Telefonuma El Konuldu Ne Olur? Geri Alma Yolları
Telefonunuza el konulduğunda ne oluyor, içindeki veriler nasıl inceleniyor, şifre vermek zorunda mısınız ve cihazı ne zaman geri alırsınız.
Telefonuma el konuldu ne olur sorusu, bugünlerde bana en sık gelen sorulardan biri. Kolluk, evinizde ya da üstünüzde yapılan bir arama sırasında cep telefonunuzu alıp tutanağa geçirir. Cihaz bir poşete konur, mühürlenir ve incelenmek üzere emanet bürosuna veya kriminal laboratuvara gider. Bu andan itibaren telefonunuz sizin eşyanız olmaktan çıkıp bir ceza dosyasının delili haline gelir. Sürecin nasıl işlediğini bilmezseniz aylarca bekler, üstelik itiraz haklarınızı da kaçırırsınız.
Telefonunuz Elinizden Alındığı Anda Hukuken Ne Oldu
Ceza hukukunda elkoyma, bir eşyanın delil olarak ya da müsadere ihtimali nedeniyle devlet tarafından geçici olarak alıkonulmasıdır. Telefonunuzu rızanızla teslim ederseniz buna “muhafaza altına alma” denir. Vermezseniz zorla alınır ve bu bir elkoyma işlemidir.
CMK 123/2: (2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir.
Fark önemsiz görünür ama değildir. Rızayla teslim ettiğinizi söyleyen bir tutanağa imza atarsanız, sonradan “hukuka aykırı elkoyma” iddiasını savunmanız zorlaşır. Ben müvekkillerime, olay yerinde direnmemelerini ama tutanağa “cihazı rızam olmadan verdim” şerhi düşmelerini söylüyorum. İmzalamadan önce tutanağın tamamını okuyun.
Kolluk görevlisinin açık kimliği de CMK 127/2 gereği tutanağa geçmek zorundadır. Bu, sonradan zincirin kopup kopmadığını takip edebilmeniz için var. Telefon kimden kime, hangi tarihte geçmiş; dosyada bunun izi bulunmalı.
Dikkat: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.
Karar Olmadan Alındıysa Saat İşlemeye Başlar
Elkoyma kararını verme yetkisi kural olarak hâkimdedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı emir verebilir. Ama bu geçici bir yetkidir ve denetime tabidir.
CMK 127/3: (3) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Bu iki süre pratikte çok işinize yarar. Dosyayı incelediğimde ilk baktığım şey, elkoyma tutanağının saati ile hâkim onayının saatidir. Aradaki fark kanunun izin verdiğini aşıyorsa elkoyma kendiliğinden kalkmış demektir. O halde cihazdan elde edilen her şey tartışmalı hale gelir.
Dikkat: Bu süreleri kendiniz hesaplamaya kalkmayın. Tutanaktaki saat ile fiili alınma saati çoğu zaman tutmaz ve doğru başlangıç noktasını belirlemek teknik bir iştir. Dosya örneğini alıp bir avukata gösterin.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İçindeki Verilere Kim, Nasıl Bakıyor
Cep telefonu, hukuken bilgisayar sayılır. Dolayısıyla içeriğinin incelenmesi normal bir eşya elkoymasından farklı, çok daha sıkı bir rejime bağlıdır. Dayanak CMK 134’tür.
CMK 134/1: (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
Bu fıkra üç şey söylüyor. Somut delile dayanan kuvvetli şüphe olacak, başka türlü delil elde etme imkânı bulunmayacak ve kural olarak hâkim karar verecek. Savcının verdiği karar da yirmi dört saat içinde hâkime sunulur. Üç şart birlikte aranır; biri eksikse inceleme sakattır.
İnceleme, cihazın imajının alınmasıyla başlar. Yani telefonun tüm hafızası bire bir kopyalanır, sonra bu kopya üzerinde çalışılır. CMK 134/3 sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini zorunlu kılar. CMK 134/4’e göre de bu yedekten bir kopya size veya vekilinize verilir ve durum tutanağa geçirilir. Uygulamada bu kopya çoğu zaman kendiliğinden verilmez; talep etmeniz gerekir.
