Şirkete Kayyım Atanması: CMK 133, TMSF ve İtiraz

Şirkete kayyım atanması: CMK 133'teki 4 şart, katalog suç tablosu, TMSF kayyımlığı, ortakların hakları, 2 haftalık itiraz ve kaldırma yolları.

Şirkete kayyım atanması, bir suçun şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğuna dair kuvvetli şüphe bulunduğunda hâkimin şirket yönetimine el koyduğu bir koruma tedbiridir ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesinde düzenlenir. Kayyım şirketin sahibi olmaz; ya yönetim kurulunun kararlarını onayına bağlar ya da yönetimi tamamen devralır. Bu tedbir her suçta değil, kanunda sayılan uyuşturucu ticareti, aklama, kaçakçılık, silahlı örgüt gibi katalog suçlarda uygulanabilir. Aşağıda kayyımı kimin atadığını, ortaklara ne olduğunu, TMSF’nin ne zaman devreye girdiğini ve karara nasıl itiraz edileceğini anlatıyorum.

Şirkete Kayyım Atanması Hangi Şartlarda Olur?

Şirkete kayyım atanması için kanun dört şartı birlikte arar; biri eksikse karar hukuka aykırıdır. Bu şartları itiraz dilekçesinde tek tek tartışmak, sonucu en çok etkileyen adımdır.

CMK 133/1: (1) Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

  • Katalog suç: Soruşturma CMK 133/4’te sayılan suçlardan biri hakkında olmalıdır. Dolandırıcılık veya vergi suçu soruşturması tek başına kayyım için yeterli değildir.
  • Şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olma: Suç şirketin işleyişi içinde ve hâlâ devam ediyor olmalıdır. Kanun “işlenmekte olduğu” der; yıllar önce bitmiş bir fiil için şirketin yönetimine el konması bu ifadeyle bağdaşmaz.
  • Kuvvetli şüphe: Basit şüphe yetmez; somut delillere dayanan güçlü bir şüphe gerekir. İsimsiz ihbar veya tek bir tanık beyanı bu eşiği kendiliğinden karşılamaz.
  • Maddi gerçeğin ortaya çıkması için gereklilik: Kayyım bir ceza değil, delilin korunması aracıdır. Aynı amaç belge incelemesi, bilirkişi veya el koyma gibi daha hafif bir tedbirle sağlanabiliyorsa kayyım ölçüsüz kalır.

Bu şartlar, katalog suç mantığıyla çalışan diğer ağır koruma tedbirlerine benzer. Ancak kayyım, şüphelinin şahsına değil, çoğu zaman suçla ilgisi olmayan ortakları, çalışanları ve alacaklıları da bulunan bir tüzel kişiye dokunur. Ölçülülük denetimi bu yüzden daha sıkı yapılmalıdır.

Hangi Suçlarda Şirkete Kayyım Atanır?

CMK 133/4’e göre kayyım yalnız kanunda sayılan suçlarda atanabilir; liste dışındaki bir suç için verilen kayyım kararı kanuna aykırıdır. Liste, 128. maddedeki el koyma listesinden farklıdır: fuhuş, kumar ve aklama burada vardır ama el koyma listesinde yoktur; dolandırıcılık, rüşvet ve ihaleye fesat ise yalnız el koyma listesindedir. İhaleye fesat dosyasında şirketin karşısına kayyım yerine idarenin vereceği kamu ihalelerinden yasaklama kararı çıkabilir; bu karara karşı dava 60 gün içinde açılır.

CMK 133/4: şirkete kayyım atanabilen suçlar
Kanun Suçlar
Türk Ceza Kanunu Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (79, 80), uyuşturucu imal ve ticareti (188), parada sahtecilik (197), fuhuş (227), kumar için yer ve imkân sağlama (228), zimmet (247), suç gelirlerini aklama (282), silahlı örgüt (314) ve örgüte silah sağlama (315), devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (328-337)
6136 sayılı Kanun Silah kaçakçılığı (m.12)
Bankalar Kanunu Banka zimmeti (m.22/3-4; bugün 5411 sayılı Kanun)
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Hapis cezası gerektiren kaçakçılık suçları
2863 sayılı Kanun Kültür varlığı kaçakçılığı ve izinsiz kazı (m.68, 74)
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Dolandırıcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve vergi kaçakçılığı bu listede yoktur. İlk üçünde CMK 128 uyarınca şirket varlıklarına el koyma gündeme gelebilir; vergi kaçakçılığı ise 128. maddenin listesinde de yer almaz. Hiçbirinde kayyım gelmez.

