Tanık Ceza Mahkemesinde Nasıl Dinlenir: Adım Adım Duruşma

Ceza mahkemesinde tanık nasıl dinlenir? Yemin, kimlik tespiti, sorular, çekinme hakkı, gelmemenin sonuçları ve yalan tanıklık riski tek yazıda.

Tanık ceza mahkemesinde nasıl dinlenir sorusu, elinize bir davetiye geldiğinde aklınıza gelen ilk sorudur. Tanıklık, gördüğünüz veya duyduğunuz bir olayı mahkemeye anlatmanızdır. Sanık değilsiniz, şüpheli de değilsiniz; ama kanunun size yüklediği bir yükümlülük var. Duruşma salonunda size sırayla kimliğiniz sorulur, yemin ettirilir, olayı anlatmanız istenir ve ardından taraflar soru yöneltir. Bu sürecin her adımını aşağıda tek tek anlatıyorum.

Elinize Ulaşan Davetiyede Neye Bakacaksınız

Tanık davetiyesi resmî bir tebligattır ve içinde işinize yarayacak dört bilgi vardır. Mahkemenin adı ve dosya numarası, duruşmanın günü ve saati, salon numarası, bir de gelmezseniz karşılaşacağınız sonuçlar. CMK 43/1 uyarınca çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları size bildirilir. Bu satırı atlamayın; zorla getirme ve gider ödeme riski oradan doğar.

Bazen davetiye yerine telefon araması, kısa mesaj veya elektronik posta ile haber verilir. CMK 43/2 bu yolu mümkün kılar, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda uygulanmaz. Yani telefonla arandınız ve gidemediniz diye kendiliğinden zorla getirme kararı çıkmaz. Yine de gitmenizi öneririm; dosya zaten sizi bekliyor.

Dikkat: Davetiyede yazan saatte değil, o saatten en az yarım saat önce adliyede olun. Duruşma listeleri sık sık öne kayar, kapı önünde sıranızı kaçırırsanız dosyanız ertelenir ve ikinci bir gün daha gelmek zorunda kalırsınız.

Salona Girmeden Önce Kapıda Beklemenin Sebebi

Adliyeye vardığınızda mübaşir sizi salona hemen almaz. Bu bir nezaketsizlik değil, kanunun emri. CMK 52/1’e göre her tanık ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir. Amaç basit: bir tanığın anlattığı, diğerinin hafızasını etkilemesin.

Kapıda beklerken diğer tanıklarla olayı konuşmayın. Salonda “dışarıda şunu konuştuk” cümlesi geçerse ifadenizin değeri düşer. Sanığın yakınları yanınıza gelip yönlendirmeye çalışırsa nazikçe uzaklaşın ve durumu mübaşire bildirin.

Sıra size geldiğinde adınız yüksek sesle okunur. Salona girip kürsünün karşısındaki tanık yerine geçersiniz. Bu andan sonra hâkimin izni olmadan salonu terk edemezsiniz; bu husus zaten size hatırlatılır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Kimlik Tespiti ve Yemin: İlk Beş Dakika

Hâkimin ilk sorduğu şeyler kimliğinize ilişkindir. Adınız, soyadınız, yaşınız, işiniz, oturduğunuz yer ve telefon numaranız kayda geçer. Ardından çoğu tanığın şaşırdığı bir soru gelir: sanıkla veya mağdurla aranızda akrabalık ya da husumet var mı? Bu soru keyfî değil, kanundan geliyor.

CMK 58/1: (1) Tanığa, ilk önce adı, soyadı, yaşı, işi ve yerleşim yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi, varsa telefon numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği hakkında hâkimi aydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Kimlik tespitinden sonra hâkim size görevinizin önemini anlatır. CMK 53/1’e göre gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklık halinde cezalandırılacağınız, yemin edeceğiniz ve izinsiz salonu terk edemeyeceğiniz size bildirilir. Sonra ayağa kalkar, hâkimin okuduğu metni tekrar ederek yemin edersiniz. CMK 54/1 kural olarak yeminin tanıklıktan önce yapılmasını öngörür, ancak tereddüt varsa hâkim yemini anlatımınızdan sonraya bırakabilir.

Yemin sadece bir tören değil. Yeminden sonra söyledikleriniz, yalan tanıklık suçunun konusunu oluşturur. Bu yüzden emin olmadığınız hiçbir cümleyi kesin gibi kurmayın.

Hakim Ne Sorar: Serbest Anlatım ve Ardından Gelen Sorular

Yeminden sonra hâkim genelde tek bir cümle söyler: “Olayı anlatın.” Buna serbest anlatım denir. Kimse sizi bölmez, kendi sıranızla ve kendi kelimelerinizle olayı aktarırsınız. Ne gördüğünüzü, nerede durduğunuzu, saati, hava durumunu, kimin ne söylediğini anlatın.

