Emre Aykırı Davranış Cezası İtiraz: 15 Gün ve Gerekçeler
Emre aykırı davranış cezası itiraz rehberi: 15 gün sulh ceza, %25 indirim, 32/2 açık yollama şartı, ilan ve yetki itirazları, emir kaynağına göre tablo.
Emre aykırı davranış cezası itiraz yoluyla kaldırılabilen, ama süresi kısa olan bir idari para cezasıdır. Kaymakamlığın bir yasak kararına, belediye encümeninin bir kararına ya da mahkemenin bir yazısına uymadığınız gerekçesiyle kesilir ve dayanağı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesidir. Kararın size tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurmazsanız ceza kesinleşir. Bu cezada itirazın en güçlü noktası, çoğu dosyada tutarın kendisi değil emrin dayanağıdır: emri veren makam yetkili miydi, emir hukuka uygun muydu, size usulüne göre duyuruldu mu, dayandığı kanun 32. maddeye açıkça yollama yapıyor mu? Aşağıda bu soruları bir itiraz dilekçesinin sırasıyla ele alıyorum.
Emre Aykırı Davranış Cezasını Kim Keser, Hangi Emre Dayanır?
Emre aykırı davranış cezasını, ihlal edilen emri veren makam keser; bu makam çoğu dosyada kaymakam veya vali, belediye encümeni ya da bir mahkemedir. Kabahatler Kanunu 32/1 dört unsur arar: emir yetkili bir makamdan gelmeli, adli işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla verilmiş olmalı, hukuka uygun olmalı ve kişi bu emre aykırı davranmış olmalıdır. Kanunda cezanın tutarı yüz Türk Lirası olarak yazılıdır; bu tutar her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılarak uygulanır (m.17/7).
Maddenin unsurlarını, değişiklik geçmişini ve uygulamadaki tartışmaları Kabahatler Kanunu madde 32 sayfasında fıkra fıkra anlattım. İtiraz için önce elinizdeki cezanın hangi emirden doğduğunu tespit edin, çünkü itirazın dayanakları emrin türüne göre değişir.
| Emrin kaynağı | Cezayı veren | 32. maddeye yollama yapan hüküm | İtiraz yeri ve süre |
|---|---|---|---|
| Vali, kaymakam veya il idare kurulu kararı (yasak, tedbir) | Mahallî mülkî amir | 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu m.66 | Sulh ceza hâkimliği, 15 gün |
| Belediye meclisi veya encümeni kararı, belediye emir ve yasakları | Belediye encümeni | 1608 sayılı Kanun m.1 (ilgili kanunda ayrı hüküm yoksa) | Sulh ceza hâkimliği, 15 gün; aynı kararda idari yargıya giren bir karar da varsa idare mahkemesi |
| Mahkeme veya savcılığın adli işlem için verdiği emir (yazıya cevap, belge gönderme) | Emri veren mahkeme veya savcılık | 32/1 “adli işlemler nedeniyle” | Sulh ceza hâkimliği, 15 gün |
| Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun bazı tedbirleri (ör. m.101, m.112) | Kanunda gösterilen makam | 1593 sayılı Kanun m.287, m.291 vb. | Sulh ceza hâkimliği, 15 gün |
Emre Aykırı Davranış Cezası İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar, Nereye Yapılır?
İtiraz süresi 15 gündür ve kararın size tebliğ edildiği ya da yüzünüze okunduğu (tefhim) tarihi izleyen günden başlar; başvuru yeri sulh ceza hâkimliğidir (m.27/1). Süre içinde başvurulmazsa ceza kesinleşir. Mücbir bir sebeple süreyi kaçırdıysanız engelin kalktığı tarihten itibaren 7 gün içinde başvurabilirsiniz; ancak bu başvuru kesinleşmeyi engellemez, hâkimlik yalnız yerine getirmeyi durdurabilir (m.27/2).
Tebligat metninde karara karşı başvurulacak yol, merci ve süre açıkça yazılmalıdır (m.26/1). Belediye encümen kararlarında tebligatın şirket yerine yetkiliye ya da yanlış kişiye çıkarıldığı sık görülür. Bu eksiklik itirazda ileri sürülmelidir, ama tek başına sonuç doğurmayabilir; Yargıtay, süresinde başvuru yapılmışsa tebligattaki hatanın kararı kaldırmaya yetmediğini kabul ediyor (aşağıdaki karar).
