Güveni Kötüye Kullanma Davasında Savunma Dilekçesi
Güveni kötüye kullanma davasında savunma dilekçesi: indirilebilir örnek, hukuki uyuşmazlık, hapis hakkı ve takas savunması, 155/2 itirazı, etkin pişmanlık.
Güveni kötüye kullanma davasında savunma dilekçesi, TCK 155’ten yargılanan sanığın, savcının esas hakkındaki mütalaasından sonra mahkemeye sunduğu yazılı cevaptır. Bu dosyaların çoğunda asıl tartışma, teslim edilen malın gerçekten “emanet” mi olduğu, yoksa taraflar arasında bir alacak-borç ya da hesaplaşma meselesi mi bulunduğudur. Aşağıdaki örnek, suçun her unsurunu ayrı ayrı ele alır; hapis hakkı, takas, ödünç para ve iş ilişkisi gibi sık görülen savunma hatlarını seçmeli paragraflar hâlinde sunar.
Dilekçe Örneği
[İL] [NO]. [ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE / AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA: tebligattaki mahkeme adını aynen yazın]
DOSYA ESAS NO: [Yıl/Sıra]
SANIK: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [………..], Adres: [………..]
[varsa: MÜDAFİİ: Av. Ad Soyad]
MÜŞTEKİ / KATILAN: [Ad Soyad / Şirket unvanı]
SUÇLAMA: Güveni kötüye kullanma [TCK 155/1 / TCK 155/2; mütalaada istenmişse TCK 155/3 artırımı]
KONU: [gg.aa.2026] tarihli oturumda açıklanan esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarımızın, delil taleplerimizin ve terditli hüküm taleplerimizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
1. Mütalaanın özeti ve dayanakları: Cumhuriyet savcısı, müştekiye ait [para / araç / makine / emtia / belge] üzerindeki zilyetliğin sanığa [gg.aa.20..] tarihinde [muhafaza / belirli bir işte kullanma / satıp bedelini getirme] amacıyla devredildiğini, sanığın bu malı [satarak / kendi borcuna kullanarak / iade etmeyerek / teslimi inkâr ederek] amaç dışı tasarrufta bulunduğunu kabul etmiş ve [TCK 155/1 / 155/2] uyarınca cezalandırılmasını istemiştir. Mütalaa yalnızca [müştekinin beyanına / bir teslim tutanağına / banka dekontuna] dayanmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin bütünü, yapılan ödemeler ve karşılıklı alacaklar hiç araştırılmamıştır.
2. Malın başkasına ait olması unsuru: TCK 155/1, failin elindeki malın başkasına ait olmasını arar. Somut olayda [para sanığa ödünç olarak verilmiştir / mal sanığa satılmış, bedeli kısmen ödenmiştir / mal ortaklığa aittir ve sanık ortaklardan biridir]. Ödünç verilen paranın mülkiyeti, tüketim ödüncü niteliği gereği ödünç alana geçer (TBK 386); ödünç alanın yükümlülüğü aynı paranın kendisini değil, aynı miktarda parayı geri vermektir. Kendi mülkiyetine geçmiş bir değeri geri ödemeyen kişi borçlu durumundadır; başkasına ait bir mal üzerinde tasarruf etmiş sayılmaz.
3. Zilyetliğin belirli bir amaçla devri unsuru: Suçun ikinci unsuru, zilyetliğin “muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere” devredilmiş olmasıdır. Dosyada devrin amacını gösteren yazılı bir sözleşme, emanet senedi ya da talimat bulunmamaktadır. Müşteki ilk ifadesinde malı sanığa [satması için / kendi işinde kullanması için / karşılığında ödeme yapılması kararlaştırılarak] verdiğini söylemiş [ifade tarihi ve sayfası], duruşmada ise bunu “emanet” olarak tarif etmiştir. Devrin amacı ispatlanmadan, amaç dışı tasarruftan söz edilemez.
4. Devir amacı dışında tasarruf ya da devri inkâr unsuru: Sanık, malın kendisine teslim edildiğini hiçbir aşamada inkâr etmemiştir; aksine [kolluk ifadesinde / ihtarnameye verdiği cevapta] teslimi kabul edip [iade için süre istediğini / malın nerede olduğunu bildirdiğini] açıklamıştır. Mal [satılmamış / rehnedilmemiş / üçüncü kişiye devredilmemiş] olup [halen sanığın elindedir / iade edilmek üzere hazır tutulmaktadır]. Geciken iade, tek başına amaç dışı tasarruf değildir; olsa olsa sözleşmeye aykırılık doğurur.
