Mahkeme Kararı Olmadan Ev Araması Yapılabilir mi?
Mahkeme kararı olmadan ev araması yapılabilir mi? Savcı emrinin sınırı, rıza, suçüstü istisnası ve usulsüz aramada delilin akıbeti tek tek anlatıldı.
Mahkeme kararı olmadan ev araması yapılabilir mi sorusunun tek kelimelik cevabı yok; ama kural nettir. Konut, kural olarak hâkim kararıyla aranır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcının yazılı emri bu kararın yerini tutar. Kapınıza dayanan ekibin elinde bu iki belgeden biri yoksa, ortada ciddi bir hukuka aykırılık ihtimali var demektir.
Kapınıza Dayanan Ekipten İlk İsteyeceğiniz Belge Nedir?
Kapıyı açtığınızda soracağınız ilk soru şu olmalı: “Arama kararı veya savcı emri var mı, görebilir miyim?” Bu soruyu sormanız suç değildir, direnme de sayılmaz. Kolluk görevlisi belgeyi göstermek zorundadır. Panikleyip kapıyı kapatmayın, ama belgeyi görmeden “buyurun” da demeyin.
Belgeyi elinize aldığınızda üç şeye bakın. Hangi olay nedeniyle arama yapıldığı yazıyor mu, adres tam olarak sizin eviniz mi, kararın geçerlilik süresi dolmuş mu? CMK 119/2 bu üç unsurun karar veya emirde açıkça gösterilmesini şart koşuyor.
CMK 119/2: (2) Arama karar veya emrinde;
- a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,
- b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
- c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, Açıkça gösterilir.
Adres yanlışsa bunu yüksek sesle söyleyin ve tutanağa geçirtin. Karar başkasının dairesi için alınmışsa, o kararla sizin eviniz aranamaz. Uygulamada en sık karşılaştığım usulsüzlük tam olarak budur: apartman numarası tutmayan, kat bilgisi eksik kararlarla yapılan aramalar.
Savcının Yazılı Emri, Hâkim Kararının Yerine Geçer mi?
Geçer, ama her zaman değil. Kanun konutta aramayı kural olarak hâkim kararına bağlamış. Savcının yazılı emri yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde devreye girer. Yani hâkimden karar almaya çalışırken delilin yok edileceği, şüphelinin kaçacağı somut bir tehlike varsa.
CMK 119/1: (1) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.
Buradaki kilit kelime “yazılı”. Savcı telefonda talimat vermiş olabilir; bu talimatın en kısa sürede yazıya dökülmesi ve dosyaya konması gerekir. Ekip size sadece sözlü bir beyanla arama yapıyorsa, o beyanın karşılığında bir yazılı emrin varlığını sonradan dosyadan kontrol ettirmelisiniz.
Dikkat: Savcının yazılı emri sonradan üretilip dosyaya konmuş olabilir. Arama saatiyle emrin saati arasındaki uyumsuzluk, savunmada en güçlü kozlardan biridir. Bu yüzden aramanın kaçta başladığını not edin.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Konutta Kolluk Amirinin Emri Neden Tek Başına Yetmez?
CMK 119/1 üç kademeli bir sistem kurmuş. Hâkim kararı esastır, gecikmesinde sakınca varsa savcının yazılı emri, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri. Ancak son basamak konut için kapalıdır. Kanun bunu ayrı bir cümleyle vurgulamış: konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama için ya hâkim kararı ya savcının yazılı emri şarttır.
Sebebi basit. Konut dokunulmazlığı Anayasa’nın koruduğu bir alan. Devlet birinin evine giriyorsa, bu kararı ya bağımsız bir hâkim ya da en azından savcı vermeli. Kolluğun kendi kendine karar verip eve girmesi sistemin kabul etmediği bir şey.
Elinizdeki belgede “İlçe Emniyet Müdürü” veya “Asayiş Şube Müdürü” imzası varsa ve arama evinizde yapılmışsa, dikkat edin. Bu belge sokakta üst araması için geçerlidir; konut için değildir. Savunmada bu ayrım tek başına aramayı sakatlayabilir.
“İzin Verin Arayalım” Denirse: Rızanın Hukuki Değeri
Sahada en çok karşılaştığım senaryo şu: Ekip elinde karar olmadan geliyor, “isterseniz karar çıkartırız ama uzar, siz izin verin hemen bakıp gidelim” diyor. İnsanlar saklayacak bir şeyi olmadığı için genelde izin veriyor. Sonra dosya çok farklı bir noktaya evriliyor.
Türk ceza muhakemesinde konut araması için rızanın tek başına yeterli olup olmadığı tartışmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında ağırlıklı görüş, kanunun aradığı karar veya emir şartının rızayla aşılamayacağı yönündedir. Yani “ben izin verdim” demeniz, kararsız yapılan aramayı kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez. Bu, savunma tarafı için aslında bir avantajdır.