Elkoymadan Kopya Alma Yöntemi
Kanun, telefonu hiç götürmeden yerinde kopya alınmasına da izin veriyor. CMK 134/5 bu imkânı düzenler. Cihazınız şifresizse ya da şifreyi verdiyseniz, kolluğun telefonu aylarca elinde tutmasının hukuki gerekçesi zayıflar. Bunu dilekçenizde açıkça ileri sürün.
Şifreyi Vermezseniz Başınıza Ne Gelir
Kimse kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz. Susma hakkınız Anayasa’dan gelir ve şifrenizi söylememek de bu hakkın kapsamındadır. Şifre vermediniz diye hakkınızda ayrı bir suç açılmaz.
Ama pratik bir bedeli var. Şifre çözülemediği için içeriğe girilemiyorsa telefona el konulabilir ve laboratuvarda tutulur.
CMK 134/2: (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
Cümlenin ikinci yarısına dikkat edin: şifre çözülür ve kopyalar alınırsa cihaz gecikme olmaksızın iade edilir. Yani telefonun sizde kalması ile içeriğin incelenmesi ayrı şeylerdir. Şifreyi verdiğinizde inceleme hızlanır, iade süresi kısalır. Vermediğinizde ise cihaz uzun süre elinizden çıkar ve çoğu modern telefon zaten teknik yöntemlerle açılır.
Bu bir tercih meselesidir ve dosyanın içeriğine göre değişir. Telefonunuzda aleyhinize kullanılabilecek bir şey yoksa şifreyi vermek genelde lehinize sonuç doğurur. Aksi durumda karar vermeden önce mutlaka avukatınızla konuşun.
WhatsApp Yazışmaları ve Silinmiş Dosyalar Geri Getirilir mi
Kısa cevap: çoğu zaman evet. Adli bilişim yazılımları, cihazın hafızasında silinmiş olarak işaretlenip henüz üzerine yazılmamış verileri kurtarabilir. Fotoğraflar, konum kayıtları, arama geçmişi ve mesajlar bu yolla geri gelir. Yedekleme servisine bağlı hesaplar varsa bulut üzerindeki eski yedekler de tabloyu değiştirir.
WhatsApp yazışmaları özelinde durum biraz daha karışık. Mesajlar uçtan uca şifreli olduğu için hattan dinlenerek okunamaz, ancak cihazın kendisi ele geçtiğinde şifreleme bir işe yaramaz; çünkü mesaj zaten telefonun içinde çözülmüş halde durur. Bu yüzden pek çok dosyada yıllar öncesine ait konuşmalar rapora giriyor.
Şunu net söyleyeyim: elkoyma yapıldıktan sonra uzaktan hesap silmek, cihazı sıfırlatmak veya yedekleri kaldırmak size zarar verir. Bu davranışlar delil karartma olarak değerlendirilir ve tutuklama gerekçesi haline gelebilir. İnceleme raporu geldiğinde savunmayı raporun üzerinden kurarız, veriyi yok ederek değil.
Telefonu Geri Almak İçin Nereye Dilekçe Verilir
İade talebinin muhatabı, soruşturma aşamasında dosyanın savcısıdır. Kovuşturma başlamışsa yani iddianame kabul edilmişse mahkemeye başvurursunuz. Dilekçenizde soruşturma numarasını, elkoyma tarihini ve cihazın IMEI bilgisini yazın.
CMK 131/1: (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re’sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
Buradaki iki ölçüte dayanın: cihazın artık muhafazasına gerek kalmaması ve müsadereye tabi olmaması. İmaj alındıysa telefonun fiziken savcılıkta durmasının delil değeri kalmaz, çünkü inceleme kopya üzerinden yapılır. Talebiniz reddedilirse bu ret kararına itiraz edebilirsiniz.
