Tutuklama Hangi Hallerde Uygulanır? Koşullar ve Süreler

Tutuklama hangi hallerde uygulanır? Aranan koşullar, tutuklama yasağı olan durumlar, adli kontrol seçeneği ve süreler sade bir dille anlatıldı.

Tutuklama hangi hallerde uygulanır sorusunun cevabı, çoğu insanın sandığından çok daha dardır. Tutuklama bir ceza değildir; yargılama sürerken kişiyi cezaevinde tutan geçici bir koruma tedbiridir. Kanun bunu iki koşulun aynı anda gerçekleşmesine bağlar: kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni. Bunlar yoksa, suç ne kadar ağır görünürse görünsün hâkim tutuklama kararı veremez. Yakınınız sulh ceza hâkimliğine sevk edildiyse, bu yazıda anlatacaklarım o kapının arkasında tam olarak neyin konuşulduğunu gösterecek.

Hangi İki Koşul Bir Arada Olmadan Tutuklama Çıkmaz?

Tutuklamanın çatısı CMK 100/1’de kuruludur. Bu fıkra iki şeyi birden ister: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve ayrıca bir tutuklama nedeni. İkisinden biri eksikse karar hukuka aykırı olur. İkisi birden bulunsa bile hâkim tutuklamak zorunda değildir; kanun “verilebilir” der, “verilir” demez.

CMK 100/1: (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Fıkranın ikinci cümlesi pratikte çok işe yarar. İşin önemi ile beklenen ceza, tutuklamayla ölçülü değilse hâkim tutuklayamaz. Yani basit bir dosyada aylarca cezaevinde tutulmak, kanunun kendi ölçüsüne aykırıdır. Savunmada bu ölçülülük tartışmasını açıkça yazmak gerekir.

Ölçülülüğü somutlaştırmanın en kolay yolu beklenen cezayı hesaplamaktır. İki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir (TCK 51/1); bir yıl ve altındaki kısa süreli hapis adli para cezasına çevrilebilir (TCK 50/1). Dosyanın sonunda ertelenecek ya da paraya çevrilecek bir ceza bekleniyorsa, kişiyi bugün cezaevine koymak kanunun aradığı orantıyı bozar. İtiraz dilekçesinde bu hesabı rakamla gösterin; genel bir “ölçüsüz” ifadesi yerine olası cezayı ve indirimleri yazın.

Kuvvetli suç şüphesi ile makul şüpheyi karıştırmayın. Makul şüphe soruşturma başlatmaya yeter, tutuklamaya yetmez. Hâkimin önüne kamera görüntüsü, HTS kaydı, banka hareketi, teşhis tutanağı gibi elle tutulur bir şey gelmelidir. Sadece müştekinin beyanı varsa, o beyanı destekleyen başka bir delil aranır.

Gözaltı ile tutuklama arasındaki fark nedir?

Gözaltı kısa süreli bir tedbirdir ve kural olarak savcının kararıyla uygulanır; tutuklamaya ise yalnız hâkim karar verir. CMK 91/1’e göre gözaltı, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez; en yakın hâkime götürme için zorunlu yol süresi en çok 12 saattir. Toplu işlenen suçlarda savcı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3). Gözaltı bittiğinde kişi ya serbest bırakılır ya da tutuklama istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Saatin nereden başladığını ve istisnaları gözaltı süresi yazısında ayrıntılı anlattım.

Yeni yargı paketleri tutuklama kurallarını değiştirdi mi?

Hayır; bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla tutuklama şartları aynıdır. 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi, yürürlük 31.07.2026) ve 2025 sonundaki 7571 sayılı Kanun CMK’nın başka maddelerini değiştirdi; tutuklama (CMK 100–108), adli kontrol (CMK 109–112) ve tazminat (CMK 141–144) hükümlerine dokunmadı. “Yeni paketle tutuklular toplu tahliye edilecek” türü mesajlara itibar etmeyin; tahliyeyi dosyanızdaki somut gelişme getirir.

Tutuklama Kararını Kim Verir, Savcı Tek Başına Tutuklayabilir mi?

Hayır, savcı kimseyi tutuklayamaz; tutuklamaya soruşturmada sulh ceza hâkimi, dava açıldıktan sonra mahkeme karar verir (CMK 101/1). Soruşturma evresinde savcı yalnız tutuklama ister ve isteminde adli kontrolün neden yetersiz kalacağını yazmak zorundadır. Kovuşturma evresinde ise mahkeme, savcının istemi olmasa da re’sen tutuklama kararı verebilir. Yani dava sürerken duruşmaya tutuksuz girip tutuklu çıkmak mümkündür.

Savcının elindeki yetki ters yöndedir. CMK 103/2’ye göre soruşturmada savcı tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi kendisi serbest bırakır. Hâkim tutuklama istemini reddederse kişi derhâl serbest kalır (CMK 101/4). Savcı bu ret kararına itiraz edebilir; itiraz mercii itirazı yerinde bulursa kişi hakkında yakalama emri düzenleyebilir (CMK 98/1). Merciin bu yolla ilk kez verdiği tutuklama kararına karşı da itiraz yolu açıktır (CMK 271/4).