5. Kendisi veya başkası yararına hareket ve kast: Güveni kötüye kullanma kasten işlenebilen bir suçtur (TCK 21/1); fail, malın kendisine belli bir amaçla bırakıldığını bilerek, bu amacı ihlal etme ve yarar sağlama iradesiyle hareket etmelidir. Sanık malı [müştekinin bilgisi ve onayıyla / müşteki adına yapılan bir ödeme için / taraflar arasındaki işin gereği olarak] kullanmıştır. Kullanımın müştekiye bildirildiğini gösteren [mesaj / e-posta / tanık] dosyaya sunulmuştur. Gizlenmeyen, kayda geçirilen ve hesabı verilen bir kullanım, güveni kötüye kullanma kastını göstermez.
6. Uyuşmazlığın hukuki niteliği: Taraflar arasında [gg.aa.20..] tarihinden bu yana süren [ticari ilişki / ortaklık / kira / vekâlet / işçi-işveren ilişkisi] bulunmaktadır. İlişki süresince karşılıklı mal ve para akışı olmuş, kimin kime ne kadar borçlu olduğu taraflarca tartışmalı hâle gelmiştir. Müştekinin [gg.aa.20..] tarihinde [icra takibi başlattığı / alacak davası açtığı / ihtarname çektiği] görülmektedir [takip veya dava numarası]. Bir alacağın tahsili için ceza yargılamasının araç olarak kullanılması mümkün değildir. Hesaplaşma gerektiren bu uyuşmazlık, hukuk mahkemesinde çözülmesi gereken bir borç ilişkisidir; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında da salt borcun ödenmemesi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmaz [varsa emsal karar künyesi].
7. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: sanığın müştekiden alacağı varsa] Sanığın müştekiden [ücret / komisyon / masraf / mal bedeli] kaynaklı [tutar] TL alacağı bulunmaktadır [fatura, cari hesap ekstresi, yazışma]. Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla elinde bulunan taşınırı, borç muaccel olduğu ve eşya alacakla bağlantılı olduğu sürece hapsedebilir (TMK 950); tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Sanık malı satmamış, yalnızca alacağı ödenene kadar elinde tutmuştur. Hukuken tanınan bir hakkın kullanılması suç oluşturmaz (TCK 26/1).
8. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: karşılıklı para borçları varsa] Taraflar birbirine para borçludur ve her iki borç da muacceldir. Sanık, elindeki [tutar] TL’yi müştekinin kendisine olan [tutar] TL borcuyla takas ettiğini [gg.aa.20..] tarihli [mesaj / ihtarname] ile müştekiye bildirmiştir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir (TBK 139). Takas beyanında bulunan ve bunu gizlemeyen kişinin hukuka aykırı yarar sağlama kastı yoktur; tarafların alacak miktarındaki uyuşmazlığı hukuk yargılamasının konusudur.
9. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mütalaada 155/2 istendiyse] Mal sanığa bir meslek, sanat, ticaret ya da hizmet ilişkisinin gereği olarak değil, [akrabalık / arkadaşlık / komşuluk] ilişkisi içinde bırakılmıştır. Sanık müştekinin [çalışanı / temsilcisi / vekili] değildir; aralarında ücret, komisyon ya da yetki belgesi yoktur. Ağırlaştırıcı hâlin uygulanabilmesi için malın bu ilişkinin gereği olarak tevdi ve teslim edildiğinin ayrıca ispatı gerekir. Bu ispat yapılmadığından eylem, en fazla şikâyete bağlı temel hâl olan TCK 155/1 kapsamında değerlendirilebilir.
10. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: kiralık ya da emanet araç, 155/3 istendiyse] Suçun konusunun motorlu taşıt olması hâlinde cezanın bir kat artırılmasını öngören TCK 155/3, 7571 sayılı Kanunla eklenmiştir. Eylem tarihi [gg.aa.20..] olup bu hükmün yürürlüğünden öncedir; suç tarihinde yürürlükte olmayan ağırlaştırıcı hüküm sanık aleyhine uygulanamaz (TCK 7/2). Ayrıca araç [gg.aa.20..] tarihinde [kiralama şirketine / müştekiye] teslim edilmiş [teslim tutanağı], gecikme süresine ait bedel [ödenmiş / ödenmeye hazır] durumdadır. Kira süresinin aşılması tek başına aracın amaç dışı kullanıldığını göstermez.
11. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: mütalaa dolandırıcılık nitelendirmesine yöneliyorsa] Mal sanığa müştekinin kendi iradesiyle, herhangi bir hileli davranış olmadan teslim edilmiştir. Teslim anında sanığın malı geri vermeme niyetinde olduğunu gösteren tek bir delil yoktur; taraflar teslimden sonra [kaç ay] boyunca olağan ilişkilerini sürdürmüştür. Hile unsuru bulunmadığından eylem TCK 157 kapsamında değerlendirilemez.
12. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: boş kâğıt ya da senet söz konusuysa] Müştekinin iddiası, sanığa imzalı olarak bırakılan boş bir kâğıdın farklı doldurulmasına ilişkindir. Böyle bir iddia güveni kötüye kullanma değil, şikâyete bağlı açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK 209/1) olarak değerlendirilmelidir. Bu suç bakımından şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı da ayrıca incelenmelidir.
13. Şikâyet şartı: [Eylem TCK 155/1 kapsamında kalıyorsa:] Temel hâl şikâyete bağlıdır. Müşteki, fiili ve faili en geç [gg.aa.20..] tarihinde öğrenmiş, bu tarihi kendi ifadesinde ve [ihtarnamede / mesajda] açıkça belirtmiştir. Şikâyet ise [gg.aa.20..] tarihinde, altı aylık süre dolduktan sonra yapılmıştır (TCK 73/1). [Müşteki [gg.aa.2026] tarihli beyanıyla şikâyetinden vazgeçmiştir; vazgeçme davayı düşürür (TCK 73/4).]
14. [SEÇENEK — dosyanıza uyuyorsa kullanın: aile içi olay] Müşteki sanığın [eşi / annesi / babası / çocuğu / aynı evde yaşayan kardeşi] olup aralarında ayrılık kararı yoktur. Malvarlığına karşı suçlarda bu yakınlar zararına işlenen fiil nedeniyle ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 167/1). [Yakınlık 167/2 kapsamındaysa cezanın yarı oranında indirilmesi gerekir.]
15. Usule ilişkin itirazlar: Sanığın [gg.aa.20..] tarihli kolluk ifadesi müdafi bulunmadan alınmış ve sanık bu ifadeyi duruşmada doğrulamamıştır; ifade hükme esas alınamaz (CMK 148/4). Müştekinin sunduğu hesap dökümü tek taraflı olarak hazırlanmıştır. Tarafların ticari defterleri, banka hesap hareketleri ve aralarındaki yazışmalar üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmadan zararın varlığı ve miktarı belirlenemez (CMK 63/1). Bu talebin reddi için CMK 206/2’de sayılan hiçbir sebep yoktur.
16. Zararın giderilmesi: Sanık [gg.aa.2026] tarihinde malı aynen iade etmiş / [tutar] TL ödemiştir [dekont, teslim tutanağı, müşteki beyanı]. Zarar kovuşturma başlamadan önce giderildiyse TCK 168/1 uyarınca cezanın üçte ikisine kadar, iddianamenin kabulünden sonra ve hükümden önce giderildiyse TCK 168/2 uyarınca yarısına kadar indirim yapılmalıdır. [Kısmi ödemede müştekinin rızası TCK 168/4 gereği ekte sunulmuştur.] Zararın tamamen giderilmesi aynı zamanda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarından biridir (CMK 231/6-c).
17. Uzlaştırma: TCK 155/1 şikâyete bağlı olduğu için, TCK 155/2 ise kanundaki liste gereği uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1). Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip gönderilmediği anlaşılamamaktadır. Eylem bu kapsamda kalıyorsa hüküm kurulmadan dosyanın CMK 254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekir.
