Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır? Veli Olarak Haklarınız

Çocuğun ifadesi kim tarafından, nerede ve kimin huzurunda alınır? Veli olarak odaya girme, itiraz etme ve tutanağı kontrol etme haklarınız.

Çocuğun ifadesi nasıl alınır sorusu, çoğu ailenin ilk kez karakoldan gelen bir telefonla karşılaştığı bir sorudur. Çocuğunuz ister şüpheli olsun ister mağdur, ifade işlemi yetişkinlerinkinden farklı kurallara tabidir. On sekiz yaşını doldurmamış bir çocuğun beyanı alınırken avukat bulunması zorunludur, bu bir tercih değildir. Veli olarak sizin de odada bulunma, itiraz etme ve tutanağa şerh düştürme imkânınız var. Bu kuralların ihlali, sonradan o ifadenin hükme esas alınamaması sonucunu doğurabilir.

Çocuğun İfadesini Kim Alır: Karakol mu, Savcılık mı

Suça sürüklenen çocuk dediğimiz durumda, yani çocuk hakkında bir suç şüphesi varsa, ifade alma yetkisi kural olarak Cumhuriyet savcısındadır. ÇKK 15/1’e göre bu soruşturmayı çocuk bürosunda görevli savcı bizzat yapar. Uygulamada ifadenin çocuk şube müdürlüğüne aldırıldığı da görülür; ancak bu durum kanuna aykırılık tartışması doğurur. Böyle bir durumda ifadeyi alan görevlinin çocuk konusunda eğitim almış olması ve sivil kıyafetli olması beklenir.

Uygulamada en sık yaşanan sorun şudur: çocuk karakola götürülür, “sadece birkaç soru soracağız” denir ve tutanak tutulmaya başlanır. Bu bir ifade işlemidir, adı ne olursa olsun. Bilgi alma, beyan alma, ön görüşme gibi isimler hukuki niteliği değiştirmez. Tutanak tutuluyorsa ve çocuğa suçla ilgili sorular soruluyorsa, orada ifade alınıyordur ve tüm güvenceler işlemelidir.

Dikkat: Çocuğunuzun karakolda olduğunu öğrendiğinizde ilk yapmanız gereken, işlemin durdurulmasını ve avukat gelene kadar beklenmesini yazılı olarak talep etmektir. Sözlü talep tutanağa geçmezse yok hükmündedir. Görevliye “bu talebimi tutanağa yazın” demekten çekinmeyin.

Odaya Kim Girebilir: Veli, Avukat ve Sosyal Çalışma Görevlisi

Çocuğun ifadesi alınırken odada bulunabilecek kişiler sınırlıdır ama sandığınızdan geniştir. Avukat mutlaka bulunur. Veli, vasi veya çocuğun bakımını üstlenen kişi hazır bulunabilir. Ayrıca sosyal çalışma görevlisi bulundurulması talep edilebilir; savcı bunu resen de isteyebilir.

Veli olarak bulunmanız kanunen mutlak bir hak değildir. Savcı, sizin varlığınızın çocuğun özgür beyanını engelleyeceğini değerlendirirse dışarıda kalmanızı isteyebilir. Bu özellikle aile içi şiddet iddialarında veya velinin de şüpheli olduğu dosyalarda karşımıza çıkar. Bunun dışındaki hallerde odadan çıkarılmanız için somut bir gerekçe gösterilmesi gerekir.

Sizi almazlarsa avukat kalır ve bu yeterlidir. Ama gerekçenin tutanağa yazılmasını isteyin. Sonradan bu noktayı dosyada tartışabilmenin tek yolu, o anda kayda geçirilmiş olmasıdır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Avukat Olmadan İfade Alınamaz, Siz İstemeseniz Bile

Yetişkinlerde avukat isteğe bağlıdır. Çocuklarda değil. Kanun burada çocuğun iradesine bakmaz, koruma altına alır.

CMK 150/2: (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Buradaki “istemi aranmaksızın” ifadesi kritiktir. Çocuk “avukat istemiyorum, ben anlatırım” dese bile ifade avukatsız alınamaz. Aynı şekilde siz veli olarak “gerek yok, kendimiz halledelim” deseniz de sonuç değişmez. Baro nöbetçi avukat görevlendirir ve ücretini yargılama sırasında devlet karşılar. O aşamada sizden para istenmez; ancak mahkûmiyet ya da HAGB kararı çıkarsa bu tutar yargılama gideri olarak çocuğa yüklenebilir.

