İnanç ve Düşünce Hürriyetinin İhlali: TCK 115 Cezası

İnanç ve düşünce hürriyetinin ihlali: TCK 115'in 3 hâli, 1-3 yıl hapis, nitelikli hâller, işyeri ve okul örnekleri, hakaret ve TCK 216 farkı tabloyla.

İnanç ve düşünce hürriyetinin ihlali, bir kişiyi dini, siyasi, sosyal veya felsefi inancını açıklamaya ya da değiştirmeye zorlamak, bunları açıklamasını engellemek, ibadetine engel olmak veya inancından kaynaklanan yaşam tarzına müdahale etmektir. Türk Ceza Kanunu’nun 115. maddesi bu fiillerin her biri için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörür. Kanun bütün inançları ve inanmama tercihini aynı biçimde korur: birini namaz kılmaya zorlamak da, namaz kılmasını engellemek de aynı maddeye girer. Bir görüşü anlatmak, tartışmak ya da ikna etmeye çalışmak ise suç değildir; suç baskıyla başlar. Aşağıda hangi davranışın suç olduğunu, işyeri ve okul örneklerini, cezanın nasıl işlediğini ve hakaret ile halkı aşağılama suçlarından farkını anlatıyorum.

İnanç ve Düşünce Hürriyetinin İhlali Hangi Hâllerde Oluşur?

TCK 115 üç ayrı fiili cezalandırır: inancı açıklamaya veya değiştirmeye zorlama, ibadetin engellenmesi ve yaşam tarzına müdahale. Birinci fıkra şöyledir:

TCK 115/1: (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Birinci fıkra iki yönlüdür. Bir kişiye “hangi mezheptensin, söyle” diyerek zorla açıklatmak ya da “o partiye oy verdiğini söyle, yoksa…” diyerek siyasi görüşünü öğrenmeye çalışmak suçtur. Aynı şekilde birinin inancını anlatmasını, bir broşür dağıtmasını veya görüşünü yaymasını güç kullanarak engellemek de suçtur. İkinci fıkra dini inancın gereğinin yerine getirilmesini, bireysel ya da toplu ibadeti ve ayinleri korur. Üçüncü fıkra ise gündelik hayatı korur:

TCK 115/3: (3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne göre ceza verilir.

TCK 115’in üç hâli
Fıkra Fiil Hangi araçla? Ceza
115/1 İnancını açıklamaya veya değiştirmeye zorlama, açıklamaktan ve yaymaktan menetme Yalnız cebir veya tehdit 1 – 3 yıl hapis
115/2 İbadetin, ayinin veya dini inancın gereğinin yerine getirilmesini engelleme Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış 1 – 3 yıl hapis
115/3 İnançtan kaynaklanan yaşam tarzı tercihlerine müdahale, değiştirmeye zorlama Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış 1 – 3 yıl hapis
119/1 ile Yukarıdakilerin silahla, kimliği gizleyerek, birden fazla kişiyle, örgüt gücüyle veya kamu görevinin nüfuzuyla işlenmesi Aynı Ceza bir kat artar: 2 – 6 yıl hapis
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Fiil sırasında kasten yaralamanın ağır neticeleri doğarsa kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır (TCK 119/2).

Cebir ve Tehdit Olmadan da Suç Oluşur mu?

Evet, ibadetin engellenmesi ve yaşam tarzına müdahale hâllerinde “hukuka aykırı başka bir davranış” da yeterlidir; inancı açıklamaya zorlamada ise mutlaka cebir veya tehdit gerekir. Bu fark, şikâyetin hangi fıkraya dayandırılacağını belirler.

Hukuka aykırı başka davranışa örnek olarak bir ibadet yerinin kapısını kilitlemek, toplu ibadet sırasında bilerek elektriği kesmek, ayini gürültüyle bölmek ya da birinin kıyafetini zorla çıkarmaya kalkışmak gösterilebilir. Cebir, kişiye fiziksel güç kullanılmasıdır; ayrıntısını cebir suçu yazısında anlattım. Tehdit ise kişiye ya da yakınına bir kötülük yapılacağını söylemektir.