18. Cezanın belirlenmesi: Sanığın adli sicil kaydı [bulunmamaktadır / yalnız taksirli bir suçtan kayıt vardır]. Malın değeri [tutar] TL olup zarar [giderilmiş / büyük ölçüde karşılanmış], sanık yargılama boyunca duruşmalara katılmış ve iade iradesini açıkça göstermiştir. Temel ceza TCK 61/1 ölçütlerine göre alt sınırdan belirlenmeli, takdiri indirim (TCK 62) uygulanmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısı da alt sınırdan tayin edilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER: TCK m.7, 21, 26, 61, 62, 73, 155, 157, 167, 168, 209; CMK m.63, 148, 206, 216, 223, 226, 231, 253, 254; TMK m.950; TBK m.139, 386 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Taraflar arasındaki [sözleşme / yazışmalar / ihtarnameler], banka hesap hareketleri, [cari hesap ekstresi, faturalar], [icra takip dosyası / hukuk dava dosyası], teslim ve iade tutanakları, tanık [Ad Soyad], mali bilirkişi incelemesi, adli sicil kaydı, [varsa emsal karar künyesi].
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan sebeplerle;
1. Hüküm kurulmadan önce; taraflar arasındaki ilişkinin bütününü gösteren [ticari defterler / banka kayıtları / cari hesap] üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, [icra / hukuk dava dosyasının] getirtilmesine, [tanık Ad Soyad’ın] dinlenmesine,
2. Uyuşmazlık hukuki nitelikte olup suçun kanuni unsurları oluşmadığından CMK 223/2-a uyarınca, [kast bulunmadığından CMK 223/2-c uyarınca; hapis hakkı veya takas hakkı kullanıldığından CMK 223/2-d uyarınca] sanığın BERAATİNE,
3. [Şikâyet süresi geçmişse ya da şikâyetten vazgeçilmişse: Davanın CMK 223/8 uyarınca DÜŞMESİNE; TCK 167/1 kapsamındaysa sanık hakkında cezaya hükmolunmamasına,]
4. Mahkemeniz aksi kanaatte ise terditli olarak; eylemin TCK 155/2 değil TCK 155/1 kapsamında nitelendirilmesine, [TCK 155/3 artırımının uygulanmamasına], [dolandırıcılık nitelendirmesine itibar edilmemesine], dosyanın CMK 254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilmesine,
5. Temel cezanın ve adli para cezasının alt sınırdan tayinine; TCK 168 ve TCK 62 indirimlerinin uygulanmasına, [TCK 167/2 kapsamındaysa yarı oranında indirime],
6. Hükmolunacak cezanın açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK 231/5); bu mümkün olmazsa ertelenmesine (TCK 51) ya da adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine (TCK 50),
7. [Sanık tutuklu ise: Tahliyesine, gerekirse adli kontrol tedbiri uygulanmasına],
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[gg.aa.2026]
Sanık [Ad Soyad / İmza]
[varsa: Müdafii Av. Ad Soyad / İmza]
EKLER:
1. [Sözleşme, yazışma ve ihtarname örnekleri]
2. [Banka hesap hareketleri, faturalar, cari hesap ekstresi]
3. [İcra takibi ya da hukuk davası belgeleri]
4. [İade tutanağı / ödeme dekontu / müştekinin rıza beyanı]
5. [Şikâyetten vazgeçme beyanı, nüfus kayıt örneği (TCK 167 için)]
Bu metin örnek niteliğindedir; dosyanızın ayrıntısına göre uyarlanmalıdır. İndirdiğiniz UDF dosyasını UYAP Doküman Editörü ile açabilirsiniz.
Güveni Kötüye Kullanma Davasında Savunma Dilekçesi Ne Zaman ve Nereye Verilir?
Güveni kötüye kullanma davasında savunma dilekçesi, mütalaa açıklandıktan sonra ve hüküm kurulmadan önce, dosyanın bulunduğu ceza mahkemesine verilir. Mütalaa aynı oturumda okunursa “yazılı savunma için süre istiyorum” deyin ve bunun tutanağa yazıldığını kontrol edin. Mütalaa, iddianamede 155/1 olarak gösterilen eylemi 155/2’ye ya da motorlu taşıt nedeniyle 155/3’e taşıyorsa bu, suçun hukuki niteliğinin değişmesidir ve ek savunma hakkı doğar.