Dilekçe bizzat, kanuni temsilci ya da avukat tarafından, iki nüsha olarak verilir (m.27/3). Dilekçeye kararın ve tebligat zarfının örneğini, varsa emrin ilan edildiğini ya da edilmediğini gösteren belgeleri ekleyin. Genel süreç, elektronik başvuru ve hâkimliğin inceleme biçimi için idari para cezasına itiraz nasıl yapılır rehberine, örnek metin için idari para cezasına itiraz dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz.
Aynı kararda yıkım, men veya bir işin yapılması emri de varsa
Ceza, aynı kişi hakkında idari yargının görevine giren bir kararla aynı işlemde verilmişse itiraz sulh cezaya değil, işlemin iptali istemiyle birlikte idare mahkemesine yapılır (m.27/8). Belediye encümeninin hem para cezası verip hem de bir yerin belli sürede eski hâline getirilmesini emrettiği kararlar bu kurala girer; böyle bir kararda para cezasına itiraz da iptal davasıyla birlikte idari yargıda görülür. Bu durumda süre de değişir: idare mahkemesinde dava süresi 60 gündür (İYUK m.7). Yanlış yere başvurup süre kaybetmemek için encümen kararının bütün maddelerini okuyun.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İtirazda İlk Soru: Dayanak Kanunda 32. Maddeye Açık Yollama Var mı?
Emre aykırı davranış cezası ancak emrin dayandığı kanunda 32. maddeye açık bir yollama varsa verilebilir; bu, Kabahatler Kanunu 32/2’nin açık kuralıdır. Kanun koyucu her idari emrin ihlalini bu maddeyle cezalandırmak istememiş, maddeyi dar bir alana bağlamıştır. İl İdaresi Kanunu m.66 mülki amir kararları için, 1608 sayılı Kanun m.1 belediye kararları için, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ise bazı sağlık tedbirleri için bu yollamayı yapar.
Tutanakta yalnız “5326 sayılı Kanun’un 32. maddesi” yazıyor ve emrin hangi kanuna dayandığı belirtilmiyorsa, itirazda bunu sorun. Polisin sözlü ihtarına uymama, kurum içi bir talimata aykırılık ya da dayanağı gösterilmemiş bir “yasak” gibi durumlarda, emrin hangi kanuna dayandığı ve o kanunda 32. maddeye yollama bulunup bulunmadığı itirazın ilk sorusudur. Mahkeme yazılarına uymama ise ayrı bir alandır; Yargıtay adli işlemler nedeniyle verilen emirlerde ayrı bir yollama aramadan 32. maddeyi uyguluyor.
İkinci kontrol, özel kanunun kendi cezası olup olmadığıdır. 1608 sayılı Kanun m.1, ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağını kendisi söyler. Örneğin Yargıtay 7. Ceza Dairesi, salgın döneminde sokağa çıkma kısıtlamasına aykırılıkta Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nu özel norm saydı ve 32. maddeye göre kesilen cezayı kaldıran kararı sonucu itibarıyla doğru buldu. İmar, çevre, trafik, gürültü gibi alanlarda da kendi kanununun cezası varken 32’ye göre ceza kesilmişse, bu hukuka aykırılık itirazın merkezine konur.
Emir Hukuka Uygun mu, Size Usulüne Göre Duyuruldu mu?
Hukuka aykırı ya da yetkisiz bir makamın emrine uymamak emre aykırı davranış kabahati oluşturmaz; 32/1 açıkça “hukuka uygun olarak verilen emir” arar. Bu yüzden itirazda emrin kendisini de tartışabilirsiniz: emri veren makamın o konuda kanundan aldığı bir yetki var mı, emir kamu güvenliği, kamu düzeni, genel sağlık ya da adli bir işlem amacıyla mı verildi, temel bir hakkı ölçüsüz biçimde sınırlıyor mu?
Mülki amir kararlarında ayrı bir şart daha vardır: İl İdaresi Kanunu m.66, cezayı yalnız “usulen tebliğ veya ilan olunan” karar ve tedbirlere aykırılık için öngörür. Kaymakamlığın bir yasak kararı ilan edilmemiş ya da size tebliğ edilmemişse, o karara aykırılıktan ceza verilemez. Yargıtay da valiliğin açık alanda alkol yasağına aykırılık nedeniyle verilen cezada, dayanak kararın ilan veya tebliğ edildiği araştırılmadan verilen ret kararını eksik inceleme saymıştır. Dilekçede hâkimlikten, dayanak kararın ne zaman ve nasıl ilan edildiğini gösteren belgenin idareden istenmesini talep edin.
- Kararın tarihi: emir fiilden önce mi verildi ve fiil tarihinde yürürlükte miydi?
- İlan veya tebliğ: karar resmî internet sitesinde, ilan panosunda ya da size bizzat duyuruldu mu? Belgesi dosyada var mı?