Kanuna dayanan bir idari karar bu suçu oluşturmaz. Bir binanın imar ya da güvenlik gerekçesiyle mühürlenmesi, okul veya işyerindeki yazılı ve herkese eşit uygulanan kurallar, kanunun hükmünü yerine getiren kişiye ceza verilmeyeceği ilkesi (TCK 24/1) kapsamında değerlendirilir. Bu tür kararlara itiraz idari yoldan, gerekirse idare mahkemesinde yapılır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

İşyerinde İnanç Baskısı Suç mu?

İşveren veya yönetici bir çalışanı cebir, tehdit ya da hukuka aykırı bir davranışla ibadetinden alıkoyarsa veya inancından kaynaklanan yaşam tarzını değiştirmeye zorlarsa TCK 115 uygulanabilir. Çalışanı inancını açıklamaya zorlamak da tehdit varsa bu maddeye girer.

Sınırı doğru çizmek gerekir. Mola saatlerinin düzenlenmesi, iş güvenliği için zorunlu kıyafet kuralı ya da müşteri ile temas gerektiren işlerde herkese aynı uygulanan bir düzen suç değildir. Buna karşılık “namaz kılarsan işten atarım”, “bu toplantıya gelmezsen terfini unut” ya da “orucunu burada açma” gibi baskılar, olayın ayrıntısına göre suç oluşturabilir. İşten çıkarma tehdidinin ceza hukuku anlamında tehdit sayılıp sayılmayacağı olaya göre değişir; savcılık bu dosyalarda çoğu zaman “hukuka aykırı başka bir davranış” unsurunu tartışır.

Ceza yolunun yanında iş hukuku yolları da vardır. İnanç veya mezhep yüzünden işe alınmama, ücret ya da terfide farklı muamele nefret ve ayrımcılık suçu ile TİHEK başvurusunu ilgilendirir. Çalışmanız cebir veya tehditle engellendiyse iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu da ayrıca değerlendirilir.

Okulda ve Ailede İnanç Baskısı Ne Zaman Suç Olur?

Bir öğretmen, yurt görevlisi ya da aile büyüğü, kişiyi cebir veya tehditle ibadete zorlar, ibadetini engeller ya da yaşam tarzını değiştirmeye zorlarsa TCK 115 uygulanır. Mağdurun çocuk olması suçu ortadan kaldırmaz.

Okulda müfredatta yer alan bir derse katılım zorunluluğu suç değildir; bu konudaki itirazlar idari yoldan yapılır. Ancak bir öğrenciyi zorla ibadete götürmek, inancını sınıf önünde açıklamaya zorlamak, kıyafeti yüzünden tehdit etmek bu kapsamdadır. Öğrencinin eğitim hakkını kullanması cebir veya tehditle engellenirse daha ağır cezalı eğitim ve öğretimin engellenmesi suçu (TCK 112/1) da gündeme gelebilir.

Aile içinde ebeveynin çocuğun dini eğitimine yön verme hakkı vardır; ama bu hak cebir ve tehdidi kapsamaz. Yetişkin bir kişiyi dövülerek ya da evden atılmakla tehdit edilerek inancını veya kıyafetini değiştirmeye zorlamak TCK 115/3’e girebilir; şiddet varsa 6284 sayılı Kanun’a göre koruma kararı da istenebilir.

Hakaret, Halkı Aşağılama ve Ayrımcılıktan Farkı Ne?

TCK 115 kişinin inancını yaşamasına yönelik baskıyı cezalandırır; inanca yönelik söz ve aşağılama ise hakaret (TCK 125/3) veya halkı aşağılama (TCK 216) kapsamına girer. Aynı olayda birkaç suç birlikte de oluşabilir.