Ama işin pratik yüzü şu: Rıza verdiğinizi gösteren imzalı bir tutanak, sonradan itirazınızı zorlaştırır. Mahkeme “kişi zaten muvafakat etmiş” diyerek aramayı ayakta tutmaya çalışabilir. Bu yüzden ben müvekkillerime şunu söylüyorum: kapıyı kapatmayın, direnmeyin, ama “karar getirin, o zaman girin” deyin ve bu cümlenizi tutanağa yazdırın.
Suçüstü Hali ve Kaçan Şüphelinin Peşinden Eve Girilmesi
Her kararsız girişi usulsüz saymak yanlış olur. Kanun bazı durumlarda kolluğa doğrudan hareket etme imkânı tanımış. Suçüstü hali bunların başında geliyor. Sokakta suç işlerken görülen kişi eve kaçıyorsa, kolluk onu takip ederek içeri girebilir.
DİKKAT İLGİLİ MAKALE : Evime Polis Hangi Şartlarda Girebilir? Haklarınız Neler?
CMK 117/3: (3) Bu sınırlama, şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile, izlendiği sırada girdiği yerler hakkında geçerli değildir.
Bu hüküm önemli. Şüphelinin izlendiği sırada girdiği yerler için, üçüncü kişilerin konutuna ilişkin sınırlama uygulanmıyor. Kaçan kişi komşunuzun evine girdiyse, kolluk oraya da girebilir. Ancak takibin kesintisiz olması gerekir; iki saat sonra “biz onu görmüştük” denerek eve girilemez.
Gece araması da benzer mantıkla düzenlenmiş. CMK 118/1 konutta gece vakti aramayı yasaklamış, 118/2 ise suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan haller ve firar eden kişinin yakalanması bakımından bu yasağı kaldırmış. Sabaha karşı yapılan aramalarda ilk baktığım şey, dosyada bu istisnalardan hangisinin somut olarak gerçekleştiğidir. Çoğu zaman sadece “gecikmesinde sakınca vardı” yazılıp geçilmiş oluyor; gerekçe yok.
Aramadan Sonra Elinize Verilmesi Gereken Tutanak ve Belgeler
Arama bittiğinde ekip kapıdan çıkıp gitmez, gidemez. Size belge vermek zorundadır. Talep etmeniz halinde aramanın hangi maddeye göre yapıldığını gösteren bir belge, el konulan eşyanın listesini içeren bir defter ve eğer bir şey bulunamadıysa bunu belirten ayrı bir belge verilir.
CMK 121/1: (1) Aramanın sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kimseye istemi üzerine aramanın 116 ve 117 nci maddelere göre yapıldığını ve 116 ncı maddede gösterilen durumda soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini belirten bir belge ve istemi üzerine elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini içeren bir defter ve eğer şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu belirten bir belge verilir.
Bu belgeleri istemeyi çoğu kişi bilmiyor. Özellikle “şüpheyi haklı kılan bir şey bulunamadı” belgesi çok değerlidir. İleride tazminat talep edeceğiniz zaman elinizdeki en somut kanıt odur.
Savcı arama sırasında hazır değilse, CMK 119/4 gereği ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması zorunludur. Tutanakta bu kişilerin imzası yoksa, aramanın usulüne ciddi bir itiraz yöneltebilirsiniz. Ayrıca CMK 120/3 açıkça avukatınızın aramada hazır bulunmasına engel olunamayacağını söylüyor; avukatınızı arayın, geldiğinde içeri alınmasını isteyin.
Dikkat: Tutanağı okumadan imzalamayın. Katılmadığınız bir ifade varsa, imzanızın yanına “şerhim vardır” yazıp itirazınızı elle ekleyin. İmzadan tamamen kaçınmak yerine şerh koymak, uygulamada çok daha işe yarıyor.
Kararsız Arama Yapıldıysa Bulunan Delil Kullanılabilir mi?
Türk hukukunda hukuka aykırı delil yasağı katıdır. CMK 217/2 bunu tek cümleyle ortaya koyuyor.
CMK 217/2: (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Bu cümlenin anlamı şu: hukuka aykırı elde edilmiş delil, hükme esas alınamaz. Evinizde hâkim kararı ve savcı emri olmadan yapılan bir aramada uyuşturucu madde, ruhsatsız silah veya çalıntı eşya bulunmuş olsa bile, o delil mahkûmiyetin dayanağı yapılamaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması bu yönde ve bozma kararlarının önemli bir kısmı arama usulsüzlüğünden kaynaklanıyor.
Ama gerçekçi olalım. Mahkeme kendiliğinden bu değerlendirmeyi yapmayabilir. Aramanın usulsüzlüğünü dosyaya somut olarak koymanız, arama kararının tarih ve saatini, savcı emrinin varlığını, tutanaktaki eksikleri tek tek göstermeniz gerekir. Savunma bu itirazı hiç dile getirmezse, dosya usulsüz delil üzerinden mahkûmiyetle sonuçlanabilir. Bu yüzden ilk ifadeden önce avukatla görüşmek kritik.
Usulsüz Arama Sonrası Şikâyet, İtiraz ve Tazminat Adımları
Üç ayrı yol var ve bunlar birbirini engellemez. Birincisi, arama kararına veya savcının emrine karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz. İkincisi, aramayı yapan görevliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu. Üçüncüsü, devletten tazminat talebi.