- Kapsam: yasak sizin bulunduğunuz yeri, saati ve davranışı gerçekten kapsıyor mu?
- Amaç ve ölçülülük: emir kanunda gösterilen amaçla mı verildi, süresi ve alanı makul mü?
Cezayı Doğru Makam mı Verdi, Tutanak Eksiksiz mi?
Emre aykırılık cezasına emri veren makam karar verir (m.32/1); kolluk görevlisi ya da zabıta memuru tutanak tutar ama mülki amir veya encümen yerine cezaya karar veremez. Kabahatler Kanunu 22/1 de idari yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen kurul, makam veya görevlinin yetkili olduğunu söyler. İl İdaresi Kanunu m.66’ya dayanan cezayı mahallî mülkî amir, 1608 sayılı Kanun’a dayanan cezayı belediye encümeni verir. Karar başka bir birimin imzasıyla verilmişse yetki yönünden itiraz edin.
Tutanakta hakkında karar verilen kişinin kimliği ve adresi, kabahat fiili, fiili ispata yarayacak bütün deliller, karar tarihi ve kararı veren görevlinin kimliği açıkça yazılmalı; fiil, yeri ve zamanı gösterilerek açıklanmalıdır (m.25/1). Bunlardan biri eksikse itirazda gösterin. Ancak Yargıtay 7. Ceza Dairesi, encümen kararında tespit tutanağının bilgilerine yer verilmesini 25. madde yönünden yeterli saydı ve tebligattaki hatayı, başvuru süresinde yapıldığı için sonuca etkili bulmadı. Bu yüzden şekil eksikliğini tek dayanak yapmayın; esasa ilişkin itirazlarınızı da yazın.
Belediye cezalarında, kararın encümen kararı mı yoksa zabıta tutanağı mı olduğuna dikkat edin. 1608 sayılı Kanun cezayı encümene bırakır; zabıtanın tuttuğu tutanak ceza kararı değil, encümen kararına esas olan tespittir.
Ceza Tutarı ve Ödeme: İndirim, Taksit ve Kesinlik
Emre aykırı davranış cezası maktudur: kanunda yazan yüz Türk Lirası, fiilin işlendiği yıl için ilan edilen yeniden değerleme oranıyla artırılmış tutarıyla uygulanır (m.17/7). İdare bu tutarı artıramaz ya da kendi takdiriyle belirleyemez; tutanaktaki rakamın fiil yılı için ilan edilen güncel tutar olup olmadığını o yılın resmî listesinden kontrol edin. Tutar her yıl değişir ve artış birikimlidir: yüz liralık tutar her yıl bir önceki yılın artırılmış tutarı üzerinden yeniden artırılır.
Ceza, kanununda ayrı bir ödeme süresi yoksa tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir; bu sürede ödenirse %25 indirim yapılır (m.17/6). Ödeme yapmak itiraz hakkınızı etkilemez. Yani hem indirimli ödeyip hem de 15 gün içinde itiraz edebilirsiniz; itiraz kabul edilirse ödediğiniz tutarın iadesini istersiniz. Ekonomik durumunuz müsait değilse cezanın, ilk taksiti peşin ödenmek koşuluyla, bir yıl içinde dört eşit taksitle ödenmesine karar verilebilir; taksit aksarsa kalanın tamamı tahsil edilir (m.17/3).
Dikkat: İndirimli ödeme için bir ayınız, itiraz için yalnız 15 gününüz vardır. Ödeme yapıp itiraz süresini kaçırmak, en sık gördüğüm hatadır.
Fiil Suç da Oluşturuyorsa ya da Başka Kanunda Cezalandırılıyorsa
Bir fiil hem kabahat hem suç olarak tanımlanmışsa yalnız suçtan yaptırım uygulanır; suçtan yaptırım uygulanamayan hâllerde kabahat yaptırımı uygulanır (Kabahatler Kanunu m.15/3). Örneğin toplumsal olaylarda valinin kamu düzeni için aldığı ve usulüne göre ilan ettiği karar ve tedbirlere aykırılık, İl İdaresi Kanunu m.66’nın ikinci cümlesine göre üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur; bu durumda 32. madde değil ceza hükmü uygulanır.