Ayrıca CMK 127/4, eşyasına el konulan kişinin her zaman hâkimden bu konuda karar isteyebileceğini söyler. Yani savcılıktan sonuç alamazsanız sulh ceza hâkimliğinin kapısı açıktır. Bir yol da CMK 132/5’teki yedieminlik yoludur: cihaz, istendiğinde derhal iade edilmek koşuluyla muhafaza edilmek üzere size teslim edilebilir. Bu talebi dilekçeye alternatif olarak eklemenizi tavsiye ederim.
İnceleme Hukuka Aykırıysa Çıkan Delilin Akıbeti
Hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu Anayasa’da ve CMK’da açıkça yazılıdır, Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Telefon incelemelerinde en sık gördüğüm aykırılıklar şunlar:
- Hâkim kararı olmadan yapılan elkoymanın süresinde onaya sunulmaması
- CMK 134 kararı hiç alınmadan cihaz içeriğine girilmesi
- İmaj alınırken yedek kopyanın şüpheliye verilmemesi ve tutanağa geçirilmemesi
- Arama kararının kapsamı dışına çıkılarak telefona el konulması
- Cihazın mühürsüz taşınması, teslim zincirinin tutanaklarla belgelenmemesi
Bu itirazları duruşmada sözlü olarak söylemek yeterli değil. Yazılı beyanla dosyaya girmeli ve hangi belgeye dayandığınızı sayfa numarasıyla göstermelisiniz. Aksi halde gerekçeli kararda bu iddia hiç tartışılmaz, istinafta da elinizde bir şey kalmaz.
Şunu da dürüstçe belirteyim: her usul hatası deliller atılır sonucunu doğurmuyor. Mahkemeler bazı eksiklikleri “giderilebilir” sayıyor. Bu yüzden itirazın hangi ağırlıkta bir ihlale dayandığını iyi seçmek gerekir.
Elkoymadan İtibaren İlk Hafta İçinde Yapmanız Gerekenler
- Elkoyma tutanağının bir örneğini isteyin. Saat, tarih ve görevli kimliği yazılı olsun.
- Hâkim onayının alınıp alınmadığını, alındıysa kaçta alındığını öğrenin.
- CMK 134/4 uyarınca yedek kopyanın size verilmesini yazılı olarak talep edin.
- Cihazın fiziksel durumunu, ekran ve kasa hasarını fotoğraflayıp kayda geçirin.
- Savcılığa iade dilekçesi verin; reddedilirse süresinde itiraz edin.
- Hattınızı yeni bir cihazla kullanmaya devam edeceksiniz, numarayı kapattırmayın.
- Bir avukatla dosya inceleme yetkisi için vekâletname düzenleyin.
Bu adımların hepsi ücretsiz veya çok düşük maliyetlidir. En çok zaman kaybettiren şey, “nasılsa verirler” diyip beklemek. Beklerseniz cihaz emanet deposunda unutulur, aylar geçer.
Dikkat: Elkoyma koşulları oluşmadığı halde eşyanıza el konulmuşsa ya da eşyanız zamanında geri verilmemişse devletten tazminat isteme hakkınız doğar. CMK 141/1-j bu durumu açıkça sayar. Bu hak, dava sonucundan bağımsızdır; talep, kararın kesinleştiğinin size tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK 142/1).
Yaşanmış Olaydan
Birkaç yıl önce bana gelen bir dosyada, sabahın erken saatinde evi aranan bir müvekkilin telefonuna el konulmuştu. Uyuşturucu ticareti soruşturmasıydı ve evde hiçbir madde bulunamamıştı. Kolluk, iki cep telefonunu ve bir tableti tutanakla alıp götürdü. Müvekkil ifadesinde şifreyi verdi, çünkü saklayacak bir şeyi olmadığını düşünüyordu. Dosya bana geldiğinde ilk yaptığım iş, elkoyma tutanağı ile hâkim onayı arasındaki zaman farkını çıkarmak ve CMK 134 kararının dosyada bulunup bulunmadığına bakmak oldu. Karar vardı, süreler de tutuyordu; oradan bir kapı açılmadı.