Liste dışında bir özel kanun da bu tedbire açıkça yollama yapıyor: 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesi, terörün finansmanı suçu bakımından CMK 133’teki şirket yönetimi için kayyım tedbirinin uygulanabileceğini söyler. Bu yüzden terör finansmanı soruşturmalarında da kayyım gündeme gelir.

Uygulamada şirkete kayyım atanması en çok üç tür dosyada görülüyor: terör örgütü üyeliği veya finansmanı iddiaları, akaryakıt ve gümrük kaçakçılığı, yasa dışı bahis ve kara para aklama. Yasa dışı bahis tek başına listede yoktur; ama gelirlerin şirket hesaplarından aklandığı iddiası (suç gelirlerini aklama, TCK 282) varsa kayyım yolu açılır. Kumar için yer ve imkân sağlama (TCK 228) ise doğrudan katalogdadır.

Dikkat: Soruşturma dosyasında “nitelikli dolandırıcılık” ve “aklama” birlikte geçiyorsa, kayyım kararının hangi suça dayandığına bakın. Karar dolandırıcılığa dayanıyorsa katalog dışıdır ve itirazda ilk ileri sürülecek sebeptir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Kayyımı Kim Atar, Karar Nasıl Uygulanır?

Soruşturma evresinde kayyımı savcının talebiyle sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde davaya bakan ağır ceza veya asliye ceza mahkemesi atar. Kanun “hâkim veya mahkeme” der; savcıya gecikmede sakınca bulunan hâllerde bile kayyım atama yetkisi vermez.

Atama kararında kayyımın yetkisinin hangi modelde olduğu açıkça yazılmalıdır. Karar ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun araçlarla ilan edilir; bankalar, tapu ve vergi dairesi kararı bu ilanla ya da yazıyla öğrenir. Ortakların kararı çoğu zaman şirkete gelen kayyım heyetinden, bankanın hesap işlemini durdurmasından veya ticaret sicili kaydından öğrendiğini görüyorum. İtiraz süresinin kararı öğrenmeyle başladığını unutmayın.

Soruşturmada sulh ceza hâkimliğinin rolünü ayrıntılı olarak sulh ceza hâkimliğinin görevleri yazısında anlattım.

Kayyım Şirkette Ne Yapar? Onay Kayyımı ve Yönetim Kayyımı

Kayyım, karardaki yetkiye göre ya yönetimin kararlarını onaylayan bir denetçi ya da yönetimin yerine geçen bir yönetici olur; şirketin mülkiyeti ise ortaklarda kalır. CMK 133/1 üç model öngörür.

  • Onay kayyımı: Yönetim kurulu veya müdürler görevde kalır, ama karar ve işlemleri kayyımın onayı olmadan geçerli olmaz. Çek, ödeme, satış, işçi çıkarma gibi işlemler kayyımın imzasını bekler.
  • Yönetim kayyımı: Yönetim organının bütün yetkileri kayyıma geçer; mevcut yöneticiler şirketi temsil edemez.
  • Yönetim ve pay yönetimi kayyımı: Yönetim yetkisiyle birlikte ortaklık paylarının ve menkul kıymetlerin idare yetkisi de kayyıma verilir. Bu durumda genel kurulda oy hakkını fiilen kayyım kullanır.

Hangi modelin seçildiği, ölçülülük denetiminin merkezidir. Delilin korunması için muhasebe kayıtlarına erişim yeterliyse, yönetimin tamamen alınması gereğinden ağır bir müdahaledir. İtirazda “en azından onay kayyımına dönülsün” diye kademeli talepte bulunmak bu yüzden önemlidir.

Şahıs işletmesine kayyım atanır mı?

CMK 133 “şirket” kavramını kullanır; tüzel kişiliği olmayan şahıs işletmesinde yönetim organı ve ortaklık payı bulunmadığından bu model uygulanmaz. Şahıs işletmesinin hesap, araç ve taşınmazlarına ise CMK 128 uyarınca el konulabilir.

TMSF Ne Zaman Kayyım Olur?

TMSF, yalnız aklama, silahlı örgüt, örgüte silah sağlama veya terörün finansmanı şüphesiyle atanan kayyımlıklarda kayyım olabilir. Bu suçlar TCK 282, 314, 315 ve 6415 sayılı Kanun’un 4. maddesidir; bu dosyalarda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) şirkete kayyım olarak atanabilir. Bu imkân, 7539 sayılı Kanun’la 2025’te 7145 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddeden gelir ve yürürlüğünden itibaren beş yıl süreyle uygulanır.

