuk izlem merkezinde] alınmış, sanık ve müdafii bu dinlemede hazır bulunamamıştır. Görüntü kaydının müdafie izletilmesini ve yazılı tutanağın verilmesini talep ediyoruz. Kayıtta [yönlendirici soru sorulduğu / beyanın bir yakının anlatımından sonra alındığı / uzmanın raporunda […] tespiti bulunduğu] görülmektedir. Sanığın mağdura hiç soru yöneltememiş olması savunma hakkını kısıtlamaktadır; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu olduğundan, sorularımızın uzman aracılığıyla, mahkemenin uygun göreceği ortamda ve mağdurun yeniden örselenmesini önleyecek biçimde yöneltilmesini istiyoruz.

6. Yaş unsuru ve yaş hatası (TCK 30): [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mağdurun yaşı ya da yaşın bilinmesi tartışmalıysa] Suçun hangi madde kapsamına girdiği, mağdurun suç tarihindeki yaşına bağlıdır: 15 yaşını tamamlamamış çocuk (103/1-a), 15 ile 18 yaş arasındaki çocuk (103/1-b ve 104/1), 12 yaş sınırı (103/1 ve 103/2’nin son cümleleri). Sanık, mağdurun yaşını [mağdurun kendisini […] yaşında tanıtması / sosyal medya hesabında […] yaş yazması / tanışılan yerin yalnız yetişkinlere açık olması / fiziksel görünümü] nedeniyle [15 / 18] yaşından büyük bilmiştir. Suçun maddi unsurunu bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz; daha ağır nitelikli hâl konusunda hataya düşen kişi de bu hatasından yararlanır. Bu nedenle [sanığın beraatine / eylemin sanığın bildiği yaşa göre nitelendirilmesine] karar verilmelidir. Mağdurun suç tarihindeki görünümü ve gelişimi hakkında [Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını / mevcut raporun bu yönüyle tartışılmasını] talep ediyoruz.

7. Rıza, cebir ve algılama yeteneği: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mağdur 15 yaşını tamamlamışsa ve cebir, tehdit veya hile iddiası zayıfsa] On beş yaşını tamamlamış çocuğa yönelik cinsel davranış, ancak cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanıyorsa ya da çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK 103 kapsamına girer. Dosyada cebir veya tehdidi gösteren [darp bulgusu / yardım çağrısı / tanık anlatımı] yoktur; [gg.aa….] tarihli raporda mağdurun algılama yeteneğinin [geliştiği / tespit edilemediği] belirtilmiştir. Bu durumda eylem TCK 103 kapsamında değildir; cinsel ilişki iddiası varsa ancak şikâyete bağlı TCK 104/1 tartışılabilir, cinsel ilişki iddiası yoksa eylem suç oluşturmaz.

8. Sarkıntılık ve cinsel taciz ayrımı: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: eylem anlık bir dokunma olarak anlatılıyorsa ya da hiç temas yoksa] Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında ani ve kesintili, devamlılık göstermeyen dokunma sarkıntılık düzeyinde kabul edilir. Mağdurun kendi anlatımına göre bile eylem [tek ve anlık bir dokunma] olarak kalmıştır; bu hâlde TCK 102/1 ikinci cümle ya da TCK 103/1 ikinci cümle uygulanabilir. Mağdurun bedenine hiç temas edilmediyse, [söz / mesaj / teşhir] niteliğindeki davranış TCK 102 veya 103 değil, olsa olsa TCK 105 kapsamında cinsel taciz olarak tartışılabilir.

9. Nitelikli hâllerin ayrı ayrı ispatı: Mütalaada uygulanması istenen [102/3-… / 103/3-… / 103/4] hâli, temel suçtan bağımsız olarak delille gösterilmelidir. [Birlikte işleme iddiasında: dosyada ikinci bir failin kimliği ve olaya katılımı belirlenmemiştir.] [Nüfuz veya hizmet ilişkisi iddiasında: sanık ile mağdur arasındaki ilişkinin bu nüfuzu sağladığı ve eylemde kullanıldığı gösterilmemiştir.] [Hısımlık iddiasında: nüfus kaydı derecesi […] olup kanundaki üçüncü derece sınırı aşılmaktadır.] [Cebir veya tehdit iddiasında: darp bulgusu ya da tehdidi gösteren bir delil yoktur.] Genel bir anlatımla ağırlaştırıcı neden kabul edilemez.