| Konu | Süre | Nereye verilir | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Mütalaaya karşı yazılı savunma | Aynı oturumda ya da mahkemenin verdiği süre içinde | Davayı gören asliye ceza mahkemesi (155/2 ve 155/3 birlikteyse ağır ceza) | CMK 216/2 |
| 155/2 veya 155/3 eklenirse ek savunma | İstem üzerine verilen süre | Davayı gören mahkeme | CMK 226/1, 226/3 |
| Mali bilirkişi ve belge talebi | Hükümden önce | Davayı gören mahkeme | CMK 63/1, 206/2 |
| Malı iade ya da zararı ödeme | İddianamenin kabulünden önce / hükümden önce | Müştekiye; belge dosyaya | TCK 168/1, 168/2 |
| Uzlaştırma | Kovuşturma sırasında | Mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir | CMK 253/1, 254/1 |
| İstinaf | Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta | Hükmü veren mahkeme | CMK 273/1 |
Bütün suçlarda ortak olan savunma iskeletini mütalaaya karşı genel savunma dilekçesi sayfasında anlattım. Güveni kötüye kullanma dosyasında farkı yaratan, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki adının doğru konmasıdır.
Emanet mi, Borç mu: Suçun Unsurları ve Ceza Aralığı
Güveni kötüye kullanmanın temel hâli altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; meslek, ticaret veya hizmet ilişkisinde bir yıldan yedi yıla çıkar. Temel hâlin metni şöyledir:
TCK 155/1: (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Metinden dört soru çıkar: mal başkasına mı ait, zilyetlik belli bir amaçla mı devredildi, fail bu amacın dışına çıktı mı ya da devri inkâr etti mi, bunu kendisi veya başkası yararına bilerek mi yaptı. Dosyalarda en sık gördüğüm zayıf nokta ikinci sorudur. Ödünç verilen para, peşin ödenip karşılığı alınamayan iş, ortaklıkta kimin neyi aldığı belirsiz hesap: bunların hiçbirinde “belli bir amaçla bırakılmış başkasına ait mal” yoktur. İşçilik alacağına mahsuben para tutulan ve iş mahkemesinde alacak davası bulunan bir dosyada Yargıtay, ihtilafın hukuki nitelikte olduğunu belirterek mahkûmiyeti bozdu. Suçun ayrıntılı anlatımı güveni kötüye kullanma suçu cezası yazısında.
| Hâl | Ceza veya etkisi | Şikâyet / uzlaştırma | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Temel hâl | 6 ay-2 yıl hapis ve adli para cezası | Şikâyete bağlı; uzlaştırma var | TCK 155/1 |
| Meslek, sanat, ticaret, hizmet ilişkisi ya da mal idaresi yetkisi | 1-7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası | Şikâyete bağlı değil; uzlaştırma var | TCK 155/2 |
| Konu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı | Ceza bir kat artırılır | Uzlaştırma listesinde bu fıkra hariç tutulmuş | TCK 155/3 |
| Eş, üstsoy, altsoy, aynı evdeki kardeş zararına | Cezaya hükmolunmaz | – | TCK 167/1 |
| Zararı kovuşturmadan önce / hükümden önce giderme | Üçte ikiye / yarıya kadar indirim | – | TCK 168/1, 168/2 |
HAGB ihtimali bu tabloya bağlıdır. Temel hâlde ve 155/2’de alt sınırdan kurulan ceza, indirimlerle iki yılın altında kalabildiği için hükmün açıklanmasının geri bırakılması çoğu dosyada konuşulur. Buna karşılık HAGB için zararın tamamen giderilmesi de aranır; ödeme yapılmadan bu yolu beklemek gerçekçi değildir. 155/2 ile 155/3 birlikte uygulandığında alt sınır iki yıla çıkar ve tablo değişir. Bu yüzden ilişkinin adı önemlidir: kiraladığı aracı süresinde iade etmeyen sanık için Yargıtay, taraflar arasında meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi bulunmadığını belirterek eylemi 155/1 kapsamında gördü. Boş senet ya da imzalı kâğıt dosyalarında suç tipi farklıdır; açığa imzanın kötüye kullanılması yazısı bu ayrımı açıklar.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Dilekçeyi Vermeden Önce: Belgeler ve Sunma Yolu
Güveni kötüye kullanma dosyasında savunmayı taşıyan şey belgedir; dilekçeyi yazmadan önce taraflar arasındaki ilişkinin tamamını gösteren kâğıtları toplayın. Mütalaa genellikle müştekinin anlatımına ve tek bir teslim belgesine dayanır. Sizin göreviniz, o teslimin hangi ilişki içinde yapıldığını ve sonrasında neler yaşandığını kronolojik olarak ortaya koymaktır.