TMSF kayyımlığı sıradan kayyımlıktan çok daha geniştir. Genel kurul yetkilerini Türk Ticaret Kanunu’na bağlı olmadan TMSF kullanır; şirketi kendi atadığı yöneticilerle yönetir. Mali durum veya ortaklık yapısı gerektirirse şirketin ya da varlıklarının satışına, feshine ve tasfiyesine karar verebilir; satışta azınlık pay sahiplerinin rızası aranmaz. Borçlar ödendikten sonra kalan para, kesin hükme kadar bir hesapta nemalandırılır.

15 Temmuz sonrasında olağanüstü hal döneminde terör örgütüyle irtibat iddiasıyla kayyım atanan şirketlerde de kayyım olarak TMSF atanmıştı (6758 sayılı Kanun m.19). O dönemden kalan dosyalarda hangi hükmün uygulandığını kararın dayanağından kontrol edin; satış ve tasfiye yetkisi ile sonuçları farklı olabilir.

Dikkat: TMSF kayyım olarak atandığında aynı şirket ve varlıklar hakkındaki CMK 128 el koyma kararları kendiliğinden kalkar ve yönetim TMSF’ye geçer. Bu, el koymanın sona erdiği değil, yetkinin Fona devredildiği anlamına gelir.

Ortakların, Çalışanların ve Alacaklıların Durumu

Kayyım atanması ortaklık paylarının mülkiyetini değiştirmez; ortaklar pay sahibi olmaya devam eder, ama yönetim ve kararın modeline göre oy hakkı da kayyıma geçebilir. Suçla ilgisi olmayan ortağın hakları da bu sınırlamadan etkilenir.

Kayyımın işlemlerine karşı ilgililer, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli hukuk mahkemesine başvurabilir (CMK 133/3). Kayyım TMSF ise, Fonun kayyımlık işlemlerine karşı davalar TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır (7145 geçici m.2/3). Örneğin kayyımın şirket varlığını değerinin altında elden çıkarması veya ticari teamüle aykırı bir sözleşme imzalaması bu yolla denetlenir. Kayyımın görevine ilişkin işlemlerinden doğan zararlar için tazminat davası ise kayyıma değil, CMK 142-144 uyarınca Devlete karşı açılır; Devlet görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu eder (CMK 133/5). Bu davanın usulünü koruma tedbiri tazminatı yazısında anlattım.

Şirketin çalışanları, kiracıları ve alacaklıları açısından şirket tüzel kişiliği devam eder. İş sözleşmeleri kendiliğinden sona ermez, vergi ve SGK yükümlülükleri sürer; muhatap artık yönetim yetkisini kullanan kayyımdır. Şirketin borçları da ortadan kalkmaz.

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıkta atanan kayyımla farkı

Ortaklar arasındaki kavgada veya şirketin yönetim organı uzun süre oluşturulamadığında asliye ticaret mahkemesinin aldığı tedbirler ceza muhakemesindeki kayyımdan tamamen ayrıdır (TTK 530). O tedbirlere CMK 133’ün katalog suç, kuvvetli şüphe ve itiraz kuralları uygulanmaz.

Kayyım Kararına İtiraz Nasıl Edilir?

Soruşturmada sulh ceza hâkimliğinin kayyım kararına, kararı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle itiraz edilir (CMK 268/1). İtirazı, numara olarak o hâkimliği izleyen sulh ceza hâkimliği inceler (CMK 268/3-a).

İtiraz dilekçesinde dört şartın her birini ayrı başlıkta tartışın: katalog suç var mı, suç şirketin faaliyeti içinde ve hâlâ işlenmekte mi, kuvvetli şüpheyi gösteren somut delil hangisi, daha hafif bir tedbir neden yetmiyor. Kararın gerekçesi şablon cümlelerden ibaretse bunu açıkça belirtin. Ortaklardan biri soruşturmada şüpheli değilse, onun da kararı öğrenen “ilgili” sıfatıyla itiraz hakkı olduğunu ileri sürün. İtiraz üzerine verilen karar kesindir (CMK 271/4); ama şartlar değiştikçe yeniden kaldırma talebinde bulunabilirsiniz. Genel usulü ceza mahkemesi kararlarına itiraz yazısında bulabilirsiniz.

Kovuşturma evresinde mahkemenin verdiği kayyım kararı bakımından durum farklıdır. CMK 267, mahkeme kararlarına ancak kanunun gösterdiği hâllerde itiraz edilebileceğini söyler ve 133. madde bu evre için ayrıca itiraz yolu göstermez; bu yüzden itirazın kabul edilebilirliği tartışmalıdır. Pratikte bu evrede kaldırma ya da hafifletme talebi her duruşmada gerekçeli olarak tekrarlanır ve ret kararları hükümle birlikte kanun yolu incelemesinde ileri sürülür. Kanun yolları tükendiğinde mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, tüketmeden itibaren 30 gün içinde yapılır.