10. Zincirleme suç artırımı: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mütalaada TCK 43 artırımı istendiyse] Mağdurun beyanında eylemin [birden fazla kez] yaşandığı söylenmekle birlikte tarih, yer ve biçim olarak ayrışan olaylar anlatılmamıştır. Her eylem zaman ve yer bakımından ayrı ayrı belirlenmedikçe zincirleme suç hükümleriyle cezanın artırılması mümkün değildir.

11. Dijital deliller: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mesaj, fotoğraf veya video delil olarak kullanıldıysa] Sanığın [telefonu / bilgisayarı] üzerinde yapılan inceleme [hâkim kararı olmadan / gecikmede sakınca gerekçesiyle verilen savcı kararı süresinde onaylanmadan / yedek (imaj) alınmadan / yedeğin kopyası sanığa verilmeden] yapılmıştır. Dosyadaki ekran görüntüleri, mesajın hangi hesaptan, kim tarafından ve hangi tarihte gönderildiğini teknik olarak göstermemektedir; [hesabın sanığa ait olduğu / mesajın silinip değiştirilmediği] bilirkişi incelemesiyle doğrulanmamıştır.

12. Usule ilişkin diğer itirazlar: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın] Sanıktan [kan / tükürük / biyolojik örnek] [hâkim kararı olmadan / savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmadan] alınmıştır; onaylanmayan kararla elde edilen delil kullanılamaz. Sanığın [gg.aa….] tarihli kolluk ifadesi müdafi hazır bulunmadan alınmış ve sanık tarafından hâkim önünde doğrulanmamıştır; bu ifade hükme esas alınamaz.

13. Raporlar ve eksik araştırma: [ATK / psikiyatri / sosyal inceleme] raporu [mağdurun beyanını değerlendirmeden yalnız anlatıma dayanarak sonuca varmıştır / muayene tarihi ile olay tarihi arasındaki farkı tartışmamıştır]. Ekte sunduğumuz uzman mütalaası bu eksiklikleri göstermektedir; raporu düzenleyen bilirkişinin duruşmada dinlenmesini talep ediyoruz. Ayrıca [olay anında ortamda bulunduğu anlaşılan tanık […]] dinlenmemiş, sanığın olay saatinde [başka bir yerde] bulunduğunu gösterecek [HTS ve baz istasyonu kayıtları / iş yeri giriş kayıtları / kamera görüntüleri] getirtilmemiştir.

14. Şikâyet şartı: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: suç TCK 102/1, 104/1 veya yetişkine karşı 105/1 temel hâl kapsamındaysa ya da sarkıntılık iddiasında fail çocuksa; 105/2’deki nitelikli hâllerde ve mağdur çocuksa cinsel taciz şikâyete bağlı değildir] Bu suç şikâyete bağlıdır. Mağdur [fiili ve faili öğrendiği gg.aa…. tarihinden itibaren altı ay geçtikten sonra şikâyette bulunmuştur / gg.aa…. tarihli beyanıyla şikâyetinden vazgeçmiştir]. Kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın düşmesi gerekir.

15. Beyanın ortaya çıktığı koşullar: [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: taraflar ya da aileleri arasında başka bir uyuşmazlık varsa] Şikâyet, taraflar arasındaki [boşanma / velayet / miras / iş ilişkisi] uyuşmazlığının [gg.aa….] tarihinde başlamasından sonra yapılmıştır. Bu husus mağdurun kişiliğine yönelik bir iddia değildir; şikâyetin hangi koşullarda ortaya çıktığının delillerle birlikte değerlendirilmesi için belirtilmektedir.

