Suç Vasfının Değişmesi ve Ek Savunma Hakkı (CMK 226)

Suç vasfının değişmesi hâlinde ek savunma hakkı: CMK 226, lehe değişiklik, zincirleme ve tekerrür, süre talebi, görev, HAGB ve bozma tablosu.

Suç vasfının değişmesi, mahkemenin iddianamede anlatılan olayı savcının gösterdiği kanun maddesinden farklı bir maddeyle değerlendirmesidir. Hırsızlık olarak açılan davanın nitelikli hırsızlığa, basit yaralama olarak açılan davanın silahla yaralamaya dönmesi bunun tipik örnekleridir. Kanun mahkemeye bu değişikliği yapma yetkisi verir, ama bir şartla: sanık önceden uyarılmalı ve yeni nitelendirmeye karşı savunma yapabilmelidir. Bu savunmaya uygulamada ek savunma denir ve verilmeden kurulan hüküm istinaf ya da temyizde bozulur. Aşağıda ek savunmanın hangi hâllerde zorunlu olduğunu, nasıl hazırlanacağını ve hakkınız ihlal edildiyse ne yapacağınızı anlatıyorum.

Suç Vasfının Değişmesi Ne Demek?

Suç vasfının değişmesi, olay aynı kalırken hukuki nitelendirmenin değişmesidir; mahkeme olayı iddianamedeki fiille sınırlı yargılar ama ona hangi maddenin uyacağına kendisi karar verir. CMK 225/2’ye göre mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Savcı “basit yaralama” demiş olabilir; mahkeme dosyadaki rapora bakıp kemik kırığı olduğunu görürse 87/3 artırımını uygulayabilir.

Bu yetkinin sınırını CMK 226/1 çizer. Mahkeme yeni nitelendirmeyi ancak sizi önceden uyararak ve savunma imkânı vererek uygulayabilir:

CMK 226/1: (1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Uygulamada mahkeme bunu duruşmada “sanığa, eyleminin TCK şu madde kapsamında değerlendirilmesi ihtimaline binaen ek savunma hakkı hatırlatıldı” diye tutanağa geçirir ve sizin beyanınızı alır. Bu cümlenin tutanakta yer alması, sonradan hükmün sağlam kalıp kalmayacağını belirleyen ayrıntıdır. Dosyalarda en sık gördüğüm sorun, mahkemenin değişikliği mütalaadan sonra gerekçeli kararda yapması ve bu uyarıyı hiç yapmamasıdır. Kavramın kısa tanımını sözlükte de bulabilirsiniz.

Ek Savunma Hakkı Hangi Hâllerde Verilmelidir?

Ek savunma, sanık iddianamede gösterilenden başka bir kanun maddesiyle mahkûm edilecekse ya da cezayı artıran bir hâl ilk kez duruşmada ortaya çıkmışsa verilmelidir. CMK 226/2 ikinci durumu açıkça düzenler:

CMK 226/2: (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında değişikliğin sanığın lehine ya da aleyhine olması sonucu değiştirmez; Ceza Genel Kurulu, suç vasfının lehe ya da aleyhe değişmesinin ek savunma bakımından önem taşımadığını, iddianamede zaten istenen bir indirim maddesinin uygulanmaması için ise ek savunma gerekmediğini kabul ediyor. Yani ölçüt şudur: savunmanızı yaparken bu ihtimali iddianameden öğrenebiliyor muydunuz?

Suç vasfının değişmesi ve ek savunma: hangi durumda gerekir
Durum Ek savunma gerekir mi? Dayanak
Fiil iddianamedekinden başka bir suç maddesine uyuyor Evet, değişiklik lehe olsa da CMK 226/1
İddianamede olmayan nitelikli hâl veya artırım uygulanacak Evet CMK 226/2
Zincirleme suç (TCK 43) ilk kez gündeme geliyor Evet CMK 226/2
Tekerrür (TCK 58) veya güvenlik tedbiri uygulanacak Evet CMK 226/2
İddianamede istenen indirim maddesinin şartları oluşmamış Hayır Yargıtay Ceza Genel Kurulu
İddianamede hiç anlatılmayan yeni bir fiil Ek savunma yetmez; o fiil için ayrı dava gerekir CMK 225/1
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Hangi satıra girdiğiniz iddianamedeki anlatım ve sevk maddeleriyle belirlenir.