Kayyım Ne Zaman Kalkar, Ücretini Kim Öder?

Kayyım, atanma şartlarından biri ortadan kalktığında, itiraz kabul edildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da beraatle kalkar; kanunda belirli bir azami süre yoktur. Delillerin toplandığı, bilirkişi raporunun alındığı aşamada “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” amacı büyük ölçüde gerçekleşmiş olur ve bu, kaldırma talebinin en güçlü dayanağıdır.

Kayyımın ücretini hâkim veya mahkeme belirler ve ücret şirket bütçesinden ödenir. Dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da beraatle biterse, şirketten ödenen paranın tamamı kanuni faiziyle Hazineden karşılanır (CMK 133/2). Mahkûmiyet hâlinde bu iade yoktur.

Kayyımla birlikte, soruşturma CMK 128/2’de sayılan suçlardan biri hakkındaysa (ör. uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, silahlı örgüt), şirket ortaklarının şahsi hesaplarına, taşınmazlarına ve ortaklık paylarına da CMK 128 uyarınca el konulabilir; fuhuş, kumar ve aklama bu listede yoktur. El koyma ile kayyım ayrı kararlardır; birinin kaldırılması diğerini kendiliğinden kaldırmaz. Elkonulan bir malvarlığının idaresi gerekiyorsa 128/10 uyarınca o varlığa da ayrı bir kayyım atanabilir ve 133. madde kıyasen uygulanır. El koyma kararlarının kaldırılması için ayrıca talepte bulunun.

Yaşanmış Olaydan

Bir lojistik şirketinin iki ortağından biri, diğer ortağın yurt dışı bağlantılı bir akaryakıt kaçakçılığı soruşturmasında şüpheli olduğunu ve şirkete onay kayyımı atandığını bankanın ödeme talimatını reddetmesiyle öğrendi. Müvekkilim soruşturmada şüpheli değildi; şirketin ana işi kaçakçılıkla ilgisi olmayan konteyner taşımacılığıydı ve maaşlar ödenemiyordu.

Kararı öğrendiğimiz günden itibaren on gün içinde itiraz ettik. Dilekçede iddia edilen sevkiyatların şirketin kayıtlarında ayrı bir müşteri dosyasında toplandığını, bu kayıtların zaten savcılık tarafından kopyalandığını ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için şirketin bütün işlemlerinin onaya bağlanmasının gerekmediğini gösterdik. Kademeli olarak, kayyımın yetkisinin yalnız şüpheli ortağın imzaladığı işlemlerle sınırlanmasını istedik.

İtiraz mercii kayyımı tamamen kaldırmadı; ama yetkisini akaryakıt sevkiyatlarıyla ilgili sözleşme ve ödemelere daralttı. Şirket iki hafta sonra maaşları ödeyebildi. Kayyım, bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra yaptığımız kaldırma talebiyle sona erdi; şüpheli ortak hakkındaki dava ise ayrıca sürüyor. Bu dosyada da “ya hep ya hiç” yerine ölçülülüğe dayanan kademeli talep sonuç verdi; tam kaldırma isteği tek başına büyük ihtimalle reddedilirdi.

Sık Sorulan Sorular

Şirkete kayyım atanması ortağın tutuklanacağı anlamına mı gelir?

Hayır. Kayyım şirkete yönelik bir tedbirdir; ortak veya yönetici hakkında tutuklama ayrı şartlara bağlıdır ve ayrı kararla verilir.

Vergi kaçakçılığı soruşturmasında şirkete kayyım atanır mı?

VUK 359’daki vergi kaçakçılığı CMK 133/4 listesinde yoktur; yalnız bu suça dayanılarak kayyım atanamaz. Gümrük kaçakçılığı (5607 sayılı Kanun) ise listededir.

Kayyım şirketi satabilir mi?

CMK 133’e göre atanan sıradan kayyımın görevi yönetimdir, satış değil. TMSF kayyım olarak atandıysa, 7145 sayılı Kanun geçici 2. madde uyarınca şirketin veya varlıklarının satışına ve tasfiyesine karar verebilir.

Beraat edersem şirketim bana geri döner mi?

Beraatle kayyımın dayanağı ortadan kalkar ve yönetim ortaklara döner; ödenen kayyım ücreti de faiziyle Hazineden geri alınır. TMSF döneminde satılmış varlıklarda ise satış bedeli üzerinden hak arama gündeme gelir.

Kayyım kararına itiraz süresi kaç gün?

Soruşturmadaki sulh ceza kararına itiraz süresi, kararı öğrenmeden itibaren iki haftadır (CMK 268/1).

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.