16. Ceza tayini ve hüküm seçenekleri: Mahkûmiyet kanaatine varılırsa temel ceza, suçun işleniş biçimi ve kusurun ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt sınırdan belirlenmelidir. Sanığın geçmişi ve yargılama boyunca gösterdiği tutum takdiri indirim nedenidir. [Sanık suç tarihinde 18 yaşından küçükse: yaş küçüklüğü indirimi uygulanmalıdır.] Eylem [sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırı / TCK 104/1 / TCK 105] olarak nitelendirilir ve sonuç ceza iki yıl veya daha az olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması, bu mümkün görülmezse erteleme şartları sanık lehine oluşmaktadır [adli sicil kaydı ekte].

HUKUKİ NEDENLER: TCK m.30, 31, 43, 51, 61, 62, 73, 102, 103, 104, 105; CMK m.75, 134, 148, 206, 207, 216, 217, 223, 226, 231, 236 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Dosya kapsamı, mağdurun [kolluk / savcılık / adli görüşme / duruşma] beyanları, adli görüşme görüntü kaydı ve tutanağı, [gg.aa….] tarihli adli tıp ve psikiyatri raporları, [dijital inceleme raporu], [uzman mütalaası], [HTS ve baz kayıtları], [tanık […]], [nüfus kaydı], [adli sicil kaydı], [varsa emsal karar künyesi].

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Öncelikle, [adli görüşme kaydının izletilmesine / bilirkişinin duruşmada dinlenmesine / ATK’dan ek rapor alınmasına / tanık […] dinlenmesine / HTS ve baz kayıtlarının getirtilmesine] ilişkin delil taleplerimizin kabulüne, [mütalaada suç vasfı değiştiyse: ek savunma için süre verilmesine],

2. Sanığın üzerine atılı suçtan, [suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından / kastı bulunmadığından / fiil suç oluşturmadığından] CMK 223/2 uyarınca BERAATİNE,

3. [Suç şikâyete bağlıysa ve şikâyet süresi geçmiş ya da şikâyetten vazgeçilmişse: davanın CMK 223/8 uyarınca DÜŞMESİNE],

4. Mahkemeniz aksi kanaatte ise, terditli olarak; mütalaada istenen [organ sokma / nitelikli hâl / zincirleme suç] artırımının uygulanmamasına, eylemin [TCK 103 yerine 104/1 / sarkıntılık düzeyinde 102/1 ikinci cümle veya 103/1 ikinci cümle / TCK 105] kapsamında değerlendirilmesine,

5. Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine, TCK 62 uyarınca takdiri indirim uygulanmasına, [sanık suç tarihinde çocuksa: TCK 31 uyarınca yaş indirimi yapılmasına],

6. Sonuç ceza iki yıl veya daha az olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bu mümkün görülmezse cezanın ertelenmesine,

7. [Sanık tutuklu ise: sanığın tahliyesine, gerekli görülürse adli kontrol tedbiri uygulanmasına],

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

[gg.aa.2026]

Sanık [Ad Soyad / İmza]

[varsa: Müdafii Av. Ad Soyad / İmza]

EKLER:

1. [Uzman mütalaası (adli tıp / psikiyatri / bilişim)]

2. [Beyan çelişkilerini gösteren tutanak sayfalarının listesi]

3. [Yaş konusundaki belgeler: sosyal medya profili, mesaj, tanışma yerine ilişkin kayıt]

4. [Adli sicil kaydı ve iş, aile durumunu gösteren belgeler]

Bu metin örnek niteliğindedir; dosyanızın ayrıntısına göre uyarlanmalıdır. İndirdiğiniz UDF dosyasını UYAP Doküman Editörü ile açabilirsiniz.

Cinsel Saldırı ve Çocuk İstismarı Davasında Savunma Dilekçesi Hangi Maddeleri Tartışır?