Zincirleme suç ve tekerrür, insanların en çok gözden kaçırdığı iki hâldir; ikisi de suçun adını değiştirmez ama cezayı ya da infazı ağırlaştırır. Yargıtay, iddianamede yalnız iki kez nitelikli hırsızlık istenen bir dosyada zincirleme suç hükmünün ek savunma verilmeden uygulanmasını bozma sebebi saydı.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Ek Savunma Nasıl Yapılır, Süre İstenebilir mi?

Evet, isterseniz ek savunmanızı hazırlamanız için süre verilir (CMK 226/3). Mahkeme sizi uyardığı anda hemen konuşmak zorunda değilsiniz. “Ek savunmamı hazırlamak için süre istiyorum” demeniz yeterlidir; mahkeme genellikle bir sonraki duruşmaya kadar süre verir. Yeni maddenin unsurları farklıysa, örneğin kullanmak için bulundurmadan uyuşturucu ticaretine geçiliyorsa, bu süreyi mutlaka isteyin.

Bildirim yalnız size değil müdafiinize de yapılır; CMK 226/4 müdafiin sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanacağını söyler. Dosyadaki son adresinize bildirim yapılamamışsa veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemişseniz müdafiinize yapılan bildirim yeterli sayılır. Bu yüzden duruşmalara gitmiyorsanız avukatınızla bu ihtimali önceden konuşun.

Ek savunmada şu üç şeyi yapın. Birincisi, yeni maddenin unsurlarının olayda bulunmadığını somut olarak anlatın: nitelikli hâlin hangi olgusu eksik, kast nereden çıkarılamıyor. İkincisi, yeni nitelendirme için gereken delilleri isteyin; yeni bir bilirkişi incelemesi, tanık veya kamera kaydı olabilir. Üçüncüsü, yeni nitelendirmenin cezaya, HAGB’ye ve uzlaşmaya etkisini hesaba katarak savunmanızı kurun. Savunmanın genel çerçevesini sanık savunması yazısında anlattım.

Dikkat: Ek savunma ihtarı yapıldığında “aynen önceki savunmamı tekrar ederim” demek hakkı kullanmış sayılmanıza yol açar, ama yeni maddeye karşı hiçbir şey söylememiş olursunuz. Kısa da olsa yeni nitelendirmeye özgü bir savunma yapın.

Mütalaada Savcı Suç Vasfını Değiştirirse Ne Olur?

Savcının mütalaada farklı bir suç maddesi istemesi, mahkemenin sizi o madde yönünden ayrıca uyarma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hükmü kuracak olan mahkemedir ve CMK 226 mahkemeye hitap eder. Esas hakkında mütalaa savcının görüşüdür; mahkeme ona bağlı değildir. Savcı ağır bir madde istese de mahkeme iddianamedeki maddeyle hüküm kurabilir; tersine savcı değişiklik istemese de mahkeme vasfı değiştirebilir.

Pratikte savcı mütalaada vasıf değişikliği isterse mahkemeler çoğu zaman bu noktada ek savunma ihtarını yapar ve süre verir. Böyle bir ihtar yapılmadan mütalaaya karşı savunmanız alınıp hüküm kurulursa, bunu tutanaktan kontrol edin; istinaf dilekçesinde ileri sürülecek ilk konulardan biri budur. Mütalaaya karşı nasıl cevap verileceğini son savunma yazısında ayrıca ele aldım.

Fiil Değişirse Ek Savunma Yeterli mi?

Hayır, iddianamede anlatılmayan yeni bir fiil için ek savunma verilerek mahkûmiyet kurulamaz; hüküm yalnız iddianamede unsurları gösterilen fiil ve faili hakkında verilir:

CMK 225/1: (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.

Burada ayrım şudur: aynı olayın başka bir maddeye uyması vasıf değişikliğidir ve ek savunmayla çözülür; iddianamede hiç anlatılmayan ayrı bir eylem ise ayrı bir suçlamadır ve ancak yeni bir iddianameyle yargılanabilir. Yargıtay, terör örgütü propagandasından açılan davada iddianamede yer almayan hakaret fiili için ek savunma verilerek kurulan mahkûmiyeti hukuka aykırı buldu. Duruşmada ortaya çıkan yeni bir eylem için uygulamada mahkeme durumu savcılığa bildirir; o eylemden dava açılıp açılmayacağına savcı karar verir. İddianamenin kapsamının neden önemli olduğunu iddianame kabul edilirse ne olur yazısında anlattım.

