Ev Hapsi Nasıl Uygulanır?
Ev hapsi ve elektronik kelepçe nasıl uygulanır, cihazı kim takar, evden çıkılabilir mi, ihlal halinde ne olur? Süreç adım adım anlatılıyor.
Ev hapsi nasıl uygulanır sorusunun cevabı, kararın hangi aşamada verildiğine göre değişir. Soruşturma veya kovuşturma sırasında verilen bir adli kontrol tedbiri (tutuklanmadan, birtakım yükümlülüklerle serbest kalma) olabilir. Cezanız kesinleştikten sonra infaz aşamasında da benzer bir uygulama karşınıza çıkar. Her iki halde de kelepçeyi takan ve takip eden kurum denetimli serbestlik müdürlüğüdür. Aradaki fark, ihlalin sonucunda karşınıza çıkacak yaptırımda düğümleniyor.
Ev Hapsi Dediğiniz Şey Aslında İki Ayrı Karar Olabilir
Halk arasında “ev hapsi” denince tek bir şey anlaşılıyor. Oysa hukuken birbirinden çok farklı iki durum var. Birincisi, hakkınızda henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet yokken, yargılama devam ederken verilen adli kontrol kararıdır. İkincisi, cezanız kesinleştikten sonra infazın konutta yerine getirilmesidir.
Birinci ihtimalde dayanak CMK 109. maddedir. Kanun, tutuklama sebepleri varken bile tutuklama yerine daha hafif bir tedbire başvurulmasına imkân tanıyor.
CMK 109/1: (1) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.
Konutu terk etmeme yükümlülüğü de bu maddenin üçüncü fıkrasında sayılan seçeneklerden biri. Hâkim bunu tek başına verebileceği gibi, yurt dışına çıkış yasağı veya imza yükümlülüğüyle birlikte de verebilir.
CMK 109/3-j: Konutunu terk etmemek.
İkinci ihtimalde ise ortada kesinleşmiş bir ceza vardır ve infaz rejimi devreye girer. Bu yazıda ağırlıklı olarak birinci durumu, yani yargılama sırasındaki elektronik kelepçeli konutu terk etmeme tedbirini anlatıyorum. Çünkü insanlar bana en çok o aşamada, henüz ne olacağını bilmedikleri sırada başvuruyor.
Kararı Kim Verir ve Kelepçe Ne Zaman Takılır
Soruşturma aşamasındaysanız karar mercii bellidir. CMK 110/1’e göre savcı ister, sulh ceza hâkimi karar verir. Genellikle gözaltı sonrası sevk edildiğiniz nöbetçi sulh ceza hâkimliğinde, sorgunuzun ardından bu karar açıklanır. Yani tutuklama talebiyle götürüldüğünüz duruşmadan adli kontrolle çıkabilirsiniz.
Dava açıldıktan sonra yetki mahkemeye geçer. CMK 110/3 uyarınca kovuşturma evresinin her aşamasında görevli mahkeme aynı tedbirlere hükmedebilir. Uygulamada mahkemeler, tutuklu sanığı tahliye ederken sık sık konutu terk etmeme yükümlülüğünü koyar. Böylece kişi dışarı çıkar ama denetim tamamen kalkmaz.
Karar çıktıktan sonra iş denetimli serbestlik müdürlüğüne geçer. Karar UYAP’tan müdürlüğe ulaşır, size tebligat yapılır veya telefonla çağrılırsınız. Cihaz sizi çağırdıkları gün, müdürlük binasında takılır. Tahliye edildiyseniz cezaevi çıkışında doğrudan müdürlüğe yönlendirilmeniz de mümkün.
Dikkat: Tebligatı aldığınız halde müdürlüğe gitmezseniz bu bir ihlal olarak kayda geçer ve dosyanız hâkime gider. Çağrıya cevap vermemek, en kolay tutuklanma yollarından biridir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Cihaz Takılırken Odada Ne Konuşulur, Neyi İmzalarsınız
Müdürlükte önce kimlik tespiti yapılır ve dosyanız açılır. Ardından size kararın içeriği okunur: hangi saatlerde evde bulunacaksınız, hangi adres esas alınacak, hangi istisnalar tanınmış. Bu aşamada karardaki adresin doğru olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Yanlış adres yazılmışsa cihaz siz evdeyken bile “kapsama dışı” sinyali üretir.
Sonra cihaz ayak bileğinize takılır ve eve kurulacak sabit ünite anlatılır. Size bir taahhütname imzalatılır; içinde cihaza zarar vermeme, şarj etme, adres değiştirmeme yükümlülükleri yazar. Bu belgeyi okumadan imzalamayın. İçinde sizin fiilen yerine getiremeyeceğiniz bir madde varsa, o an itiraz kaydı düşürmeniz sonradan çok işinize yarar.
