Yakınım Gözaltına Alındı Ne Yapmalıyım? İlk 24 Saat
Yakınınız gözaltına alındıysa ilk saatlerde nereyi arayacağınızı, gözaltı süresini, müdafi hakkını ve sulh ceza hâkimliğine itirazı adım adım anlatıyorum.
Yakınım gözaltına alındı ne yapmalıyım sorusu, çoğu zaman gece yarısı çalan bir telefonla başlar. Karşı taraf bazen polis memurudur, bazen olayı uzaktan gören bir tanıdık. Gözaltı, bir kişinin suç şüphesiyle yakalanıp savcılık talimatıyla belirli bir süre kolluk nezaretinde tutulmasıdır; tutuklama değildir, ceza hiç değildir. İlk saatlerde yapacaklarınız, dosyanın gidişatını gerçekten değiştirir. Bu yazıda size adım adım ne yapmanız gerektiğini anlatacağım.
Telefon Geldiğinde Öğrenmeniz Gereken İlk Üç Bilgi: Yer, Savcılık, Sebep
Telefonu kapatmadan önce üç şeyi mutlaka not edin: yakınınız hangi karakolda veya hangi il emniyet müdürlüğü şubesinde, işlem hangi Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla yürüyor, hangi suç isnat ediliyor. Bu üç bilgi, avukatın dakikalar içinde harekete geçmesini sağlar. Eksikse de sorun değil, öğrenmenin yolları var.
Suç niteliği neden bu kadar önemli? Çünkü gözaltı süresi, müdafinin dosyayı inceleme yetkisi ve zorunlu müdafi atanıp atanmayacağı doğrudan suçun türüne bağlı. Basit bir kavga ile uyuşturucu ticareti şüphesi tamamen farklı iki süreç yürütür. Aynı gece, aynı karakolda, iki kişi bambaşka sürelerle karşılaşabilir.
Bilgiyi kimden alacaksınız? İlk adres, yakınınızın götürüldüğü kolluk birimidir. Oradan sonuç alamazsanız nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığına gidin. Avukatınız varsa bu turları o sizin yerinize çok daha hızlı atar; çünkü kolluk, avukata bilgi vermekten kaçınamaz.
Gözaltı Saati Ne Zaman Başlar, Ne Kadar Sürebilir?
Süre, karakola varış saatinden değil, yakalama anından işlemeye başlar. Sokakta saat 02.00’de yakalanan bir kişi 05.00’te karakola girmişse, saat 02.00 esas alınır. Bu ayrım pratikte çok sık tartışma konusu olur, kayıtlara dikkat edin.
Ana kural CMK 91/1’deki yirmi dört saattir; en yakın hâkime götürmek için gereken yol süresi bu hesabın dışında kalır, o da on iki saati geçemez. Toplu işlenen suçlarda savcı her defasında bir gün olmak üzere en çok üç gün uzatma verebilir, yani gözaltı dört güne kadar çıkabilir (CMK 91/3). Gözaltı kararı keyfi de verilemez; CMK 91/2 hem soruşturma bakımından zorunluluk hem de suçu gösteren somut delil arar.
Saat hesabının ayrıntısını, suçüstü hâlinde kolluk amirinin yetkisini ve örnek hesapları gözaltı süresi yazısında anlattım. Aile olarak aklınızda tutmanız gereken, saatin yakalama anından işlediği ve her uzatma emrinin yazılı olmak zorunda olduğudur.
Dikkat: Uzatma emrinin tebliğ edilip edilmediğini mutlaka sorun. Tebliğ edilmemiş bir uzatma, ileride hem serbest bırakma talebinizin hem de tazminat isteminizin dayanağı olur. Yargıtay, gözaltı süresinin aşıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasında asıl ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığını kabul ediyor.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Gözaltına Alındığı Size Bildirilmek Zorunda mı, Kimse Aramadıysa Ne Yaparsınız?
Evet, zorunlu. Kanun bunu kolluğun takdirine bırakmamış.
CMK 95/1: (1) Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.
Bildirim yalnızca yakalama anında değil, gözaltına alma ve süre uzatıldığında da yapılır. Ayrıca CMK 147/1-d uyarınca ifade alınmadan önce, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine durumun derhâl bildirileceği kendisine hatırlatılır. Yakınınız yabancı uyrukluysa, yazılı olarak karşı çıkmadıkça vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna da haber verilir.