- İlişkinin belgesi: sözleşme, sipariş formu, iş tanımı, yetki belgesi; yazılı belge yoksa WhatsApp yazışmaları ve e-postalar.
- Para trafiği: iki yönlü banka hareketleri, faturalar, cari hesap ekstresi; alacağınız varsa bunu gösteren her kayıt.
- Hukuk tarafı: müştekinin başlattığı icra takibi, alacak davası, ihtarname ve sizin verdiğiniz cevaplar.
- İade ve ödeme: teslim tutanağı, dekont, iade teklifinizi gösteren mesaj ya da noter ihtarı.
- Kişisel belgeler: adli sicil kaydı; aile içi bir olaysa nüfus kayıt örneği.
Dilekçeyi adliyedeki ön büroya verebilir ya da e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyaya gönderebilirsiniz; müdafiiniz UYAP Avukat Portal’ı kullanır. Tutukluysanız dilekçeyi ceza infaz kurumu idaresine teslim ederek mahkemeye ulaştırırsınız. Ekleri numaralayın ve dilekçedeki madde numarasıyla eşleştirin; hâkimin aradığı belgeyi bulamaması, sunulmamış belge gibi sonuç doğurur.
Doldururken Dikkat: Köşeli Parantezler ve Sık Hatalar
Köşeli parantezlerin her biri dosyadaki bir belgeye karşılık gelmelidir; tarih, tutar ve sayfa numarasını tutanaktan aynen aktarın. “SUÇLAMA” satırına mütalaada istenen fıkrayı yazın; 155/2 isteniyorsa itirazlarınızın ağırlığı o fıkraya yönelsin. “[SEÇENEK]” paragraflarından yalnız dosyanıza uyanları bırakın ve başındaki notu silin. Karşılığı olmayan bir iddiayı metinde bırakmak, güçlü savunmaların inandırıcılığını da zayıflatır.
Güveni kötüye kullanma dosyalarında en sık gördüğüm hatalar:
- Çelişen savunmalar: “malı hiç almadım” ile “malı alacağıma karşılık tuttum” aynı dilekçede yer alamaz. Teslimi inkâr etmek, kanundaki “devir olgusunu inkâr” hareketine dönüşebilir.
- Alacağı belgelememek: hapis hakkı ya da takas savunması, alacağı gösteren fatura veya yazışma yoksa tek başına iddia olarak kalır. Müşteki de borcunu kabul ettiğinde ise Yargıtay, hapis hakkı savunmasının aksine kesin delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu.
- 155/2’yi tartışmamak: yalnız “suç işlemedim” demek, mahkûmiyet hâlinde bir yıllık alt sınırı tartışmasız bırakır.
- İadeyi geciktirmek: iddianamenin kabulünden önceki ödeme üçte ikiye, sonraki ödeme yarıya kadar indirim sağlar; zaman geçtikçe indirim küçülür. Ödeme kısmi kaldıysa müştekinin rızası sorulmalıdır; Yargıtay, kısmi iadeye muvafakat sorulmadan ve TCK 168/4 tartışılmadan kurulan hükmü bozdu.
- Uzlaştırmayı istememek: dosya büroya hiç gönderilmediyse bunu dilekçede açıkça talep edin.
- Terditli talep yazmamak: beraat dışındaki talepler yazılmazsa indirim ve HAGB gerekçede tartışılmayabilir.
Savunmadan Sonra Ne Olur: Uzlaştırma, Hüküm ve İstinaf
Savunmadan sonra hüküm öncesi son söz sanığa verilir ve mahkeme kararını açıklar (CMK 216/3); mahkeme mütalaayla bağlı değildir. Dosya daha önce uzlaştırmaya gönderilmediyse mahkeme hüküm kurmadan büroya gönderir. Uzlaşma sağlanır ve edim tek seferde yerine getirilirse dava düşer; edim taksitliyse durma kararı verilir (CMK 254/2). Hangi suçların uzlaşmaya tabi olduğunu uzlaşmaya tabi suçlar yazısında topladım.
