İlk Duruşmada Ne Olur? Salonda Adım Adım Yaşananlar

İlk duruşmada ne olur, hakim ne sorar, aynı gün karar çıkar mı? Salona girişten çıkışa kadar süreci ve yapmanız gerekenleri anlattım.

İlk duruşmada ne olur sorusunun cevabı çoğu insanın sandığından daha sakindir. Salonda bağırış çağırış yoktur, kimse sizi köşeye sıkıştırmaz. Hakim kimliğinizi tespit eder, suçlamayı anlatır, savunmanızı sorar. Çoğu dosyada ilk duruşma tanık dinlemek veya eksik belge beklemek için ertelenir. Yine de o gün söyledikleriniz tutanağa geçer ve dosyanın sonuna kadar sizi takip eder.

Duruşma Salonuna Girdiğinizde Karşınızda Kim Var

Salonun düzeni her yerde aynıdır. Karşınızda yüksek kürsüde hakim oturur; asliye ceza mahkemesindeyseniz tek hakim, ağır ceza mahkemesindeyseniz bir başkan ve iki üye görürsünüz. Hakimin sağ tarafında Cumhuriyet savcısı, sol tarafında zabıt katibi vardır. Katip söylenen her şeyi yazar; bu yüzden ağzınızdan çıkan cümle kalıcıdır.

Sizin yeriniz kürsünün tam karşısındaki kürsü önüdür. Avukatınız yan tarafta, avukatlara ayrılmış sırada oturur. Şikayetçi ve varsa onun vekili de aynı salondadır. Tanıklar duruşmanın başında dışarı çıkarılır, çünkü birbirlerinin anlattıklarını duymamaları gerekir.

Sanık duruşmaya kelepçesiz alınır. Tutuklu iseniz jandarma sizi salona getirir, ancak salona girdiğiniz anda kelepçe çözülür. Bu bir nezaket değil, kanunun açık emri.

CMK 191/1: (1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Yoklama ve Kimlik Tespiti: İlk On Dakika

Hakim ilk olarak kimlerin geldiğini tespit eder. Adınız okunur, “burada” dersiniz. Avukatınız varsa o da kendini tanıtır. Şikayetçinin, tanıkların, bilirkişinin gelip gelmediği tutanağa yazılır. Gelmeyenler için mahkeme o gün ne yapacağına karar verir.

Sonra sıra kimlik tespitine gelir. Hakim adınızı, baba adınızı, doğum yerinizi ve tarihinizi, TC kimlik numaranızı sorar. Kimliğinizi hazırda tutun, nüfus cüzdanı veya yeni kimlik kartı yeterlidir. Kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplamak yasal bir yükümlülüktür; burada susma hakkınız yoktur.

Kimlikten hemen sonra kişisel ve ekonomik durumunuz sorulur. Nerede oturuyorsunuz, ne iş yapıyorsunuz, aylık geliriniz ne kadar, bakmakla yükümlü olduğunuz kişi var mı. Bu sorular gereksiz görünür ama değildir. Adli para cezasının gün karşılığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve taksitlendirme kararları bu bilgilere dayanır. Gelirinizi olduğundan yüksek söylerseniz cezanın parasal karşılığı artabilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

İddianame Okunuyor: Suçlamayı Burada Net Duyacaksınız

İddianameyi zaten evinize gelen tebligatla almış olmanız gerekir. CMK 176/1’e göre iddianame çağrı kağıdıyla birlikte size tebliğ edilir. CMK 176/4 ise tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmasını şart koşar. Bu süre size hazırlanma imkanı tanımak için konmuştur.

CMK 176/4: (4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.

Duruşmada hakim, suçlamanın dayandığı eylemleri, delilleri ve suçun hukuki nitelendirmesini size anlatır. Yani “şu tarihte şu kişiyi yaraladığınız iddia ediliyor, dayanağı şu rapor ve şu ifadeler, bu eylem TCK’nın şu maddesine giriyor” der. Anlamadığınız bir yer varsa orada sorun. Hakimler bu soruyu tuhaf karşılamaz; aksine savunmanızı hangi zemine kuracağınızı bilmeniz gerekir.

Dikkat: Tebligat elinize ulaşmadıysa veya iddianameyi hiç görmediyseniz bunu duruşmanın en başında söyleyin. Savunma hazırlamak için süre isteyebilirsiniz. Bunu söylemeden savunmaya başlarsanız, sonradan “iddianameyi görmedim” itirazınız sonuç doğurmaz.