İnançla ilgili suçlar: hangisi neyi korur?
Suç Fiil Ceza
İnanç ve ibadete baskı (TCK 115) Cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışla inanç ve ibadete baskı 1 – 3 yıl hapis
Nitelikli hakaret (TCK 125/3-b, c) Kişiye inancından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uymasından ya da kutsal değerlerinden bahisle hakaret Alt sınır 1 yıl hapis
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK 216/1) Halkın bir kesimini diğerine karşı alenen tahrik, açık ve yakın tehlike 1 – 3 yıl hapis
Dini değerleri aşağılama (TCK 216/3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama, kamu barışını bozmaya elverişli 6 ay – 1 yıl hapis
Nefret ve ayrımcılık (TCK 122) Din, mezhep veya inanç nefretiyle hizmet, kira veya işe alımı engelleme 1 – 3 yıl hapis
İbadethaneye zarar (TCK 153/1) İbadethaneyi veya mezarı yıkmak, bozmak, kırmak 1 – 4 yıl hapis; tahkir maksadıyla üçte bir artar
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Hangi suçların birlikte uygulanacağını mahkeme somut olaya göre belirler.

Sosyal medyada bir inancı aşağılayan paylaşım TCK 115’e değil, kişiye yönelikse hakarete, topluluğa yönelikse TCK 216’ya girer. Bu ayrımı halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu ile hakaret suçunun cezası yazılarında ayrıntılı anlattım. İbadet sırasında yapılan tehdit ayrıca tehdit suçu olarak da değerlendirilebilir.

İnanç ve Düşünce Hürriyetinin İhlalinde Ceza Ne Kadar?

Temel ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir; nitelikli hâllerde bir kat artırılarak 2 yıldan 6 yıla kadar çıkar. Kanunda adli para cezası seçeneği yoktur.

TCK 119/1’e göre suç silahla, kişi kendisini tanınmayacak hâle koyarak ya da imzasız mektupla, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse ceza bir kat artırılır. Toplu ibadete grup hâlinde saldırı ve görevini kötüye kullanan kamu görevlisi dosyaları bu kapsamdadır.

Sonuç ceza 2 yıl veya daha azsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme mümkündür. Hâkim cezayı 1 yıl veya daha az belirlerse bu kısa süreli hapis cezasıdır ve adli para cezasına çevrilebilir (TCK 49/2, 50/1). Dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıl, üst sınırı 6 yıla çıkan nitelikli hâllerde 15 yıldır (TCK 66/1).

Şikâyet, Uzlaştırma ve Başvuru Yolları

TCK 115’teki suç şikâyete bağlı değildir ve CMK 253/1’deki uzlaştırma listesinde yer almaz; savcılık re’sen soruşturur. Şikâyetten vazgeçmek davayı bitirmez.

Mağdursanız olayı tarih, saat, yer ve tanık bilgileriyle not edin; mesajları, ses ve görüntü kayıtlarını saklayın ve Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa şikâyette bulunun. Fiil bir işyerinde, okulda veya kamu kurumunda yaşandıysa kurumun yazılı şikâyet yolunu da kullanın; bu yazışma hem disiplin süreci hem ceza dosyası için delil olur. Baskı din veya mezhep temelli bir ayrımcılık içeriyorsa TİHEK’e başvuru da yapılabilir.

Fail 18 yaşından küçükse ve mağdur gerçek kişiyse temel hâldeki suç için uzlaştırma yapılır, çünkü çocuklarda üst sınırı 3 yılı geçmeyen suçlar uzlaştırmaya tabidir (CMK 253/1-c).

Suçlanıyorsanız Savunmada Ne Önemli?

Savunmanın merkezinde, davranışın baskı değil düşünce açıklaması olduğunu ya da ibadeti hedeflemediğini göstermek vardır. Görüş bildirmek, tavsiye etmek, bir inancı anlatmak veya eleştirmek kendi başına TCK 115’i oluşturmaz.

