Kavgada İlk Vuran Suçlu mudur? Karşılık Verirsem Ceza Alır mıyım?

Kavgada ilk vuran karşı taraf olsa bile ceza alabilirsiniz. Meşru savunma, haksız tahrik indirimi ve kendinizi savunmanın yolları bu yazıda.

Kavgada yalnız ilk vuran suçlu sayılmaz; karşılık veren taraf da, savunması meşru savunma sınırları içinde kalmadıysa kasten yaralamadan ceza alabilir. Kavgada ilk vuran ben değilsem yine de ceza alır mıyım sorusu, karakoldan çıkan hemen herkesin aklındaki ilk sorudur. Karşı taraf başlatmıştır, siz karşılık vermişsinizdir, ortada iki darp raporu vardır. Savcılık dosyayı açtığında ise kimin önce vurduğu, dosyanın sadece bir parçasıdır. Asıl bakılan şey, sizin yaptığınızın saldırıyı durdurmaya yönelik olup olmadığıdır. Bu ayrımı bilmeden verilen ifade, çoğu dosyada geri dönülmez zarar veriyor.

İlk Vuranın Kim Olduğu Tek Başına Sizi Kurtarmaz

Ceza hukuku olayı “kim başlattı” diye değil, “her bir darbe hangi anda ve neden atıldı” diye inceler. Karşı tarafın ilk yumruğu, sizin sonraki hareketlerinizi otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez. Savcı dosyaya baktığında iki ayrı fiil görür: onun size vurması, sizin ona vurmanız. İkisi de kasten yaralama tanımına girer. Sizi ayıran tek şey, fiilinizin bir hukuka uygunluk nedenine dayanıp dayanmadığıdır.

Uygulamada insanlar bunu şöyle özetliyor: “Ben mağdurum, o saldırdı.” Oysa savcılık için ikiniz de hem şüpheli hem mağdursunuzdur. Karşı taraf da darp raporu alıp şikâyetçi olduğunda, aynı olaydan iki ayrı sıfatla soruşturulursunuz. Bu yüzden ifadenizde “karşılık verdim” demekle “kendimi korumak için ittim” demek arasında ciddi fark var.

Kasten yaralamanın temel hali TCK 86/1’de, etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif haller ise TCK 86/2’de düzenlenir. Silahla ya da eşe, kardeşe karşı işlenmesi gibi hallerde TCK 86/3 devreye girer ve ceza artar. Kemik kırığı varsa TCK 87/3, yüzde sabit iz veya hayati tehlike varsa TCK 87/1 uygulanır. Yani “sadece bir yumruk attım” dediğiniz olay, karşı tarafın raporuna göre çok daha ağır bir dosyaya dönüşebilir.

Kavgada karşılık verdim: ceza alır mıyım?
Olay nasıl gelişti? Sonuç Dayanak Açıklama
Saldırı sürerken, saldırıyı durduracak ölçüde karşılık verdiniz Ceza verilmez TCK 25/1 Soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı, dava açılmışsa hukuka uygunluk nedeniyle beraat kararı çıkar.
Saldırı sürerken korku, telaş veya heyecanla ölçüyü kaçırdınız Ceza verilmez TCK 27/2 Heyecanın mazur görülebilir olması gerekir. İfadede “sinirlendim” değil, yaşadığınız korku anlatılmalı.
Saldırı sürerken dikkatsizlikle ölçüyü kaçırdınız İndirimli ceza TCK 27/1 Fiil taksirle de cezalandırılıyorsa, taksirli suç cezası üzerinden indirim yapılır.
Karşı taraf yere düştü, geri çekildi ya da kaçtı; siz vurmaya devam ettiniz Ceza alırsınız TCK 86 Saldırı bittiği an savunma hakkı da biter. Sonraki her darbe ayrı bir kasten yaralamadır.
Meşru savunma kabul edilmedi ama ilk haksız hareket karşı taraftan geldi Tahrik indirimi TCK 29/1 Cezanın 1/4’ünden 3/4’üne kadarı indirilir. Oran, karşı tarafın davranışının ağırlığına göre belirlenir.
Karşılıklı kavga, kimin başlattığı belirlenemedi İki taraf da ceza alır TCK 86, 29 Aynı dosyada ikiniz de hem şüpheli hem mağdursunuz. Mahkemeler çoğu zaman iki tarafa da tahrik indirimi uygular.