Kimse aramadıysa oturup beklemeyin. Muhtemel karakollara telefonla ulaşın, sonuç alamazsanız nöbetçi savcılığa gidip yazılı olarak bilgi talep edin. Bir avukata vekâlet veriyorsanız iş çok kolaylaşır; avukat, hangi birimde işlem yapıldığını kolluk kayıtları üzerinden hızla tespit eder. Bildirim yapılmadıysa bunu da tutanağa geçirtin.
Yakınınız Avukatsız İfade Vermesin: Müdafi Nasıl Devreye Girer?
Gözaltındaki insan yorgundur, korkmuştur, “bir an önce çıkayım” der ve kendisini bağlayan cümleler kurar. O tutanak dosyada kalır, duruşmada karşınıza çıkar. Yine de Yargıtay, kollukta avukatsız verilen ve sonradan kabul edilmeyen beyanı tek başına mahkûmiyete yeterli görmüyor.
CMK 149/3: (3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Avukatın görüşme ve ifadede hazır bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz. Bunun tek istisnası CMK 154/2’dedir: terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu imal ve ticareti ile devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya karşı suçlar ve casusluk dosyalarında savcının istemi ve hâkim kararıyla avukatla görüşme yirmi dört saat kısıtlanabilir. Bu süre içinde ifade de alınamaz; yani avukatı görüştürmeyip ifade almak hiçbir dosyada mümkün değildir.
Üstelik CMK 149/1’e göre şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla avukattan yardım alabilir; kanuni temsilcisi de onun adına avukat seçebilir. Yani siz de yakınınız için bir avukatla anlaşabilirsiniz; avukat vekâletname aranmaksızın görüşür (CMK 154/1), yakınınız yetişkinse müdafilik onun kabulüyle kurulur.
Ekonomik durumunuz uygun değilse endişelenmeyin. CMK 150/1 uyarınca müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden kişiye, istemi hâlinde barodan bir müdafi görevlendirilir. Şüpheli çocuksa, kendini savunamayacak derecede malulse ya da sağır ve dilsizse, istem aranmaksızın müdafi atanır. CMK 150/3’e göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da atama isteme bağlı değildir; uyuşturucu ticareti, yağma, ağır neticeli yaralama (TCK 87/2) gibi dosyalarda müdafi zorunludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu beş yıllık sınırın hesabında suçun nitelikli hâlinin de dikkate alınacağını kabul ediyor.
Avukat dosyayı görebilir mi?
Kural olarak evet. CMK 153/1’e göre müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belge örneği alabilir. Bazı suç türlerinde savcının istemi ve hâkim kararıyla bu yetki kısıtlanabilir. Ancak CMK 153/3 net bir güvence getirmiş: şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları kısıtlama kapsamına girmez. Yani avukat, en azından ifadeyi ve raporları her hâlükârda görür.
Yakınınız 18 Yaşından Küçükse Ne Değişir?
On sekiz yaşından küçük yakınınız için avukat zorunludur, soruşturmayı çocuk bürosundaki savcı bizzat yürütür ve on iki yaşını doldurmamış çocuk suç sebebiyle yakalanamaz. On iki yaş altındaki çocuğun yalnız kimliği tespit edilir, hemen bırakılır ve durum savcılığa bildirilir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.19). On iki ile on sekiz yaş arasındaki çocuk yakalanabilir; ama ailesine ve müdafiye haber verilerek derhâl savcılığa sevk edilir (aynı Yönetmelik m.19/b; soruşturmayı çocuk bürosu savcısının bizzat yapması Çocuk Koruma Kanunu m.15’ten gelir).
CMK 150/2 gereği siz istemeseniz de baro bir müdafi görevlendirir ve çocuğun ifadesi avukat yokken alınamaz. Anne, baba veya vasi, çocuğun yararına aykırı değilse ifadede hazır bulunabilir. Gözaltındaki çocuk kolluğun çocuk biriminde, böyle bir birim yoksa yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur (ÇKK m.16). Gözaltı süresi yetişkinlerle aynıdır; tutuklama ise sınırlıdır: on beş yaşını doldurmamış çocuk, üst sınırı beş yılı aşmayan suçtan tutuklanamaz (ÇKK m.21).