Hakim Size Ne Sorar, Nasıl Cevap Vermelisiniz

Sorgu her zaman aynı çerçevede ilerler. Önce “iddianameyi anladınız mı, bir diyeceğiniz var mı” diye sorulur. Sonra soruşturma aşamasındaki ifadeniz okunur veya özetlenir ve “bu ifadeyi kabul ediyor musunuz” denir. Cevabınız buradan itibaren dosyanın omurgasını oluşturur.

En sık yapılan hata, savcılıkta veya karakolda verilen ifadeyle çelişen bir anlatımdır. Aradan aylar geçtiği için insanlar detayları unutur, telaşla farklı bir şey söyler. Mahkeme bu çelişkiyi görür ve “hangisi doğru” diye sorar. Çelişki, tek başına mahkumiyet sebebi değildir ama beyanınızın inandırıcılığını zedeler. Duruşmadan önce eski ifadenizi mutlaka okuyun.

Cevap verirken üç şeye dikkat edin. Sadece sorulan soruya cevap verin; anlatmak istediğiniz başka bir şey varsa “izin verirseniz şunu da eklemek istiyorum” deyin. Tahmin yürütmeyin, hatırlamıyorsanız “hatırlamıyorum” demek meşru bir cevaptır. Lehinize olan delilleri de burada isteyin; kamera kaydı, hastane belgesi, tanık ismi neyse tutanağa geçirtin.

CMK 191/3: (3) Duruşmada, sırasıyla;

  • a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,
  • b) İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
  • c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
  • d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır.

Susma Hakkı ve Avukatınızın O Anda Yaptığı İş

Hakim sorguya başlamadan önce size susma hakkınızı hatırlatmak zorundadır. Bu bir formalite değil, kanuni bir yükümlülük. Konuşmamayı seçerseniz bu aleyhinize yorumlanamaz ve mahkeme sırf sustuğunuz için sizi suçlu sayamaz.

CMK 147/1-e: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.

Susmak her dosyada doğru strateji değildir. Delil durumu zayıfsa ve anlatacak somut bir savunmanız varsa konuşmak lehinize olur. Ama dosyayı görmediyseniz, teknik bir konu tartışılıyorsa veya soruşturma henüz olgunlaşmadıysa susup savunmayı yazılı olarak sonraki celseye bırakmak akıllıca olabilir. Bu kararı avukatınızla salona girmeden önce verin.

Avukatınız o gün pasif oturmaz. Tutanağa yanlış geçen bir cümleyi düzelttirir, hakimin yönelttiği yönlendirici soruya itiraz eder, eksik delillerin toplanmasını talep eder. Adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma gibi yükümlülüklerle serbest kalma) veya tutukluluğun kaldırılması taleplerini de o gün sunar. Avukatınız yoksa ve müdafi (savunma avukatı) seçecek durumda değilseniz, CMK 150/1 uyarınca isteminiz üzerine barodan avukat görevlendirilmesini talep edebilirsiniz.

Bazı hallerde talebiniz aranmaz. CMK 150/2’ye göre çocuksanız, kendinizi savunamayacak derecede engelliyseniz ya da sağır ve dilsizseniz mahkeme kendiliğinden avukat atar. CMK 150/3 ise aynı kuralı, alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlar için genişletir.

İlk Duruşmada Karar Çıkar mı, Yoksa Erteleme mi

Karar çıkması mümkündür. Deliller tamamsa, tanık dinlenmesine gerek yoksa ve taraflar hazırsa mahkeme aynı gün hüküm kurabilir. Basit dosyalarda, özellikle sanığın suçu kabul ettiği ve şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurduğu hallerde ilk celsede biten dosyalar görürüm.

Ama pratikte çoğunluk erteleme yönündedir. Tanıklar gelmemiştir, adli sicil kaydı veya nüfus kaydı istenmiştir, bilirkişi raporu beklenmektedir, mağdur duruşmadan haberdar edilememiştir. Mahkeme bu eksikleri gidermek için genellikle iki ile dört ay arası bir gün verir. Ertelemenin uzunluğu mahkemenin iş yüküyle doğrudan ilgilidir.

Hüküm kurulacağı celsede son söz her zaman sanığındır. CMK 216/3 bunu açıkça düzenler ve uygulamada bu hakkın verilmemesi tek başına bozma sebebidir. Size “son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı” diye sorulduğunda, kısa da olsa konuşun.

CMK 216/3: (3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.

Salondan Çıkarken Elinizde Olması Gerekenler

Duruşma bittiğinde katipten duruşma tutanağının bir örneğini isteyin. Tutanak imzalanmadan önce okuyun; söylemediğiniz bir cümle yazılmışsa veya söylediğiniz bir şey eksik geçmişse orada düzelttirin. İmzaladıktan sonra “ben öyle demedim” demenin pratik bir karşılığı yoktur.