Sıra pratikte şöyle işler: gözaltı biter, kişi savcılığa getirilir ve ifadesi alınır. Savcı ya serbest bırakır, ya adli kontrol ister ya da tutuklama istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk eder. Sevk, tutuklama demek değildir; hâkim sorguda dinledikten sonra serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama kararlarından birini verir. Bu saatlerin nasıl geçtiğini gözaltından sonra ne olur yazısında saat saat anlattım.

Tutuklama sorgusunda avukat zorunlu mu?

Evet. Tutuklama istenen her şüpheli ya da sanık, kendi seçtiği veya baronun görevlendirdiği bir müdafinin (avukatın) yardımından yararlanır (CMK 101/3); sulh ceza hâkimi önündeki sorguda müdafi de hazır bulunur (CMK 91/7). Kendi avukatınız yoksa bu aşamada zorunlu müdafi görevlendirilir. Avukatsız ve savunması alınmadan verilen tutuklama kararı hukuka aykırıdır; Yargıtay, bu şekilde 17 gün tutuklu kalan kişiye tazminat verilmesini onadı. Sorgunun salonda nasıl ilerlediğini tutuklanma duruşması yazısında adım adım anlattım.

Karar verildikten sonra kanun iki bildirim ister. Kararın içeriği şüpheliye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı olarak verilir (CMK 101/2). Ayrıca tutuklamadan, hâkimin kararıyla tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK 107/1); yabancılarda, yazılı olarak karşı çıkmadıkça konsolosluğa bildirim yapılır (CMK 107/3). Aile olarak ilk saatlerde neyi öğrenmeniz gerektiğini yakınım tutuklandı ne yapmalıyım rehberinde topladım. Cezaevi ziyareti ve avukat görüşmesinin kuralları ayrıdır; tutuklu yakınla görüş ve avukat görüşü yazılarına bakabilirsiniz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Kanunun Tutuklamayı Yasakladığı Haller: Ceza Sınırı ve Yaş Sınırı

Bazı suçlarda hâkim isteseniz de tutuklayamaz. CMK 100/4 bu yasağı doğrudan koyar ve uygulamada en çok işe yarayan hükümlerden biridir.

CMK 100/4: (4) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Dikkat: Buradaki ölçü, o suçun kanunda yazan cezasının üst sınırıdır; hâkimin size vereceğini tahmin ettiğiniz ceza değil. Ayrıca vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışında bırakılmıştır. Yani basit yaralama gibi bir dosyada, cezanın üst sınırı düşük olsa bile tutuklama teorik olarak mümkündür.

Tutuklama yasağı, yükümlülüksüz serbestlik garantisi de değildir. CMK 109/2’ye göre kanunun tutuklamayı yasakladığı hallerde de adli kontrol uygulanabilir; bu suçlarda imza veya yurt dışı yasağıyla karşılaşabilirsiniz.

Yaş konusunda ise ayrı bir koruma vardır. CMK 102/5’e göre tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklarda yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır. Ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 21. maddesi, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından üst sınırı beş yılı aşmayan suçlarda tutuklama yasağı öngörür. Çocuk dosyalarında bu iki noktayı ilk dilekçede mutlaka yazın. Gece nöbetçi hâkimlikte neler olduğunu çocuk tutuklanabilir mi yazısında anlattım.

CMK 109/4 bir başka grubu daha korur. Cezaevi koşullarında hayatını tek başına sürdüremeyecek ağır hastalığı veya engeli tespit edilen kişiler ile gebe olan ya da doğumun üzerinden altı ay geçmemiş kadınlar için, tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir. Sağlık kurulu raporunu duruşmaya yetiştirmek burada belirleyicidir. Tutuklandıktan sonra ağırlaşan hastalıklarda izlenecek yolu hasta tutuklu tahliyesi yazısında bulabilirsiniz.

Hangi durumda tutuklama yapılabilir, hangisinde yapılamaz?
DurumSonuçDayanak
Yalnız adli para cezası gerektiren suçTutuklama yasak; adli kontrol uygulanabilirCMK 100/4, 109/2
Hapis cezasının üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçTutuklama yasak (vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç)CMK 100/4
15 yaşını doldurmamış çocuk, üst sınırı 5 yılı aşmayan suçTutuklama yasak5395 s. Kanun m.21
Katalog suç (uyuşturucu ticareti, yağma, kasten öldürme vb.)Tutuklama nedeni var sayılabilir; kuvvetli şüphe yine aranır, tutuklama zorunlu değilCMK 100/3
Diğer suçlarSomut delile dayalı kuvvetli şüphe, somut bir tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte gerekirCMK 100/1-2
Ağır hasta veya engelli, gebe ya da doğumdan sonra 6 ay geçmemiş kadınTutuklama yerine adli kontrol verilebilirCMK 109/4
Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek ihlalCeza sınırı aranmadan tutuklama verilebilirCMK 112/1
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Her dosyada koşullar ayrıca değerlendirilir.

Şüphe Sebeplerinin Var Sayıldığı Suç Listesi Neyi Değiştirir?

