Örgüt Adına Suç İşleme Cezası: AYM İptali ve Bugün Ne Olur
Örgüt adına suç işleme cezası TCK 220/6 ve 314/3 AYM iptaliyle 9.7.2025'te kalktı. Künye, gerekçe, yardım ve üyelik farkı, derdest ve kesinleşmiş dosyalar.
Örgüt adına suç işleme cezası bugün Türk Ceza Kanunu’nda yoktur: örgüt üyesi olmayan ama örgüt adına suç işleyen kişiyi ayrıca cezalandıran TCK’nın 220/6 fıkrası ve terör örgütleri için aynı kuralı koyan 314/3 fıkrası, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildi ve iptal 9 Temmuz 2025’te yürürlüğe girdi. Yerine yeni bir düzenleme yapılmadı. Bu, kişinin işlediği fiilin cezasız kaldığı anlamına gelmez; işlediği suçtan, şartları varsa örgüte yardımdan ya da üyelikten yargılanır. Aşağıda iptalin künyesini, gerekçesini, bugün dosyaların nasıl değerlendirildiğini, devam eden ve kesinleşmiş davalarda ne yapılabileceğini anlatıyorum.
Örgüt Adına Suç İşleme Neydi, Ne Zaman İptal Edildi?
Örgüt adına suç işleme, örgütün hiyerarşisine girmeyen ama örgüt adına bir suç işleyen kişinin, işlediği suçun yanında ayrıca cezalandırılmasını öngören kuraldı ve Anayasa Mahkemesi bu kuralı iki kez iptal etti. Süreç şöyle işledi:
| Tarih | Gelişme | Sonuç |
|---|---|---|
| 2012 (6352 sayılı Kanun) | 220/6 (6352 ile değişik hâli): üye olmadan örgüt adına suç işleyen, ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılır | Terör örgütlerine de 314 üzerinden uygulandı |
| 26.10.2023 | Anayasa Mahkemesi 2023/132 esas, 2023/183 karar sayılı kararla 220/6’yı iptal etti (RG 8.12.2023, sayı 32393) | İptal 4 ay sonra, 8.4.2024’te yürürlüğe girecekti |
| 2.3.2024 (7499 sayılı Kanun) | İptal yürürlüğe girmeden 220/6 yeniden yazıldı; 314/3 eklendi | 220/6: 2 yıl 6 ay – 6 yıl, yalnız silahlı örgütler; 314/3: 5 – 10 yıl; iki fıkrada da yarıya kadar indirim imkânı |
| 5.11.2024 | Anayasa Mahkemesi 2024/81 esas, 2024/189 karar sayılı kararla yeni 220/6 ve 314/3’ü iptal etti (RG 9.1.2025, sayı 32777) | İptal 6 ay sonra, 9.7.2025’te yürürlüğe girdi |
| 9.7.2025 ve sonrası | Yerine yeni düzenleme yapılmadı | Örgüt adına suç işleme için ayrı bir suç tipi yok |
Örgüt kurma ve üyelik cezalarının güncel tablosunu suç işlemek amacıyla örgüt kurma cezası yazısında bulabilirsiniz.
Dikkat: TCK 221/4’teki etkin pişmanlık hükmü hâlâ “üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen” kişiden söz eder. Bu ifade iptal edilmediği için kanunda kalmıştır; ama tek başına bir suç tipi oluşturmaz.
Anayasa Mahkemesi Kuralı Neden İptal Etti?
Anayasa Mahkemesi, “örgüt adına işlenen suç” ibaresinin belirsiz olduğunu ve kuralın Anayasa’nın 38. maddesindeki suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Kimse, ne yaptığında bu suçu işlemiş sayılacağını kanundan öngöremiyordu.
Mahkemeye göre kural, suçun niteliğine bakılmaksızın her suça uygulanabiliyor ve ifade ya da toplantı özgürlüğünün kullanımı üzerinde caydırıcı etki yaratıyordu; 7499 sayılı Kanunla yapılan yeni düzenleme bu eksikleri gidermediği için kurallar ikinci kez iptal edildi.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun bu fiili suç olarak düzenleyip düzenlememekte takdir yetkisi olduğunu da kabul etti; ama yeni bir düzenleme yapılacaksa iptal kararındaki tespitlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla böyle bir yeni düzenleme yoktur.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Örgüt Adına Suç İşleme Cezası Bugün Var mı?