Karar, her darbenin hangi anda ve neden atıldığına bakılarak verilir; ilk vuranın kim olduğu tek başına belirleyici değildir.

Yaralamanın ağırlığına göre ceza ve uzlaşma
Yaralamanın niteliği Uzlaşma Dayanak Ceza
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hafif yaralama Uzlaşmaya tabi TCK 86/2 Şikâyet üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyen yaralama (temel hal) Uzlaşmaya tabi TCK 86/1 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis.
Silahla, eşe veya kardeşe karşı işlenen yaralama gibi nitelikli haller Uzlaşma yok TCK 86/3 Ceza yarı oranında artırılır.
Kemik kırığı veya çıkık Uzlaşma yok TCK 87/3 Kırığın hayati fonksiyonlara etkisine göre ceza yarısına kadar artırılır.
Yüzde sabit iz veya hayati tehlike Uzlaşma yok TCK 87/1 Ceza bir kat artırılır.

Cezalar 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlar içindir; daha önceki fiillerde lehe kanun ilkesi (TCK 7/2) gereği eski aralıklar (86/1’de bir yıldan üç yıla, 86/2’de dört aydan bir yıla kadar) uygulanır. Uzlaşma sağlanır ve edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK 253/19). Sonuçsuz kalan uzlaştırma tekrarlanamaz (CMK 253/18).

Meşru Savunma Sayılması İçin Aranan Şartlar

Meşru savunmanın dayanağı TCK 25/1’dir. Madde, saldırının haksız olmasını, o anda sürüyor ya da tekrarı muhakkak olmasını ve savunmanın saldırıyla orantılı olmasını arar.

TCK 25/1: (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Buradaki kelimeler tek tek önemlidir. “Gerçekleşen veya tekrarı muhakkak olan” ifadesi, henüz başlamamış ya da çoktan bitmiş saldırıları kapsam dışı bırakır. “O anda hal ve koşullara göre” ifadesi ise sizden soğukkanlı bir hesap değil, o anki makul bir tepki bekler. Karanlık bir sokakta üzerinize yürüyen iki kişiyle, masada size tokat atan bir kişi aynı ölçüyle değerlendirilmez.

Orantı meselesi de matematiksel değildir. Yumruğa yumrukla karşılık vermek zorunda değilsiniz; sizden beklenen, saldırıyı durdurmaya yetecek kadarını yapmanızdır. Ancak yumruk atan birine bıçak çekerseniz orantı ciddi biçimde zorlanır. Fiziksel güç farkı, yaş, sayı üstünlüğü ve tarafların elindeki aletler mahkemenin baktığı ölçütlerdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, köpekle birlikte dört kişinin yere yatırarak dövdüğü sanığın bıçakla karşılık vermesini bu ölçütlerle meşru savunma saydı.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Saldırı Bittikten Sonra Vurmak: En Sık Yapılan Hata

Meşru savunma dosyalarının çoğu bu noktada kaybediliyor. Karşı taraf yere düşmüş, geri çekilmiş ya da kaçmaya başlamıştır. Saldırı o anda bitmiştir. Ondan sonra atılan her darbe artık savunma değil, yeni bir kasten yaralama fiilidir. Yargıtay da saldırı sona erdikten sonraki eylemde meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmayacağını kabul ediyor; ilk haksız hareketin karşı taraftan gelmesi ise haksız tahrik indiriminin yüksek tutulmasını gerektirebiliyor.

Kamera kayıtları bu ayrımı acımasızca ortaya koyar. Görüntüde yerdeki kişiye eğilip vurduğunuz üç saniye, ondan önceki savunmanızı da gölgeler. Savcı “saldırı sona ermiş, fail tecavüzü defetme amacını aşmıştır” diyerek iddianame düzenler. Siz hâlâ ilk yumruğu kendinizin yemediğini anlatırken, dosya çoktan başka bir yere gitmiştir.

Dikkat: Karşı taraf yere düştüyse, silahını bıraktıysa veya sırtını dönüp uzaklaştıysa savunma hakkınız o an biter. Bu andan sonraki tek doğru hareket, geri çekilmek ve 155’i aramaktır.