Görevliler cihazın nasıl şarj edileceğini de gösterir. Günlük şarj süresi ve uyarı sesleri anlatılır. Bunu dinlerken not alın, çünkü sonradan “bana anlatılmadı” demek pratikte pek işe yaramıyor. Evde birlikte yaşadığınız kişiler varsa onların da bu düzeni bilmesi faydalı.
Evden Çıkma Saatleri: İşe, Hastaneye, Cenazeye Gidebilir misiniz
Buradaki belirleyici şey kararın metnidir. Hâkim “konutu terk etmemek” derken bunu tam gün olarak da, belirli saatlerle sınırlı olarak da düzenleyebilir. Kararda çalışma saatleri için istisna tanınmışsa, işinize gidebilirsiniz. Tanınmamışsa, kendi başınıza çıkma kararı veremezsiniz.
Çalışan biriyseniz yapılacak iş, mahkemeye dilekçe verip yükümlülüğün kapsamının değiştirilmesini istemektir. CMK 110/2, hâkimin yükümlülükleri değiştirebileceğini ve kişiyi bazılarından geçici olarak muaf tutabileceğini açıkça söylüyor.
CMK 110/2: (2) Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adlî kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.
Dikkat: Kanun metinleri http://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.
Dilekçenize işvereninizden alınmış yazı, sigorta dökümü, mesai saatlerini gösteren belge ekleyin. Sadece “çalışmam gerekiyor” demek yetmez; hâkim somut belge görmek ister. Sağlık nedeniyle çıkış içinse hastane randevu belgesi veya rapor sunulur. Acil bir durumda önce hastaneye gidin, sonra aynı gün müdürlüğü arayıp belgeyi ulaştırın.
Cenaze gibi öngörülemeyen olaylarda pratikte izlenen yol şu: yakınınız veya avukatınız denetimli serbestlik müdürlüğünü arar, durumu bildirir, mahkemeden kısa süreli izin talep eder. Bu talepler çoğu zaman olumlu karşılanıyor. Ama izin çıkmadan yola çıkarsanız, geçerli mazeretiniz olsa bile kayıtlara ihlal olarak düşer.
Sinyal Kesildi, Şarj Bitti: Kaza ile İhlal Nasıl Ayrılır
Elektronik kelepçe sürekli sinyal gönderir. Sinyal kesildiğinde sistem otomatik uyarı üretir ve nöbetçi personel durumu değerlendirir. Cihazın şarjının bitmesi, evdeki elektrik kesintisi, bodrum katta oturmanız, hatta yoğun beton yapı bile sinyali etkileyebilir. Yani her uyarı sizin kaçtığınız anlamına gelmez.
Kanunun aradığı şey kasıttır. CMK 112/1, adli kontrol hükümlerini “isteyerek” yerine getirmeyen kişiden söz ediyor. Bu kelime çok önemli; teknik bir arıza ile kasten kayışı kesmek aynı kefeye konulamaz.
CMK 112/1: (1) Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir.
Uyarı: sesi duyduğunuz veya cihazın kapandığını fark ettiğiniz anda yapmanız gereken tek şey var: derhal denetimli serbestlik müdürlüğünü arayın. Konuşmanın saatini not edin, mümkünse görüştüğünüz kişinin adını öğrenin. Elektrik kesintisi varsa dağıtım şirketinden kesinti belgesi isteyin. Cihaz arızalıysa müdürlükten tutanak tutulmasını talep edin.
Dikkat: İhlal bildirimi yapıldıktan sonra sessiz kalmak en kötü seçenektir. Dosya hâkime gittiğinde karşısında sadece kuru bir ihlal raporu olur ve sizi dinlemeden tutuklama kararı verebilir. Savunmanızı ihlal raporundan önce dosyaya koymaya çalışın.
Kelepçenin Kaldırılmasını veya Hafifletilmesini İstemek
Adli kontrol süresiz değildir. CMK 110/4, tedbirin devam edip etmeyeceğinin en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme kendiliğinden bu incelemeyi yapar. Yine de bu denetimi beklemek zorunda değilsiniz.
Her zaman dilekçe verip tedbirin kaldırılmasını veya hafifletilmesini isteyebilirsiniz. Kaldırılmasını istemek yerine, önce hafifletilmesini istemek pratikte daha çok sonuç veriyor. Örneğin konutu terk etmeme yerine imza yükümlülüğüne geçilmesini talep edebilirsiniz. Talebiniz reddedilirse ret kararına itiraz edersiniz ve dosyayı bir üst merci inceler.
Dilekçede neyi vurgulayacağınız önemli. Delillerin toplanmış olması, tanıkların dinlenmiş olması, sabit ikametgâh sahibi olmanız, düzenli işiniz, sağlık durumunuz. Kaçma şüphesinin artık kalmadığını somut olgularla göstermeniz gerekir. Soyut cümlelerle yazılmış dilekçeler çoğunlukla matbu ret kararıyla döner.