Savunma dilekçesi beş maddenin sınırında dolaşır: TCK 102 cinsel saldırı, 103 çocuğun cinsel istismarı, 104 reşit olmayanla cinsel ilişki, 105 cinsel taciz ve 30 hata. Hangi maddenin uygulanacağını üç soru belirler: mağdurun bedenine temas var mı, vücuda organ veya cisim sokulmuş mu ve mağdur suç tarihinde kaç yaşında? Cinsel saldırının temel hâli şu fıkradadır:

TCK 102/1: (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Fıkradaki iki cümle, savunmanın ilk ayrımını verir: cinsel davranış ile sarkıntılık. Uygulamada ani ve kesintili, devamlılık göstermeyen bir dokunma sarkıntılık sayılır, cezanın alt sınırı beş yıldan iki yıla iner. Fabrikada vardiya amiri olan sanığın işçiye yönelik davranışları için Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ani ve kesintili davranışları sarkıntılık sayıp yalnız amir olmanın 102/3-b artırımını gerektirmediğini kabul etti. Hiç temas yoksa eylem cinsel saldırı değil, cinsel taciz olarak tartışılır; bunun ölçütlerini mesajla cinsel taciz yazısında anlattım. Ceza aralıkları ve artırım oranları kanun metnine göre şöyledir:

Cinsel suçlarda ceza aralıkları (TCK 102-105)
Eylem Ceza Şikâyet Dayanak
Cinsel saldırı, temel hâl 5-10 yıl hapis Şikâyete bağlı TCK 102/1
Cinsel saldırı, sarkıntılık düzeyinde 2-5 yıl hapis Şikâyete bağlı TCK 102/1
Organ veya cisim sokma 12 yıldan az olmamak üzere Aranmaz; eşe karşı ise şikâyete bağlı TCK 102/2
Çocuğun cinsel istismarı 8-15 yıl; sarkıntılıkta 3-8 yıl Aranmaz (fail çocuk ve sarkıntılık ise şikâyete bağlı) TCK 103/1
Mağdur 12 yaşından küçük İstismarda en az 10, sarkıntılıkta en az 5 yıl Aranmaz TCK 103/1
Çocukta organ veya cisim sokma 16 yıldan az olmamak üzere (12 yaş altında 18 yıl) Aranmaz TCK 103/2
Nitelikli hâller Yarı oranında artırım – TCK 102/3, 103/3, 103/4
Reşit olmayanla cinsel ilişki (15 yaşını bitirmiş) 2-5 yıl hapis Şikâyete bağlı TCK 104/1
Cinsel taciz 3 ay-2 yıl hapis veya adli para cezası; çocuğa karşı 6 ay-3 yıl Yalnız yetişkine karşı temel hâl şikâyete bağlı; nitelikli hâllerde (105/2) ve çocuğa karşı aranmaz TCK 105/1, 105/2
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Hangi fıkranın uygulanacağı mağdurun yaşına ve eylemin biçimine göre değişir.

Cezaların hangi durumda arttığını ve sanığa en sık sorulan soruları cinsel saldırı suçu cezası yazısında, çocuk mağdurlu dosyaların ayrıntısını çocuğun cinsel istismarı cezası yazısında topladım. On beş ile on sekiz yaş arasındaki mağdurla rızaya dayalı ilişki iddiasında farklı bir hesap yapılır; bunu reşit olmayanla cinsel ilişki yazısında anlattım.

Yaş hatası savunması ne zaman sonuç verir?

Yaş hatası, sanığın mağdurun yaşını gerçekten ve makul gerekçelerle yanlış bildiği gösterilebiliyorsa sonuç verir. Kanunun dayanağı şudur:

TCK 30/1: (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.

Hata iddiası yalnız sözle kalırsa mahkeme genellikle kabul etmez. Mağdurun kendini tanıttığı yaş, sosyal medya profili, tanışılan yerin yaş sınırı ve dış görünüşüne ilişkin rapor gibi somut olgularla desteklenmelidir. Daha ağır nitelikli hâlde hataya düşen kişi de bu hatasından yararlanır (TCK 30/2); örneğin 12 yaş sınırını bilmeyen sanığa bu sınırın ağır cezası uygulanamaz. Mağdurun duruşmada doğum yılını sanığa 2009 olarak söylediğini doğruladığı bir dosyada Yargıtay, hata hükümlerinin uygulanması ve eylemin TCK 104/1 kapsamında görülmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

Mağdur beyanı tek başına yeterli mi?