Tazminat yolu CMK 141’de düzenlenmiş. Arama bakımından doğrudan ilgili bent şu:
CMK 141/1-i: Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
Eşyanıza koşulları oluşmadan el konulduysa veya el konulan eşya zamanında geri verilmediyse, aynı maddenin (j) bendi de devreye girer. Tazminat davası devlet aleyhine açılır; görevliye karşı doğrudan dava açamazsınız. Devlet ödediği tazminatı kusurlu görevliye rücu eder.
Pratikte önerim şu sıralamadır: önce arama tutanağının ve varsa savcı emrinin dosya örneğini alın, sonra ceza dosyasında usulsüzlük itirazını yükseltin, tazminat davasını ise ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra açın. Ceza dosyasındaki hukuka aykırılık tespiti, tazminat davasında işinizi çok kolaylaştırır.
Yaşanmış Olaydan
Bir sabah saat sekiz civarı telefonum çaldı. Arayan kişi, gece üç buçukta kapılarının çalındığını, dört polis memurunun içeri girip evi baştan aşağı aradığını anlattı. Karar sormuşlar, ekip “savcı sözlü emir verdi, sabah yazılısı gelir” demiş. Evde bir miktar malzeme bulunmuş, iki kişi gözaltına alınmış. Elinde tek belge, imzalattıkları arama tutanağının fotokopisiydi.
İlk yaptığım iş dosyayı incelemek oldu. Tutanakta arama saati 03:40 yazıyordu. Savcının yazılı emri ise aynı günün öğleden sonrası tarihli ve saatliydi. Yani arama yapılırken ortada yazılı bir emir yoktu. Dahası, gece araması yapılmasını haklı kılan suçüstü veya firar hali dosyada hiçbir şekilde gerekçelendirilmemişti; tutanakta sadece “ihbar üzerine” ibaresi vardı. Komşulardan iki kişi de bulundurulmamıştı. Bunları maddeler halinde yazıp savcılığa dilekçe verdim, aynı zamanda sulh ceza hâkimliğine tutuklamaya itiraz ettim.
İtiraz üzerine müvekkiller adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma gibi yükümlülüklerle serbest kalma) şartıyla tahliye edildi. Kovuşturma aşamasında aramanın hukuka aykırılığını duruşmada tek tek ortaya koyduk. Mahkeme, arama sonucu elde edilen materyalin hükme esas alınamayacağını kabul etti ve beraat kararı verdi. Sonrasında usulsüz arama nedeniyle tazminat sürecini başlattık. Bu dosyada belirleyici olan tek şey, müvekkilin tutanağın fotokopisini almış ve arama saatini not etmiş olmasıydı.
Sık Sorulan Sorular
Polis mahkeme kararı olmadan evime girip arama yapabilir mi?
Kural olarak hayır; konut araması hâkim kararı gerektirir. Yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle, suçüstü ve kaçan şüphelinin takibi gibi durumlarda ise doğrudan girilebilir.
Savcının sözlü emriyle ev araması yapılması geçerli midir?
CMK 119/1 savcının emrinin yazılı olmasını arıyor, dolayısıyla salt sözlü emirle yapılan konut araması sakattır. Sonradan düzenlenen yazılı emirlerde tarih ve saat uyumsuzluğu, savunmanın en güçlü dayanağı olur.
Ev aramasına rıza gösterirsem sonradan bu aramaya itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz; hâkim kararı veya savcı emri şartı, kişinin rızasıyla ortadan kalkmaz. Ancak imzalı muvafakat tutanağı itirazınızı pratikte zorlaştırdığı için, mümkünse rıza vermek yerine karar ibrazını isteyin.
Gece vakti evimde arama yapılabilir mi?
CMK 118/1 konutta gece araması yapılmasını yasaklamıştır. Suçüstü hali, gecikmesinde sakınca bulunan durumlar ve firar eden kişinin yakalanması bu yasağın dışında tutulmuştur; bu istisnaların dosyada somut olarak gerekçelendirilmesi gerekir.
Arama sırasında evde bulunmam veya avukatımı çağırmam mümkün mü?
Evet, CMK 120/1 uyarınca yer sahibi aramada hazır bulunabilir. CMK 120/3 ise avukatınızın aramada hazır bulunmasına engel olunamayacağını açıkça düzenlemiştir.
Hukuka aykırı arama sonucu bulunan delille ceza alabilir miyim?
CMK 217/2 gereği hukuka aykırı elde edilmiş delil hükme esas alınamaz. Fakat bu itirazın dosyaya somut olarak konulması gerekir; savunma sessiz kalırsa mahkeme değerlendirmeyi kendiliğinden yapmayabilir.
Usulsüz arama nedeniyle devletten tazminat isteyebilir miyim?
Evet. CMK 141/1’in (i) bendi ölçüsüz gerçekleştirilen arama kararı için, (j) bendi ise koşulları oluşmadan el konulan eşya için maddi ve manevi tazminat talebine imkân tanır; dava devlet aleyhine açılır.
Kanun maddeleri https://mevzuat.gov.tr/ üzerinden alınmıştır.