Anlatırken iki şeyi ayırmanız çok önemli. Gördüğünüz şey ayrıdır, sonradan duyduğunuz veya tahmin ettiğiniz şey ayrıdır. “Bıçağı elinde gördüm” demekle “bıçak varmış diye duydum” demek arasında hukuken dağlar kadar fark var. İkisini karıştırırsanız ifadeniz çelişkili sayılır.

Serbest anlatımınız bittikten sonra hâkim boşluk kalan yerleri sorar. Mesafe ne kadardı, ışık var mıydı, kaç kişiydiler, ilk vuran kimdi. Heyet halinde çalışan mahkemelerde CMK 201/2 uyarınca diğer hâkimler de size soru sorabilir. Hatırlamadığınız bir ayrıntıyı uydurmayın; “hatırlamıyorum” tamamen meşru bir cevaptır.

Sanığın Avukatı Doğrudan Soru Sorabilir mi

Sorabilir. Tanıkları en çok zorlayan bölüm de burasıdır. Savcı, sanığın avukatı ve katılan vekili size doğrudan soru yöneltir; araya hâkimin girmesi gerekmez.

CMK 201/1: (1) Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.

Sanığın kendisi veya katılan size doğrudan soru soramaz, sorusunu hâkim aracılığıyla iletir. Bir soruya itiraz edilirse hâkim o sorunun sorulup sorulmayacağına karar verir. Yani salonda tek başınıza değilsiniz; usulsüz, yönlendirici ya da hakaret içeren sorular hâkim tarafından engellenir.

Pratikte avukatlar hızlı ve üst üste soru sorarak tanığı çelişkiye düşürmeye çalışır. Buna karşı yapabileceğiniz en iyi şey acele etmemektir. Soruyu anlamadıysanız “sorunuzu anlamadım, tekrar eder misiniz” deyin. İki soru birleştirilmişse “hangisini soruyorsunuz” diye sorun. Sakin cevap veren tanığın ifadesi hükme esas alınır; telaşla konuşanınki tartışmaya açılır.

Cevap Vermek Zorunda Olmadığınız Durumlar

Herkes her soruya cevap vermek zorunda değil. Kanun bazı yakınlara tanıklıktan tamamen çekinme hakkı tanır.

CMK 45/1: (1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:

  • a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.
  • b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.
  • c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu.
  • d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.
  • e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.

Bu kişilere hâkim, dinlemeden önce çekinme haklarını hatırlatmak zorundadır. CMK 45/3 bunu açıkça düzenler; üstelik dinlenmeye başlamış olsanız bile her an çekinebilirsiniz. Yani ilk soruya cevap verdiniz diye hakkınızı yitirmezsiniz.

Akrabalık yoksa da bir korumanız var. CMK 48/1’e göre kendinizi veya 45. maddenin birinci fıkrasındaki yakınlarınızı ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilirsiniz. Bu hakkınız da size önceden bildirilir. Uygulamada şu şekilde kullanılır: “Bu soruya cevabım beni suçlayabileceği için cevap vermek istemiyorum.” Hâkim bunu tutanağa geçirir ve sizi zorlayamaz.

Gitmezseniz veya Yalan Söylerseniz Ne Olur

Mazeretsiz gelmeyen tanık için kanun iki sonuç öngörür.

CMK 44/1: (1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.

Yani kolluk sizi evinizden veya işyerinizden alıp duruşmaya getirebilir. Üstelik gelmemenizin yol açtığı masraflar da sizden tahsil edilir. Hastalık, iş seyahati gibi haklı bir sebebiniz varsa duruşmadan önce dilekçe verin ve belgesini ekleyin. Zorla getirildikten sonra haklı sebebinizi ispatlarsanız aleyhinize hükmedilen giderler kaldırılır.

Geldiniz ama geçerli bir sebep göstermeden tanıklık yapmayı ya da yemin etmeyi reddederseniz durum ağırlaşır. CMK 60/1 bu halde disiplin hapsi (tanıklık görevini yerine getirmeniz için uygulanan geçici bir zorlama hapsi) öngörür. Yükümlülüğünüzü yerine getirdiğiniz anda derhâl serbest bırakılırsınız ve CMK 60/4 uyarınca bu karara itiraz edebilirsiniz.

Dikkat: Yalan tanıklık ayrı bir suçtur ve sonucu ağırdır. TCK 272/2 mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklığı hapis cezasıyla karşılar; suç üç yıldan fazla hapsi gerektiriyorsa TCK 272/3 uyarınca ceza daha da artar. Kimseyi kurtarmak için gerçeği eğip bükmeyin; kendinizi sanık sandalyesine oturtursunuz.

Yol Parası, Yevmiye ve Tanık Korumaya İlişkin Talepler

Tanıklık ücretsiz bir külfet değil. CMK 61/1’e göre çağrılan tanığa, Adalet Bakanlığının her yıl hazırladığı tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat verilir. Seyahat etmek zorunda kaldıysanız yol giderleriniz, ayrıca çağrıldığınız yerdeki konaklama ve beslenme giderleriniz de karşılanır. CMK 61/2 uyarınca bu ödemelerden vergi, resim veya harç kesilmez.