Savunmada Ölçüyü Kaçırdıysanız: Sınırın Aşılması

Herkes o anda mükemmel ölçüyü tutturamaz. Kanun bunu biliyor ve TCK 27’de sınırın aşılmasını ayrıca düzenliyor. İki ayrı ihtimal var ve sonuçları çok farklı.

Birincisi, sınırı istemeden, dikkatsizlikle aşmanızdır. TCK 27/1 bu durumda fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa cezada indirim yapılmasını öngörür. İkincisi ise pratikte çok daha değerli olandır: korku, telaş veya heyecanla ölçüyü kaçırmak.

TCK 27/2: (2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.

Bu fıkra, savunması aşırıya kaçmış ama bunu panik içinde yapmış kişiyi tamamen cezasız bırakır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, taşlı saldırıya uğrayıp aracında bebekle kaçarken yoldaki kişiye çarpan sürücü hakkında bu fıkra uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini kabul ediyor. Gece evine giren kişiyle boğuşurken fazla vuran ev sahibi, sokakta bıçaklı saldırgandan kaçarken onu ağır yaralayan kişi bu kapsamda değerlendirilebilir. Burada anahtar, o andaki ruh halinizin dosyaya doğru şekilde yansıtılmasıdır. İfadenizde “sinirlendim” demekle “çok korktum, ne yaptığımı bilmiyordum” demek arasındaki fark, TCK 27/2’nin uygulanıp uygulanmamasını belirleyebilir.

Meşru Savunma Kabul Edilmezse Devreye Giren Haksız Tahrik İndirimi

Mahkeme meşru savunmayı kabul etmeyebilir. Bu, dosyanın bittiği anlamına gelmez. Karşı tarafın haksız bir davranışı sizi bu noktaya getirdiyse TCK 29 haksız tahrik hükmü uygulanır.

TCK 29/1: (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

İndirim oranı sabit değildir; tahrikin ağırlığına göre belirlenir. Ağır bir hakaret ile ilk yumruğu yemek aynı oranda indirim getirmez. Mahkeme, karşı tarafın davranışının haksızlık derecesine ve sizin tepkinizin buna uygunluğuna bakar. İlk vuranın karşı taraf olduğunu ispatlamanız, meşru savunma çıkmasa bile buradan ciddi bir indirim almanızı sağlar.

Karşılıklı kavgalarda mahkemeler çoğu zaman her iki tarafa da tahrik indirimi uygular. Bu, ilk hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği dosyalarda sık görülür. Sizin lehinize olan, tahrikin tek taraflı olduğunu ve başlatanın diğer taraf olduğunu somut delille göstermektir.

Karşılıklı Kavgada İki Tarafın da Şüpheli Olması

İki kişi kavga eder ve ikisi de hastaneye gider. Sonuç neredeyse her zaman aynıdır: iki ayrı şikâyet, tek soruşturma dosyası, iki şüpheli. Savcılık ikinizin de ifadesini alır, iki darp raporunu inceler, tanıkları dinler.

Bu aşamada “ben mağdurum, neden şüpheli sıfatıyla ifade veriyorum” diye itiraz etmenin faydası yok. Sıfatınız usul gereğidir. Önemli olan, savunmanızın dosyaya hangi delillerle girdiğidir.

Karşı tarafın yarası sizinkinden ağırsa dosya dengesi otomatik olarak aleyhinize kayar. Bu yüzden en hafif darbeyi bile aldıysanız mutlaka hastaneye gidip rapor alın. Rapor almadan geçen her saat, “karşı taraf sana zaten vurmamış” savunmasına zemin hazırlar.

İfadenizde Anlatım Sıranız Neden Bu Kadar Önemli?

İfade tutanağı, dosyanın en çok okunan belgesidir. Savcı, hâkim ve bilirkişi olayı önce sizin cümlelerinizden öğrenir. Anlatımınızın sırası, olayın nasıl algılanacağını doğrudan belirler.