Mahkûmiyet ya da HAGB kararına karşı istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). Ödeme planı yapıyorsanız zamanlamanın indirim oranını nasıl değiştirdiğini malvarlığı suçlarında etkin pişmanlık yazısında anlattım. Teslim anında hile yoksa eylem dolandırıcılık sayılmaz; Yargıtay, çekin teslimine yönelik hileli bir hareketi tespit edilemeyen sanığın eylemini güveni kötüye kullanma sayarak dolandırıcılık mahkûmiyetini bozdu. Mütalaa dolandırıcılık nitelendirmesine kaydıysa kardeş örnek dolandırıcılık davasında savunma dilekçesi işinize yarar; konu sahte bir belgeyse resmi belgede sahtecilik savunma dilekçesi örneğine bakın.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 26.02.2026 tarihli, 2021/38450 E., 2026/2135 K.
Kargo iş yerinde nakliye işi yapan babasına yardım eden sanık, mağdurun müşterilerinden toplanan kumaşları depoya getirmemekle suçlanmış ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan mahkûm edilmişti. Sanık aşamalarda ücret alacağına karşılık hapis hakkını kullandığını söylemiş, mağdur da sanığa borcu olduğunu ve borcu ödeyince eşyayı geri aldığını doğrulamıştı. Daire, hapis hakkı savunmasının aksine kesin delil bulunmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozdu ve bozmayı temyiz etmeyen diğer sanığa da yaydı; ayrıca lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesini hatalı buldu. Dilekçenin hapis hakkı (TMK 950) seçeneğinde, alacağın ve müştekinin bunu kabul eden beyanının gösterildiği yerde kullanılır.
… sanığın aşamalarda istikrarlı savunmalarında ücret alacağına karşılık olarak hapis hakkını kullandığını beyan etmesi, mağdurun aşamalarda sanığın savunmalarını doğrular şekilde sanıklara borcu olduğunu ve ödedikten sonra eşyaları teslim aldığına ilişkin beyanda bulunması karşısında; sanığın uhdesinde tuttuğu eşyaların ücret alacağı nedeni ile hapis hakkı kapsamında kaldığına ilişkin savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yeterli, kesin delil olmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 04.03.2026 tarihli, 2021/38258 E., 2026/2569 K.
Mantar alımı için hesabına para yatırılan saha görevlisi, paranın 4.500 TL’lik kısmını işverenden olan alacaklarına mahsuben elinde tutmuş ve mahkûm edilmişti. İş mahkemesinde açılan işçilik alacağı davası sanık lehine sonuçlanmış, bilirkişi raporu sanığın alacağını göstermişti. Daire, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğunu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozdu; karar başlığındaki tarih ve sıfat hatalarını da ayrıca saydı. Dilekçenin uyuşmazlığın hukuki niteliği maddesinde, paralel hukuk ya da iş davası dosyası varsa kullanılır.
… sanığın iş akdinin feshedilmesi nedeniyle Saray İş mahkemesinde işçi alacaklarının tahsili için dava açıldığı ve davanın sanık lehine sonuçlandığı, tanık beyanlarının sanığın savunmalarını teyit etmesi, taraflar arasında Saray İş Mahkemesinde işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının bulunduğu, bu davanın bilirkişi raporunda sanığın katılandan olan alacağının belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelik arz etmesi nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması, …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 23.10.2025 tarihli, 2021/23151 E., 2025/13628 K.
Oto kiralama şirketinden kiraladığı aracı süre bitiminde iade etmeyen sanık hakkında mahkeme beraat kararı vermiş, katılan temyiz etmişti. Daire, katılanın temyizini yerinde bularak beraat hükmünü bozdu; eylemin hizmet ilişkisi bulunmadığından TCK 155/1 kapsamında kaldığını, bu suç için zamanaşımı dolduğunu belirterek davayı düşürdü. Dilekçenin 155/2 seçeneğinde, hizmet ilişkisi ispatlanmadığında eylemin şikâyete ve uzlaştırmaya tabi temel hâle döneceğini anlatmak için kullanılır.