Vasıf Değişince Görev, Uzlaşma ve HAGB Nasıl Etkilenir?

Vasıf değişikliği yalnız cezayı değil, davaya bakacak mahkemeyi, uzlaştırmayı ve HAGB imkânını da değiştirebilir. Yeni nitelendirme ağır ceza mahkemesinin görevine giriyorsa asliye ceza mahkemesi görevsizlik kararıyla dosyayı ağır cezaya gönderir (CMK 5/1). Tersi mümkün değildir: duruşmada suçun hukuki niteliği değişti diye görevsizlik kararıyla dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez (CMK 6/1).

Vasıf lehe değişip suç uzlaşmaya tabi hâle gelirse dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK 254/1). Örneğin nitelikli hırsızlıktan açılan dava, nitelikli hâlin oluşmadığı anlaşılıp basit hırsızlığa dönerse uzlaştırma yolu açılır; bunu mahkemeye hatırlatın. Hangi suçların bu kapsamda olduğunu uzlaşmaya tabi suçlar yazısında listeledim.

HAGB için ölçü, sonuçta hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmasıdır (CMK 231/5). Aleyhe bir vasıf değişikliği cezayı bu sınırın üstüne çıkarıyorsa HAGB ve erteleme imkânı kaybolabilir. Bu nedenle ek savunmada yalnız suçun unsurlarına değil, cezanın nereye varacağına da bakın; HAGB şartları bu hesabın temelidir.

İstinafta veya Bozmadan Sonra Vasıf Değişebilir mi?

Evet, bölge adliye mahkemesi duruşma açarak yeniden hüküm kurduğunda da vasfı değiştirebilir ve aynı kural ona da uygulanır. Yargıtay, iddianamede ve mütalaada istenmeyen tekerrür hükmünü sanığa ek savunma hakkı vermeden uygulayan bölge adliye mahkemesinin kararını bozdu. İstinaf duruşmasında sizi yeni bir madde yönünden uyaran bir ihtar yoksa, bu da temyiz sebebidir.

Kanun yoluna yalnız siz başvurduysanız aleyhe değiştirme yasağı devreye girer. Yeniden verilecek hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz: istinafta CMK 283/1, Yargıtay bozmasından sonra CMK 307/5 bunu güvence altına alır. Vasıf ağırlaşsa bile ceza üst sınırı önceki ceza olarak kalır; aleyhe bozma yasağı böyle işler. Bozmadan sonra mahkeme daha ağır ceza vermeyi düşünüyorsa, sanığın her hâlde dinlenmesi gerekir (CMK 307/2). Bozma sonrası süreci Yargıtay bozma kararından sonra yazısında anlattım.

Ek Savunma Alınmadıysa Ne Yapılır?

Ek savunma alınmadan kurulan hükme karşı istinaf, istinaf kararına karşı da şartları varsa temyiz yoluna gidilir ve bu, ilk sırada ileri sürülecek usul hatasıdır. Hüküm için önemli olan hususlarda savunma hakkının sınırlandırılması, CMK 289/1-h’de hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayılır. Yargıtay da iddianamede gösterilmeyen bir maddenin ek savunma verilmeden uygulanmasını kural olarak savunma hakkının kısıtlanması sayar ve hükmü bozar.

Dilekçede soyut “savunma hakkım kısıtlandı” cümlesiyle yetinmeyin. Hangi duruşma tutanağında ihtar yapılmadığını, iddianamede hangi maddelerin istendiğini, hükümde hangi yeni maddenin uygulandığını ve bu maddeye karşı neyi savunacağınızı yazın. İstinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1); dilekçenin yapısını istinaf dilekçesi yazısında anlattım.

Dikkat: Bozma kazanmak dosyanın bittiği anlamına gelmez. Ek savunma eksikliğiyle bozulan dosyada mahkeme bu kez ihtarı yapıp aynı maddeyle yeniden hüküm kurabilir. Asıl kazanç, yeni maddeye karşı gerçek bir savunma yapma fırsatıdır; o fırsatı delil talebiyle değerlendirin.