İkinci olarak, sonraki duruşmanın gününü ve saatini not edin. Bu tarih genellikle sözlü olarak açıklanır ve hazır bulunanlara ayrıca tebligat çıkarılmaz. Yani duruşmada olduğunuz için o günü öğrenmiş sayılırsınız; unutursanız mazeret olmaz.

Üçüncüsü, mahkemenin sizden ne istediğini net biçimde yazın. Belge getirmenizi mi istedi, tanık ismi ve adresi mi bildireceksiniz, adres değişikliğini mi bildireceksiniz. Bunları bir sonraki celseye kadar yerine getirmezseniz dosya boşuna bir kez daha ertelenir ve süreç uzar.

Yaşanmış Olaydan

Bir dosya bana ilk duruşmadan sonra geldi. Müvekkilim komşusuyla otopark kavgasına karışmış, basit yaralamadan yargılanıyordu. İlk duruşmaya “nasılsa küçük bir mesele” diyerek avukatsız gitmiş. Hakim savcılıktaki ifadesini okuyup sorduğunda, orada “önce o bana vurdu, ben kendimi savundum” demişken, duruşmada “aramızda itiş kakış oldu, kim önce vurdu hatırlamıyorum” demiş. Aradan dokuz ay geçtiği için gerçekten hatırlamıyordu; kötü niyeti yoktu. Ama tutanağa iki farklı beyan girmişti.

Mahkeme çelişkiyi görünce olay yerindeki iki tanığın dinlenmesine karar verdi ve dosyayı üç ay sonraya bıraktı. Bana geldiğinde ilk yaptığım şey soruşturma dosyasını baştan sona çıkarmak oldu. Adli tıp raporunu, kamera kaydının olup olmadığını, tanıkların soruşturmadaki anlatımlarını tek tek karşılaştırdık. Meğer sitenin girişindeki kamera olayın ilk saniyelerini kaydetmiş, ama kayıt hiç istenmemişti. İkinci celseden önce yazılı dilekçeyle kaydın celbini talep ettim.

Tanıklar dinlendi, kamera kaydı geldi ve ilk hamlenin karşı taraftan geldiği görüldü. Müvekkilim hakkında meşru savunmada sınırın aşılması değerlendirmesi yapıldı, ceza belirgin biçimde düştü ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. Ders şu: o ilk duruşmaya hazırlıklı gitseydi, çelişki hiç doğmayacak ve dosya üç ay uzamayacaktı. İlk celse çoğu zaman kaderi belirlemez, ama zemini belirler.

Sık Sorulan Sorular

İlk duruşmaya gitmezsem ne olur?

CMK 193/1 kural olarak sanık hazır bulunmadan duruşma yapılamayacağını söyler ve geçerli mazereti olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. CMK 176/2 uyarınca bu uyarı zaten çağrı kağıdının üzerinde yazılıdır.

İlk duruşmada tutuklanabilir miyim?

Evet, tutuklama kararı yargılamanın her aşamasında verilebilir; kaçma şüphesi veya delil karartma tehlikesi varsa mahkeme ilk celsede de tutuklayabilir. Bu ihtimal düşüktür ama tutuklamayı gerektiren bir suçtan yargılanıyorsanız duruşmaya avukatsız gitmeyin.

İlk duruşmada karar verilip dosya kapanır mı?

Deliller tamamsa ve dinlenecek tanık kalmadıysa aynı gün hüküm kurulabilir. Uygulamada dosyaların çoğu eksik delil veya gelmeyen tanık nedeniyle en az bir kez ertelenir.

Duruşmada avukatım konuşurken benim de konuşmam gerekir mi?

Sorgu size yöneltilen bir işlemdir; kimlik ve olayla ilgili soruları bizzat siz cevaplarsınız. Hukuki değerlendirmeyi ve talepleri avukatınıza bırakın, siz olayı anlatın.

Başka şehirdeysem duruşmaya gitmek zorunda mıyım?

CMK 196/2, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla, yani bulunduğunuz yerdeki mahkemede sorgunuzun yapılmasına imkan tanır. Ayrıca CMK 196/4 uyarınca mahkeme görüntülü ve sesli iletişim sistemiyle katılmanıza karar verebilir; bu talebi duruşmadan önce dilekçeyle iletin.

İlk duruşma ne kadar sürer?

Salonda geçirdiğiniz süre genellikle on beş dakika ile yarım saat arasındadır. Ancak duruşma listesi kalabalık olduğu için adliyede birkaç saat beklemeyi göze alın.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.