Hayır, 9.7.2025’ten bu yana örgüt adına suç işleme cezası yoktur; ama kişi işlediği fiilin kendisinden ve şartları varsa örgütle bağlantısından dolayı yine ceza alabilir. Bugün bir dosyada şu sorular sorulur:
- İşlenen suç neydi? Mala zarar verme, yağma, tehdit, silah veya patlayıcı bulundurma gibi fiil, kendi maddesine göre cezalandırılır.
- Terör suçu sayılır mı? Fiil Terörle Mücadele Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan suçlardan biriyse ve terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse terör suçu sayılır; TMK 5/1 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
- Örgüte bilerek ve isteyerek yardım var mı? Varsa TCK 220/7 devreye girer ve kişi örgüt üyesi olarak cezalandırılır.
- Örgütle organik bağ var mı? Varsa suç örgüt üyeliğidir (TCK 220/2, silahlı terör örgütünde 314/2).
Yardım hükmü şöyle:
TCK 220/7: (7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
TCK 314/4’e göre örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler silahlı terör örgütlerinde de aynen uygulanır; bu yüzden 220/7 terör dosyalarında da geçerlidir. Yardımın sınırlarını ve ceza hesabını terör örgütüne yardım cezası yazısında anlattım. Bazı suç tiplerinde ise örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenme ayrıca artırım sebebidir; örneğin enerji hırsızlığında (TCK 142/3) ve tefecilikte (TCK 241/2).
Örgüt Üyeliği, Yardım ve Örgüt Adına Suç Farkı
Üyelik ile yardım arasındaki fark örgütle organik bağdır: üye örgüt hiyerarşisine girer ve talimatları sorgulamadan yerine getirmeye hazırdır, yardım eden ise hiyerarşiye girmeden örgüte bilerek destek olur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu farkı açıkça tarif ediyor: örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt mensuplarının emir ve talimatları vardır, ama üyeyi ayıran teslimiyet duygusuyla hareket etmesidir.
Üyelik için kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetler aranır. Tek bir eylem, örgüte sempati duymak, yayın okumak ya da liderine saygı göstermek üyelik için yeterli değildir. Bu yüzden eskiden “örgüt adına suç” olarak suçlanan tek seferlik eylemler bugün çoğu dosyada ya yalnız işlenen suçun kendisiyle ya da yardım iddiasıyla tartışılır.
Eylemin hangi kategoriye girdiği ceza açısından büyük fark yaratır. Silahlı terör örgütü üyeliğinin cezası 5 ile 10 yıl hapistir ve TMK 5 artırımı uygulanır; ayrıntıları silahlı terör örgütü üyeliği cezası yazısında. Örgütün propagandası ise ayrı bir suçtur; terör örgütü propagandası cezası yazısına bakabilirsiniz.
Devam Eden Davada Örgüt Adına Suç Suçlaması Ne Olur?
Henüz kesinleşmemiş dosyalarda örgüt adına suç işleme suçlamasından beraat kararı verilir; Yargıtay 3. Ceza Dairesi, iptalden sonra bu suçtan mahkûmiyetleri CMK 223/2-a uyarınca beraat gerektiği gerekçesiyle bozuyor. CMK 223/2-a, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmasını beraat sebebi sayar.
Daire 2026 tarihli kararında Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının kural olarak geriye yürümediğini (Anayasa 153), ama Anayasa’nın 38. maddesi ve TCK 2 ile 7 gereği kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için ceza verilemeyeceğini belirtti. Aynı kararda tutuklu sanığın bu suçtan tahliyesine de hükmedildi. TCK 7/1 şöyle der:
TCK 7/1: (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
Bu, dosyanın tamamen kapanacağı anlamına gelmez. Aynı dosyadaki diğer suçlamalar (propaganda, 2911 sayılı Kanun’a muhalefet, mala zarar verme gibi) ayrıca değerlendirilir; o kararda da diğer suçlardan verilen hükümler onanmıştı. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddianameyle bağlı değildir (CMK 225/2); ama sanığı başka bir suçtan mahkûm edecekse önce bunu bildirip ek savunma hakkı tanımak zorundadır (CMK 226/1). Bu nedenle bozma sonrası duruşmada “yardım” veya “üyelik” nitelendirmesine karşı savunma hazırlıklı olmalıdır.