Karakola vardığınızda önce çocuğun hangi birimde olduğunu ve ifadesinin alınıp alınmadığını sorun; avukat gelmeden alınmış bir ifade varsa bunu hemen avukata söyleyin. Çocuklara özgü adımların tamamını çocuğu gözaltına alınan aileler için hazırladığım rehberde sırayla anlattım.
Karakolun Kapısındasınız: Neyi İsteyebilirsiniz, Neyi İsteyemezsiniz?
Karakola gittiğinizde yapabilecekleriniz sınırlı ama önemli. Yakınınızın orada olup olmadığını, gözaltı kaydının saatini, hangi savcılığın talimat verdiğini sorabilirsiniz. Sağlık sorunu, sürekli kullandığı ilaç veya kronik hastalık varsa mutlaka bildirin ve bunun kayda geçmesini isteyin. Kıyafet, gözlük, ilaç gibi kişisel ihtiyaç malzemelerini teslim etmek isteyebilirsiniz; genellikle kontrol edilerek kabul edilir.
İsteyemeyeceğiniz şey ise şu: gözaltındaki kişiyle serbestçe görüşmek. Gözaltı, tutukluluk gibi ziyaret rejimine tabi değil. Görüşme hakkı esas olarak avukata tanınmıştır ve avukatın görüşmesi engellenemez. Siz aile olarak, kolluğun uygun gördüğü ölçüde kısa bir temas kurabilirsiniz; bu bir hak değil, uygulamadaki bir esnekliktir.
Dikkat: Kolluk görevlileriyle tartışmayın, ses yükseltmeyin. Öfkeyle söylenen bir söz, hakkınızda ayrı bir soruşturma açılmasına yol açar ve yakınınızın dosyasına da hiçbir faydası olmaz. Talebiniz reddediliyorsa yazılı olarak isteyin ve reddin tutanağa geçmesini sağlayın.
Ailenin hazırlaması gerekenler
- Yakınınızın kimlik bilgileri ve T.C. kimlik numarası; avukat ve karakol sorguyu bu bilgiyle yapar.
- Sürekli kullandığı ilaçların adı ve dozu, varsa rapor ve reçete.
- Yakalandığı saat ve yer, yanında kimlerin bulunduğu; süre hesabı ve tanıklar için gerekir.
- Olay yerinde kamera olabilecek iş yerleri ve apartman girişleri; görüntüler birkaç gün içinde silinebilir, avukata hemen bildirin.
- Kıyafet ve gözlük gibi kişisel eşya; kesici, delici ya da içine not saklanabilecek eşya götürmeyin.
Yapmamanız gerekenler
- Şikâyetçiyi, mağduru veya tanıkları aramayın, onlarla “anlaşmaya” çalışmayın. Böyle bir girişim yakınınızın aleyhine yorumlanabilir; CMK 100/2-b, şüphelinin tanık ve mağdur üzerinde baskı girişimine dair kuvvetli şüpheyi tutuklama nedeni sayar.
- Olayı sosyal medyada paylaşmayın, yakınınız adına açıklama yapmayın.
- Yakınınızın telefonundaki veya evdeki kayıtları silmeyin; delili yok etme şüphesi aynı bentte tutuklama nedenidir, silen kişi için de ayrı bir suç (TCK 281) gündeme gelebilir.
- Gözaltındaki kişiye not veya mesaj ulaştırmaya çalışmayın; söylemek istediğinizi avukat aracılığıyla iletin.
Gözaltına İtiraz: Sulh Ceza Hâkimliğine Başvuru ve Sonucu
Gözaltı kararına boyun eğmek zorunda değilsiniz. Kanun, aileye doğrudan başvuru hakkı tanımış.
CMK 91/5: (5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.
Görüldüğü gibi yakalanan kişinin kendisi, avukatı, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı başvurabilir. Anne, baba, çocuk, torun, kardeş ve büyükanne, büyükbaba bu kapsama girer. Hâkim incelemeyi duruşma yapmadan, evrak üzerinden yürütür ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Gözaltıyı yerinde görmezse serbest bırakılmasına karar verir; yerinde görürse ya başvuruyu reddeder ya da kişinin soruşturma evrakıyla birlikte derhâl savcılıkta hazır bulundurulmasına karar verir. Aile olarak doldurup nöbetçi hâkimliğe verebileceğiniz metni gözaltına itiraz dilekçesi örneği sayfasına koydum.