Avukatın gelmesi bazen bir iki saat sürer. Bu bekleme sizin aleyhinize değil, lehinize işleyen bir süredir. Aceleyle avukatsız verilmiş bir ifadenin dosyada yaratacağı zarar, o birkaç saatin çok üzerindedir. Görevliler “avukat gelene kadar burada beklersiniz” diye baskı kurarsa, sakin kalın ve beklemeyi tercih ettiğinizi söyleyin.

Veli Olarak Neye İtiraz Edebilir, Neye Karışamazsınız

Odada bulunma hakkınız var ama bu, ifadeyi yönlendirme yetkisi vermez. Çocuğunuzun yerine cevap veremezsiniz. Ona ne söyleyeceğini fısıldayamaz, kafa hareketiyle işaret edemezsiniz. Bunu yaparsanız görevli sizi odadan çıkarır ve durumu tutanağa geçirir; bu da çocuğun beyanının güvenilirliğini tartışmalı hale getirir.

İtiraz edebileceğiniz konular ise usule ilişkindir. Çocuğa yaşına uygun olmayan, karmaşık ya da imalı sorular soruluyorsa itiraz edin. Yorgunluk belirtisi varsa, ifadenin uzun sürdüğünü ve ara verilmesi gerektiğini söyleyin. Çocuğun aç veya uykusuz olduğunu belirtin. Bunların hepsi tutanağa geçmesi gereken hususlardır.

Bir de tavır meselesi var. Sesini yükselten, korkutucu ifadeler kullanan bir görevliye karşı en etkili tepki bağırmak değil, avukata dönüp bu durumun tutanağa yazılmasını istemektir. Kayıt altına alınan itiraz, o anda kurulan tartışmadan çok daha güçlüdür.

Şüpheli Çocuk ile Mağdur Çocuğun İfadesi Neden Farklı Alınır

İki durum birbirine karıştırılıyor ama tamamen ayrı rejimlere tabi. Şüpheli çocukta amaç savunma hakkını korumaktır; bu yüzden avukat, susma hakkı ve isnadın anlatılması ön plandadır. Mağdur çocukta ise amaç ikincil örselenmeyi önlemektir. Yani çocuğun yaşadığı olayı defalarca anlatmak zorunda kalarak yeniden zarar görmesini engellemek.

CMK 236/3: (3) Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan diğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur.

Bu nedenle mağdur çocuk dinlenirken psikolog, psikiyatr veya eğitim alanında bir uzman odada bulunur. CMK 236/2’ye göre suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk kural olarak bir defa dinlenir; maddi gerçeğin ortaya çıkması zorunlu kılmıyorsa tekrar çağrılmaz. Cinsel suç mağduru çocuklarda ise beyan, savcı gözetiminde adli görüşme merkezlerinde uzmanlar aracılığıyla alınır ve görüntü kaydedilir.

Bu kayıtlar dosyada saklanır ve kimseye verilmez. Talep eden taraflar yazılı tutanağı alabilir, görüntüyü ise ancak yargı makamının gözetiminde izleyebilir. Mağdur çocuğun velisiyseniz, çocuğunuzun tekrar tekrar ifadeye çağrılmasına bu maddeleri göstererek itiraz edebilirsiniz.

Tutanağı İmzalamadan Önce Mutlaka Kontrol Edeceğiniz Şeyler

İfade bittiğinde önünüze bir tutanak konur ve imza istenir. Çoğu kişi burada yorgunluktan ya da bir an önce çıkma isteğinden okumadan imzalar. En büyük hata budur. Tutanak, dosyanın en başındaki ve en çok okunan belgesidir.

Şunlara tek tek bakın:

  • Çocuğun anlattığı cümleler kendi diliyle mi yazılmış, yoksa görevlinin diliyle mi özetlenmiş.
  • Susma hakkının ve avukat hakkının hatırlatıldığı yazıyor mu.
  • Odada kimlerin bulunduğu isim ve sıfatlarıyla belirtilmiş mi.
  • İfadenin başlama ve bitiş saatleri var mı.
  • Sizin itirazlarınız ve talepleriniz kayda geçmiş mi.
  • Çocuğun söylemediği bir cümle tutanakta yer alıyor mu.

Yanlış bir şey varsa düzeltilmesini isteyin. Düzeltmezlerse imzalamadan önce “tutanak beyanımı yansıtmamaktadır” şeklinde el yazınızla şerh düşün. İmzadan tamamen kaçınmak da mümkündür ama o zaman nedeninin yazılmasını talep edin, çünkü CMK 147/1’e göre imzadan çekinme hâlinde bunun nedeni tutanağa geçirilir.