Doğru sıra şudur: önce karşı tarafın size yönelen saldırısı, sonra sizin o andaki korkunuz, en son yaptığınız hareket. Yanlış sıra ise şudur: önce “ona vurdum”, sonra “çünkü o başlatmıştı”. İkinci anlatımda tutanağın ilk satırında ikrar vardır, gerekçe sonradan gelir. Aynı olay, iki farklı dosya haline gelir.

Dikkat: Karakolda “ifade vermek istemiyorum, avukatımla geleceğim” demek suçu kabul etmek değildir, susma hakkınızın kullanılmasıdır. Sinirli ve yorgunken verilen ilk ifadeyi sonradan düzeltmek çok zordur, çünkü mahkeme çelişkileri aleyhinize yorumlar.

Uzlaşma Teklifi Gelirse Kabul Etmeli misiniz?

Kasten yaralamanın üçüncü fıkra dışındaki halleri uzlaştırma kapsamındadır. Bunu CMK 253/1’in (b) bendinin birinci sırası açıkça sayar. Yani basit yaralama ya da TCK 86/1 kapsamındaki yaralama dosyanızda uzlaştırma bürosundan telefon gelmesi normaldir.

CMK 253/4’e göre teklif size yapıldıktan itibaren yedi gün içinde kararınızı bildirmezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız. Uzlaşma sağlanır ve edimi hemen yerine getirirseniz, CMK 253/19 gereği hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu karar, hakkınızda dava açılmaması demektir; adli sicilinize ceza olarak yansımaz.

Peki her zaman kabul etmeli misiniz? Hayır. Elinizde saldırıyı başlatanın karşı taraf olduğunu gösteren net kamera kaydı varsa ve meşru savunmadan beraat ihtimaliniz yüksekse, uzlaşmak yerine yargılamayı sürdürmek daha doğru olabilir. Ama deliliniz zayıfsa, tanığınız yoksa ve karşı tarafın raporu ağırsa uzlaşma çoğu zaman en akılcı çözümdür. Bu kararı dosyayı gördükten sonra vermek gerekir, telefonda değil.

Kavga Davaları Nasıl Sonuçlanır?

Kavga davaları çoğunlukla beş yoldan biriyle biter: uzlaşma, şikâyetten vazgeçme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat ya da mahkûmiyet. Hangisinin çıkacağını yaranın ağırlığı, ilk hareketin kimden geldiği ve tarafların tutumu belirler.

  • Uzlaşma: TCK 86/1, 86/2 ve 88’deki yaralamalar uzlaştırmaya tabidir (CMK 253/1-b); yaralama silahla ya da eşe, kardeşe karşı işlenmiş gibi 86/3’teki nitelikli hâllerden birine giriyorsa uzlaştırma yapılmaz. Soruşturmada edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; dava açıldıktan sonra uzlaşılırsa mahkeme davanın düşmesine karar verir (CMK 254/2).
  • Şikâyetten vazgeçme: Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama (TCK 86/2) 86/3’teki nitelikli hâller dışında şikâyete bağlıdır; mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür (TCK 73/4), ama vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/6). Karşılıklı kavgada iki tarafın birbirinden şikâyetini geri alması en sık görülen sonuçlardan biridir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: Ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa ve şartlar varsa hüküm açıklanmaz (CMK 231/5). Beş yıllık denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden geçerse hüküm ortadan kalkar ve dava düşer (CMK 231/10).
  • Beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı: Meşru savunma kabul edilirse beraat (CMK 223/2-d), sınırın mazur görülebilir heyecanla aşılmasında ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK 223/3-c) çıkar.
  • Mahkûmiyet: Bunların hiçbiri olmazsa ceza verilir; haksız tahrik indirimi, erteleme ya da kısa süreli hapsin adli para cezasına çevrilmesi gündeme gelebilir.

Karşılıklı kavgada iki tarafın dosyası çoğu zaman aynı iddianamede birleşir ve her biri için ayrı karar çıkar; birinin beraat etmesi öbürünün mahkûm olmasına engel değildir. Uygulamada bu dosyaların önemli bölümü, iki tarafın uzlaştırma bürosunda birlikte anlaşmasıyla kapanıyor. Karakoldan çıktıktan sonraki adımlar için kavgaya karışıp şikâyet edildiğinizde izlenecek yolu da okuyabilirsiniz.