Yaşanmış Olaydan

Bir müvekkilim, bir park tartışmasında karşı tarafı yaraladığı iddiasıyla kasten yaralamanın temel hâlinden yargılanıyordu. İddianamede yalnız temel hâl istenmişti. Mütalaa duruşmasında savcı, olay yerinde bulunan bir anahtarlığın darbe aracı olarak kullanıldığını söyleyerek “silahla” işlenme nedeniyle yarı oranında artırım istedi. Mahkeme o duruşmada müvekkilime ek savunma ihtarını yaptı; biz de süre istedik ve bir sonraki duruşmaya kadar süre verildi.

Bu süreyi boş geçirmedik. Adli tıp raporundaki yara tarifini, anahtarlığın olay yerinden kimin tarafından ve hangi tutanakla alındığını, tanıkların bu cismi görüp görmediğini tek tek inceledik. Ek savunmada anahtarlığın kullanıldığına dair tek dayanağın şikâyetçinin sonradan verdiği ifade olduğunu, ilk ifadesinde ve tanık beyanlarında bundan hiç söz edilmediğini anlattık ve yaranın niteliği konusunda adli tıptan ek rapor istedik.

Mahkeme ek rapor talebimizi kabul etmedi ve “silahla” artırımını uyguladı; ama takdiri indirimle ceza iki yılın altında kaldı ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. Müvekkilim istediği beraati alamadı, ama ek savunmayı ciddiye almasaydık HAGB şartlarını da konuşamayacaktık. Bu dosyada ek raporun alınmaması istinaf dilekçemizin ana konusu oldu.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.11.2025 tarihli, 2023/186 E., 2025/541 K.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma davasında iddianame, sanıklar hakkında TCK 110’daki etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasını istemişti; mahkeme şartları oluşmadığı için indirimi uygulamadı ve bu yönde ek savunma vermedi. Ceza Genel Kurulu önce genel ilkeyi koydu: suç vasfının lehe ya da aleyhe değişmesi fark etmez, her iki durumda da sanığa ek savunma ve hazırlık süresi tanınmalıdır. Ardından, iddianamede zaten istenen bir indirim maddesinin uygulanmaması için ek savunma gerekmediğine oy birliğiyle karar verdi; çünkü sanıklar o madde hakkında baştan beri savunma yapabiliyordu. Ölçüt, sanığın bu ihtimali iddianameden öğrenip öğrenemediğidir.

… Hükmün uygulanması bakımından suç vasfının lehe ya da aleyhe değişmesinin bir önemi bulunmamaktadır (CGK 21.6.2011 tarihli ve 261-141 sayılı). Bu hâllerde sanığa, ek savunmasını hazırlamak için de gerekli zaman ve imkânın sağlanması icap eder (CMK m. 226/3). …

… Görüldüğü üzere, CMK’nın 226. maddesinde öngörüldüğü biçimde suçun hukuki niteliği değişmemiş, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasını gerektiren bir hâl de ilk kez duruşma sırasında ortaya çıkmamıştır. Kaldı ki sanıklar TCK’nın 110. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden duruşmanın başından beri savunma yapma imkânına sahip olmuşlardır. …

↑ Metne dön

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 10.06.2026 tarihli, 2024/6196 E., 2026/10889 K.

Hırsızlık davasında iddianame, nitelikli hırsızlık maddesinin iki kez uygulanmasını istemişti; mahkeme ise iki eylemi zincirleme suç sayarak TCK 43’ü uyguladı ve bu yönde sanığa ek savunma vermedi. Yargıtay bunu CMK 226’ya aykırı buldu. Hükmü ayrıca ikinci tekerrür nedeniyle hüküm fıkrasına yazılan koşullu salıverilme ibaresinin 7550 sayılı Kanun değişikliği karşısında çıkarılması gerektiği ve katılma talebi olmayan şikâyetçinin kararda katılan gösterilmesi sebepleriyle de bozdu. Zincirleme suç suçun adını değiştirmese de cezayı artırdığı için ek savunma gerektirir.