Ev Hapsi Tutukluluktan Sayılır mı, Cezanızdan Düşer mi
Bu, en çok sorulan sorulardan biri ve cevabı kısmen olumlu. Kural olarak adli kontrol altında geçen süre cezadan mahsup edilmez. Ancak kanun konutu terk etmeme yükümlülüğü için özel bir istisna getirmiş.
CMK 109/6: (6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.22
Yani yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü altında geçirdiğiniz süre cezanızdan düşülmez, ama evden çıkmama yükümlülüğü altında geçen süre kısmen düşülür. Fıkradaki oran açıkça yazılı; hesabı buna göre yaparsınız. Mahkeme hükmü kurarken bunu kendiliğinden dikkate almalıdır.
Uygulamada bu mahsubun gözden kaçtığı dosyalar oluyor. Hüküm kesinleşmeden fark ederseniz istinaf dilekçenizde ayrıca belirtin. Kesinleşmişse infaz aşamasında infaz hâkimliğine başvurarak hesabın düzeltilmesini isteyebilirsiniz.
Yaşanmış Olaydan
Bir uyuşturucu soruşturmasında müvekkilim sorgu sonrası tutuklanmamış, hakkında elektronik kelepçeyle konutu terk etmeme kararı verilmişti. İlk üç hafta sorunsuz geçti. Sonra bir sabah beni aradı; sesi titriyordu. Gece cihazın şarjı bitmiş, sabah müdürlükten aramışlar ve ihlal bildirimi yapıldığını söylemişler. Aynı gün içinde tutuklanacağını düşünüyordu.
Önce paniği durdurdum. Ona iki şey yaptırdım: o gece evde olduğunu gösteren delilleri toplaması ve derhal müdürlüğe giderek cihazı şarj ettirip tutanak tutturması. Şanslıydık, apartman girişindeki güvenlik kamerası kaydı vardı ve gece boyunca binadan çıkmadığı görülüyordu. Ayrıca cihazın uyarı sesinin duyulmadığını, eşinin de bunu doğruladığını yazılı beyanla dosyaya koyduk. Kamera kaydını çözümleyip aynı gün mahkemeye sunduk.
Dosya hâkimin önüne gittiğinde savunmamız zaten oradaydı. Ben de kısa bir dilekçeyle CMK 112’nin “isteyerek yerine getirmeme” şartına vurgu yaptım; teknik bir aksaklığın kasıt sayılamayacağını anlattım. Hâkim tutuklama talebini reddetti, tedbirin devamına karar verdi. Müvekkile tek uyarı, cihazı her akşam aynı saatte şarja takması oldu. Buradan çıkan ders şu: ihlal bildirimi geldiği gün harekete geçerseniz, o bildirim genellikle tutuklamaya dönüşmüyor.
Sık Sorulan Sorular
Elektronik kelepçe takılıyken işe gidebilir miyim?
Ancak karar metninde çalışma saatleri için istisna tanınmışsa gidebilirsiniz. Tanınmamışsa mahkemeye işvereninizden aldığınız belgelerle başvurup yükümlülüğün değiştirilmesini talep etmeniz gerekir.
Kelepçenin şarjı biterse veya sinyal kesilirse tutuklanır mıyım?
Otomatik olarak tutuklanmazsınız; kanun kasıtlı ihlali arar. Durumu fark ettiğiniz anda müdürlüğü arar, kesinti belgesi veya tutanakla mazeretinizi belgelerseniz sonuç genellikle uyarıyla sınırlı kalır.
Ev hapsinde geçirdiğim süre cezamdan düşülür mü?
Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen süre için CMK 109/6’da özel bir mahsup kuralı öngörülmüştür. Diğer adli kontrol yükümlülüklerinde ise mahsup yapılmaz.
Elektronik kelepçe için ücret ödemem gerekiyor mu?
Cihazın takibi devlet eliyle yürütülür ve size kira gibi bir bedel çıkarılmaz. Ancak cihaza kasten zarar verirseniz zararın tazmini ve ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelir.
Ev hapsi kararına kaç gün içinde itiraz edebilirim?
Adli kontrol kararına, kararın size tebliğ veya yüzünüze karşı açıklanmasından itibaren kanunda öngörülen itiraz süresi içinde itiraz edebilirsiniz. Süreyi kaçırmamak için kararı aldığınız gün avukatınıza iletin.
Hastalığım nedeniyle cezamı evimde çekmem mümkün mü?
CMK 109/4, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle infaz kurumu koşullarında hayatını tek başına sürdüremeyen şüpheli ile gebe veya yeni doğum yapmış kadınlar bakımından tutuklama yerine adli kontrole imkân tanır. Bunun için tam teşekküllü hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu şarttır.