… Sanığın oto kiralama işi yapan katılandan kiralamış olduğu … plaka sayılı aracı kira süresi bitmesine rağmen iade etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda, taraflar arasında herhangi bir şekilde meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi bulunmadığından, …
… uzlaşma kapsamında yer alan ve TCK 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 28.04.2026 tarihli, 2023/634 E., 2026/4662 K.
Katılan, nakit sıkıntısı nedeniyle bir aracıyla anlaşıp kırdırılması için düzenlediği çeki sanığa ulaştırmış; sanık bedeli ödemeyip çeki üçüncü kişilere ciro etmişti. Bölge adliye mahkemesi eylemi dolandırıcılık saymıştı. Daire, çekin teslimine yönelik hileli bir hareket tespit edilemediğini, eylemin bütün hâlinde 155/1 kapsamında güveni kötüye kullanma olduğunu belirterek dolandırıcılık mahkûmiyetini sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine bozdu. Karar beraat değil, daha hafif bir nitelendirme içindir; dilekçenin dolandırıcılık nitelendirmesine karşı seçeneğinde kullanılır.
… çekin kendisine teslimine yönelik hileli bir hareketi tespit olunamayan sanığın eylemlerinin bütün halinde güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 155/1 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 23.02.2026 tarihli, 2021/38641 E., 2026/1885 K.
Emlak ofisinden ayrıldığı hâlde kira takibine devam eden sanık, tahsil ettiği kira bedellerinin bir kısmını mal sahibine göndermemişti. Katılan, bir aylık kiranın kendisine ödendiğini söylemişti. Daire, katılana TCK 168/4 uyarınca kısmi iadeye muvafakati olup olmadığının sorulmamasını ve 168/4’ün hükümde tartışılmamasını bozma sebebi saydı; adli para cezasının eksik hesaplandığını da belirtip sanığın kazanılmış hakkını saklı tuttu. Dilekçenin zararın giderilmesi maddesinde, kısmi ödemede müştekinin rızasının sorulmasını istemek için kullanılır.
… Katılanın 18.02.2014 tarihli beyanında sanığın kendisine 1 aylık kira bedeli olan 350 TL’yi gönderdiğini ancak geriye kalan 4 aylık kira bedeli ile depozitoyu göndermediğini beyanı etmesi karşısında, katılana 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/4. maddesi uyarınca kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı hususunun sorulmaması ve sanık hakkında TCK’nun 168/4. maddesinin uygulanma olanağının hükümde tartışılmaması, …
Sık Sorulan Sorular
Borcumu ödeyemedim, güveni kötüye kullanmadan ceza alır mıyım?
Salt borcun ödenmemesi bu suçu oluşturmaz. Para size ödünç verildiyse mülkiyeti size geçmiştir; uyuşmazlık hukuk mahkemesinde ya da icra dairesinde çözülür.
Emanet malı geri verirsem dava düşer mi?
Kural olarak düşmez, TCK 168 uyarınca cezada indirim sağlar. Suç 155/1 kapsamındaysa ve müşteki şikâyetinden vazgeçerse ya da uzlaşma sağlanırsa dava sona erer.
Güveni kötüye kullanmada HAGB alınabilir mi?
Ceza iki yıl veya daha az ise mümkündür; ayrıca zararın tamamen giderilmesi şarttır (CMK 231/6-c). Ödeme gücünüz yoksa bunu belgeleyerek mahkemeye açıklayın.
İşverenimin malını alacağıma karşılık tuttum, suç mu?
Alacağınız muaccelse ve mal alacakla bağlantılıysa TMK 950’deki hapis hakkını kullanmış olabilirsiniz. Malı satmak ya da kendi işinizde kullanmak ise bu korumanın dışında kalır.
Kiralık aracı geç teslim ettim, hangi madde uygulanır?
Geç teslim tek başına amaç dışı tasarruf değildir. Aracı satma, rehin verme ya da hiç teslim etmeme hâlinde ilişkiye göre 155/1 veya 155/2, suç tarihine göre de 155/3 gündeme gelir.
Bu metin genel bir örnektir; dosyanızın ayrıntısına göre uyarlanmalıdır. Mütalaa açıklandıysa, taraflar arasındaki yazışma ve hesap kayıtlarıyla birlikte dosyanızı birlikte inceleyebiliriz.