Dikkat: Tutukluysanız ve tek tutuklama gerekçesi örgüt adına suç işleme suçlamasıysa, iptal kararına dayanarak tahliye talebinde bulunun. Tahliye talebi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir (CMK 104/1); reddedilirse karara itiraz yolu açıktır.
Kesinleşmiş Mahkûmiyet Varsa Ne Yapılabilir?
Kesinleşmiş hükümler için kanunda bu iptale özgü bir uyarlama maddesi yoktur; en uygun yol, hükmü veren mahkemeden İnfaz Kanunu 98/1-a uyarınca TCK 7 kapsamında değerlendirme istemektir. Bu madde, sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün TCK 7 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde hükmü veren mahkemeye başvurulacağını söyler.
TCK 7/1’in son cümlesi, sonradan suç olmaktan çıkan bir fiil için verilmiş cezanın infazının ve kanuni sonuçlarının kendiliğinden kalkacağını düzenler. Anayasa Mahkemesi iptalinin kesinleşmiş hükümlere bu cümle üzerinden nasıl yansıyacağı ise dosyanın türüne göre değişebilir; uygulamanın henüz her yönüyle yerleştiğini söylemek zor. Bu nedenle hükümlü veya yakını şunları yapmalıdır:
- Hükmü inceleyin: Mahkûmiyetin hangi fıkradan kurulduğunu (220/6, 314/3 veya 220/6 delaletiyle 314/2) gerekçeli karardan tespit edin.
- Cezayı ayırın: Aynı hükümde başka suçlardan verilmiş cezalar varsa yalnız iptal edilen suçla ilgili kısmın etkilenebileceğini bilin.
- Başvuru yapın: Hükmü veren mahkemeye, iptal kararına ve TCK 7’ye dayanarak infazın durdurulması ve hükmün değerlendirilmesi için dilekçe verin; infaz devam ediyorsa ayrıca infaz hâkimliği süreçlerini takip edin.
- Diğer yolları düşünün: Dosyada yeni delil ya da bir hak ihlali kararı varsa yargılamanın yenilenmesi (CMK 311) ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ayrıca değerlendirilir.
Yaşanmış Olaydan
Yirmili yaşlarının başındaki bir genç, bir gösteri sırasında yol kapatıp çöp konteynerini ateşe verenler arasında görüntülenmiş, hakkında terör örgütü adına suç işleme, mala zarar verme ve 2911 sayılı Kanun’a muhalefetten dava açılmıştı. İlk derece mahkemesi iptal kararı yürürlüğe girmeden önce örgüt adına suç işlemeden de mahkûmiyet vermiş, dosya istinaftaydı. Aile beni istinaf aşamasında aradı.
İstinaf dilekçesine iptal kararını ve yürürlük tarihini ek bir sebep olarak yazdık; savcılık mütalaasında “eylem en azından örgüte yardımdır” görüşü ileri sürüldü. Biz dosyada gencin örgüt mensuplarıyla iletişimini, talimat aldığını ya da örgüte bir katkı sağladığını gösteren hiçbir delil olmadığını, görüntünün yalnız olay anını gösterdiğini anlattık.
Bölge adliye mahkemesi örgüt adına suç işleme suçlamasından beraat kararı verdi, yardım nitelendirmesine gitmedi. Mala zarar verme ve 2911’e muhalefet suçlarından verilen cezalar ise düzeltilerek kaldı; toplam ceza önemli ölçüde düştü ve genç tahliye edildi. Bütün dosya beraatle bitmedi; ama iptal kararını zamanında ileri sürmek cezanın en ağır kısmını ortadan kaldırdı.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 03.06.2026 tarihli, 2021/1630 E., 2026/11543 K.