Mağdur beyanı tutarlı ve başka olgularla destekleniyorsa uygulamada hükme esas alınabilir; bu yüzden savunma beyanların karşılaştırılmasına dayanmalıdır. Kolluk, savcılık, adli görüşme ve duruşma beyanlarını yan yana koyun; olayın yeri, saati, biçimi ve sayısındaki farkları tutanak sayfasıyla gösterin. Küçük ayrıntılardaki farklar mahkemeyi çoğu zaman etkilemez, olayın özündeki farklar etkiler. Adli muayene, DNA ve dijital delillerin nasıl toplandığını cinsel suçlarda deliller yazısında adım adım anlattım; savunmada o adımlardan hangisinin atlandığına bakın. Katılanın anlatımının kamera kaydı ve kimya raporuyla örtüşmediği bir dosyada Yargıtay Ceza Genel Kurulu, rıza dışında bir eylemin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlanamadığını kabul etti. Adli muayenede bulgu yoksa organ sokma iddiası da sorgulanmalıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, organ sokmanın tıbbi delille doğrulanamadığı bir dosyada eylemin basit cinsel istismar sayılması gerektiğini belirterek nitelikli istismar mahkûmiyetini bozdu.

Dilekçeyi Vermeden Önce: Belgeler, Süre ve Merci

Dilekçeyi vermeden önce mütalaanın tam metni, iddianame, bütün beyan tutanakları ve raporlar elinizde olmalıdır. Avukatınız bunlara UYAP üzerinden ulaşır; siz de e-Devlet ile UYAP Vatandaş Portal’dan dosyanızı görebilirsiniz. Adli görüşme odasında alınan beyanın görüntü kaydı kimseye verilmez, ancak talep üzerine yazılı tutanağı verilir ve kayıt mahkemenin gözetiminde izletilebilir (CMK 236/8). Bu izleme talebini savunmadan önce yapın.

Dilekçeye ekleyeceğiniz belgeler dosyanıza göre değişir: uzman mütalaası, beyan çelişkilerinin sayfa listesi, yaşla ilgili belgeler, HTS ve kamera talebi için olay saatini gösteren bilgi, adli sicil kaydı. Dilekçe duruşmadan birkaç gün önce adliye ön bürosuna ya da UYAP üzerinden verilir. Tutuklu sanık dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla da gönderebilir; savunmayı genel olarak nasıl kuracağınızı mütalaaya karşı savunma dilekçesi sayfasında anlattım. Aleyhinize kullanılan HTS kaydının nasıl getirtildiğine de bakın: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, mahkeme kararı olmadan mahkeme başkanının müzekkeresiyle alınan HTS kayıtlarının hükme esas alınamayacağını kabul etti.

Mütalaadan sonra: süre, merci ve dayanak
Konu Süre Nereye verilir Dayanak
Mütalaaya karşı savunma Aynı oturumda ya da mahkemenin verdiği süre içinde Davayı gören mahkeme CMK 216/2
Suç vasfı değişirse ek savunma İstem üzerine verilen süre Davayı gören mahkeme CMK 226/1, 226/3
Adli görüşme kaydının tutanağı ve izletilmesi Hükümden önce Davayı gören mahkeme CMK 236/8
Yeni delil, tanık, bilirkişi talebi Hükümden önce; geç bildirildiği için reddedilemez Davayı gören mahkeme CMK 206/2, 207/1
Uzman mütalaası sunma Hükümden önce; yalnız bu nedenle süre istenemez Davayı gören mahkeme CMK 67/6
İstinaf Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta Hükmü veren mahkeme CMK 273/1
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Mahkeme savunma için süre vermediyse bu durumu tutanağa geçirtin.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Doldururken Dikkat Edilecekler ve Sık Yapılan Hatalar

Her köşeli parantez dosyanızdaki somut bir bilgiyle doldurulur ve köşeli parantez içindeki açıklama notları dilekçeden silinir. “SUÇ” satırına iddianamedeki madde ve fıkrayı, “MÜTALAA” satırına mütalaanın tarihini ve sözlü mü yazılı mı verildiğini yazın. “SEÇENEK” ile başlayan maddeler yalnız dosyanıza uyuyorsa kalır; uymayan seçeneği silin. Mağdur çocuksa dilekçede adını açık yazmayın, dosyadaki gösterimi kullanın.