Polise fiilen direnmek emre aykırılık değil, görevi yaptırmamak için direnme suçudur ve ceza mahkemesinde görülür. İzinsiz toplantı ve gösteride dağılma ihtarına uymama da 2911 sayılı Kanun’daki kendi yaptırımlarına tabidir; bunu izinsiz gösteri ve yürüyüş cezası yazısında anlattım. Mahkeme veya savcılığın yazısına cevap vermeyen kişi kamu görevlisiyse görevi kötüye kullanma soruşturması gündeme gelebilir; kamu görevlisi olmayan bir kişi ya da şirket, bir kabahat dosyasında savcılığın yazısına cevap vermezse Yargıtay Ceza Genel Kurulu eylemi emre aykırı davranış kabahati saymıştır; suç soruşturmasındaki yazılarda ise CMK 332 uyarınca durum ayrıca değerlendirilir.
Aynı olay için hem emre aykırılık cezası kesilip hem de ceza soruşturması açıldıysa, itiraz dilekçesinde bunu belirtin ve soruşturma dosyasının numarasını yazın. Hâkimlik, fiilin suç oluşturduğu sonucuna varırsa kabahat yaptırımını kaldırır.
Sulh Ceza Hâkimliği Kararından Sonra Ne Olur?
Sulh ceza hâkimliği başvuruyu ya reddeder ya da idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verir; 15.000 Türk Lirası dahil idari para cezalarına ilişkin bu karar kesindir (m.28/10). Tek bir emre aykırılık cezasının tutarı bu sınırın altında kaldığı sürece hâkimlik kararına karşı başka bir yol yoktur. Daha yüksek tutarlı kararlarda tebliğden itibaren iki hafta içinde CMK’ya göre itiraz edilebilir (m.29/1). Kesin karara karşı kanun yararına bozma yolu Adalet Bakanlığının takdirindedir; başvurana kanun yolu olarak önerilmez.
Başvurusu reddedilen taraf yargılama giderleri ve vekâlet ücretini öder (m.31). İtirazın kabulü hâlinde ödediğiniz tutar iade edilir. Hâkimlik ceza miktarını yalnız alt ve üst sınırı olan cezalarda değiştirebilir; emre aykırılık cezası maktu olduğu için burada sonuç ya kaldırma ya da ret olur.
Kesinleşen ceza ödenmezse idare tahsil işlemlerine geçer ve ödeme emri gönderebilir; ödeme emrine karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılır (6183 sayılı Kanun m.58). Ceza verilmeden geçen süre de önemlidir: emre aykırılık cezası gibi elli bin liranın altındaki cezalarda soruşturma zamanaşımı üç yıldır ve süre dolduktan sonra ceza verilemez (m.20/2-c). İdari para cezası bir mahkûmiyet hükmü olmadığı için adli sicil kaydınıza işlenmez (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4).
Yaşanmış Olaydan
Kırsalda arıcılık yapan bir müvekkilim, yaz aylarında kaymakamlığın yangın riski nedeniyle ormanlık alanlara girişi yasaklayan kararına aykırı davrandığı gerekçesiyle emre aykırı davranış cezası almıştı. Kovanlarına bakmak için orman yolundan geçmiş, jandarma tutanak tutmuş, ceza kaymakamlık imzasıyla gelmişti. Müvekkilim yasağı hiç duymadığını, köyde kimsenin bilmediğini söylüyordu.
Cezanın tebliğinden dört gün sonra bana geldi. Önce bir ay içinde %25 indirimle ödemesini önerdim, çünkü itiraz hakkını etkilemiyordu. Ardından sulh ceza hâkimliğine başvurduk ve İl İdaresi Kanunu m.66’daki ilan şartını öne çıkardık; dilekçede kararın ne zaman ve nasıl ilan edildiğinin kaymakamlıktan sorulmasını istedik. Arıcıların kovan bakımı için ayrı bir izin yolu olup olmadığını da sorduk.
Kaymakamlık, kararın resmî internet sitesinde ve köy muhtarlığı aracılığıyla ilan edildiğini gösteren belgeleri gönderdi. Hâkimlik ilanın usulüne uygun yapıldığını kabul ederek başvuruyu reddetti ve karar kesin oldu. Kazanamadık; ama müvekkilim cezayı indirimli ödediği için kaybı sınırlı kaldı ve ertesi yaz kaymakamlıktan izin alarak kovanlarına gitti. Her itiraz kazanılmaz; doğru sırayla hareket etmek kaybı küçültür.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 31.03.2022 tarihli, 2021/25306 E., 2022/7015 K.