CMK 100/3’te katalog suçlar denen bir liste yer alır. Uyuşturucu ticareti, kasten öldürme, yağma, hırsızlık, örgüt suçları, cinsel saldırı (TCK 102/1’deki temel hâl hariç) gibi suçlar bu listededir. 2022 ve 2024 değişiklikleriyle kadına karşı kasten yaralama ile sağlık personeline ve öğretmenlere görevleri sırasında veya görevleri nedeniyle işlenen kasten yaralama da listeye girdi (CMK 100/3-i, j, k). Bu suçlarda kanun, tutuklama nedeninin var sayılabileceğini söyler.

Buradaki kelime çok önemli: “var sayılır” değil, “var sayılabilir”. Yani liste, hâkimi otomatik tutuklamaya mecbur bırakmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkimin tutuklamak zorunda olmadığını kabul ediyor; katalog suç olması tek başına gerekçe yerine geçmez. Hâkim yine somut olguyu göstermek zorundadır.

Katalogdaki suç adı da kesin değildir. Soruşturmada “yağma” diye başlayan bir dosya yargılama sonunda tehdide dönüşebilir; vasıf değişirse tutukluluğun dayanağı da zayıflar. Yargıtay, annesini bıçakla tehdit ederek tapuyu üzerine yaptırmaya çalışan sanığın yağma hükmünü, miras kaynaklı bir alacak iddiası araştırılmadığı için bozdu ve suç vasfının değişme ihtimali nedeniyle tahliyesine karar verdi.

Ne var ki sahada tablo farklı işler. Katalog suçlarda tutuklama oranı belirgin şekilde yüksektir ve savunmanın yükü ağırlaşır. Bu dosyalarda ben, ilk sorgudan önce ikametgâh belgesi, çalışma belgesi, varsa sağlık raporu ve aile durumunu gösteren evrakı hazırlayıp hâkimliğe sunuyorum. Kâğıt, sözden daha etkili oluyor.

Adli Kontrol Yeterliyse Hâkim Neden Tutuklayamaz?

Tutuklama son çaredir. Savcı tutuklama isterken, adli kontrolün neden yetersiz kalacağını hukuki ve fiili nedenlerle açıklamak zorundadır. CMK 101/1 bunu açıkça emreder ve gerekçesiz istemleri baştan sakatlar.

CMK 101/2: (2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;

  • a) Kuvvetli suç şüphesini,
  • b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
  • c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
  • d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.

Bu fıkra, tutuklama kararının içinde dört ayrı başlığın somut olgularla gerekçelendirilmesini şart koşar. Matbu cümlelerle dolu, “kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve kaçma şüphesi nedeniyle” diyip geçen kararlar bu ölçüye uymaz. İtiraz dilekçesinin ana ekseni tam olarak burasıdır.

Adli kontrolün içeriği geniştir. Yurt dışına çıkma yasağı, karakola düzenli imza, ev hapsi, güvence bedeli yatırma, silah teslimi, araç kullanmama gibi seçenekler vardır. Bunlardan biri veya birkaçı birlikte uygulanabilir.

Türkiye’de kefaletle serbest kalmak mümkün mü?

Kefalet adıyla ayrı bir kurum yoktur; para karşılığı serbestlik, adli kontrol yükümlülüklerinden biri olan güvence yoluyla sağlanır (CMK 109/3-f). Güvencenin miktarını ve ödeme süresini, kişinin parasal durumunu gözeterek savcının isteği üzerine hâkim belirler; tek seferde ya da taksitle yatırılabilir. Güvence, kişinin bütün usul işlemlerinde hazır bulunmasını ve sırasıyla katılanın masrafları ile zararın, kamusal giderlerin ve para cezalarının ödenmesini güvenceye alır (CMK 113/1). Savcılıkta veya karakolda “kefaletle bırakma” diye bir uygulama yoktur; bu kararı yalnız hâkim verir.

CMK 109/3-f: Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

Şunu da bilin: adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan düşülmez. CMK 109/6 bu kuralı koyar, ancak bağımlılık tedavisi ve konutunu terk etmeme yükümlülüklerini ayrı tutar. Ev hapsinde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır.

Adli kontrole uymazsanız ne olur?

Yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek cezanın süresi ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir (CMK 112/1). Yani tutuklama yasağı kapsamındaki bir suçta bile, imzaya bilerek gitmemek sizi cezaevine götürebilir. Azami tutukluluk süresi dolduğu için adli kontrolle çıkan kişi ihlal ederse yeniden tutuklanabilir; ama bu tutukluluk ağır ceza işlerinde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK 112/2). Mazeretin nasıl belgeleneceğini adli kontrol ihlali yazısında anlattım.

Adli kontrol de süresiz değildir. Devamının gerekip gerekmediğine en geç dört ayda bir karar verilir (CMK 110/4). Yükümlülüğün kaldırılmasını veya değiştirilmesini istediğinizde hâkim, savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir (CMK 111/1); adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK 111/2). Süre ve doğru merci için adli kontrole itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Kaçma ve Delil Karartma Riski Somut Olarak Nasıl Gösterilir?

Tutuklama nedenlerini sayan hüküm CMK 100/2’dir. Kanun iki başlık öngörür: kaçma şüphesi ve delilleri etkileme şüphesi.