Dosyalarda en sık gördüğüm hatalar şunlardır:

  • Mağduru suçlayan dil: mağdurun kişiliğine, giyimine ya da geçmişine yönelen ifadeler savunmayı güçlendirmez, mahkemeyi uzaklaştırır. Tartışılacak olan beyanın tutarlılığı ve delillerdir.
  • Çelişkiyi genel bırakmak: “beyanlar çelişkili” demek yetmez; hangi tutanakta, hangi sayfada, neyin farklı anlatıldığını yazın.
  • Nitelikli hâli fark etmemek: mütalaada iddianamede olmayan bir artırım varsa ek savunma süresi istenmeli ve bu talep tutanağa geçmelidir.
  • Yaş hatasını belgesiz ileri sürmek: profil görüntüsü, mesaj ya da tanışma yerine ilişkin kayıt eklenmezse savunma sözde kalır.
  • Raporlara süresinde itiraz etmemek: adli tıp ya da psikiyatri raporuna ilk kez son duruşmada itiraz etmek etkisini azaltır; itirazın yolunu bilirkişi raporuna itiraz yazısında anlattım.
  • Yalnız beraat istemek: nitelendirme, sarkıntılık, yaş indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması talepleri terditli olarak yazılmazsa gerekçede tartışılmayabilir.

Dikkat: Cinsel suçlarda uzlaştırma yoktur (CMK 253/3). Şikâyete bağlı hâllerde şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; ancak mağdurla ya da ailesiyle doğrudan temas kurmaya çalışmak tanığı etkileme şüphesi doğurabilir, bu adımı yalnız avukatınız aracılığıyla değerlendirin.

Savunmadan Sonra Ne Olur: Son Söz, Hüküm ve İstinaf

Savunmadan sonra son söz hazır bulunan sanığa verilir ve mahkeme hükmü kurar (CMK 216/3). Mahkeme mütalaaya bağlı değildir; daha ağır bir vasıfla hüküm kuracaksa önce ek savunma hakkı tanımak zorundadır (CMK 226/1). Son sözü nasıl kullanacağınızı son savunma nasıl yapılır yazısında anlattım.

Mahkûmiyet hâlinde gerekçeli karar size tebliğ edilir ve istinaf süresi tebliğden itibaren iki hafta işler (CMK 273/1). Dilekçenizdeki her itirazın gerekçede karşılanıp karşılanmadığı, istinafta en güçlü dayanağınız olur. Cinsel suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ancak sonuç ceza iki yıl veya daha az olduğunda mümkündür (CMK 231/5); bu sınır pratikte yalnız sarkıntılık, 104/1 ve 105 nitelendirmelerinde ulaşılabilir hâle gelir. İnfazda nitelikli cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür; hesabın ayrıntısı cinsel suçlarda yatar hesabı yazısındadır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.01.2026 tarihli, 2025/237 E., 2026/10 K.

Komşusu olan küçük yaştaki çocuğa yönelik eylemde ilk derece mahkemesi organ sokma kabul ederek nitelikli istismardan hüküm kurmuş ve 9. Ceza Dairesinin bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, sanığın savunmasına itibar etmemekle birlikte, mağdurun anlatımının kendi içinde uyumlu olmasına karşın ihbarın ertesi günü yapılan adli muayenede travmatik bulgu saptanmadığını, organ sokmanın tıbbi delille doğrulanamadığını ve beyana eşlik eden bilirkişinin güvenilirlik değerlendirmesinin bu eksikliği gidermediğini belirterek eylemin basit cinsel istismar sayılması gerektiğine oy birliğiyle karar verdi. Dilekçenin “Organ veya cisim sokma iddiası” maddesinde, nitelikli hâlin temel suçtan ayrı ve kesin biçimde ispatlanması gerektiğini göstermek için kullanılır.