Savcılık iki şeye bakar: kullanılan bir cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranış var mı ve bu davranış mağdurun inancına, ibadetine ya da yaşam tarzına mı yönelmiş. Komşuluk, park yeri veya gürültü gibi başka bir sebepten çıkan bir tartışma, yalnız ibadet sırasında yaşandı diye bu suça dönüşmez. Olayın öncesini gösteren yazışmalar, şikâyet kayıtları ve tanıklar bu nedenle önemlidir.

Dikkat: Karşı tarafla ve onun cemaatiyle olay sonrasında iletişime geçmeyin, sosyal medyada açıklama yapmayın. Bu paylaşımlar yeni bir hakaret ya da tahrik suçlamasına dönüşebilir.

Yaşanmış Olaydan

Bir süre önce bir müvekkilim, oturduğu binanın girişindeki bir dernek lokaline her hafta toplu ibadet için gelen ziyaretçilerin araçlarıyla sürekli yolunu kapattığını, bir akşam kendi aracını lokalin kapısının önüne park edip çıkanlara bağırdığını anlatarak bana geldi. Dernek başkanı şikâyetçi olmuş, savcılık ibadetin engellenmesi (TCK 115/2) ve tehdit suçlarından dava açmıştı.

Savunmada olayın inançla değil park sorunuyla ilgili olduğunu gösterdik. Müvekkilimin aylar öncesinden belediyeye ve yönetime yaptığı park şikâyetlerini, olay günkü sözlerinin yalnız araçlarla ilgili olduğunu gösteren tanık beyanlarını ve aracını yirmi dakika içinde çektiğini gösteren kamera kaydını dosyaya sunduk. Bağırırken kullandığı bir sözün tehdit olduğunu ise inkâr etmedik.

Mahkeme, ibadeti engelleme kastının ispatlanamadığı kanaatine varınca uzlaştırmanın önündeki engel kalktı (CMK 253/3); tehdit suçu yönünden dosyayı uzlaştırmaya gönderdi ve hükümde TCK 115/2’den beraat kararı verdi. Müvekkilim dernek başkanından özür diledi, taraflar uzlaştı ve tehdit yönünden dava düştü. Bu dosyada belirleyici olan, olayın öncesini belgeleyen sıradan şikâyet dilekçeleriydi.

Sık Sorulan Sorular

İnanç ve düşünce hürriyetinin ihlali şikâyete bağlı mı?

Hayır. Savcılık re’sen soruşturur; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.

Birini dinine davet etmek veya ikna etmeye çalışmak suç mu?

Hayır. Cebir, tehdit veya hukuka aykırı bir davranış yoksa bir inancı anlatmak ve davet etmek düşünce açıklamasıdır; kişi reddettikten sonra ısrarla rahatsız etmek ise başka suçları gündeme getirebilir.

Başörtüsü takmaya veya çıkarmaya zorlamak suç mu?

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla yapılıyorsa iki yönde de TCK 115/3’e göre suçtur. Kanun, inançtan kaynaklanan kıyafet tercihini her iki yönde aynı biçimde korur.

İşveren namaz kılmayı yasaklayabilir mi?

Mola düzeni ve iş güvenliği gibi herkese eşit uygulanan kurallar suç değildir. Çalışanı yalnız inancı yüzünden tehdit ya da hukuka aykırı bir davranışla ibadetten alıkoymak ise TCK 115/2’yi oluşturabilir.

Ramazanda oruç tutmayan birine müdahale etmek suç mu?

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı bir davranışla yapılan müdahale TCK 115/3 kapsamına girer. Yalnız görüş bildirmek suç değildir; sözler hakarete varırsa hakaret hükümleri uygulanır.

Bu suçun zamanaşımı ne kadar?

Temel hâlde dava zamanaşımı 8 yıldır. Silah, birden fazla kişi veya kamu görevinin nüfuzu gibi nitelikli hâllerde 15 yıldır.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.