CMK 100/2: (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
  • b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Kaçma şüphesi için hâkimin somut olgu araması gerekir. Kişinin daha önce çağrıya rağmen gelmemiş olması, sahte kimlik bulundurması, yurt dışına bilet almış olması, sabit adresinin bulunmaması bu tür olgulardır. Buna karşılık “suçun cezası ağır olduğu için kaçabilir” demek somut olgu değildir; varsayımdır. Kaçarken yakalanmak ise tam tersine somut olgudur; Yargıtay, kaçarken yakalanan sanığın hükmünü bozduğu hâlde tutukluluğunu bu gerekçeyle sürdürdü.

Delil karartma iddiasında ise zamanlama belirleyicidir. Tüm dijital materyal el konulmuş, tanıklar dinlenmiş ve banka kayıtları alınmışsa, karartılacak delil fiilen kalmamış demektir. Ben bu noktada dosyadaki toplanmış delilleri tek tek listeleyip dilekçeye ekliyorum. Hâkim, karartılacak bir şey kalmadığını görünce adli kontrole daha kolay yöneliyor.

Sorguya hangi belgeleri götürmelisiniz?

Kaçma ve karartma şüphesine karşı en güçlü cevap kâğıttır. Sorgudan önce aileden şu belgeleri isteyin; çoğu e-Devlet üzerinden dakikalar içinde alınır:

  • Yerleşim yeri belgesi: aynı adreste kaç yıldır oturulduğunu gösterir.
  • SGK hizmet dökümü veya işyeri yazısı: düzenli işi ve geliri kanıtlar.
  • Nüfus kayıt örneği: eş, çocuk ve bakmakla yükümlü olunan kişileri gösterir.
  • Sağlık raporu: kişinin ya da bakımını üstlendiği yakınının hastalığını belgeler; CMK 109/4 için ayrıca önemlidir.
  • Öğrenci belgesi veya sınav takvimi: öğrencilerde eğitimin kesintiye uğrayacağını gösterir.

Bu belgeler tutuklamayı tek başına engellemez; ama hâkimin “kaçar” varsayımına karşı somut olgu sunar ve adli kontrol seçeneğini masaya koyar.

Tanık veya mağdur üzerinde baskı iddiası varsa, buna karşı da somut cevap üretmek gerekir. Mağdurla aynı mahallede oturmama, iletişime geçmeme taahhüdü ve uzaklaştırma benzeri yükümlülükler, tutuklamanın yerini alabilecek çözümlerdir.

Hakkınızda yakalama kararı varsa teslim olmak neyi değiştirir?

Çağrıya gelmeyen veya bulunamayan şüpheli hakkında sulh ceza hâkimi, savcının istemiyle yakalama emri düzenleyebilir (CMK 98/1). Bu emir tutuklama demek değildir; yakalanan kişi en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK 94/1) ve tutuklama koşulları orada yeniden tartışılır. Uygulamada avukatla planlanmış bir teslim, kaçma şüphesi tartışmasında lehe en güçlü olgulardan biri oluyor. Yakalanmayı beklemek ise çoğu zaman tersine çalışır: gece yarısı bir yol kontrolünde yakalanan kişi hâkimin karşısına belgesiz ve hazırlıksız çıkar. Kararın nereden çıktığını nasıl öğreneceğinizi hakkımda yakalama kararı çıktı yazısında anlattım.

Tutukluluk Ne Kadar Sürer, Ne Sıklıkla Yeniden İncelenir?

Süreler suçun hangi mahkemenin görevine girdiğine göre değişir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde CMK 102/1 bir yıllık üst sınır koyar; zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.

CMK 102/2: (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.

Soruşturma aşaması için ayrı bir sınır daha vardır. CMK 102/4’e göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde soruşturmadaki tutukluluk altı ayı, ağır ceza kapsamındaki işlerde bir yılı geçemez. Devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar, terör suçları ve toplu işlenen suçlar için bu süre daha uzundur.

Uzatma otomatik değildir. Kanun uzatmayı zorunlu hallere ve gerekçeye bağlar; uzatma kararı savcının, şüpheli veya sanığın ve müdafinin görüşü alındıktan sonra verilir (CMK 102/3). Yargıtay, temel süre dolduktan sonraki uzatma kararlarının ilk tutuklamadan daha güçlü ve farklı gerekçeye dayanması gerektiğini, azami süre dolunca tutukluluğun devamına karar verilemeyeceğini belirtiyor.

Azami tutukluluk süreleri
İş ve aşamaAzami süreDayanakNot
Soruşturma, asliye ceza işi6 ayCMK 102/4Soruşturma evresi için ayrı sınırdır.
Soruşturma, ağır ceza işi1 yılCMK 102/4
Soruşturma; devlet güvenliği, anayasal düzen, millî savunma, terör ve toplu suçlar1 yıl 6 ay, gerekçeyle 6 ay uzatmaCMK 102/4
Asliye ceza işi (toplam)1 yıl, zorunlu hâlde 6 ay uzatmaCMK 102/1
Ağır ceza işi (toplam)2 yıl, uzatmayla en çok 5 yılCMK 102/2Uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez.
Ağır ceza; devlet güvenliği, anayasal düzen, millî savunma ve terör suçları2 yıl, uzatmayla en çok 7 yılCMK 102/2Uzatma süresi toplam 5 yılı geçemez.
Fiil tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocukYukarıdaki sürelerin yarısıCMK 102/5
Fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış çocukYukarıdaki sürelerin dörtte üçüCMK 102/5
Uzatma kararları savcının, şüpheli veya sanık ile müdafiin görüşü alınarak verilir (CMK 102/3). Tablo genel bilgi amaçlıdır.