Yaşanmış Olaydan

Bir müvekkilim, trafikte yol verme tartışmasının ardından aracından inen sürücüden yumruk yemiş. Karşılık vermiş, adam yere düşmüş, o da yerdeyken iki üç kez daha vurmuş. Bana geldiğinde elinde tek bir cümle vardı: “Avukat bey, ilk vuran ben değilim ki.” Dosyada ise kavşaktaki kentsel güvenlik kamerasının görüntüsü vardı ve o görüntü, yerdeki darbeleri saniye saniye kaydetmişti.

İlk iş olarak müvekkilimin darp raporunu tamamlattım; ilk yumruktan kalan dudak yarığı için hastane kaydı vardı ama adli rapora dönüşmemişti. Sonra kavşaktaki iki dükkânın kamerasını ve olayı gören bir yolcunun bilgilerini savcılığa dilekçeyle bildirdim. İfadede savunmayı ikiye ayırdık: ayakta geçen kısım meşru savunmaydı, yerdeki kısım ise saldırının bittiği andan sonraya denk geliyordu ve bunu inkâr etmek dosyayı büsbütün bozardı. Bu ikinci bölüm için TCK 29 haksız tahrik ve olayın gelişimini savunmanın merkezine koyduk.

Savcılık uzlaşma yoluna gitti, karşı taraf ilk turda reddetti. Dava açıldı. Duruşmada kamera görüntüleri tek tek izletildi ve ilk saldırının karşı taraftan geldiği tutanağa geçti. Sonuçta müvekkilim hakkında TCK 86/2 kapsamında hüküm kuruldu, tahrik indirimi uygulandı ve ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla askıya alındı. Karşı taraf da aynı olaydan ceza aldı. Yerdeki o üç saniye olmasaydı, bu dosya büyük ihtimalle beraatla bitecekti.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.03.2026 tarihli, 2023/265 E., 2026/185 K.

Bir hafta önce köpekle saldırıya uğrayan apartman yöneticisi, olay günü sokakta aynı kişi ve üç arkadaşı tarafından bağı çözülmüş pitbull cinsi köpekle kovalanmış, yere yatırılıp dövülmüş ve parmağı kırılmıştı; yerdeyken cebindeki bıçağı rastgele savurarak saldırganlardan birini ağır yaraladı. Ceza Genel Kurulu, saldırganların sayı, fiziki güç ve tehlikelilik bakımından üstün olduğunu, savunmanın saldırıyla eş zamanlı ve saldırıyı defedecek ölçüde kaldığını, saldırganlar kaçınca sanığın bir iki saniye içinde durduğunu belirterek eylemi meşru savunma saydı ve beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını oy çokluğuyla bozdu. Orantı, silahların birebir eşitliğiyle değil, saldırının ağırlığı ve tarafların durumuyla ölçülür.

… Saldıranların, sayı, fiziki üstünlük ve tehlikelilik bakımından daha üstün olmaları nedeniyle bıçak kullanan sanığın, saldırıyı o anki hâl ve koşullara göre defetme ve kendisini savunma zorunluluğu içinde olduğunda şüphe yoktur. Oluşa göre silahların eşitsizliğinden veya sanığın avantajlı konuma geçmesinden söz edilemez. Ayrıca kamera kayıtlarına göre saldırının başı ve sonu arasında yaklaşık on saniye geçmesine nazaran savunma hareketlerinin saldırı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği ve sanığın içinde bulunduğu şartlar itibarıyla saldırıyı def edecek ölçüde olduğu kabul edilmelidir. Şu hale göre. sanığın eyleminin TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerekir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 27.11.2025 tarihli, 2024/5084 E., 2025/8359 K.

Kamera kayıtlarına göre ilk yumruğu maktul atmış, sanık iki kişi tarafından yere yatırılıp dövülmüş ve bıçakla yaralanmıştı; sanık ise saldırı sona erdikten sonra maktulü öldürdü. Yargıtay, saldırı bittikten sonra gerçekleşen eylemde meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmamasını isabetli buldu. Ancak ilk haksız hareketin maktulden gelmesi ve sanığa yönelen eylemlerin boyutu nedeniyle haksız tahrik indiriminden sonra cezanın alt sınıra yakın belirlenmesi gerektiğini belirterek fazla ceza verilmesini oy birliğiyle bozdu. Yani “ilk vuran o” demek saldırı bittikten sonraki darbeleri meşru kılmaz, ama cezayı belirgin biçimde düşürebilir.