… İddianamede, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinin iki kez uygulanması talep edildiği hâlde, sanığa aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden anılan hükmün uygulanması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı davranılması, …

↑ Metne dön

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.02.2025 tarihli, 2022/6599 E., 2025/3630 K.

Sanık hakkında terör örgütü propagandası iddiasıyla dava açılmış, iddianamede hakaret fiili ve bunun yöneldiği bir mağdur gösterilmemişti. Mahkeme yargılama sırasında ek savunma vererek sanığı hakaretten mahkûm etti ve bu hüküm istinafta onandı. Yargıtay, hükmün konusunun iddianamede anlatılan eylemlerle sınırlı olduğunu belirterek hakaret mahkûmiyetini bozdu. Karar, ek savunmanın vasıf değişikliğini çözdüğünü, ama iddianamede olmayan yeni bir fiili yargılanabilir hâle getirmediğini gösteriyor.

… Somut olayda, 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesine göre hükmün konusunun iddianamede anlatılan eylemlerle sınırlı bulunması ve davaya konu iddianame ile terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılması karşısında, yargılama aşamasında mahkemece, iddianamede hakaret fiili ve yöneldiği mağdur gösterilip bu suçtan kamu davası açılmadığı halde ek savunma hakkı verilerek iddianamede anlatılmayan eylem nedeniyle hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 15.09.2026 tarihli, 2025/5518 E., 2026/5415 K.

Kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası verilen sanık hakkında bölge adliye mahkemesi, istinaf incelemesinde hüküm fıkrasına tekerrür nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infazdan sonra denetimli serbestlik ibaresini ekledi. Oysa iddianamede ve mütalaada tekerrür istenmemiş, tekerrüre esas eski hüküm duruşmada okunan sabıka kaydında da yer almamıştı. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin duruşma açıp tekerrüre esas hükmü sanığa okumak ve ek savunma hakkı vermek yerine tekerrürü doğrudan uygulamasını CMK 226’ya aykırı bularak kararı bozdu. Ek savunma yükümlülüğü istinaf mahkemesi için de geçerlidir.

… İddianamede sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanması talep edilmemesi ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalasında da yer almaması karşısında, mahkemesince duruşmada okunan sabıka kaydında da bulunmayan tekerrüre esas hükmün, istinaf mahkemesince duruşma açılarak sanığa okunmadan ve 5237 sayılı Kanun’un 58. maddenin uygulanmasına ilişkin sanığa ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Suç vasfının değişmesi lehe ise de ek savunma gerekir mi?

Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, değişikliğin lehe ya da aleyhe olmasının ek savunma bakımından önemi olmadığını kabul ediyor. Ancak lehe dönüşte ek savunma eksikliği bazı kararlarda sonuca etkili görülmeyip bozma sebebi yapılmıyor; bu yüzden ihtarı her durumda talep edin.

Ek savunma için ne kadar süre verilir?

Kanun belirli bir süre yazmaz; istemeniz hâlinde hazırlanmanız için süre verileceğini söyler (CMK 226/3). Uygulamada süre çoğu zaman bir sonraki duruşmaya kadardır.

Ek savunma yapmazsam ne olur?

Mahkeme size imkânı tanıdıysa ve siz susmayı tercih ettiyseniz hüküm kurulabilir; susma hakkınız devam eder. Sorun, imkânın hiç tanınmamasıdır; o durumda hüküm bozulur.

Ek savunma ihtarı bana yapılmadı ama avukatıma yapıldı, geçerli mi?

CMK 226/4’e göre bildirim sanığa ve müdafie yapılır. Dosyadaki son adresinize bildirim yapılamamışsa veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemişseniz müdafiinize yapılan bildirim yeterli sayılır.

Mahkeme suç vasfını değiştirip davayı asliye cezaya gönderebilir mi?

Hayır. Duruşmada suçun hukuki niteliği değişti diye görevsizlik kararıyla dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez (CMK 6/1); üst dereceli mahkemeye ise gönderilebilir (CMK 5/1).

Ek savunma alınmadığı için bozulan dosyada ceza artabilir mi?

Kanun yoluna yalnız siz başvurduysanız yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz (CMK 283/1, 307/5). Savcı veya katılan da aleyhe başvurduysa bu güvence uygulanmaz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.