Başvurunuz kabul edilir ve yakınınız serbest kalırsa, aynı olay nedeniyle yeniden yakalanması kolay değildir. CMK 91/6’ya göre yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcının kararı olmadıkça aynı nedenle tekrar yakalama yapılamaz. Bu, keyfî tekrar yakalamaların önündeki en somut engeldir.
Gözaltı Biterken Üç İhtimal: Serbest Bırakma, Adli Kontrol, Tutuklama Talebi
Süre dolduğunda yol ayrımına gelinir. Savcı dosyayı değerlendirir; şüphe zayıfsa yakınınızı doğrudan serbest bırakır. Bu en sık karşılaşılan sonuçtur, özellikle basit yaralama ve tehdit dosyalarında.
İkinci ihtimal, savcının sevk yazısıyla sulh ceza hâkimliğine gönderilmesidir. CMK 91/7’ye göre bırakılmayan kişi en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafi de hazır bulunur. Hâkim, tutuklama yerine adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma, yurt dışına çıkış yasağı gibi yükümlülüklerle serbest kalma) kararı verebilir. Uygulamada ilk kez soruşturma geçiren, sabit ikametgâhı ve işi olan kişilerde adli kontrol sıkça uygulanır.
Üçüncü ihtimal tutuklamadır. Tutuklama kararı verilirse pes etmeyin; itiraz yolu açık. CMK 268/1 uyarınca tutuklunun kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe dilekçe verilerek itiraz edilir; itirazı tutuklu, avukatı, eşi veya yasal temsilcisi (CMK 262/1) yapabilir. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kendi kararını düzeltir; görmezse CMK 268/2 gereği en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazları, CMK 268/3-b’ye göre asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.
Yaşanmış Olaydan
Bir gece saat üçe doğru telefonum çaldı. Arayan, kardeşinin bir mekân önünde çıkan kavgadan sonra polis tarafından götürüldüğünü söylüyordu; hangi karakol olduğunu bilmiyordu, üstelik kavgada bulunanlardan birinin üzerinden madde çıktığı söylentisi vardı. Elimizde tek şey olayın yeriydi. O bölgeyi kapsayan iki karakolu aradım, ikincisinde kayıt vardı; yakalama saatinin 01.40 olarak geçtiğini öğrendim. Sabah dokuza kadar beklenseydi, aile o saatin çoktan işlemeye başladığını bile bilmeyecekti.
Sabaha karşı karakola gittim, müdafi olarak görüşme talebimi yazılı verdim. Kardeşle baş başa konuştum; olayla ilgisi ayrılmaya çalışmaktan ibaretti, madde ise başkasının üzerinden çıkmıştı. İfade sırasında yanında durdum. Ona tek söylediğim şuydu: bilmediğin hiçbir şeye “olabilir” deme. Uyuşturucu şüphesi işin içine girdiği için dosyada kısıtlama kararı vardı, ancak ifade tutanağı ile sağlık raporlarını incelemem engellenemedi; kamera görüntülerinin toplanmasını da o aşamada talep ettim.
Gözaltı, savcının uzatma emriyle bir gün daha sürdü. Sevk edildiğimiz sorguda, müvekkilin madde ile bağlantısını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığını, görüntülerin onu ayırma çabası içinde gösterdiğini anlattım. Hâkim tutuklama talebini reddedip yurt dışına çıkmama şeklinde adli kontrol uyguladı. Aile o gece hangi karakolda olduğunu bile bilmiyordu; iki gün sonra evine döndü. Fark, ilk saatlerde doğru üç bilgiyi toplayıp avukatı devreye sokmalarıydı.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 07.03.2022 tarihli, 2020/11016 E., 2022/1663 K.
Davacı, kanuni gözaltı süresinin dört gün aşıldığını ileri sürerek manevi tazminat istemişti; ilk derece mahkemesi, CMK 142/1’e göre asıl davadaki kararın kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay, asıl davanın sonucuna bağlı olmayan gözaltı süresi aşımı iddiasında asıl davanın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığını belirterek, talebin CMK 141 kapsamında araştırılması için hükmü bozdu. Gözaltı süresi aşıldıysa tazminat davası için ceza davasının bitmesini beklemek zorunda değilsiniz.
… Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacının, kanuni gözaltı süresinin aşıldığı iddiasına ilişkin olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı …
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 25.02.2026 tarihli, 2023/25347 E., 2026/3920 K.
Sanığın soruşturmada kollukta müdafi olmadan alınan ifadesi dışında aleyhine somut delil yoktu; sanık bu beyanı sonraki aşamalarda kabul etmedi, diğer sanık da onun suça karışmadığını söyledi. Yargıtay, CMK 148/4 karşısında bu beyana dayanılamayacağını, başka kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadan mahkûmiyet kurulamayacağını belirterek hükmü sanık lehine bozdu. Yakınınız kollukta avukatsız konuştuysa ve bu beyanı mahkemede doğrulamazsa, o beyan tek başına mahkûmiyete dayanak olamaz.
… kollukta müdafii bulunmaksızın alınan beyanını daha sonraki aşamalarda kabul etmeyen sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.05.2022 tarihli, 2022/155 E., 2022/321 K.
Gece vakti, anahtar uydurarak araç çalmakla (TCK 142/2-d, 143) yargılanan sanık müdafi istemediğini söylemiş, savunması avukatsız alınmıştı. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, nitelikli hâl ve gece artırımıyla suçun alt sınırı beş yılı aştığı için sanık istemese de CMK 150/3 uyarınca müdafi atanması gerektiğini kabul etti; ancak hüküm kesinleştikten sonra gelen içtihat değişikliği olağanüstü kanun yolu sebebi olmadığından itirazı reddetti. Beş yıllık sınır hesaplanırken suçun nitelikli hâline de bakılır; böyle bir dosyada yakınınız avukat istemese bile ona müdafi atanmalıdır.
… gece vakti nitelikli hırsızlık suçu bakımından Kanun’da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa müdafi atanması gerekmektedir. …
Sık Sorulan Sorular
Gözaltındaki yakınımla görüşebilir miyim, ziyaret hakkı var mı?
Gözaltı döneminde aileye tutukluluktaki gibi bir ziyaret hakkı tanınmamıştır; güvence altına alınan görüşme hakkı avukata aittir. Siz kıyafet ve ilaç gibi ihtiyaçları teslim edebilir, sağlık durumunu bildirebilirsiniz.
Gözaltı süresi dolduğu hâlde bırakılmazsa nereye başvurabilirim?
Sulh ceza hâkimliğine derhâl serbest bırakılma başvurusu yapabilirsiniz; hâkim evrak üzerinden inceleyip yirmi dört saat dolmadan karar verir. Aynı anda nöbetçi Cumhuriyet savcısına da durumu yazılı olarak bildirin.
Yakınım ifadesini avukatsız verdi, bu ifade geçersiz sayılır mı?
Müdafi hakkı hatırlatılmadan veya bu haktan yararlandırılmadan alınan ifade, şüpheli mahkemede doğrulamadıkça hükme esas alınamaz; Yargıtay’ın yerleşik uygulaması bu yöndedir. Bu nedenle sorgu ve duruşmada söz konusu ifadeye açıkça itiraz edilmesi gerekir.
Barodan görevlendirilen müdafi ücretsiz mi, sonradan bizden para istenir mi?
Zorunlu müdafinin ücreti yargılama sırasında devlet tarafından karşılanır, sizden peşin ücret istenmez; yargılama mahkûmiyetle biterse bu tutar yargılama gideri olarak sanıktan alınabilir (CMK 324/1).
Polis gözaltındaki yakınımın avukatla görüşmesini yasaklayabilir mi?
Yasaklayamaz. Yalnız CMK 154/2’de sayılan terör, örgütlü uyuşturucu ticareti ve devletin güvenliğine karşı suçlarda, savcının istemi ve hâkim kararıyla görüşme yirmi dört saat kısıtlanabilir; bu sürede ifade de alınamaz.
Gözaltı haksız çıkarsa tazminat isteyebilir miyiz?
Evet; kanuna aykırı biçimde yakalanan, gözaltı süresi aşılan ya da hakları hatırlatılmadan işlem yapılan kişi, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açabilir. Dava, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ağır ceza mahkemesine açılır (CMK 142/1).