… maktulden sanığa yönelen haksız saldırı sona erdikten sonra öldürme eylemi gerçekleştirildiğinden somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı …

… Maktulden ve maktul ile iştirak halinde olan inceleme dışı …’tan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut ile ilk haksız hareketin maktulden sadır olması sonucu haksız tahrik nedeniyle 12… yıl arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca asgariye yakın oranda indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 28.05.2025 tarihli, 2022/174 E., 2025/241 K.

Köyde çıkan bir tartışmanın ardından köy sakinleri sanığın aracına taş ve sopalarla saldırmış, ön camı parçalamıştı; araçta bir kadın ve üç aylık bir bebek vardı. Köy çıkışında yine ellerinde taşlarla bekleyen grubu gören sanık durmadan ilerledi ve yoldaki katılana çarparak ağır yaraladı. Ceza Genel Kurulu, savunma orantılı olmadığı için meşru savunmanın kabul edilemeyeceğini; ancak sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aşıldığını kabul ederek TCK 27/2 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtti ve mahkûmiyeti oy çokluğuyla bozdu. Ölçü kaçmış olsa bile bu panikten kaynaklanıyorsa ceza verilmeyebilir; o anki korkunun dosyaya doğru yansıması belirleyicidir.

… Sanığın, maruz kaldığı saldırının etkisiyle içine düştüğü psikolojik hâl nedeniyle heyecanlanması, paniğe kapılması ve hatta korkması, bunun sonucunda da meşru savunma sınırını aşması genel hayat tecrübelerine göre beklenebilecek bir durum olup, somut olayda TCK’nın 27. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma şartları gerçekleşmiştir. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Kavgada ilk vuran karşı taraf olsa bile ben de ceza alır mıyım?

Evet, alabilirsiniz. İlk vuranın karşı taraf olması tek başına yetmez; karşılığınızın saldırı sürerken ve orantılı biçimde verilmiş olması gerekir.

Meşru savunma kabul edilirse hakkımda hangi karar verilir?

Soruşturma aşamasında kabul edilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dava açılmışsa, fiil hukuka uygun olduğu için beraat kararı verilir (CMK 223/2-d).

Kamera kaydı yoksa ilk vuranın karşı taraf olduğunu nasıl ispatlarım?

Tanık beyanları, darp raporundaki yara yerleri, olay yerindeki işyeri kameraları ve telefon kayıtları belirleyici olur. Yaraların savunma yarası mı saldırı yarası mı olduğu da adli tıp açısından anlamlıdır.

Karşı taraf da benden şikâyetçi olursa iki dosya mı açılır?

Genellikle aynı olay tek soruşturma dosyasında birleştirilir ve iki taraf da hem şüpheli hem mağdur sıfatını taşır. Savcılık her iki fiili ayrı ayrı değerlendirir.

Basit yaralamada uzlaşma teklifini reddedersem ne olur?

Soruşturma normal seyrinde devam eder ve yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir. CMK 253/18’e göre sonuçsuz kalan uzlaştırma için tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Kavgada ilk vuran suçlu mudur?

İlk vuran kasten yaralamadan sorumludur; ama karşılık veren de saldırı bittikten sonra vurduysa ya da ölçüyü aştıysa ceza alabilir. İlk haksız hareketin karşı taraftan gelmesi ise size haksız tahrik indirimi sağlayabilir (TCK 29/1).

Kavgada kimin vurduğu belli değilse herkes ceza alır mı?

Kalabalık kavgalarda hangi yaranın kimden geldiği tespit edilemiyorsa ayrı bir kavgaya katılma suçu yoktur; birlikte hareket edildiyse müşterek faillik (TCK 37) gündeme gelir, aksi hâlde şüpheden sanık yararlanır. Ancak belirli bir yara size atfedilirse doğrudan kasten yaralamadan yargılanırsınız.

Kanun maddeleri https://mevzuat.gov.tr/ üzerinden alınmıştır.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.