Sanıklar gösteri olaylarıyla ilgili olarak silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme (TCK’nın 314/3 ve 220/6 delaletiyle 314/2), propaganda ve 2911 sayılı Kanun’a muhalefet gibi suçlardan mahkûm edilmişti. Daire, Anayasa Mahkemesinin iki iptal kararını ve tarihlerini sıraladı; ikinci iptalin 9.7.2025’te yürürlüğe girdiğini ve yerine düzenleme yapılmadığını belirtti. İptal kararlarının geriye yürümediğini, ama Anayasa’nın 38. maddesi ile TCK 2 ve 7 gereği kanunun suç saymadığı fiil için ceza verilemeyeceğini kabul ederek örgüt adına suç işleme yönünden hükmü beraat gerektiği gerekçesiyle bozdu ve tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Diğer suçlardan verilen hükümlerin bir kısmı onandı.
… söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme yapılmadığı; …
… Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek TCK’nın 314/3’üncü ve 220/6’ncı maddeleri delaletiyle 314/2’nci maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa’nın 38’inci ve CMK’nın 223/2-a maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 14.05.2026 tarihli, 2025/2643 E., 2026/10275 K.
Bazı sanıklar silahlı terör örgütü üyeliği ve tehlikeli madde bulundurmaktan mahkûm edilmişti. Daire örgüt üyeliğinin ölçütlerini tekrar etti: organik bağ, hiyerarşiye dahil olma, kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetler; sempati duymak veya yayın okumak yeterli değildir. Yardım ve örgüt adına suç işlemede de talimat bulunduğunu, üyeyi ayıranın teslimiyet olduğunu belirtti. İki sanığın eylemlerinin bu yoğunluğa ulaşmadığı gerekçesiyle üyelikten verilen hükümleri bozdu; tehlikeli madde suçunda ayrıca kısa karar ile gerekçe arasındaki çelişkiyi bozma sebebi yaptı ve tahliyelere karar verdi. Bir kısım sanığın üyelik mahkûmiyeti ise onandı.
… Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. …
Sık Sorulan Sorular
Örgüt adına suç işleme hâlâ suç mu?
Hayır. TCK’nın 220/6 ve 314/3 fıkralarının iptali 9.7.2025’te yürürlüğe girdi ve yerine yeni düzenleme yapılmadı. Kişi yalnızca işlediği suçtan ve şartları varsa örgüte yardım veya üyelikten sorumludur.
Örgüt adına suç işlemenin cezası neydi?
7499 sayılı Kanunla yapılan son düzenlemede silahlı örgütler için 2 yıl 6 aydan 6 yıla, terör örgütleri için 5 yıldan 10 yıla kadar hapisti; işlenen suçun niteliğine göre yarıya kadar indirim yapılabiliyordu.
İptal kararı geriye yürür mü?
Anayasa Mahkemesi iptal kararları kural olarak geriye yürümez; ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kesinleşmemiş dosyalarda Anayasa’nın 38. maddesi ve TCK 7 gereği bu suçtan beraat verilmesi gerektiğini kabul ediyor.
Bu suçtan tutukluyum, tahliye olur muyum?
Tek tutuklama sebebi bu suçlamaysa tahliye talep edin; Yargıtay bozma kararında tutuklu sanığın bu suç yönünden tahliyesine hükmetti. Başka suçlamalar varsa tutukluluk onlara göre değerlendirilir.
Örgüt adına suç yerine yardımdan ceza verilebilir mi?
Fiil örgüte bilerek ve isteyerek yardım niteliğindeyse ve deliller bunu gösteriyorsa mahkeme TCK 220/7’yi tartışabilir; ama bunun için sanığa önceden ek savunma hakkı tanınması gerekir (CMK 226/1).
Kesinleşmiş cezam varsa ne yapmalıyım?
Hükmü veren mahkemeye, iptal kararına ve TCK 7’ye dayanarak İnfaz Kanunu 98 kapsamında başvurun; aynı hükümde başka suçlar varsa onların cezası ayrıca değerlendirilir.