… Katılan mağdurun olayın gerçekleşme biçimine ilişkin anlatımları uyum göstermekte ise de Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.09.2012 tarihli rapor içeriğine nazaran eylemin organ sokmak suretiyle gerçekleştiği iddiası tıbbi delillerle doğrulanamamıştır. …

… Bu itibarla, mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve çocuğun cinsel istismarı suçunun yargılamaya konu olay bakımından anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirildiği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince oluşan şüphenin suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.12.2025 tarihli, 2023/450 E., 2025/591 K.

Aynı hastanede çalışan ve buluşmaya birlikte karar veren iki yetişkin arasındaki olayda sanık nitelikli cinsel saldırıdan mahkûm edilmiş, 9. Ceza Dairesi mahkûmiyeti bozmuştu. Ceza Genel Kurulu; katılanın anlatımının bazı noktalarda kamera kaydı ve kimya raporuyla örtüşmediğini, adli tıp bulgularının cinsel temasın doğal sonucu mu yoksa direncin sonucu mu olduğunun anlaşılamadığını, sanığın savunmasını baştan beri aynı biçimde sürdürdüğünü tespit etti ve rıza dışında bir eylemin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlanamadığını kabul ederek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy birliğiyle reddetti. Dilekçenin “Mağdur beyanının tutarlılığı ve desteklenmesi” maddesinde, beyanın objektif delillerle karşılaştırılması gerektiğini göstermek için kullanılır; tartışma mağdurun kişiliğine değil delillere yöneltilmelidir.

… Tüm bu hususlar kül hâlinde değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve katılanın rızası dışında ya da bilincinin yerinde olmadığı bir sırada cinsel ilişkinin gerçekleştiğine yönelik tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu yönde oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, açıklanan nedenlerle sanığa isnat edilen nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 16.09.2025 tarihli, 2025/5005 E., 2025/6610 K.

Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık, 15 yaşını doldurmamış mağdurla ilişki nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarından mahkûm edilmişti. 9. Ceza Dairesi çoğunluğu, sanığın mağdurun kendisine doğum yılını 2009 olarak söylediği ve onu 15 yaşında bildiği yönündeki savunmasının mağdurun duruşma beyanıyla doğrulandığını belirterek TCK 30’daki hata hükümlerinin uygulanması, eylemin TCK 104/1 kapsamında görülüp şikâyet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine karar verdi ve sanığın tahliyesine karar verdi; gerekçeli karardaki suç tarihi hatasını da ayrıca bozma nedeni yaptı. Karar oy çokluğuyla verildi; iki üye, uzun süreli tanışıklık nedeniyle yaş hatasının kabul edilemeyeceği görüşüyle karşı oy yazdı. Dilekçenin “Yaş unsuru ve yaş hatası” maddesinde, hatanın mağdurun beyanı gibi somut delillerle desteklendiği dosyalarda kullanılır.

… Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin doğum yılını 2009 olarak söylediğine ve ilişki tarihinde mağdureyi on beş yaşında bildiği yönündeki savunmaları ile bunu doğrulayan mağdurenin duruşma beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, mevcut haliyle eylemin aynı Kanun’un 104/1. maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.04.2026 tarihli, 2024/193 E., 2026/259 K.

Fabrikada vardiya amiri olan sanık, aynı yerde işçi olarak çalışan katılanı kolundan çekip öpmeye çalışmak ve saçından öpmek gibi davranışlar nedeniyle 102/3-b artırımıyla mahkûm edilmişti. Ceza Genel Kurulu, hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanmanın tek başına yetmediğini, artırım için nüfuzun mağdurun iradesini etkileyip direncini kırmış olması gerektiğini ve yalnız vardiya amiri olmanın 102/3-b’yi gerektirmediğini belirtti; ani ve kesintili davranışları sarkıntılık saydı ve bu nitelendirmeye göre zamanaşımı dolduğundan Özel Dairenin düşme kararına yönelik itirazı oy birliğiyle reddetti. Dilekçenin “Nitelikli hâllerin ayrı ayrı ispatı” maddesindeki nüfuz veya hizmet ilişkisi itirazında ve “Sarkıntılık ve cinsel taciz ayrımı” maddesinde kullanılır.