Tutukluluk durmuş bir şey değildir. Soruşturmada sulh ceza hâkimi en geç otuzar günlük aralıklarla (CMK 108/1), kovuşturmada mahkeme her oturumda, gerektiğinde oturumlar arasında veya en geç otuz günde bir (CMK 108/3) tutukluluğun devam edip etmeyeceğini yeniden değerlendirir. Ayrıca CMK 104/1 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme talebinde bulunabilir. Bu talebi reddeden karara da itiraz edilebilir.

Soruşturmadaki otuz günlük incelemede karar, şüpheli veya müdafii dinlenerek verilir (CMK 108/1); şüpheli bu süre içinde incelemeyi kendisi de isteyebilir (CMK 108/2). Her ay aynı matbu “devamına” kararı çıkıyorsa, bir sonraki incelemeye yeni bir olgu getirmek gerekir: dinlenen tanıklar, gelen bilirkişi raporu ya da tamamlanan dijital inceleme gibi.

Dikkat: Süre dolduğu için tahliye olmak, dosyanın kapandığı anlamına gelmez. CMK 109/7’ye göre süre dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adli kontrol hükümleri uygulanabilir. Yani cezaevinden çıkarken imza veya yurt dışı yasağı yükümlülüğüyle çıkabilirsiniz.

Tahliye talebine kaç gün içinde cevap verilir?

Tahliye talebine üç gün içinde karar verilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (CMK 105/1). Duruşma dışında verilen bu kararda savcının ve sizin görüşünüz ayrıca alınmaz. Hâkim talebi kabul edebilir, reddedebilir ya da adli kontrolle tahliye edebilir; bu kararlara itiraz edilebilir. Hazır bir metin için tahliye talep dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.

Tutuklulukta geçen süre cezadan düşer mi?

Evet. Hüküm kesinleşmeden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen bütün süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir; adli para cezasında bir gün 500 TL sayılır (TCK 63/1). Beraat ederseniz düşülecek bir ceza kalmaz; o zaman gündeme tazminat gelir. Hesabın örneklerle nasıl yapıldığını tutuklulukta geçen sürenin mahsubu yazısında gösterdim.

Tutuklanan memurun işi ne olur?

Tutuklanmak tek başına memuriyeti bitirmez; tutuklu kalınan süre boyunca aylığın üçte ikisi ödenir ve sosyal haklardan yararlanma devam eder (657 sayılı Kanun m.141). Memuriyeti asıl etkileyen, dosyanın sonunda çıkacak mahkûmiyettir. Kesilen kısmın ne zaman geri ödendiğini ve işçiler için farkı tutuklanan memur yazısında anlattım.

Mahkûmiyetten Sonra İstinaf veya Yargıtay Aşamasında Tahliye İstenebilir mi?

Evet, dosya istinafta veya Yargıtay’dayken de tahliye istenebilir; karar bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’ın ilgili dairesince dosya üzerinden verilir ve re’sen de verilebilir (CMK 104/3). Hüküm verilirken mahkeme tutukluluğun devamına karar verdiyse, kanun yolu incelemesi aylar sürebilir. Bu aşamada belirleyici olan, verilen cezanın miktarı ile tutuklulukta geçen süre arasındaki orandır. Ceza yüksek, geçen süre kısaysa tahliye zordur; hükmün bozulmasını gerektiren güçlü bir sebep varsa tablo değişir.

Yargıtay’ın 2026 tarihli bir uyuşturucu kararında bu ayrım açıkça görülüyor: hükmü onanan sanığın tahliye talebi ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak reddedildi; eylemi kullanmak için bulundurma olabileceğinden hükmü bozulan diğer sanık ise tahliye edildi. Hükümle birlikte tutuklu kalan yakınınız için dilekçeyi bu oranı gösterecek şekilde kurun. Uyuşturucu dosyalarına özgü durumu uyuşturucudan tutuklanan kişinin tahliyesi yazısında, duruşmada hâkimin neye baktığını ilk duruşmada tahliye ve hâkimin tahliye ölçütleri yazılarında anlattım.

Karar Çıktıysa İtiraz Yolu: Süre, Merci ve Dilekçenin Odağı

Tutuklama kararına itiraz edilebilir; bunu CMK 101/5 açıkça söyler. İtiraz süresi, CMK 268/1 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Karar sulh ceza hâkimliğinden çıktıysa itirazı, CMK 268/3-b gereği yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.

İtiraz dilekçesini karar veren hâkimliğe verirsiniz; o merci kararını düzeltmezse dosyayı itiraz merciine gönderir. Cezaevindeyseniz dilekçeyi kurum idaresine teslim etmeniz yeterlidir, tarih o gün işler. İtirazı tutuklunun kendisi ve müdafii yapabileceği gibi, yasal temsilcisi ve eşi de süresi içinde kendiliğinden yapabilir (CMK 262/1). Reşit bir tutuklu için anne, baba veya kardeş bu listede yoktur; onlar ancak avukat aracılığıyla ya da tutuklunun kendi dilekçesini ileterek sürece katılır. İtiraz kural olarak dosya üzerinden incelenir, duruşma açılmaz (CMK 271/1); merci gerekli görürse savcıyı ve ardından müdafiyi dinleyebilir.