Asıl sorun sonra çıktı. Cihazlar aylarca kriminal incelemede bekledi ve rapor geldiğinde içinden iki yıl öncesine ait, silinmiş bir mesajlaşma kurtarılmıştı. Konuşmalar kapalı ifadelerle doluydu ve dosyanın tek delili bu yazışmaydı. Ben rapordaki ekstraksiyon tarihleriyle imaj alma tarihini karşılaştırdım, yedek kopyanın müvekkile hiç verilmediğini ve bu hususun tutanağa geçirilmediğini tespit ettim. Ayrıca kurtarılan mesajların kime ait olduğu, hangi uygulamadan geldiği raporda net değildi.
Duruşmada bu iki noktayı yazılı beyanla dosyaya koyduk ve ek bilirkişi incelemesi talep ettik. İkinci rapor, kurtarılan verinin bir kısmının cihaza başka bir yedekten yüklenmiş olabileceğini, tarih damgalarının güvenilir olmadığını söyledi. Tek delil bu olduğu için mahkeme beraat kararı verdi. Telefonlar da kararın kesinleşmesinden sonra iade edildi; toplamda müvekkil cihazlarına yaklaşık bir buçuk yıl kavuşamadı. Buradan çıkardığım ders şu: teknik rapora teslim olmayın, raporun kendisini sorgulatın.
Sık Sorulan Sorular
El konulan telefonumu ne kadar sürede geri alabilirim?
Kanun net bir gün sayısı vermez; CMK 134/2 şifre çözülüp kopyalar alındığında cihazın gecikme olmaksızın iade edilmesini söyler. Uygulamada bu süre kriminal birimin yoğunluğuna göre birkaç aydan bir yıla kadar uzayabiliyor, bu yüzden iade dilekçesini beklemeden verin.
Telefonumun şifresini polise vermek zorunda mıyım?
Hayır, susma hakkınız kapsamında şifrenizi vermeme hakkınız var ve bu ayrı bir suç oluşturmaz. Ancak şifre verilmezse cihaz teknik çözüm için uzun süre elinizde olmayacak; kararı dosyanızın içeriğine göre avukatınızla birlikte verin.
Telefonuma el konulduğunda içindeki fotoğraf ve yazışmaların tamamı okunur mu?
İnceleme, hâkimin verdiği kararın kapsamıyla sınırlı olmalıdır ve soruşturma konusuyla ilgisiz özel yaşam verilerine girilmesi hukuka aykırıdır. Fakat pratikte cihazın tüm hafızasının imajı alındığı için, kapsam dışına çıkıldığına dair itirazı sizin dosyaya koymanız gerekir.
El koyma işlemine nereye ve kaç gün içinde itiraz edilir?
İtiraz dilekçesi kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir ve itirazı numara olarak onu izleyen sulh ceza hâkimliği inceler; süre, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Ayrıca CMK 127/4 uyarınca el konulan eşya hakkında her zaman hâkimden karar isteyebilirsiniz.
Telefonum hasarlı veya bozuk iade edilirse tazminat isteyebilir miyim?
Evet. CMK 141/1-j, eşyanın korunması için gerekli tedbirler alınmaması ya da zamanında geri verilmemesi hallerinde maddi ve manevi zararın devletten istenebileceğini düzenler; bu nedenle cihazı teslim alırken hasarı mutlaka tutanağa geçirtin.
Sadece tanık olarak ifade verirken telefonuma el konulabilir mi?
CMK 134 açıkça şüphelinin kullandığı cihazlardan söz eder, dolayısıyla tanık sıfatındaki kişinin telefonunun içeriğinin bu maddeye dayanılarak incelenmesi tartışmalıdır. Böyle bir talep gelirse imzalamadan önce sıfatınızın tutanakta ne olarak yazdığını kontrol edin ve avukat isteyin.