… Ancak bu nitelikli hâlin uygulanması için sadece bu kolaylıktan istifade etmek yeterli değildir. Kötüye kullanılan nüfuzun doğrudan mağdurun iradesini etkilemesi ve buna bağlı olarak da saldırıya karşı direncinin kırılmış olması aranmalıdır. …

… aynı fabrikada çalışıyor olmalarının verdiği kolaylıktan istifade eden sanığın, katılan mağdur üzerinde hizmet ilişkisinden kaynaklanan otoritesini veya tasarruf yetkisini kötüye kullanmak suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiğinin dosyaya yansıyan deliller itibarıyla ortaya konulamadığı, katılan mağdurla aynı iş yerinde vardiya amiri olarak çalışmasının tek başına sanık hakkında TCK’nın 102/3-b maddesinin uygulanmasını gerektirmediği …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.02.2026 tarihli, 2024/141 E., 2026/107 K.

İşe başladığı gün işverenin cinsel davranışına maruz kaldığını bildiren katılanın şikâyeti üzerine görülen davada ağır ceza mahkemesi sanığı beraat ettirmiş, 9. Ceza Dairesi beraati onamıştı. Ceza Genel Kurulu önce, mahkeme kararı alınmadan mahkeme başkanının celse arasında yazdığı müzekkereyle getirtilen HTS kayıtlarının CMK 135’e aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını tespit etti; bu delil dışarıda bırakıldıktan sonra kalan delillerle suçun şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlanamadığını belirterek itirazı oy birliğiyle reddetti. Dilekçenin “Dijital deliller” ve “Usule ilişkin diğer itirazlar” maddelerinde, karar alınmadan elde edilen iletişim kayıtlarına itiraz etmek için kullanılır.

… Sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine ilişkin olarak CMK’nın 135. maddesi gereğince alınmış bir mahkeme kararı olmaksızın, mahkeme başkanınca yazılan müzekkereye istinaden temin edilen sanığa ait iletişimin tespitine ilişkin HTS kayıtlarının, kanuna aykırı biçimde elde edilmiş olması sebebiyle hükme esas alınamayacağının (Anayasa madde 38/6, CMK madde 206/2-a, 217/2 ve 230/1) kabul edilmesi gerekmektedir. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı ve çocuk istismarı davasında savunma dilekçesi zorunlu mu?

Hayır, savunma duruşmada sözlü de yapılabilir. Ancak beyan çelişkileri, yaş hatası ve nitelikli hâller gibi ayrıntılı itirazlar yazılı sunulduğunda gerekçede tartışılması kolaylaşır.

Mağdurun yeniden dinlenmesini isteyebilir miyim?

İsteyebilirsiniz, ancak suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur kural olarak bir defa dinlenir (CMK 236/2). Talebin maddi gerçeğin ortaya çıkması için neden zorunlu olduğunu ve hangi soruların sorulacağını dilekçede açıkça yazın.

Cinsel saldırı davasında avukat zorunlu mu?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda (102/2, 103 gibi) müdafi zorunludur (CMK 150/3). Temel hâlde de isterseniz baro müdafi görevlendirir (CMK 150/1).

Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Yalnız şikâyete bağlı hâllerde düşer: 102/1 temel hâl, 104/1, yetişkine karşı 105/1 temel hâl ve failin çocuk olduğu sarkıntılık. Organ sokma, çocuğun cinsel istismarı, 105/2’deki nitelikli cinsel taciz ve çocuğa karşı cinsel tacizde vazgeçme davayı düşürmez.

Hakkımda şikâyet var, savunmaya nereden başlamalıyım?

Soruşturma aşamasındaysanız önce ifade sürecine hazırlanın; ilk adımları cinsel saldırıdan şikâyet edildim yazısında anlattım.

Bu metin genel bir örnektir; dosyanızın ayrıntısına göre uyarlanmalıdır. Mütalaa açıklandıysa ve savunma süreniz işliyorsa dosyanızı birlikte inceleyebiliriz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.