Bu para kendiliğinden yatmaz. İfadeniz bittiğinde hâkime dönüp “yol ve kayıp iş ücreti talep ediyorum” demeniz yeterlidir; talebiniz tutanağa geçer ve mahkeme miktarı takdir eder. Otobüs bileti gibi belgeleriniz varsa dosyaya sunun. Sonradan da dilekçeyle isteyebilirsiniz, ama duruşmada söylemek çok daha pratik.

Güvenlik endişeniz varsa bunu sessizce yaşamayın. CMK 58/2 ve 58/3, kimliğin saklı tutulmasından, hazır bulunma hakkı olanlar olmadan ses ve görüntülü aktarma ile dinlenmeye kadar bir dizi tedbir öngörür. Ancak CMK 58/5 bu tedbirleri örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla sınırlar. Bunun dışındaki dosyalarda tehdit alıyorsanız derhâl savcılığa ayrı bir şikâyet dilekçesi verin; tehdit başlı başına suçtur.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce bir bey ofise geldi, elinde buruşmuş bir tanık davetiyesi vardı. Apartman girişinde iki komşusunun kavgasını görmüş, biri diğerini yaralamış, ambulans gelmiş. “Ben zaten olayı gördüm, gidip anlatırım” diyordu. Ne var ki duruşmaya tek başına gitmişti ve bana geldiğinde iş çoktan olmuştu.

Salonda serbest anlatımını yaparken “aşağı indim, bir baktım ikisi boğuşuyor” demiş. Sonra sanığın avukatı arka arkaya sormuş: kaçıncı kattasınız, asansörle mi indiniz, kavga başladığında neredeydiniz, ilk vuranı gördünüz mü. Adam telaşlanmış ve “aslında ilk vuranı gördüm” demiş. Oysa birkaç dakika önce boğuşurken gördüğünü söylemişti. İki cümle tutanakta yan yana durunca ifadesi çelişkili hale geldi ve mahkeme onu yeniden dinlemek üzere yeni bir duruşma günü verdi.

İkinci duruşmaya hazırlıklı gitti. Ona tek bir şey söyledim: gördüğünle duyduğunu ayır, hatırlamadığına hatırlamıyorum de. Salonda aynı sorular tekrar geldiğinde “kavganın başlangıcını görmedim, ben aşağı indiğimde boğuşuyorlardı” dedi ve orada durdu. İfade tutarlı hale gelince mahkeme onun beyanını hükme esas aldı. Buradan çıkan ders şu: tanığı zora sokan şey yalan söylemek değil, bilmediği yeri doldurma refleksidir.

Sık Sorulan Sorular

Tanık olarak çağrıldım ama olayı hatırlamıyorum, ne söylemeliyim?

Hatırlamadığınızı açıkça söyleyin; bu cevap tamamen meşrudur ve tutanağa geçer. Boşluğu tahminle doldurmaya kalkarsanız hem ifadeniz çürür hem de yalan tanıklık tartışması doğabilir.

Sanığın eşi veya kardeşiysem tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Hayır, CMK 45/1 nişanlı, eş, üstsoy ve altsoy ile belirli derecedeki hısımlara tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Hâkim bu hakkı size dinlemeden önce hatırlatır ve dinlenmeye başlasanız bile her an çekinebilirsiniz.

Duruşmaya gitmezsem hakkımda ne işlem yapılır?

Usulüne uygun çağrılıp mazeret bildirmeden gelmezseniz CMK 44/1 gereği zorla getirilirsiniz ve gelmemenizin yol açtığı giderler sizden tahsil edilir. Haklı sebebinizi sonradan belgelerseniz aleyhinize hükmedilen giderler kaldırılır.

Tanık olarak dinlendikten sonra bir daha mahkemeye gitmem gerekir mi?

Kural olarak bir kez dinlenmeniz yeterlidir. Ancak ifadenizde çelişki görülürse, başka bir tanıkla yüzleştirilmeniz gerekirse veya dosyaya yeni bir delil girerse mahkeme sizi tekrar çağırabilir.

Başka şehirde oturuyorum, bulunduğum yerdeki mahkemede dinlenebilir miyim?

Evet, mahkeme bulunduğunuz yerdeki mahkemeye talimat yazarak sizi orada dinletebilir; uygulamada ses ve görüntü bağlantısıyla dinlenme de yaygındır. Bunun için duruşma gününden önce dilekçe verip adresinizi ve talebinizi bildirmeniz gerekir.

Tanıklık yaptığım için yol ve kayıp iş ücreti alabilir miyim?

Alabilirsiniz; CMK 61/1 kaybettiğiniz zamanla orantılı tazminatın yanında yol, konaklama ve beslenme giderlerinin karşılanmasını öngörür. Talebinizi ifadeniz biter bitmez hâkime söyleyin ki tutanağa geçsin.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.