Dilekçenin odağını doğru kurmak sonucu değiştirir. Suçsuzluğu uzun uzun anlatmak yerine, kararın CMK 101/2’deki dört başlığı somut olgularla gerekçelendirmediğini gösterin. Ardından adli kontrolün neden yeterli olacağını, ikametgâh, iş, aile ve sağlık belgeleriyle destekleyin. Tahliyeyi getiren şey genellikle duygusal anlatım değil, dosyaya eklenen evraktır.

İtiraz üzerine verilen karar kesindir (CMK 271/4). Bu kapının tamamen kapandığı anlamına gelmez: yeni bir belge veya gelişmeyle her zaman tahliye talebinde bulunabilir, otuz günlük incelemede tutukluluğu yeniden tartıştırabilirsiniz.

İtiraz da reddedilirse Anayasa Mahkemesi’ne gidilebilir mi?

Evet, kişi özgürlüğünüzün ihlal edildiğini düşünüyorsanız Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilirsiniz. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m.47/5); tutuklamada bu tarih genellikle itirazın reddi kararıdır. Başvuru harca tabidir. Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesi uzun sürebildiği için tahliyenin asıl yolu yine dosyadaki itiraz ve tahliye talepleridir.

Haksız Tutuklandıysanız Devletten Tazminat İsteyebilir misiniz?

Evet; kanuna aykırı tutuklanan, makul sürede yargılanmayan ya da kanuna uygun tutuklandıktan sonra beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-a, d, e). Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin verilen cezadan fazla olması (141/1-f) ve ev hapsi ya da tedavi amaçlı adli kontrol uygulandıktan sonra beraat edilmesi (141/1-l) da tazminat sebebidir. Talep, kararın kesinleştiğinin size tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılır (CMK 142/1).

Başvuru yeri sebebe göre değişir. Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, sürenin cezayı aşması ve ev hapsi ya da tedavi amaçlı adli kontrol hallerinde istem 6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu’na gider; diğer hallerde oturduğunuz yerdeki ağır ceza mahkemesine başvurursunuz (CMK 142/2). Yanlışlıkla ağır ceza mahkemesine verilen istem Komisyon’a gönderilir ve ilk başvuru tarihi esas alınır. Manevi tazminat için sabit bir tarife yoktur; Yargıtay, miktarın sosyal ve ekonomik durum, suçlamanın niteliği ve özgürlükten yoksun kalınan süre gibi ölçütlere göre belirlenmesini istiyor ve düşük takdir edilen tazminatı bozuyor.

Dikkat: Dosyanız uzlaşma, şikâyetten vazgeçme veya af gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararıyla kapandıysa tazminat isteyemezsiniz (CMK 144/1-c). Yargıtay, 734 gün tutuklu kaldıktan sonra mağdurun şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle davası düşen kişinin tazminat talebinin reddini onadı. Başvurunun adımlarını, gereken belgeleri ve miktarı haksız tutuklama tazminatı rehberimde anlattım.

Yaşanmış Olaydan

Geçtiğimiz yıl bir gün, sabaha karşı beşte gelen bir aramayla uyandım. Bir ailenin oğlu, nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla evinden gözaltına alınmıştı. Adliyeye gittiğimde savcılık ifadesi henüz alınmamıştı; ben de bekleme süresini boş geçirmeyip aileden birkaç belge istedim. İkametgâh, iki yıllık SGK dökümü, işyerinden alınacak görev yazısı ve babasının sağlık raporu. Aile o saatte bunları nasıl bulacağını bilmiyordu, adım adım anlattım.

Savcılık ifadesinden sonra dosya sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Sorguda tek bir şeye yoğunlaştım: kaçma şüphesini gösteren somut olgu yoktu. Müvekkil aynı adreste yedi yıldır oturuyordu, pasaportu hiç kullanılmamıştı, çağrı kâğıdı gelse gidecek durumdaydı. Delil karartma iddiasına karşı da telefonunun, bilgisayarının ve banka kayıtlarının çoktan el konulduğunu, karartılacak bir materyal kalmadığını dosyadaki tutanaklara atıfla gösterdim. Hazırladığım belgeleri dilekçe ekinde sundum.

Hâkim tutuklama yerine adli kontrole hükmetti: yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün karakola imza. Müvekkil o akşam evine gitti. Kapıda saatlerce bekleyen aileye şunu söyledim: sonucu değiştiren şey, o birkaç saat içinde toplanan kâğıtlardı. Sorgu başlamadan önce elinizde ne varsa, kararın yönü büyük ölçüde onunla belirleniyor.

Dilekçe örneği: tutuklamaya itiraz dilekçesi örneğini Word, PDF veya UYAP (UDF) olarak indirip kendi dosyanıza göre doldurabilirsiniz.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 26.04.2021 tarihli, 2019/6051 E., 2021/3961 K.

Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yakalama emriyle yakalanan kişi, savunması alınmadan ve müdafi yardımı sağlanmadan tutuklanmış; ancak 17 gün sonraki duruşmada müdafi huzurunda dinlenmişti. Yargıtay, bu sürede kişinin kanuna aykırı tutuklu kaldığını kabul edip tazminata hükmeden kararı onadı. Avukatsız ve savunma alınmadan verilen tutuklama kararı CMK 141/1-a kapsamında tazminat doğurabilir.

… hükmüne aykırı hareket edilerek davacının savunmasının alınmadan tutuklandığı ve 12.05.2014 tarihli celsede davacının müdafii huzurunda savunması alınarak hukuka aykırılığa son verilerek davacının 24.04.2014-12.05.2014 tarirhleri arasında 17 gün kanuna aykırı olarak tutuklu kaldığı görülmekle; …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.06.2022 tarihli, 2021/232 E., 2022/415 K.

Ceza Genel Kurulu, şüphelileri tahliye ettiği için görevi kötüye kullanmakla suçlanan bir hâkim hakkındaki davada tutuklamanın koşullarını sıraladı: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, bir tutuklama nedeni, ölçülülük ve tutuklama yasağının bulunmaması. Kurul, bu koşullar bulunsa bile hâkimin tutuklamak zorunda olmadığını, katalog suçlarda tutuklama nedeninin yalnız var sayılabileceğini belirterek tahliye kararının takdir yetkisi içinde kaldığını kabul etti ve hâkimin beraatini onadı.

… Tutuklama kararı verilebilmesi için, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunmalı, bir tutuklama nedeni olmalı, ölçülülük ilkesine uyulmalı, tutuklama yasağı bulunmamalı, sanığa güvence belgesi verilmemiş olmalı, muhakeme şartı gerçekleşmeli, muhakeme ehliyeti bulunmalıdır. Hâkim veya mahkeme, kanunda yazılı tutuklama nedenleri bulunsa dahi tutuklama kararı vermek zorunda değildir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 04.04.2024 tarihli, 2024/1759 E., 2024/4417 K.

Annesini bıçakla tehdit ederek evin tapusunu üzerine yaptırmaya çalışan sanık, silahla ve konutta yağmaya teşebbüsten mahkûm edilmiş, tutukluluğu da suçun katalogda yer alması gerekçesiyle sürdürülmüştü. Yargıtay, sanığın miras hukukundan doğan bir alacağı olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı buldu; alacak tahsili amacı varsa eylem yağma değil tehdit olarak değerlendirilebilir (TCK 150/1). Daire, tutuklulukta geçen süreyi ve suç vasfının değişme ihtimalini gözeterek sanığı tahliye etti.

… suça konu taşınmaz hakkında sanığın miras hukukundan kaynaklı hukuki bir alacağının olup olmadığının araştırılıp deliller bir bütün halinde değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. …

… Tutuklulukta geçen süre ve suç vasfının değişme ihtimaline binaen sanık ve sanık müdafiinin tahliye talebinin KABULÜNE, sanığın başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise atılı silahla tehdit suçundan BİHAKKIN TAHLİYESİNE …

↑ Metne dön

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 13.03.2025 tarihli, 2023/23497 E., 2025/7831 K.

Silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilen sanık hakkındaki hüküm eksik araştırma nedeniyle bozuldu. Yargıtay buna rağmen sanığın kaçarken yakalanmış olmasını kaçma şüphesinin somut göstergesi saydı ve tutukluluğunun devamına karar verdi. Bozma kararı tek başına tahliye getirmez; kaçma şüphesini gösteren somut bir olgu varsa tutukluluk sürebilir.

… bozma ilamının niteliği, kaçarken yakalanmış olması karşısında kaçma şüphesi bulunan sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 14.12.2015 tarihli, 2014/19906 E., 2015/19237 K.

Uzun süre tutuklu kaldığını ve makul sürenin aşıldığını ileri süren kişinin tazminat davası, ceza davası henüz kesinleşmediği gerekçesiyle reddedilmişti. Yargıtay kararı bozdu; temel süre dolduktan sonraki uzatma kararlarında ilk tutuklamadan daha güçlü ve farklı gerekçe gösterilmesi gerektiğini, CMK 102’deki süreler dolunca tutukluluğun devamına karar verilemeyeceğini belirtti ve makul süre iddiasının dosya getirtilerek incelenmesini istedi.

… Burada üzerinde durulması gereken husus uzatma süresine zorunluluk bulundukça başvurulması ve temel tutukluluk süresi dolduktan sonra verilecek uzatma kararlarında da gösterilecek gerekçe ilk tutuklama kararından daha kuvvetli suç şüphesi ve suçun işlendiği şüphesi bulunduğunun ortaya konulması ve daha açıklayıcı neden ve tutukluluğun devamını gerektiren haklı ve farklı hukuki gerekçelere dayanılmasını gerekli kılmaktadır. …

… 102. maddedeki sürelerin dolması halinde artık bir tutuklama yasağı söz konusu olacağından, yargılama makamlarınca da tutuklama kararı verilemeyeceği gibi tutukluluğun devamına da karar verilemeyeceğidir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 25.06.2026 tarihli, 2025/13455 E., 2026/9209 K.