Mayıs 2020’de il hıfzıssıhha kurulunun sokağa çıkma kısıtlaması kararına aykırı davrandığı için bir kişiye il emniyet müdürlüğünce 32. maddeye göre 392 TL idari para cezası verilmiş, sulh ceza hâkimliği cezayı kaldırmıştı. Kanun yararına bozma isteminde cezanın 1593 sayılı Kanun’un 282. maddesine göre verilmesi gerektiği, hâkimliğin gerekçesinin yanlış olduğu ileri sürüldü. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, salgın tedbirlerinde 1593 sayılı Kanun’un öncelikle uygulanması gereken özel norm olduğunu, bu olayda 32. maddenin uygulanma imkânı bulunmadığını belirterek cezayı kaldıran kararı sonucu itibarıyla doğru buldu ve istemi reddetti. Aynı fiil için özel bir kanun kendi yaptırımını öngörüyorsa 32. maddeye dayanan ceza ayakta kalmaz.
… 1593 sayılı Yasanın, salgın hastalıklarla mücadele ve genel sağlığın korunması amacıyla çıkarılması nedeniyle, Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlerde öncelikle uygulanması gereken özel norm niteliğinde olduğu …
… muteriz hakkında, anılan tedbire uymadığı gerekçesi ile somut olay bakımından uygulanma imkanı bulunmayan 5326 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı verildiği anlaşılmakla; …
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 29.06.2026 tarihli, 2023/18116 E., 2026/7676 K.
Mobilya satan bir şirket, iş yeri önündeki askılara halı asarak teşhir yaptığı için büyükşehir belediyesinin emir ve yasaklar yönetmeliğine aykırılıktan encümen kararıyla 32. maddeye göre 1.295 TL idari para cezası almış, sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddetmişti. Kanun yararına bozma isteminde encümen kararında fiilin, yerin, zamanın ve delillerin açıkça yazılmadığı, tebligatta kanun yolunun gösterilmediği ve kararın şirkete değil gerçek kişiye tebliğ edildiği ileri sürüldü. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, encümen kararında tespit tutanağı bilgilerine yer verildiği için 25. maddedeki şartların karşılandığını, vergi numarası nedeniyle cezanın şirket hakkında verildiğinin açık olduğunu ve başvuru şirket vekilince süresinde yapıldığından tebligat hatasının sonuca etkili olmadığını belirterek istemi reddetti. Şekil itirazı, esasa ilişkin itirazla birlikte yazılmalıdır.
… Muteriz hakkında idarî yaptırım uygulanmasına dair … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 05.04.2023 tarihli ve 2023/977 sayılı encümen kararında, idari yaptırıma konu kabahat eylemine ilişkin tespitlerin yer aldığı B-036061 sayılı tespit tutanağına ilişkin bilgilere yer verildiği görüldüğünden, anılan idari yaptırım kararının 5326 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sayılan şartları taşıdığı anlaşılmakla birlikte, aynı encümen kararında açıkça kabahatlinin vergi kimlik numarasına yer verildiği, bu hali ile idarî yaptırım kararının kabahatli şirket hakkında uygulandığı hususunda şüphe bulunmadığı, her ne kadar idari yaptırım kararı gerçek kişi adına tebliğe çıkartılmış ise de, başvurunun yasal süresi içerisinde kabahatli şirket vekili tarafından yapıldığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. …
Sık Sorulan Sorular
Emre aykırı davranış cezası sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Emre aykırı davranış bir kabahattir ve idari para cezası mahkûmiyet hükmü sayılmadığından adli sicile kaydedilmez (5352 sayılı Kanun m.4). Memuriyet veya güvenlik soruşturmasında suç kaydı gibi değerlendirilmez.
Cezayı ödersem itiraz hakkım gider mi?
Gitmez. Kabahatler Kanunu 17/6’ya göre ödeme kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez; bir ay içinde %25 indirimle ödeyip 15 gün içinde itiraz edebilirsiniz.
Emre aykırılık cezasına itiraz için avukat gerekir mi?
Gerekmez; dilekçeyi kendiniz verebilirsiniz ve başvuru harca tabi değildir. Emrin dayanağı, ilan şartı ve görevli mahkeme gibi teknik noktalarda destek almak sonucu değiştirebilir.
Aynı olay için iki ayrı emre aykırılık cezası kesilebilir mi?
Her ceza ayrı bir emre aykırılığa ve ayrı bir fiile dayanmalıdır; aynı fiil için aynı emre dayanarak iki ceza verilmişse bunu itirazda gösterin. Fiil suç da oluşturuyorsa yalnız suçtan yaptırım uygulanır (m.15/3).
Emre aykırılık cezası ne zaman zamanaşımına uğrar?
Fiilden itibaren üç yıl içinde ceza verilmezse artık verilemez (Kabahatler Kanunu m.20/2-c). Kesinleşmiş cezanın tahsilinde ayrıca yerine getirme zamanaşımı işler (m.21).