Usulüne Aykırı Alınan İfade Sonradan Ne Oluyor

Kanun burada net bir yaptırım öngörüyor. Avukat olmadan kollukta alınan ifade tek başına mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

CMK 148/4: (4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Yani çocuğunuz karakolda avukatsız bir şey söylemiş olsa bile, hâkim önünde bunu doğrulamadıkça o beyan hükme esas alınamaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Baskı, yorma, aldatma gibi yasak yöntemlerle alınan beyanlar ise CMK 148/3 gereği rıza olsa dahi delil sayılmaz.

Ancak bu, “nasılsa iptal olur, boş verin” demek değil. Usulsüz ifade dosyaya bir kez girdiğinde soruşturmanın yönünü belirler, başka delillerin toplanmasına yol açar. Sonradan o ifadenin dışlanması, doğurduğu zinciri her zaman ortadan kaldırmaz. Bu yüzden en doğrusu, sorunun daha ifade odasında çıkmasını engellemektir.

Yaşanmış Olaydan

Bir akşamüstü telefonum çaldı, arayan panik halinde bir anneydi. Okulda çıkan bir kavga sonrası oğlunu karakola götürmüşlerdi, çocuk on beş yaşındaydı. Anne karakola gitmiş ama içeri alınmamış, “biz ifadeyi alalım, siz dışarıda bekleyin” denmişti. Telefonda ilk söylediğim şey şu oldu: görevliye avukatın yolda olduğunu ve avukat gelmeden ifade alınmasına muvafakat etmediğinizi söyleyin, bunun tutanağa yazılmasını isteyin.

Yirmi dakika sonra oradaydım. İşlem henüz başlamamıştı ama çocuğa bazı sorular sorulmuş, bir kâğıda notlar alınmıştı. Öncelikle o kâğıdın akıbetini sordum ve durumu tutanağa geçirttim. Ardından annenin de odada bulunmasını talep ettim; savcılıkla temas kurulduktan sonra buna izin verildi. Çocukla önce baş başa görüştüm, olayı kendi ağzından dinledim. Kavgada başlatan taraf o değildi ve bunu doğrulayacak iki okul arkadaşı vardı.

İfade avukat ve anne huzurunda alındı. Tutanağa çocuğun kendi cümleleriyle geçirilmesi için birkaç yerde düzeltme istedim, tanıkların dinlenmesini de talep ettik. Savcılık aşamasında tanık beyanları alındı, okul kamera kaydı istendi ve karşı tarafın anlatımı doğrulanmadı. Dosya, çocuk hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapandı. O ilk yirmi dakikada ifade avukatsız alınmış olsaydı, süreç bu kadar temiz ilerlemezdi.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğumun ifadesi alınırken yanında bulunabilir miyim?

Veli, vasi veya çocuğun bakımını üstlenen kişi olarak hazır bulunmayı talep edebilirsiniz ve uygulamada bu genellikle kabul edilir. Savcı, varlığınızın çocuğun özgür beyanını engelleyeceğini değerlendirirse dışarıda kalmanızı isteyebilir.

Avukat tutacak param yoksa çocuğuma avukat verilir mi?

Evet, CMK 150/2 gereği çocuk şüpheliye istemi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir. Bu avukatın ücretini yargılama sırasında devlet karşılar; ancak mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararında bu tutar yargılama gideri olarak çocuğa yüklenebilir.

Çocuk polis merkezinde tek başına ifade vermek zorunda mı?

Hayır, çocuğun avukat olmaksızın ifade vermesi mümkün değildir. Avukat gelene kadar işlemin bekletilmesini isteme hakkınız var.

Çocuğumun ifadesi alınırken sorulan soruya cevap vermemesini isteyebilir miyim?

Susma hakkı çocuğun kendisine aittir ve bu hakkın kendisine hatırlatılması zorunludur. Siz onun yerine cevap veremez veya yönlendiremezsiniz, ancak avukatı bu konuda çocuğa hukuki tavsiye verebilir.

İfade tutanağını imzalamazsam ne olur?

İmzadan çekinmek mümkündür, bu durumda çekinme nedeni tutanağa yazılır ve işlem geçersiz olmaz. Pratikte daha etkili yol, itirazınızı el yazınızla şerh olarak düşüp öyle imzalamaktır.

Mağdur olan çocuğun ifadesi kaç kez alınır?

CMK 236/2 uyarınca suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk kural olarak bir defa dinlenir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması zorunlu kılmadıkça tekrar ifadeye çağrılmasına itiraz edebilirsiniz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.