İki sanık, araçta ve evde ele geçen uyuşturucu nedeniyle uyuşturucu ticaretinden mahkûm edilmişti. Yargıtay, maddeleri sahiplenen sanığın hükmünü onadı ve ceza miktarı ile tutuklulukta geçen süreyi dikkate alarak tahliye talebini reddetti. Kullanıcı olduğunu savunan, hakkında satış istihbaratı bulunmayan diğer sanığın eylemini ise kullanmak için bulundurma olarak değerlendirip hükmü bozdu ve tahliyesine karar verdi.

… Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık … müfailerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, …

… Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve bozma kararının gerekçesine göre sanığın dava konusu uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan TAHLİYESİNE, …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 24.12.2025 tarihli, 2022/4993 E., 2025/9207 K.

Silahlı terör örgütüne yardım şüphesiyle bir gün gözaltında kalan ve sonra beraat eden kişiye manevi tazminata hükmedilmişti. Yargıtay, miktarın kişinin sosyal ve ekonomik durumu, suçlamanın niteliği, olayın oluş biçimi ve özgürlükten yoksun kalınan süre dikkate alınarak hak ve nesafete uygun belirlenmesi gerektiğini belirtti ve eksik tazminat nedeniyle kararı bozdu. Bu davada bir günlük gözaltı da tazminata konu oldu.

… Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.11.2023 tarihli, 2023/3940 E., 2023/4776 K.

Kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla 734 gün tutuklu kalan kişinin eylemi yargılama sonunda basit yaralama sayılmış, mağdur süresinde şikâyet edip sonra vazgeçtiği için dava düşmüştü. Daire daha önce, şikâyet hiç yapılmadıysa tazminat verilmesi, yapılıp geri alındıysa reddedilmesi gerektiğini belirterek dosyayı bozmuştu. Şikâyetten vazgeçme anlaşılınca Yargıtay, CMK 144/1-c uyarınca tazminat talebinin reddini onadı.

… tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, …

… süresinde şikayetçi olduktan sonra şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiğinden tazminat davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Suçu kabul edersem tutuklanmaktan kurtulur muyum?

Hayır, ikrar tek başına tahliye sebebi değildir; hatta kuvvetli suç şüphesini güçlendirdiği için tutuklamayı kolaylaştırabilir. İfade stratejisini avukatınızla konuşmadan, sırf serbest kalma ümidiyle kabul beyanında bulunmayın.

Sabit ikametim ve düzenli işim varsa tutuklanmam engellenir mi?

Bu iki unsur kaçma şüphesini zayıflatan en güçlü argümanlardandır ve pratikte adli kontrol kararını kolaylaştırır. Ancak garanti değildir; delil karartma riski varsa hâkim yine tutuklayabilir.

Adli kontrol kararı verildikten sonra tekrar tutuklanabilir miyim?

Evet. Yükümlülüklere uymaz, imzaya gitmez veya yurt dışına çıkmaya kalkarsanız hâkim adli kontrolü kaldırıp tutuklama kararı verebilir.

Tutuklama kararına itiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

Kanun kesin bir gün sayısı vermez, kararın mümkün olan en kısa sürede verilmesini ister (CMK 271/3). İtiraz mercii dosya üzerinden incelediği için uygulamada birkaç gün ile bir hafta arasında karar çıkar. Yoğun adliyelerde bu süre biraz uzayabilir.

Beraat edersem tutuklu kaldığım günler için tazminat alabilir miyim?

Evet, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteme hakkınız vardır ve maddi zararınızla birlikte manevi tazminat da isteyebilirsiniz. Talep, kararın kesinleştiğinin size tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK 142/1); beraat hâlinde başvuru ağır ceza mahkemesine değil, Tazminat Komisyonu’na gider (CMK 142/2).

Savcı tutuklama isterse hâkim tutuklamak zorunda mı?

Hayır. Savcının istemi hâkimi bağlamaz; hâkim kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini ve ölçülülüğü kendisi değerlendirir ve adli kontrolle yetinebilir. İstem reddedilirse kişi derhâl serbest bırakılır (CMK 101/4).

Tutuklandığımı aileme kim haber verir?

Tutuklamadan, hâkimin kararıyla bir yakınınıza veya belirlediğiniz kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK 107/1). Soruşturmayı tehlikeye düşürmüyorsa yakınınıza kendiniz de haber verebilirsiniz (CMK 107/2).

Tutuklanırsam işveren iş sözleşmemi feshedebilir mi?

Tutuklanmak tek başına fesih sebebi değildir; ancak tutukluluk nedeniyle devamsızlık, İş Kanunu 17. maddedeki bildirim süresini (kıdeme göre iki ile sekiz hafta) aşarsa işveren sözleşmeyi bildirimsiz feshedebilir (4857 sayılı Kanun m.25/IV). Bu yüzden kısa sürede tahliye, yalnız özgürlük için değil işinizi korumak için de önemlidir.

Tahliye talebim reddedilirse ne zaman yeniden isteyebilirim?

Beklemeniz gereken bir süre yoktur; CMK 104/1 soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme istemeye izin verir. Aynı dilekçeyi tekrar vermek yerine yeni bir olgu veya belgeyle gelmeniz sonucu değiştirir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.